fLayer
Üye
-
- Katılım
- Nisan 11, 2019
-
- Mesajlar
- 231
-
- Tepkime puanı
- 12
-
- Puanları
- 268
Bir sabah
Küçük çocuk okuldayken öğretmeni seslenmiş: "Bugün çiçek resmi çizeceğiz!" Küçük çocuk çok sevinmiş. Resim yapmayı çok severmiş. Her türlü resim yapabilirmiş: Aslanlar
kaplanlar
tavuklar
inekler. . . Trenler
tekneler. . . Mum boyalarını çıkarmış Ve başlamış çizmeye. Fakat öğretmeni
"Bekleyin! Daha başlamayın!" diye bağırmış.
Ve herkes hazırlanana kadar beklemişler.
"Şimdi" demiş öğretmeni
"Çiçek resmi yapacağız!"
Küçük çocuk sevinmiş.
Çiçek resmi yapmayı çok severmiş.
Güzel çiçekler yapmaya başlamış.
Pembe
portakal rengi ve mavi;
Rengârenk çiçekler. . .
Fakat öğretmeni
"Bekleyin! Ben size nasıl yapacağınızı göstereceğim!" demiş.
Tahtaya bir çiçek resmi çizmiş.
Sapı yeşil
kendi kırmızıymış.
"İşte böyle! Tamam
şimdi başlayabilirsiniz!" demiş.
Küçük çocuk öğretmenin çizdiği çiçeğe bakmış
Sonra da kendi çiçeğine. . .
Kendi çizdiği çiçeği daha fazla sevmiş
Ama bunu söylememiş.
Kâğıdın öteki yüzünü çevirmiş
Ve öğretmeninkine benzer bir çiçek çizmiş;
Yeşil saplı
kırmızı renkli bir çiçek. . .
Başka bir gün küçük çocuk
Kapıyı kendi başına açabilmeyi başardığında
Öğretmeni "Bugün hamur çalışacağız!" demiş.
Küçük çocuk çok sevinmiş.
Hamurla oynamayı çok severmiş.
Hamurdan çeşitli şeyler yapabilirmiş:
Yılanlar
kardan adamlar. . .
Filler
kediler. . .
Arabalar
kamyonetler. . .
Hamurunu yoğurmaya başlamış.
Ama öğretmeni
"Bekleyin! Daha başlamayın!" diye bağırmış.
Herkes hazırlanana kadar beklemişler.
"Şimdi" demiş öğretmeni
'Tabak yapacağız!"
Küçük çocuk çok sevinmiş
Tabak yapmayı çok severmiş.
Çeşitli boylarda ve şekillerde tabaklar yapmaya başlamış.
Fakat öğretmeni
"Bekleyin! Ben size nasıl yapılacağını göstereceğim!" demiş.
Herkese derin bir tabak nasıl yapılır
göstermiş.
"İşte böyle! Tamam
şimdi başlayabilirsiniz!" demiş öğretmeni.
Küçük çocuk bir öğretmeninin yaptığı tabağa bakmış
Bir de kendi yaptığına. . .
Kendi yaptığı tabağı daha çok beğenmiş.
Ama bunu kimseye söylememiş.
Hamurunu tekrar top haline getirmiş
Ve öğretmeninkine benzeyen bir tabak yapmış.
Bu derin bir tabakmış.
Nihayet küçük çocuk beklemeyi öğrenmiş
İzlemeyi de.
Öğretmeninkine benzer şeyler yapmayı da.
Çok geçmeden kendine has şeyler yapamaz olmuş.
Daha sonra küçük çocuk ve ailesi
Başka bir şehirde
Yeni bir eve taşınmışlar.
Ve küçük çocuk başka bir okula gitmek zorunda kalmış.
Bu okul diğer okuldan daha da büyükmüş.
Ve dışarıdan içeriye açılan bir kapısı yokmuş.
Büyük basamaklardan çıkmak.
Sınıfına ulaşmak için uzun bir koridordan geçmek zorundaymış.
Daha ilk gün
Öğretmeni "Bugün resim çizeceğiz!" demiş.
Küçük çocuk çok sevinmiş.
Öğretmeninin komut vermesini beklemiş.
Ama öğretmen hiçbir şey söylememiş.
Sadece sınıfın içinde
öğrencilerin arasında gezinmiş.
Küçük çocuğun yanına gelince
"Resim çizmek istemiyor musun?" diye sormuş.
"İstiyorum!" demiş küçük çocuk
"Ne çizeceğiz?"
Öğretmeni "Buna sen karar vereceksin!" demiş.
"Nasıl çizeceğim?" diye sormuş küçük çocuk.
"Nasıl istersen öyle!" demiş öğretmeni.
"Hangi renkle boyayacağız?" diye sormuş küçük çocuk.
"Hangi renkle istersen onunla!" demiş öğretmeni.
"Eğer herkes aynı resmi çizerse
aynı renkle boyarsa
Kimin yaptığını nasıl anlayabilirim?" diye sormuş öğretmeni.
"Bilmiyorum!" demiş küçük çocuk.
Pembe
portakal rengi ve mavi çiçekler yapmaya başlamış.
Yeni okulunu çok sevmiş.
Ön kapıdan sınıfa girilen bir kapısı olmasa bile!
* Helen E. Buckley
Küçük çocuk okuldayken öğretmeni seslenmiş: "Bugün çiçek resmi çizeceğiz!" Küçük çocuk çok sevinmiş. Resim yapmayı çok severmiş. Her türlü resim yapabilirmiş: Aslanlar
"Bekleyin! Daha başlamayın!" diye bağırmış.
Ve herkes hazırlanana kadar beklemişler.
"Şimdi" demiş öğretmeni
"Çiçek resmi yapacağız!"
Küçük çocuk sevinmiş.
Çiçek resmi yapmayı çok severmiş.
Güzel çiçekler yapmaya başlamış.
Pembe
Rengârenk çiçekler. . .
Fakat öğretmeni
"Bekleyin! Ben size nasıl yapacağınızı göstereceğim!" demiş.
Tahtaya bir çiçek resmi çizmiş.
Sapı yeşil
"İşte böyle! Tamam
Küçük çocuk öğretmenin çizdiği çiçeğe bakmış
Sonra da kendi çiçeğine. . .
Kendi çizdiği çiçeği daha fazla sevmiş
Ama bunu söylememiş.
Kâğıdın öteki yüzünü çevirmiş
Ve öğretmeninkine benzer bir çiçek çizmiş;
Yeşil saplı
Başka bir gün küçük çocuk
Kapıyı kendi başına açabilmeyi başardığında
Öğretmeni "Bugün hamur çalışacağız!" demiş.
Küçük çocuk çok sevinmiş.
Hamurla oynamayı çok severmiş.
Hamurdan çeşitli şeyler yapabilirmiş:
Yılanlar
Filler
Arabalar
Hamurunu yoğurmaya başlamış.
Ama öğretmeni
"Bekleyin! Daha başlamayın!" diye bağırmış.
Herkes hazırlanana kadar beklemişler.
"Şimdi" demiş öğretmeni
Küçük çocuk çok sevinmiş
Tabak yapmayı çok severmiş.
Çeşitli boylarda ve şekillerde tabaklar yapmaya başlamış.
Fakat öğretmeni
"Bekleyin! Ben size nasıl yapılacağını göstereceğim!" demiş.
Herkese derin bir tabak nasıl yapılır
"İşte böyle! Tamam
Küçük çocuk bir öğretmeninin yaptığı tabağa bakmış
Bir de kendi yaptığına. . .
Kendi yaptığı tabağı daha çok beğenmiş.
Ama bunu kimseye söylememiş.
Hamurunu tekrar top haline getirmiş
Ve öğretmeninkine benzeyen bir tabak yapmış.
Bu derin bir tabakmış.
Nihayet küçük çocuk beklemeyi öğrenmiş
İzlemeyi de.
Öğretmeninkine benzer şeyler yapmayı da.
Çok geçmeden kendine has şeyler yapamaz olmuş.
Daha sonra küçük çocuk ve ailesi
Başka bir şehirde
Yeni bir eve taşınmışlar.
Ve küçük çocuk başka bir okula gitmek zorunda kalmış.
Bu okul diğer okuldan daha da büyükmüş.
Ve dışarıdan içeriye açılan bir kapısı yokmuş.
Büyük basamaklardan çıkmak.
Sınıfına ulaşmak için uzun bir koridordan geçmek zorundaymış.
Daha ilk gün
Öğretmeni "Bugün resim çizeceğiz!" demiş.
Küçük çocuk çok sevinmiş.
Öğretmeninin komut vermesini beklemiş.
Ama öğretmen hiçbir şey söylememiş.
Sadece sınıfın içinde
Küçük çocuğun yanına gelince
"Resim çizmek istemiyor musun?" diye sormuş.
"İstiyorum!" demiş küçük çocuk
Öğretmeni "Buna sen karar vereceksin!" demiş.
"Nasıl çizeceğim?" diye sormuş küçük çocuk.
"Nasıl istersen öyle!" demiş öğretmeni.
"Hangi renkle boyayacağız?" diye sormuş küçük çocuk.
"Hangi renkle istersen onunla!" demiş öğretmeni.
"Eğer herkes aynı resmi çizerse
Kimin yaptığını nasıl anlayabilirim?" diye sormuş öğretmeni.
"Bilmiyorum!" demiş küçük çocuk.
Pembe
Yeni okulunu çok sevmiş.
Ön kapıdan sınıfa girilen bir kapısı olmasa bile!
* Helen E. Buckley