-
- Katılım
- Nisan 7, 2020
-
- Mesajlar
- 15,382
-
- Tepkime puanı
- 4,452
-
- Puanları
- 354
Korona virüsü krizi, Freud'un Das Unheimliche (tekinsiz/tuhaf ve ürkütücü) olarak adlandırdığı fenomenin somutlaşmış halidir. Bu durumdaki kişi 'evinde olma', kaderinin hakimi olma duygusundan 'atılmıştır'.
Ancak “tekinsizlik” aynı zamanda bir fırsat. Sabit duruşlarımız, yanıltıcı bilgi birikimimiz, hayatla yaptığımız gizli anlaşmalar - hepsi çatlıyor ve böylece, yeni bir değerlendirmeye yer açıyor.
Psikanalist Donald Winnicott, gelecek korkusunun her zaman geçmişin tonlarında çizildiğini gözlemledi. Zaten olmuş olandan korkuyoruz. Tarih kelimesinin onun hikayesi (his-story) kelimelerinden oluşmasına şaşmamalı. Toplumsal cinsiyet perspektifinden üzücü, ancak yine de geçmişle ilişki kurma şeklimizi tam olarak gösteriyor. Tarih bir öyküler toplamı olduğu için, alternatif tepkilerimiz de bu öyküler tarafından şekillendiriliyor. Bugünlerde çoğumuz umut ve umutsuzluk, güven ve korku duyguları arasında ileri geri sallanıyoruz. Bu dalgalanmaları yaşıyoruz çünkü yarının ne getireceğini bilmediğimiz için her iki taraf da eşit derecede geçerli ve eşit derecede de geçersiz.
Bu durum dayanılmaz olduğu için, içsel fotoğraf albümümüzdeki olasılıkları gözden geçiriyoruz ve geleceğin puslu duvarına geçmişten net resimler yapıştırıyoruz. Güncel gerçekliği ölçmek için bir takım tahminler arayışında, her birimiz dünyanın eski felâketlerini hatırlıyoruz. Travmatik anılar depreşiyor ve zihnimizi güçlü bir endişeyle dolduruyor. Fakat olumlu anılar da yüzeye çıkarak hizmetimize giriyor: bize dirençliliğin ne olduğunu öğreten figürler, yeni başlangıçlara yol açan zor dönemler. Cömertlik, ılımlılık, stresle başa çıkabilme, sahip olduklarına minnettar olma ve başkalarına yardım etme becerisi gibi psikolojik değerlerin hepsinin artık özel bir amacı var.
Doğanın (insan doğası dahil) her zaman yıkıcı ve yapıcı güçler arasında salındığını ve yıkım karşısında (hatta - bize doğumda verilen tek söz olan - ölüm ihtimalinde de), bilinçaltına itme sayesinde mutlu rutine dönene kadar hep, saygıyla karışık korku duyduğumuzu hatırlamakta fayda var. Bu hep böyle oldu ve hep de böyle olacak.
Çok yardımcı olabilecek bir şey, gerçeklik karşısında proaktif olmaktır. Bu dönemde kendileri için bir rol bulan ve herhangi bir sorumluluğu üstlenen ya da üzüntülerini ve endişelerini yeni bir şeyin yaratılmasına dönüştüren insanlar, bunun, hepimizin hissettiği kontrol eksikliğine karşı önemli bir karşı ağırlık sağladığını göreceklerdir. Açıkçası, bu yazıyı yazmak da aynı amaca hizmet ediyor.
*Dr., Tel Aviv Üniversitesi'nde psikanalist