Kötülüğü tanrı yaratmadı..

Konu sahibi son olarak 975 gün önce görüldü
Hayrı da şerri de yaratan Allah'tır..
"Fakat halk-ı şer şer değil, belki kesb-i şer şerdir."
Yani Türkçesi şerri (kötülüğü) yaratmak şer değildir, o şerrin işlenmesi şerdir..
 
Soru: Şeytanlar niçin var edilmiştir? Cenâb-ı Hakk’ın şeytanı ve şerleri yaratmasının hikmeti nedir? Şerrin yaratılması şer, çirkin bir şeyin yaratılması çirkin midir?

Cevap: Hâşâ!.. Şerrin yaratılması değil, işlenmesi şerdir. Çünkü yaratma ve var etme, bütün neticelere; bir şeyi yapıp etmek ise hususi bir gayret olduğu için hususi neticelere bakar. Mesela yağmurun yağmasının binlerce neticesi vardır, hepsi de güzeldir. Bazıları iradesini yanlış kullanarak yağmurdan zarar görse, "yağmurun gönderilmesi rahmet değildir" diyemez, "yağmurun yaratılması şerdir" diye hüküm veremez. Belki iradesini kötüye kullanması ve kendi yapıp ettikleri neticesinde yağmur onun hakkında şer olmuştur. Hem ateşin yaratılmasında pek çok fayda var, hepsi de hayırlıdır. Bazıları yaptığı yanlış bir işle, suiistimaliyle ateşten zarar görse "ateşin yaratılması şerdir" diyemez. Çünkü ateş sadece onu yakmak için yaratılmamış; belki o, kendi hatasıyla yemeği pişiren ateşe elini sokmuş ve o hizmetkârını kendine düşman etmiştir.

Kısacası: Büyük hayır için küçük şer kabul edilir. Eğer küçük bir şerrin olmaması için büyük hayrı netice veren bir şer terk edilirse, o zaman büyük bir şer işlenmiş olur.

• Mesela savaşa asker sevk etmekte elbette, bazı küçük, maddî ve bedenî zararlar olur. Fakat o cihadda çok büyük bir hayır vardır; İslam, kâfirlerin istilâsından kurtulur. Eğer o az zarar yüzünden cihad terk edilirse, o vakit çok hayrın kaybından başka çok şerre yol açılmış olur. Bu da zulmün ta kendisidir.

• Hem mesela kangren olmuş ve kesilmesi gereken bir parmağın kesilmesi hayırlıdır, iyidir; halbuki görünüşte bir şerdir. Fakat parmak kesilmezse el kesilir, büyük şer olur.

İşte kâinattaki şerlerin, zararların, belâların, şeytanların ve zararlı şeylerin yaratılması, var edilmesi, şer ve çirkin değildir. Çünkü onlar çok mühim neticeler için yaratılmışlardır.

• Mesela şeytan musallat olmadığı için meleklerin manevî mertebeleri yükselmez, makamları sabittir, değişmez. Aynı şekilde, şeytan musallat olmadığı için hayvanların da mertebeleri sabittir, noksandır. İnsanlık âleminde ise yükselme ve alçalma sonsuzdur. Nemrutlardan, firavunlardan tut, sıddık velilere ve peygamberlere kadar çok uzun bir terakki mesafesi var.

İşte kömür gibi alçak ruhların elmas gibi yüce ruhlardan ayrılması için, şeytanların yaratılmasıyla, teklif(imtihan) sırrıyla ve peygamberlerin gönderilmesiyle bir imtihan, tecrübe, cihad ve müsabaka meydanı açılmıştır. Eğer cihad ve müsabaka olmasaydı, insanlığın madenindeki elmas ve kömür hükmünde olan kabiliyetler aynı mertebede kalacaktı. Yücelerin yücesi bir mertebede olan Hazreti Ebûbekri's-Sıddık'ın ruhu, aşağıların en aşağısındaki Ebûcehil'in ruhuyla aynı seviyede bulunacaktı. Demek, şeytanların ve şerlerin yaratılması büyük ve küllî neticeye baktığı için şer ve çirkin değildir. Suiistimallerden ve "kesb”"denilen hususi gayretlerden gelen şerler, çirkinlikler insanın yapıp ettiklerine aittir; Cenâb-ı Hakk'ın var etmesine değil.

Eğer derseniz ki: Peygamberler gönderilmesine rağmen şeytanlar yüzünden çoğu insan kâfir oluyor, küfre giriyor, zarar görüyor. اَلْحُكْمُ لِلْأَكْثَرِ133 kaidesince; çoğunluk ondan zarar görüyorsa o vakit şerrin yaratılması şerdir, hatta peygamberlerin gönderilmesi dahi rahmet değildir denilebilir mi?

Cevap: Kemmiyetin(sayıca çokluk) keyfiyete(kalite), yani niceliğin niteliğe nispeten önemi yoktur. Asıl çoğunluk, niteliğe bakar.

• Mesela yüz hurma çekirdeği toprak altına gömülüp sulanmaz, kimyevi bir işlem görmez ve bir hayat mücadelesi vermezse, yüz para kıymetinde yüz çekirdek olur. Fakat su verildiği ve hayat mücadelesine maruz kaldığı vakit, o çekirdeklerden sekseni çürük mahiyeti sebebiyle bozulsa, yirmisi ise meyve veren yirmi hurma ağacı olsa, diyebilir misin ki, "Su vermek kötü oldu, çoğunu bozdu"? Elbette diyemezsin. Çünkü o yirmi çekirdek, yirmi bin hükmüne geçti. Seksen kaybedip yirmi bin kazanan zarar etmez; bu, şer olmaz.

• Hem mesela tavus kuşunun yüz yumurtası bulunsa, beş yüz kuruş eder. O yüz yumurtanın üstüne tavus kuşu oturtulsa, sekseni bozulsa; fakat yirmisinden tavus kuşu çıksa, "Bu iş çok zararlı ve kötü oldu, tavus kuşunun kuluçkaya yatması çirkin ve şer oldu." denilebilir mi? Asla! Bu bir hayırdır, çünkü o tavus cinsi ve o yumurta taifesi, dört yüz kuruş fiyatındaki seksen yumurtayı kaybetti fakat seksen lira kıymetinde yirmi tavus kuşu kazandı.

İşte insanlık, peygamberlerin gönderilmesi ve teklif(imtihan) sırrıyla, cihad ederek, şeytanlarla savaşarak kazandığı yüz binlerce peygamber, milyonlarca veli ve milyarlarca asfiya gibi insanlık âleminin güneşleri, ayları ve yıldızları olan zâtlar karşılığında sayıca fazla, fakat keyfiyetçe kıymetsiz, zararlı hayvanlar gibi olan kâfirleri ve münafıkları kaybetmiştir.

133 "Hüküm, çoğunluğa göre verilir." (es-Serahsî, el-Mebsût 5/140; el-Cessâs, Ahkâmü’l-Kur’ân 5/208; el-Kâsânî, Bedâiu’s-Sanâi’ 1/303)

-alıntı- Bediüzzaman Hz. - Mektubat - 12. Mektup 2. Soru (sadeleştirilmiştir.)
 
Geri