Kral Ve Elma Ağacı

Konu sahibi son olarak 1010 gün önce görüldü
Kral Ve Elma Ağacı

Tek varmış, tek yokmuşâ€¦ Önce zamanla kalbur saman içerisinde, uzak mı uzak diyarların birisinde neşeli insanların yaşadığı güzel tek ülke varmış.
Bu ülkenin oldukça başarılı, anlayışlı mı anlayışlı tek kralı varmış.
Kral; halkının sıkıntısını dinler, problemlere derhal çözüm bulurmuş.
Kimseyi kapısından mutsuz etmeden göndermez, halkı neşeli epey kral henüz da neşeli olurmuş.
Fakat bu kralın devasa mü devasa tek derdi varmış gerçekte.
Büyük tek aşkla âşık bulunduğu ve izdivaç ettiği kraliçeden çocuğu olmuyormuş.
Senelerdir evli olduğu halde daha çocuğunu kucağına alamamış.
Fakat tahta geçmek için tek varise de gereksinim varmış.
Kral her geçen gün bu derdi sebebinden erimiş, kilo vermiş.
Mutsuz tek erkek olmuş çıkmış.
Herkes kralın bu durumuna defa üzülüyormuş fakat elden bişi gelmiyormuş.
Günlerden tek gün, devasa tek doktorun yolu bu güzel ülkeye düşmüş.
Ülkede bir miktar konaklayıp yoluna devam edecekmiş.
Fakat doktor nereye gitse halkın kralı konuştuğu duymuş.
Sonunda konakladığı han sahibine dayanamamış sormuş:
HEKİM: ‘Kralınızın neyi var Tanrı aşkına?’
HAN SAHİBİ: ‘Hiç sormayın Doktor bey.
O kadar neşeli ve o kadar iyi tek insandır ki… Fakat kaç yıldır çocuğu olmaz.
O yüzden defa dertlidir.
Son zaman bu efkar sebebinden suratı gülmez tek kral meydana gelmiştir.’
Hekim düşünmeye başlayarak.
Elinde kralın derdine derman olacak bişi varmış.
Hemen kalkmış ve saraya doğru yola düşmüş.
Saraya vardığında kapıdaki adamlara kendisini tanıtmış ve kral ile görüşmek istediğini söylemiş.
Bir süre bekledikten ardından Kral onu huzuruna kabul etmiş.
Hekim kralın karşısına çıktığında onu selamlamış.
Kral da bu doktorun derdine deva derken ne gerçekletireceğini defa merak ediyormuş.
KRAL: ‘Hekim kardeş, söyle bakalım neymiş derdime deva olacak mucize?’
Hekim cebinden birkaç adet tohum çıkarmış.
Kralın yanına yaklaşarak anlatmaya başlamış:
HEKİM: ‘Sevgili Kralım.
Bu tohumlar büyülü elma ağacı tohumudur.
Sizden ricam, şayet çocuk sahibi olmak dilerseniz saraya koca bir bahçe yaptırın.
Yemyeşil ve bir ton yemiş ağaçlarının bulunduğu tek bahçe olsun.
Tüm halkınız bu bahçeden yararlansın.
Bahçeye bu tohumları da dikin ve sabırla bekleyin.
Elma ağacı büyüyüp elma verince meyvesinden yiyin.
Beklediğiniz müjde sizin olacaktır.’
Kral doktorun bu sözlerine inanmasa da denemekten zarar gelmez diye düşünmüş.
KRAL: ‘Hekim kardeş, dediklerini yapacağım.
Eğer dediğin gibi olursa dile benden ne dilersen.’
HEKİM: ‘Sağlığınız Kralım.
Ben gezgin tek hekimim.
Hiçbir şey istemem.
Sizin derdinize deva olsun bana kafi.’
Kral doktorun bu tavrını defa beğenmiş.
Hekimi gideceği güne kadar sarayında ağırlamış.
Tüm yardımcılarına da haber salarak tek lâhza evvel bahçenin yapılmasını emretmiş.
Kralın talebi üstüne bahçe yapılmış, tohumlar ekilmiş.
Bahçeye ekilen ağaçlar derhal büyümüş, her yeri yemyeşil yapan.
Fakat elma ağacı tek türlü elma vermiyormuş.
Kral aylarca beklemiş ama ağaç meyve vermemeye devam etmiş.
Sonunda kral dayanamamış ve bütün bahçeyi yerle tek etmeleri için yardımcılarına buyruk vermiş.
O kadar öfkeliymiş ki karısının sözlerine aldırış etmeden bütün ağaçları kestirmiş, yerinden söktürmüş.
Kraliçe nihai anda bahçeden elma ağacının tek fidesini kurtarabilmiş.
Onu almış ve saklamış.
Günler geçmiş, kraliçe sakladığı fideyi sessizce tek köşeye dikmiş.
Ona güzel tek şeklinde bakmış, onu sevmiş, sulamış.
Fide derhal büyümüş, defa geçmeden de meyvesini vermiş.
Kraliçe sevinçle elmalardan birini koparmış.
Koşarak kralın yanına gittikçe ona müjdeli haberi vermiş.
Kralın güveni kalmasa da kraliçenin kalbini kırmamak için elmadan yemiş.
Elma ağacını her sabah sulayan ve ona bakan kraliçe, krala da elmadan her sabah yedirmiş.
Kraliçenin bu hükümlü tutumu nihayetinde başarıya ulaşmış ve gebe kalmış.
Dokuz ay ardından da nur topu gibi erkek evladını kucağına almış.
Kral çocuğunun doğduğu gün, ülkede festival havası estirmiş.
Her yerde düğünler, eğlenceler düzen edilmiş.
Kocaman kazanlarda yemekler pişiriliş ve dağıtılmış.
Kral kendine bu mucizeyi yaşatan doktoru de bulmuş.
Hekim Kral’ın davetini kırmamış ve ülkeye gelmiş.
Kralın sevincine ortak olmuş.
KRAL: ‘Ey ahali, duyduk duymadık demeyin.
Bundan ardından her yere yemiş ağaçları diktireceğim, bahçeler yapacağım.
Eğer ki aranızdan biri bahçesindeki ağaçlardan birini bile keserse, onu cezalandıracağım.’
Kral her yere ağaçlar dikmiş ve ülke bundan sonra yemyeşil tek ülke olmuş.
Herkes yemiş ağaçlarından arzuladığı yemişi yiyebiliyormuş.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Geri