Kur'an-ı kerimi manasını anlamadan okumak

Konu sahibi son olarak 2796 gün önce görüldü
Kur'an-ı kerimi manasını anlamadan okumak
Kur'an-ı kerim okurken manasını doğru anlamak için Halife-i müsliminin hükümdarlığındaki Devlet-i aliyye-i Osmaniyye zamanına geri gidip, medreselerde islamın 20 ana ve kolları 80 ilim ile zamanın fen ilimlerini okuyarak İslam alimi olmak lazım.
Bu ilimleri okumayanların her ayetin manasını Peygamber efendimizin Eshab-ı kiramına açıkladığı mana ile anlayabilmesi asla mümkün değildir. Kur'anın bir kelimesini bile yanlış anlayan küfre düşer de farkında bile olmaz.
İmam-ı Ahmed bin Hambel hazretleri buyuruyor ki; Kur'anı, manasını bilmeden de okumak, insanı Allahü tealaya yaklaştıran amellerin başında gelir.
(Seyyid Abdülhakim Arvasi kuddise sirruh)
NOT;
İslam alimleri buyuruyor ki;
Bir mü'min bilerek veya bilmeyerek bir yanlış anlama, söz ve işle dinden çıkar kafir (mürted) olur. Nikahı varsa düşer. O zamana kadar işlediği sevaplar yok olur. Pişman olup tövbe ederse affolur. Sevapları geri gelmez. Nikahını da tazelemesi gerekir.
Ehl-i sünnet alimlerinin kitaplarını veya Allah rızası için yapılmış düzgün tercümelerini okuyanlar iman ile küfrü birbirinden ayıran çizgiyi iyi öğrenir. İslam alimleri, medrese okumamış olanların dinini doğru öğrenmeleri, küfre düşmemeleri için İLMİHAL kitapları yazmışlar. Din cahilleri okuyup sapıtmasın diye meal denen sözde türkçe Kur'an yazmamışlar. Kitab-üs-Salat küçük bir kitaptır. Tercümesi Namaz Kiitabıdır. Bu kitaptaki Küfür Bahsi'nde insanı kafir yapan şeylerin 164 tanesi, ayrıca Tam İlmihal ve İslam Ahlakı kitaplarında da daha detaylı yazılıdır. Bu üç kitapda yazarının şahsi fikirleri yoktur. Tamamı tercümedir. Hakikat Kitabevinin sitesinden bedava okunabilir, dinlenebilir.ALINTI
 
Müslümanlar (Ben, Kur'an-ı kerime uymak istiyorum. Fakat, Kur'an-ı kerimden ve hadis-i şeriflerden kendim hükm çıkaramıyorum. Anladığım hükmlere güvenemem ve uymam. Mezhep imamının anlamış olduğuna güvenirim ve uyarım. Çünkü o, benden daha âlimdir. Sekiz ana bilgiyi ve oniki yardımcı bilgiyi benden daha iyi bilir. Benden daha müttekîdir. Kur'an-ı kerimden kendi anlayışı ile hükm çıkarmaz. Resûlullahın çıkardığı mânaları, Eshâb-ı kirâmdan öğrenmiştir. (Kendi anlayışı ile mâna çıkaran kâfir olur) hadis-i şerifinden korkarım. İlmlerinin, takvâlarının, sonra gelenlerden katkat üstün olduğu, hadis-i şeriflerle bildirilmiş olan, o büyük âlimlerin bile Kitaptan ve Sünnetten çıkardıkları hükmler birbirine benzemiyor. Hükm çıkarmak kolay olsaydı, hep aynı şeyi anlarlardı) der.
 
Mukallidler, âyet-i kerîme ve hadîs-i şerîfden kendi anladıklarına uymayıp, müctehidlerin anladıklarına uyalar. [Bunun için, tefsîr kitâblarını okumamalı, dört mezhebden birine uymalıdır. Müctehidlere uymak lâzımdır.] 1/312.
 
Haris ibni Esedil Muhasibi hazretlerinin Fehm-ül Kur’an isimli bir kitabı var. Bu kitapta diyor ki işte, Allahü teâlânın Kur’anı kerimini, Cenab-ı Hakkın kullarına yaptığı nasihatları anlamak için, anlayan, idrak eden, duyan, duyduğunun manasını kavrıyan kulaklara ihtiyaç vardır.
İşte burada insanın insan olabilmesi için onu aklı, idraki, iz’anı olması lazım.
Hem akıllı olacak hemde kavramak için meseleyi pür dikkat dinliyecek ve bunuda tam bir huzur ve agahi içinde yapacak.
İnsan böyle sureta insan olur da onun manevi ve akli melekeleri zihni fonksiyonları yeterince çalışmıyorsa o insan tabii olaylardan ibret alamaz. Nasihatler ona fayda vermez, tesir etmez.
o
Düşünen insandan, kulağı duyan, gözü gören, kalbi hisseden ve gözü yaşaran insandan, insanlara zarar gelmez. Bu insan hem kendisi için hem de başkaları için daima faydalı ve yararlı olanları düşünür, zarar ve kötü olandan her türlü çirkinliklerden uzaklaşmak ister. Peygamberler işte insanlara bu özelliği kazandırmak onların fıtratında yaratılışında mevcud olan bu özelliklerini kuvvetlendirmek istemişlerdir. Peygamberlerin bir özelliği de münevviril ukul’dur. Yani akılları aydınlatan onlara kılavuzluk, rehberlik eden Allah elçileridir.
 
Geri