dayanamadım yine yazıyorum
bazen nefesim daralır, böyle şey gibi, immmm astım gibi. daha önce doktora gitmedim hiç, fakat ne zaman öyle nefesim daralsa alkol aldığımda düzeliyorum. ilaç gibi geliyor yemin ediyorum. yine öyle zamanlardan bir tanesinde, evdeyim, tabi evdekiler de bilmiyor içtiğimi. çok bunaldım, çok daraldım. napsam, napsam? diye düşünürken, artık tutamadım kendimi. gecenin bir vakti bindim taksiye, gittim Pendik sahile. "alkollü araç kullanmam, lütfen bu durumlarda kimse kullanmasın."
bir İstanbul gecesi.. Pendik sahilde tek başımayım. çok da sıcak olmayan bir hava. ılık ya da soğuk. tabi o zamanlar bende yağ çok ve üzerimde ayı postu gibi mont olduğundan sahilde rüzgara karşı kafa tutabiliyorum.
sahilde bir adım denecek kadar bir duvar var, duvarın arkası kayalık, kayalık sonrası su; duvarın beri tarafı da yürüme/bisiklet yolu, ağaçlar vs.
neyse ne kadar içtiğimi hatırlamıyorum işte. sağa sola bakıyorum, yine yalnızım sahilde.. sonra bir ara işte bir şeyler oldu, ne olduğunu hatırlamıyorum da.. gözümü bir açtım, duvarın üzerinde uyuyorum. yalnız sol kolum ve sol bacağım duvarın kayalık tarafından aşağı doğru sarkıyor. lan benim beynim dönüyor, o anda kendimi uçurumdan aşağı düşecekmiş gibi hissediyorum. hal bu ki düşsem, ölürdüm gerçekten.

kendimi yavaş yavaş sağa doğru kaydırıp, hooop yürüme yoluna bira fıçısı gibi düştüm. sonra yine sağıma soluma baktım, saate baktım, saat bayağı geçmiş sabaha doğru artık. önce bi cüzdanı filan kontrol ettim, ne olur ne olmaz belki uyurken gelip birileri el atabilir değil mi?.. cüzdan, telefon, anahtar sağlam. sonra kendimi denedim yürüyebiliyor muyum diye, baktım yürüyebiliyorum

Allah'ım az önce düşüp ölmekten korkuyordum, şimdi yürüyebiliyorum; ne büyük bir sevinç..
taksi durağına doğru yürümeye başladım. her şey çok normaldi, taksi durağına kadar bayağı yürüdüm, artık yavaş yavaş açılıyorum. trafik ışıkları filan hep normal yani çift görme imkanım yok asla. çünkü düzeldiğimi hissediyorum. abi taksi durağının kapısına bir geldim, iki tane topuz kapı kolu. hay dedim ananı avradını, lan ben ölü müyüm şu an acaba? az önce normaldim şimdi çift görmeye başladım.
böyle gözlerimi bir sağ tarafa çeviriyorum, bir sol tarafa çeviriyorum, kapının iki tarafında da kol var. lan acaba kafayı mı yedim? sonra bir an boşlukta kalıp kafamı kaldırdım, kapının camından içeri baktım, içeride iki tane adam şaşkın şaşkın bana bakıyor

haydiiiiii buyur buradan yak. adamları da çift görüyorum **Spam/Adversiting**.
neyse ben yine de ne olur ne olmaz diye düşünerek, iki elimi birden iki tarafta gördüğüm kapı kollarına attım. ikisini de tuttum. ama nasıl var ya, uçuyorum sanki. sonra soldakini çektim gelmedi, sağdakini çektim geldi. meğer adamlar kapının yönünü değiştirmişler, kolu yerinden çıkarmamışlar.. off. sonra vücudum dışarıda, kafam içeride; şöyle bi içeri baktım. yalnız o iki adam hala şaşkın şaşkın bakıyorlar. meğer adamlar gerçekten iki taneymiş. her şeyi kendi kafamda büyütmüşüm. "abi beni eve götürebilir misiniz?" dedim. adam da "götürürüz kardeşim" dedi. kapıyı kapattım. eve giderken adresi unuttum, sağa dön, sola dön, diyerek tarif ettim adama. sonrasında kapıyı nasıl açtım, ne ara uyudum vs. hiç hatırlamıyorum. sadece bu kısım var.
bu da "bana göre" böyle ilginçli bir anımdı.