huri
Bronz Üye
-
- Katılım
- Nisan 13, 2019
-
- Mesajlar
- 4,690
-
- Tepkime puanı
- 2,174
-
- Puanları
- 348
Uyumaktan korkuyordum çünkü hep aynı şeyleri görerek uyanıyordum. Savaş ve ölüm.” Bunlar bir yılda 250 çarpışmaya katılan ABD ordusunun eski sıhhiye eri Nico Walker’ın kısa süre önce The Times’a sarf ettiği sözler.
Tekrarlanan kâbuslar travma sonrası stres bozukluğunun (yani TSSB, İngilizcesi PTSD) başlıca belirtilerinden ve Walker’a bu teşhis konduğunda değerlendirme sonuçlarının rekor kıracak düzeyde olduğu görülmüş. Çölde şahit olduğu onca ölüm ve yıkımdan sonra bu çok normal. TSSB’nin diğer belirtileri arasında geriye dönüşler, sürekli tedirginlik ve duygusal kopma bulunuyor. Walker sivil hayata döndüğünde, TSSB onun ahlaki yargısını altüst etti ve eroin bağımlısı olup banka soymasına yol açtı. Kendisi hâlâ bu suç yüzünden hapiste yatıyor. Kamu sağlığı uzmanları, TSSB’yi ve diğer kaygı bozukluklarını (mesela sosyal fobi ve panik bozukluğu) tüm dünyada insan zihin sağlığına yönelik en büyük tehditler olarak görüyor. Neyse ki beynin bu geçmek bilmeyen, derin korkuları nasıl geliştirdiğine ilişkin bilgilerimiz eskiye kıyasla çok daha iyi.
Bu bilgi de TSSB ve ilişkili hastalıkların tedavisinde gelecek vaat eden fırsatlar sunuyor. Korkuların oluşumunda beynin üç önemli yapısı arasındaki etkileşim rol oynuyor. Bunlar her iki temporal lobun (bunlar başın iki yanında yer alıyor) içine gömülü, ceviz biçimli bir yapı olan amigdala, yine her iki temporal lobda bulunan ve bellekle ilgili birçok konudan sorumlu olan hipokampus ve son olarak da beynin ön kısmında yani frontal lobda yer alan prefrontal korteks. Kemirgenler üzerinde yapılan temel araştırmalar, amigdalanın korku anılarının ediniminde kritik rol oynadığını gösteriyor. Örneğin bir farenin, ayağına verilen elektrik şokuyla belli bir sesi eşleştirmesini sağlayan amigdala. Bu yapı aynı zamanda korku tepkisinde de rol oynuyor. Fareler söz konusu olduğunda bu, olduğu yerde donup kalmak. Hipokampus ise travmatik deneyimle ilgili daha geniş bağlamda bilgiyi depoluyor (mesela kemirgenler üstünde yapılan araştırmalarda elektrik şokunun gerçekleştiği kafes gibi). Son olarak da prefrontal korteks bir “yönetimsel rol” oynayarak amigdalayla hipokampus arasındaki karşılıklı iletişimi ve korku ağının genel tepkiselliğini kontrol ediyor.
Travmatik deneyimler atlatan insanların yaşadığı uç noktadaki korku, bu beyin devrelerinde kalıcı bir değişikliğe yol açabiliyor. TSSB’li hastalar üstünde yapılan araştırmalar gösteriyor ki bu üç kilit beyin yapısı, bu deneyimler tarafından sinirsel düzeyde hassaslaşmışçasına, korkuya neden olan uyaranlara karşı yüksek bir tepki sergiliyor.
Anıları Değiştirmek
Araştırmalar, yalnızca korkuların oluşumunda etkisi olan beyin yapılarını gün ışığına çıkartmakla kalmayıp bir deneyimin anı hâlinde yazılmasının çeşitli aşamalarını da gösterdi. Bu da tedaviye yönelik müdahaleler için çok önemli fırsatlar sağlıyor. Uzunluğu birkaç dakikayla birkaç gün arasında değişebilen ilk dönem, anının pekiştirildiği, yani nöral etkinlik desenlerine yarı kalıcı bir “engram” ya da bir bellek izi olarak yerleştiği dönem. Bu pekiştirme dönemi tedaviler için potansiyel bir hedef; zira travmatik anının yer etmesini önleme fırsatı sunuyor. Tedavi bakımından çok umut verici bir şekilde, yerleşmiş anıları bu kararsız duruma geri döndürmek olanaklı. Bir anıyı ne zaman çağırsak adına “yeniden pekişme” denen bir sürece giriyor (bunu bilgisayarınızda daha önce kaydettiğiniz bir belgeyi açmaya benzetebilirsiniz) ve böylece, modifikasyon için bir değişiklik fırsatı daha sunuyor.
Anıların değiştirilmesini sağlayan bir diğer yöntem de yok oluş adını taşıyor. Deminki fare deneyine dönecek olursak, fareyi sürekli aynı sese maruz bırakır ama bu defa elektrik akımı vermezseniz, o sesle ilişkilendirilen korku, zamanla yok oluyor. Korkan insanların güvenli bir bağlamda korkularının hedefine maruz bırakılarak, o şeyin tehlikeyle ilişkisinin “unutturulduğu” maruz bırakma terapilerinde kullanılan da işte bu süreç. Örneğin karanlık bir ara sokakta soyulan birini düşünün. Bu kişi suç mahalline güvenli bir şekilde tekrar tekrar dönerse karanlık ara sokaklara girme korkusunu kaybedebiliyor.
ALINTI
Son düzenleme: