M
Myself
Ziyaretçi
Ziyaretçi
küçük çocuk minicik ellerini sokmaya çalıştı eldivene
ama yine başaramadı
iki parmağını bir parmaklık yere sokmuştu
kızdı kendine,
"bir beceremiyorsun eldiven giymesini", dedi ;annesi gibi
bir hışımla çıkardı
gözlerinden gözyaşları tomurcuk olup akarken giydi eldivenlerini
Hava soğuktu
gözyaşının akıp gittiği,
yüzünden çenesine doğru giden ıslak yol üşütmüştü onu
içine işlemişti soğuk, elerini ovuşturdu
aldı çantasını sırtına, koşar adımlarla evine koştu
koştu koştu, ama koşup varmak için, kendini eve atmak için değil
soğuktu üşümüştü
sonbahar aylarındaki gibi sallana sallana gidemezdi eve,
sokak köşelerinde durup oyun oynayan çocukları izleyemezdi,
onlara bakıp hayal kuramazdı
çünkü soğuktu, çünkü sokakta çocuk yoktu
hepsi annelerinin dizinde sıcacık evindeydi
adımları biraz yavaşladı
yüzündeki ıslak yol biraz daha ıslanmıştı
sildi eldivenli eliyle yüzünü durdu birden
burnunda bir şey hissetti havaya kaldırdı başını
gökyüzü aklanmıştı kar yağıyordu
gökyüzünden boncuk boncuk dökülüyordu yüzüne
gülümsedi yüzündeki çocuk
biraz durdu orda gitmek istemedi eve
zaten hiç de gitmeyi istemiyordu ama soğuktu,
üşümüştü
burnu kıpkırmızı olmuştu soğuktan
yürüdü yürüdü karın altında
yüzündeki çocuk gülümsemesiyle
vardı evine sobanın sıcaklığı kapıdan girince yüzüne çarptı
gülümsemesi hafif arttı
koştu salona doğru, "anne gördün mü kar" dedi
"gördüm, ne olmuş ! kar işte çekil önümden, televizyonu göremiyorum"
sustu çocuk, içi burkuldu
yüzündeki çocuk gülümsemeyi bıraktı
zaten içindeki çocuk olmadan büyümüş
olan adam hiç gülmüyordu gülemiyordu
önlüğünü çıkarmak için öbür odaya geçti
çıkardı üzerini, çıkardı gülümsemesini
yıkanmamış yırtık kazağını giydi
"ama anne bu yırtıktı dikecektin"
demek geldi içinden demedi
Diyemedi, sustu
soğuktu oda ama üşümüyordu çocuk
alışmıştı belki EVDEKİ soğukluğa
oturdu biraz ödevi vardı
çıkardı kitabını eline aldı okudu okudu
uykusu geldi ama uyumadı
kaldırdı başını pencerenden dışarı baktı karı izledi
bir kar tanesi cama yapıştı çok sevinmişti
yüzündeki çocuk yine gülümsemişti
ama birden gülümsemesi durdu, dedi;
"kar tanesi söyle bana, annem neden sevmiyor beni"
ağlamaya başladı çocuk, elini yüzüne kapatarak,
ağladı ağladı
gözyaşlarıyla içindeki hiç çocuk olmamış adamı boğmak istercesine
ıslak gözlerini araladı,cama baktı,
birçok kar tanesi vardı camda
hepsi onu güldürmeye gelmişti
o da güldü güldü
yüzündeki çocuğu hep güldürmek istercesine
ve kar tanelerinin arasında kendi gülümsemesini gördü
gözlerindeki ilk baharları gördü papatyalar açmıştı bile
uyudu çocuk gülümseyerek
ama yine başaramadı
iki parmağını bir parmaklık yere sokmuştu
kızdı kendine,
"bir beceremiyorsun eldiven giymesini", dedi ;annesi gibi
bir hışımla çıkardı
gözlerinden gözyaşları tomurcuk olup akarken giydi eldivenlerini
Hava soğuktu
gözyaşının akıp gittiği,
yüzünden çenesine doğru giden ıslak yol üşütmüştü onu
içine işlemişti soğuk, elerini ovuşturdu
aldı çantasını sırtına, koşar adımlarla evine koştu
koştu koştu, ama koşup varmak için, kendini eve atmak için değil
soğuktu üşümüştü
sonbahar aylarındaki gibi sallana sallana gidemezdi eve,
sokak köşelerinde durup oyun oynayan çocukları izleyemezdi,
onlara bakıp hayal kuramazdı
çünkü soğuktu, çünkü sokakta çocuk yoktu
hepsi annelerinin dizinde sıcacık evindeydi
adımları biraz yavaşladı
yüzündeki ıslak yol biraz daha ıslanmıştı
sildi eldivenli eliyle yüzünü durdu birden
burnunda bir şey hissetti havaya kaldırdı başını
gökyüzü aklanmıştı kar yağıyordu
gökyüzünden boncuk boncuk dökülüyordu yüzüne
gülümsedi yüzündeki çocuk
biraz durdu orda gitmek istemedi eve
zaten hiç de gitmeyi istemiyordu ama soğuktu,
üşümüştü
burnu kıpkırmızı olmuştu soğuktan
yürüdü yürüdü karın altında
yüzündeki çocuk gülümsemesiyle
vardı evine sobanın sıcaklığı kapıdan girince yüzüne çarptı
gülümsemesi hafif arttı
koştu salona doğru, "anne gördün mü kar" dedi
"gördüm, ne olmuş ! kar işte çekil önümden, televizyonu göremiyorum"
sustu çocuk, içi burkuldu
yüzündeki çocuk gülümsemeyi bıraktı
zaten içindeki çocuk olmadan büyümüş
olan adam hiç gülmüyordu gülemiyordu
önlüğünü çıkarmak için öbür odaya geçti
çıkardı üzerini, çıkardı gülümsemesini
yıkanmamış yırtık kazağını giydi
"ama anne bu yırtıktı dikecektin"
demek geldi içinden demedi
Diyemedi, sustu
soğuktu oda ama üşümüyordu çocuk
alışmıştı belki EVDEKİ soğukluğa
oturdu biraz ödevi vardı
çıkardı kitabını eline aldı okudu okudu
uykusu geldi ama uyumadı
kaldırdı başını pencerenden dışarı baktı karı izledi
bir kar tanesi cama yapıştı çok sevinmişti
yüzündeki çocuk yine gülümsemişti
ama birden gülümsemesi durdu, dedi;
"kar tanesi söyle bana, annem neden sevmiyor beni"
ağlamaya başladı çocuk, elini yüzüne kapatarak,
ağladı ağladı
gözyaşlarıyla içindeki hiç çocuk olmamış adamı boğmak istercesine
ıslak gözlerini araladı,cama baktı,
birçok kar tanesi vardı camda
hepsi onu güldürmeye gelmişti
o da güldü güldü
yüzündeki çocuğu hep güldürmek istercesine
ve kar tanelerinin arasında kendi gülümsemesini gördü
gözlerindeki ilk baharları gördü papatyalar açmıştı bile
uyudu çocuk gülümseyerek