Kore Savaşı

Konu sahibi son olarak 2615 gün önce görüldü
Kore Savaşı

1945 Mayısında Amerika ile Sovyet Rusya arasında yapılan bir anlaşmaya göre, savaş bittikten sonra Kore, Birleşik Amerika, Sovyet Rusya, İngiltere ve Çin'in ortak vesayeti altına konacaktı.

1945 Temmuzundaki Potsdam Konferansı'nda da Sovyet Rusya, Uzak Doğu Savaşı'na katılmaya karar verince, askeri harekât bakımından Kore toprakları 38. enlem çizgisi ile ikiye ayrıldı ve bu çizginin kuzeyi Sovyet, güneyi de Amerikan askeri harekât sahası olarak kabul edildi.

Fakat Sovyetler hemen Japonya'ya savaş ilan edip Uzak Doğu Savaşı'na girmediler. Ancak ne zaman Amerikai, Hiroshima ve Nagasaki'ye atom bombalarını attı, o zaman Sovyetler hemen Japonya'ya savaş ilan edip, askerlerini Kuzey Kore'ye soktular ve 38. enlem çizgisine kadar ilerlediler.

Böylece Kore, savaşın sonunda, kuzeyi Sovyet, güneyi Amerikan işgali altında olmak üzere fiilen ikiye bölünmüş oluyordu. Bir yandan Amerikan-Sovyet müzakereleri, öte yandan Birleşmiş Milletler'in çabaları, bu iki Kore'nin birleşmesini sağlayamadı. Bunun üzerine Amerika, 10 Mayıs 1948'de Güney Kore'de seçimler düzenledi ve bunun neticesinde de Syngman Rhee'nin başkanlığında Güney Kore Cumhuriyeti kuruldu.

Sovyetler de Kuzey Kore'de 1948 Ağustosunda kendilerine göre bir seçim düzenlediler ve onlar da kuzeyde, 9 Eylül 1948'de Kore Halk Cumhuriyeti'ni kurdular.

Kore, Asya'nın stratejik bir bölgesiydi. Asya'ya ayak basmak için gayet avantajlı bir tramplen durumundaydı. Güney Kore'de ve Japonya'da Amerikan kuvvetlerinin bulunduğu göz önüne alınınca, Amerika'nın stratejik bakımdan kuvvetli bir durumda olduğu açıktı.

Sovyetler, komünistler Çin'de duruma hakim oluncaya kadar bu duruma tahammül gösterdiler. Fakat Çin, 1949 sonunda komünist rejimin idaresi altına girince, Sovyetlerin Asya'daki kuvvet pozisyonları iyice güçlenmiş oluyordu. Sovyetlere göre, Amerika'yı Asya Kıtası'ndan atma zamanı gelmişti. Hem bu yapıldığı takdirde, Amerika'nın Japonya'dan da atılması kolaylaşabilirdi.

İşte bu sebeplerden dolayı, Moskova'nın talimatı ile Kuzey Kore kuvvetleri, 25 Haziran 1950 sabahından itibaren Güney Kore'ye karşı saldırıya geçti. Saldırının bütün sınır boyunca yapılması her şeyin önceden planlandığını gösteriyordu.

Bu açık saldırganlık karşısında Amerika, Birleşmiş Milletler'i harekete geçirdi. Güvenlik Konseyi, Birleşmiş Milletler Antlaşması hükümleri gereğince, Güney Kore'nin yardımına gönderilmek üzere çeşitli milletlerin askerlerinden meydana gelen, fakat esas yükü Amerika'nın sırtlandığı bir Birleşmiş Milletler Kuvveti oluşturdu. Bu kuvvetin komutanlığına Amerikalı general MacArthur getirildi.

Türkiye, Birleşmiş Milletler Kuvveti'ne tek tugaylık bir kuvvetle katıldı. Milli Mücadele'den beri savaş alanlarına girmemiş olan Türk askeri, Kore Savaşı'nda, gerçekten destan denebilecek kahramanlık örnekleri vermiştir. Kore'de akan Türk kanı ve Türk kahramanlığı, Türkiye'nin 1951 yılında NATO'ya alınmasında çok önemli bir rol oynamıştır.

1950 Haziranında başlayan Kore Savaşı, 1953 Temmuzunda Panmunjom mütarekesinin imzası ile neticelenmiştir. Bu 3 yıllık süre içinde taraflardan hiç biri kesin bir üstünlük gösterip zafere gidememiştir. Çünkü, 1950 Ekiminden itibaren Komünist Çin, gönüllü adı altında gönderdiği silahlı kuvvetleri ile Kore Savaşı'na dahil olmuştur. Bununla beraber, hem Sovyet Rusya ve Çin, hem de Amerika, bu savaşı Kore'nin sınırları dışına taşırmamaya dikkat etmişlerdir. Zira yanlış bir hareket bir genel savaşa neden olabilirdi.

Kore Savaşı'nı sona erdirecek mütareke görüşmeleri, 1951 yılı Temmuzunda başladı. Mütareke teklifi Kuzey Kore'den geldi. Mütareke görüşmeleri 2 yıl sürdü ve bu görüşmeler sırasında da çarpışmalar devam etti. Nihayet, Sovyet lideri Stalin'in 1953 Martında ölmesi ve içerideki iktidar mücadelesi dolayısıyla, Sovyet Rusya mütarekeye razı oldu ve mütareke anlaşması 27 Temmuz 1953'te Panmunjom'da imzalandı. Gerek mütareke görüşmelerine, gerek mütarekenin imzasına, "gönüllüler" adına Çin Halk Cumhuriyeti de katılmıştır.

Panmunjom Mütarekesi ile Kuzey ve Güney Kore arasındaki sınır, yine 38. enlem çizgisi oluyordu. Değişen bir şey yoktu. Fakat Sovyetler de Amerika'yı Kore'den çıkaramayacaklarını anlamışlardı.
 
TÜRKİYE KORE SAVAŞI'NA NEDEN KATILDI?

2y9k1t47149xm7.jpg

İşte Türkiye'nin Kore Savaşı'na katılmasının nedeni ve savaşın Türkiye için önemi

Genelkurmay Başkanlığı, Türkiye'nin Kore Savaşı'na katılmasının ve savaşın Türkiye için öneminin anlatıldığı bir bilgilendirme notu yayımladı. İşte Genelkurmay'ın resmi internet sitesinden 'Kore Savaşı'na katılışımız':

İkinci Dünya Savaşı'nda Sovyetler Birliği'nin Japonya'ya savaş ilanı üzerine Amerika Savunma Bakanlığının "38 nci paralelin kuzeyindeki Japon kuvvetlerinin Sovyetlere, güneyindekilerin de Amerikan Komutanlığına teslim olmaları" önerisi üzerine Sovyet kuvvetleri 12 Ağustos 1945'te Kuzey Kore'yi, Amerika kuvvetleri de 8 Eylül 1945'te Güney Kore'yi işgal etti. 38 nci paralelin ara hattı olarak ilan edilmesi üzerine Kore artık güney ve kuzey olmak üzere ikiye bölündü.

Kore anlaşmazlığı, 25 Haziran 1950 sabahı Kuzey Kore'nin, Güney Kore askerlerinin 38 nci paralel boyundaki sınırı geçtiklerini ileri sürerek, sınırı teşkil eden 38 nci paralel boyunca saldırıya geçmeleriyle sıcak savaşa dönüştü. Bu durum karşısında Amerika'nın isteğiyle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 25 Haziran 1950'de toplantıya çağrıldı. Güvenlik Konseyi, Kuzey Kore'nin Güney Kore'ye saldırmakla barışı bozmuş olduğuna karar verdi.

Birleşmiş Milletlerin saldırıyı durdurmak ve anlaşmazlığı barış yoluyla çözmek amacıyla yaptığı girişimleri hiçe sayan Kuzey Kore, taarruzu başlatarak Seul'ü ele geçirdi. Bunun üzerine 27 Haziran 1950'de Birleşmiş Milletler, üyelerini Güney Kore Cumhuriyeti'ne yapılan saldırıyı karşılama ve bu bölgedeki milletlerarası barış ve güvenliği geri getirecek yardımlarda bulunmaya çağırdı. Aralarında Türkiye'nin de bulunduğu on altı devlet Birleşmiş Milletlerin çağrısına cevap verdi ve bu devletlerin gönderdiği yardımlardan Birleşmiş Milletler Kuvvetleri teşkil edildi. Kore'deki Birleşmiş Milletler Kuvvetlerinin Başkomutanlığına 24 Temmuz 1950'de Amerikalı General Douglas Mc Arthur atandı.


TÜRKİYE'NİN KORE SAVAŞI'NA KATILIŞI

Birleşmiş Milletlerin yaptığı çağrı, Türkiye'nin de içinde bulunduğu durum dikkate alınarak TBMM'nin 30 Haziran 1950 tarihli oturumunda gündeme getirilerek kabul edildi.

25 Temmuz 1950'de alınan karar doğrultusunda; Genelkurmay Başkanlığı Kore'ye gönderilmek üzere; bir komutanlık karargâhıyla, üç piyade taburundan ve gerekli yardımcı birliklerden meydana gelen bir tugay ile 241 nci Piyade Alayını görevlendirdi. Yurdun çeşitli yörelerinde bulunan birliklerden oluşturulan tugayın komutanlığına Tuğgeneral Tahsin Yazıcı, kurmay başkanlığına Yarbay Selahattin TOKAY, 241 nci Piyade Alay Komutanlığına Albay Celal DORA atandı.

Ankara'dan Kore Savaşı'na gitmek üzere İskenderun'a hareket eden Mehmetçiği uğurlama töreninde son derece duygusal anlar yaşandı. Törende kimler yoktu ki annesinin kucağında henüz bir yaşını doldurmamış bebekten, değneğine dayanarak torunlarını savaşa gönderen seksenlik ninelere kadar her yaştan insan, Kore yolcularının anaları, babaları, hayat arkadaşları, nişanlıları, evlatları...

İskenderun'da da askerî, mülkî erkân ve halk bando eşliğinde Türk Tugayını törenle uğurladı. 25, 26, 29 ve 30 Eylül, 2 Ekimde hareket eden gemiler Süveyş Kanalı-Kızıldeniz-Mendep Boğazı-Seylan Adası'nın merkezi Colombo-Singapur-Filipinler ve Formoza Adası deniz yolunu izleyerek 21 günde Kore'nin güney doğusunda bulunan Pusan Limanına ulaştı.

Gemileri terk eden her kafile kamyonlarla tren istasyonuna, oradan da vagonlara bindirilerek limanın 85 km. kuzeybatısındaki Taegu şehrine hareket etti.

KORE'DE YAPILAN MUHAREBELER

Türk Tugayı 8 nci Amerikan Ordusuna bağlandı. Tugaya "North Star- Kutup Yıldızı" kod adı verildi.

7 Kasım'da Türk Tugayına ilk olarak Seul'ün 46 km. kuzeybatısındaki Munson bölgesinin emniyetini sağlama görevi verildi. Tugay öncelikle 25 nci Amerikan Tümeninin geri bölgesini emniyete aldı ve Tümenin Sunchon bölgesinde toplanmasını sağladı.

Bu sırada Tugayın 9 ncu Amerikan Kolordusunun ihtiyatını teşkil etmek üzere 22 Kasım'da Kunuri'ye hareket etmesi bildirildi. 26 Kasım günü Kunuri'de toplanmasını henüz tamamlamamış olan Türk Tugayına Tokchon bölgesinde bulunan 9 ncu Kolordunun ve 8 nci Ordunun sağ yanını korumakla görevlendirildi. Tugay plân gereği 27 Kasım sabahı Tokchon istikâmetinde sarp ve ormanlık bir arazide ileri yürüyüşüne devam ederken 9 ncu Kolordu Komutanlığından bir emir aldı.

Emre göre; Tugay Tokchon'a gitmeyerek önceki gece konaklanılan Wawon'un doğusunda kalacak ve yolu burada kapatacaktı. Emirde ayrıca Tugayın takip ettiği yolun kuzeyindeki Chongsangni'de bir alay kuvvetinde düşman görüldüğü bildirildi. Bu durum karşısında Tugay Wawon boğazına dönmek ve Tokchon-Kunuri yolunu Wawon Boğazında kapama kararı verdi.

28 Kasım 1950 sabahı başlayarak devam eden Çin Ordusunun taarruzu akşama kadar devam etti. Düşmanın kuşatma hareketi başarıyla karşı konularak geçici olarak durduruldu.

28/29 Kasım gece yarısı ani saldırıyla karşılaşıldı. Düşman bu saldırıyla Sinnimni'ye ve bu köyden Kaechon'a giden yola hakim oldu, 1 nci ve 2 nci Taburların arasındaki irtibatı kesti. 29 Kasım günü Tugay komutanı ilerde kalan bu kuvvetlerin geriye çekilmeleri için Sinnimni'ye bir taarruz yaptırdı. Amerikan birlikleri de bu taarruza yardım etti. Sonuçta Sinnimni geri alınamadı ancak bu hareket ilerideki tepelerde bulunan birliklerin geri çekilmelerine yardım etti.

29/30 Kasım gecesini çarpışarak geçiren Türk Tugayı 30 Kasım günü Kunuri'ye ulaştı. Türk Tugayı 28 Kasım 1950'de Wawon'da bir gün, 28/29 Kasım 1950'de Sinnimni bölgesinde bir gece, 29 Kasım 1950 de Sinnimni-Kaechon bölgesinde bütün bir gün düşman kuvvetlerine karşı fedakarlıkla savaştı ve ağır zayiat verdi. Sonuçta 8 nci Amerikan Ordusuna düzenli olarak çekilme için gerekli zamanı kazandırdı. Türk Tugayı böylece zorluklarla dolu ilk muharebe görevini şerefle yerine getirmiş oldu.

Türk Tugayı 6 Ocak 1951'de Chonan'da 20 gün ihtiyatta kaldıktan sonra Sarı Denizden Japon denizine kadar uzanan savunma mevziinin bir kısmını elde geçirmekle görevlendirildi. Bu görev için 24 Ocak'ta Chonan'dan hareket eden Türk Tugayının yapacağı muharebenin mahiyeti, tertibat ne olursa olsun düşman mevziine cepheden taarruz etmekti ve netice süngü ile alınacaktı. Sonuçta 26 Ocak 1951'de Kumyangjangni kasabası, 156 rakımlı tepe ve 25 Ocak 1951'de de düşmanın direnek halinde tahkim ettiği 185 rakımlı tepe ele geçirildi.

Bu büyük bir başarı idi ve Türk Tugayı'na bu başarılı muharebelerinden dolayı Amerikan Kongresince Mümtaz Birlik Nişanı ve beratı verildi. Ayrıca Güney Kore Cumhurbaşkanınca, bu başarılarından dolayı Türk Silahlı Kuvvetlerine Cumhurbaşkanlığı Birlik Nişanı verildi.

1950-1951 yıllarında kesin sonuç alınamadı ve taraflar karşılıklı olarak savunmaya geçerek taarruz harekatını durdurdu.

1950 yılında Kore'ye giden 1 nci Türk Tugayı Komutanı Tuğgeneral Tahsin Yazıcı 1951 yılında Tümgeneralliğe terfi ettiğinden, 16 Kasım 1951'de görevini 2 nci Değiştirme Tugayı Komutanı Tuğgeneral Namık Arguç'a devir ve teslim etti.

Türk Silahlı Kuvvetleri 20 Aralık 1951'de ihtiyata alındı. 2 nci Değiştirme Tugayı 24 Şubat 1952'de ordunun doğu kanadında mevzilenen 10 ncu Amerikan Kolordusunun emrinde 8 ay düşman mevzileriyle temas halinde ve daimi düşman ateşi altında savaştı. 2 nci Değiştirme Tugayı Ağustos 1952 tarihinde Kurmay Albay Sırrı Acar komutasındaki 3 ncü Değiştirme Tugayı'na görevi devretti. 20 Ağustos 1952 ve 3 Mayıs 1953 tarihleri arasında ihtiyata alınan Türk Tugayı, tahkimatın tamamlanması işleri ve eğitimle meşgul oldu. Bu arada mütareke müzakereleri de devam ettiğinden cephede büyük oranda muharebeler olmadı.

28 Mayıs 1953'te yapılan muharebelerde Türk Tugayı muharebe ileri karakol mevzilarinin savunulması ve kaybedilen yerlerin geri alınması ile görevlendirildi. Bu muharebelerde 151 şehit, 239 yaralısı olan 3 ncü Kore Değiştirme Tugayı yurda döndükten sonra 28-29 Mayıs muharebelerinden dolayı "liyakat nişanı" ile taltif edildi.

6 Temmuz 1953'te 3 ncü Değiştirme Tugayının yerini 4 ncü Değiştirme Tugayı aldı.

Kore Savaşı ancak 27 Temmuz 1953'te Sovyetlerin Amerika'nın yapmış olduğu önerileri kabul etmeleri ile son buldu.

Türk Tugayı savaşın sona ermesinden itibaren Kore'de kalmaya devam etti. 1960 yılında bir bölüğe indirildi ve 1965 yılında ise sembolik anlamda bir manga bırakıldı. O da daha sonra yurda döndü.

Kore Savaşı 1922-1950 yılları arasında savaşa katılmayan Türk Silahlı Kuvvetleri için önemli bir imtihan niteliği taşımış ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin üstün muharebe yeteneğine sahip olduğunu göstermiştir. Türk ulusu batı bloğunun hürriyet ve demokrasi mücadelesinde güvenilir bir müttefik olduğunu kanıtlamış ve bu bloğun ortak savunma sistemi olan NATO'ya dahil olmuştur.

Savaşın başından itibaren stratejik noktalarda görev alan Türk tugayları kendisine verilen görevleri en iyi şekilde yerine getirmiş ve katıldığı muharebelerde; 37 subay, 26 astsubay, 658 er olmak üzere toplam 721 şehit,. 2147 yaralı, 346 hasta, 234 esir ve 175 kayıp vermiştir.

462 Türk şehidi Güney Kore'de Seul-Pusan Kasabası yakınlarındaki Tanggok mezarlığı içerisinde bulunan Pusan Şehitliği'nde bulunmaktadır.

Bu savaş, Türk askerinin yalnız kendi memleketi için değil dünya barışını koruma adına vatanından binlerce kilometre uzaklarda da ne büyük fedakarlıkla savaştığını Üsteğmen Mehmet Gönenç örneğinde olduğu gibi canı pahasına savunmada bulunduğunu dünyaya göstermiştir. Tüm şehitlerimizi şükranla anıyoruz...


 
Ölümü hiçe sayan topçu Ütğm. Şehit Mehmet GÖNENÇ

tarauq0ip8gp3.png


22/23 Nisan 1951 gecesi düşman genel taarruza geçmiş, 9. Bölüğün savunma bölgesinde topçu ileri gözetleme subayı olan Üsteğmen Mehmet Gönenç’ ten şu telsiz haberi alınmıştı:

- Düşman bulunduğumuz tepeyi işgal etti. Çok şehit verdik. Telsizcimiz de şehit oldu. Koordinatları veriyorum. Bataryalar ateş etsin.

Alay topçu irtibat subayı telsizle şu cevabı vermiştir.
- Verdiğin koordinatlar bulunduğun yerdir.

Topçu Üsteğmen Mehmet Gönenç’ in ise verdiği cevap şöyledir:
-Evet öyle; biz düşmana esir olmak istemiyoruz! Bizi onlara teslim etmeyin! Vasiyetimiz şu: Bizleri kendi ateşlerimizle şehit ediniz! Tekrar koordinatları veriyorum... Bütün bataryalar buraya ateş etsin! Dedi ve sesi kesildi.

Bu telsizi alan alay irtibat subayı Yüzbaşı Refik Soykut yüreğinden vurulmuş bir halde topçu taburunu güçlükle bulabildi.

Topçu tabur karargâhında bu ölüm dileğinde bulunan Topçu Üsteğmen Mehmet Gönenç ‘in verdiği telsiz isteğini dinleyen, şu subaylardı: Tabur Komutanı Yarbay Tahsin Kurtay, yardımcısı Binbaşı Ahsen Saya, S-III Binbaşısı Lemsi Eralp ve 25. Tümen Topçu Taburunda irtibat subayı görevlisi Yüzbaşı Alaattin Haydaroğlu.

Bütün subaylar şaşkın şaşkın birbirlerinin yüzüne bakıyor hiçbirisi konuşmaya cesaret edemiyordu.
İleri gözcü subayı, bulunduğu yere bütün toplarıyla ateş açılmasını istiyordu. Harp tarihinde bu olay ne görülmüş, ne de duyulmuş bir istekti.

Aralarında güçlükle yapılan durum muhakemesinden sonra topçu Üsteğmen kahraman Mehmet Gönenç ‘in vasiyetini yerine getirme kararı alındı. Gözyaşları içinde bütün toplar ateşe başlamıştı. Yalnız tugayımızın topçu taburu değil, tümenin bütün topçuları bildirilen koordinatlara ateş etmeye başlamıştı.

Toplar gürlemiyor hıçkırıyordu sanki...
 
Kore Savaşı

Kore Savaşının Nedenleri Kore Savaşı, Uzak Doğuda güçlenmeye başlayan soğuk savaş tehlikesini ortadan kaldırmak için A.B.D. ile Birleşmiş Milletler Örgütünün birlikte düzenledikleri ilk harekattır. Güney Kore'nin Kuzey Kore ve Komunist Çin kuvvetleri tarafından işgaline son vermek üzere Birleşmiş Milletler gücü adı altında birçok ülkenin birlikte hareket ettiği 20. yüzyıl tarihinde yerini almış önemli olaylardandır.

Kore Savaşına Kimler Katıldı?

Kore Savaşına toplam 16 ülke askeri birlik ile, 6 ülke de tıbbi yardım araçlarıyla katılmıştır. Bu yardım çağrısına katılan ve askeri birlik gönderen ilk ülkelerden biri de Türkiye olmuştur. İlk olarak Ekim 1950'de Kore'ye gönderilen Türk Tugayı, Ağustos 1954'e kadar Kore'de kalmıştır.

Kore'ye Giden Birliğimiz Hakkında Bilgiler

Kore Savaşına gönderilen Türk Tugayı Tuğgeneral Tahsin Yazıcı komutasında topçu ve teknik destek kıtalarının eşlik ettiği 3 piyade taburundan oluşuyordu. Kore Savaşı boyunca Amerikan kuvvetlerine bağlı hareket eden tugay büyüklüğündeki tek birlikti. Tam teçhizatlı Türk Tugayı düzenliliği, askeri bilgi ve yetenekleriyle yabancılar arasında büyük saygı kazanmıştı.

20 Ekim 1950 - Askerlerimizin Kore'ye Varışı

Tugayımız Tayland öncü birliklerinden sonra Kore'ye en önce varan birliklerden biriydi. Eylül ayı sonlarında İskenderun Limanından gemiyle yola çıkan 5455 kişilik tugayımız, 18 Ekim 1950'de Kore yarımadasının Güney ucundaki Pusan limanına varmış, ertesi gün mühimmatını gemiden indirmeye başlamıştı. İner inmez Pusan'dan harekete geçen tugayımız, 20 Ekim günü 60 mil (100km) Kuzeydeki Taegu şehrine vararak, Birleşmiş Milletler kuvvetlerine katılmıştı.

10-25 Kasım 1950 Kuzeye İlerleme

20hivu1.jpg


Amerikan kuvvetlerinin emrinde bir alt birlik olarak görev alan tugayımız 10 Kasım 1950'den itibaren Amerikalılarla birlikte Kuzeye doğru yürüyüşe başlamıştı. Askerlerimiz bu yürüyüş sırasında, muhtemelen halkın arasına karışmış Kuzey Kore askerleriyle ve çetelerle mücadele ediyordu. Teğmen Tahir Ün Kore'den Japonya'ya geçen Yeni Sabah Gazetesi muhabiri Alaettin Erk eliyle gönderdiği mektubunda birliğimizin başarılarından bahsetmiş ve 3-4 Türk askerinin kimi zaman 30-40 Kuzey Kore askerini esir aldığını yazmıştı.
9. Amerikan Kolordusunun genel harekatı çerçevesinde Türk Tugayı 21 Kasım günü Kuzeye doğru ilerleyişe devam ederek 22 Kasım günü, üç gün önce Kunuriye varmış bulunan Amerikan 25. bölüğü ile buluştu. Burada bulunan Amerikan, Türk ve Güney Kore birlikleri Chongchon Nehri tarafından ikiye bölünen bir bölgede dağınık olarak mevzilenmişlerdi. Askerlerimize burada Amerikan 9. Kolordusunun sağ (Doğu) yanını koruma görevi verilmişti.

Kasım 1950'de Kunuri Bölgesindeki Şartlar

Kore'deki hava şartları son derece olumsuzdu. Son 40 yılın en soğuk günleri yaşanıyordu. Mançurya'dan esen sert rüzgarlar askerlerimizin hareketlerini güçleştiriyor, özellikle gece nöbetleri dondurucu oluyordu. Askerler boş tenekelerde yakılan ateşlerin başında ısınıyorlardı. Tıbbi ekipler donan askerleri tedavi etmeye çalışıyordu. Acilen kan verilmesi gerektiğinde plazmanın 90 dakika ısıtılması gerekiyordu. Su içeren ilaçlar donmuştu. Kamyonlardaki benzinin donma tehlikesine karşı alkol karıştırılması gerekiyordu. Hatta geceleri, askerlerin postallarının içinde biriken ter bile donuyordu. Kuzey Kore'nin uzun dağ sıraları ve bunların arasındaki vadilerden oluşan arazi yapısı, hareketi zorlaştırıyor, dondurucu soğukla birlikte bir kaç gün içinde gelecek felaketi hazırlayan unsurlar arasında yerlerini alıyorlardı.

34nx1bg0.jpg


Çin Varlığının Haber Alınması

Tugayımız Tokchon'un Kuzey-Batısında bir Çin birliğinin bulunduğu haber almıştı. Amerikan haber alma servisinden Çinlilerin konumu ilerleyişleri ve civardaki dost kuvvetlerin konumlarıyla ilgili bilgi istenmesine rağmen hiçbir bilgi gelmiyordu. Türk komutanlar çok ciddi bir durumla karşılaşılabileceğini tahmin ediyorlardı. Teğmen Tahir Ün mektubunda düşmanı her tarafta hissettiklerini, 4 gündür dağlarda hiç uyumadıklarını yazıyordu.
 
26 Kasım 1950 - Büyük Saldırı ve Kunuri Savaşının Patlaması

26 Kasım günü Çin kuvvetleri Amerikan 1. ve 9. Kolordularına ve bunlara bağlı diğer birliklere karşı çok güçlü saldırılara başladılar. İlk olarak Çin birlikleri dağlardan aşağıya doğru Tokchon civarında bulunan Güney Kore'lilere saldırdılar. Güney Kore savunması ezici saldırı karşısında çok kısa bir sürede bozguna uğrayarak dağıldı.
Çinliler genellikle gece ilerliyorlardı. 18 gün boyunca günde yaklaşık 30 km. yol almışlardı. Gündüz saatlerinde sadece keşif birliklerinin dolaşmasına izin veriliyor, diğer Çin askerleri dağlık arazide saklanıyorlardı. Çinli komutanların gündüz yerini belli eden askeri vurma yetkisi bulunuyordu. Olumsuz hava ve arazi şartları da düşman Çin ve Kuzey Kore birliklerine avantaj sağlıyordu.

Türk Birliği Açısından Kunuri Savaşında Karşılaşılan Genel Durum
Bu sırada Türklere Amerikan birliklerinin sağ (Doğu) kanadını koruma görevi verildi. 1. Türk Taburunu Kunuri'nin 15 mil (24 km) Doğusundaki Wawon'a acilen sevketmek için Amerikan kamyonları tahsis edilmişti. Bu kamyonlar daha sonra geri dönerek 2. Taburumuzu nakledeceklerdi. Durumun aciliyeti karşısında askerlerimizin bir kısmı yaya olarak yola çıktılar. Türklere gelen emir karayolunu tutarak, Unsong'u emniyete almaktı, ancak tugayımızın karanlık basmadan Unsong'a varıp, orada mevzilenmesi için yeterli zaman yoktu. Üstelik, Chongsong'da bulunan düşman Amerikalıların tutmamızı istediği çizgiye çok yakın bir konumdaydı. Bu da tugayımızın daha mevzi almadan bir sürpriz saldırıyla karşılaşması riskini getiriyordu. Ayrıca bu bölgede çete taraması yapılmadığından halk arasına karışmış olabilecek gerillalar geri çekiliş yolunu kaparlarsa tugayımız sarılabilir ve yok olma tehlikesiyle karşılaşabilirdi. Bütün bunlara ek olarak, sağ kanadını savunma görevi aldığımız Amerikan kuvvetleri geri çekilmekteydi. Öte yandan birliklerimizin o anda bulundukları yerden savunma görevi yapması da arazi şartları yüzünden hemen hemen imkansızdı. Bizden istenen KunurixTokchon yolunu tutmak için 12 mil (20 km) uzunluğunda bir cephe gerektiriyor ve bu da sayıca çok üstün olan Çinlilere karşı bizi tümüyle zayıf düşürebilecek bir durumdu. Arazinin topların etkili bir şekilde kullanımını engellemesi ve düşmanın araziyi çok iyi bilme avantajı da eklenince ortaya çıkan tablo Türk kuvvetleri için hiç de iç açıcı değildi. Güney-Doğuya geri çekilmekten başka yapacak bir şey yoktu. Ancak durum, geri çekiliş sırasında bile düşmanla karşı karşıya gelmeyi gerektirecek kadar karmaşıktı. Amerikan kuvvetleriyle temas kesilmişti. Türk Tugayı Tuğgeneral Tahsin Yazıcı'nın emrinde kendi başının çaresine bakmak durumundaydı. Kunuri'nin Kuzey-Doğusuna doğru ilerleyen askerlerimiz, Wawon'da mevzilenmeyi amaçlıyorlardı. Wawon'a vardıktan hemen sonra Tokchon'a doğru Tongjukkyo Nehri boyunca yokuş yukarı, yaya olarak ve tank desteği olmadan bir ilerleyiş başlamıştı.
Amerikalılar, uçakla yaptıkları keşifler sonucunda Çinlilerin Tokchon'a doğru ilerlediklerini ve oradan büyük bir saldırı yapacaklarını büyük bir ihtimalle tahmin etmişlerdi. Amerikalılardan istihbarat alınamayışı ve genel durumun bilinememesi sonucunda yapılan manevralar tugayımıza ait iki keşif birliğini, artçı birlik haline getirmişti. Bu arada iyice yaklaşan Çinliler tugayımızı yakın takibe almışlardı. Bir öncü keşif kolumuz Karil L'yong Geçidinde Çinlilerle ilk temas eden birliğimiz oldu. Keşif birliğimizden kurtulan olmadı.

Birliğimizin Geri Çekilişi
Bütün olumsuz koşullara rağmen Türk askeri düşmanın ilerleyişini durdurmayı başarmıştı. Türk mevzilerini ele geçirmek için ardı arkasına bir çok saldırı düzenleyen Çinliler her seferinde geri püskürtülmüş ve büyük kayıplar vermişlerdi. Cephe savaşıyla sonuç alamayacaklarını anlayan Çinliler bir toplu imha planı hazırlamışlar ve sessizce tugayımızın etrafını sarmaya başlamışlardı. Komutanlarımız bu planı zamanında farkederek bir an önce geri çekilme emri verdi, çünkü sayıca çok üstün olan Çinlilerin tüm yönlerden yapacakları bir saldırıyı durdurmak imkansızdı. Askerlerimiz o gece sıfırın altında bir hava sıcaklığında ve yorgun bir şekilde sayıca kendilerinin onlarca misli olan düşmanla başbaşa kalmıştı. Çinliler bütün gece ani gürültüler, davul, ıslık ve çığlık sesleri çıkararak askerimizin moralini çökertmeye ve dinlenmesine olanak vermemeye çalışıyordu.
Geri çekiliş sırasında birliklerimiz tekrar Wawon'a yaklaşırlarken ağır düşman ateşiyle karşılaştılar. Çinliler, askerlerimiz tam olarak mevzilenemeden saldırmışlardı. Çinliler tarafından sarılan öndeki 1. Taburumuz çetin bir süngü savaşına girmişti. Amerikalıların raporlarına göre o gün öğleden sonra taburdan geriye kalan iki bölüğümüz 400 yaralıyla hala savaşıyordu. Tugayımızın geri kalan kısmı bu durum karşısında buradan da geri çekilme emri aldı. 9. Bölük geri çekilen diğer birliklerimizi arkadan koruma görevini üstlenmişti. 3. Taburun 10. Bölüğü ise tugayımızın ileri hattını oluşturuyordu. Birliklerimiz sayıca çok üstün olan düşmanı oyalayarak, zaman kazanmaya ve tekrar toplanarak, mevzi tutmaya çalışıyorlardı. Savaşın en hararetli bu anında 9. bölük zor durumda olan 10. ve 11. bölüklere yardım görevini almıştı. 29 Kasım sabahına karşı Çinliler birliklerimizin direnişini kırmayı başardılar. 9. Bölüğümüz, 3. Tabur Komutanı Binbaşı Lütfü Bilgin de dahil olmak üzere tamamıyla şehit edildi.
 
30 Kasım 1950 - Son Durum

Geri çekiliş sırasında Çinliler Türk Birliğine müthiş bir kuvvetle saldırmışlardı. 30 Kasım 1950 günü tugayımızın yarısından çoğu kaybedilmişti. Bu çetin mücadelede kahraman Türk askerleri saatlerce süren süngü savaşı sonrasında şehit düşerken, geride bulunan diğer Birleşmiş Milletler birlikleri silahlarını ve teçhizatını bırakarak da olsa kurtulabilmişti. Amerikan karargahı sonradan kendilerinde de yeterli bilgi olmadığı için Türklere bilgi veremediklerini açıklamışlardır.

Savaşın Ülkemiz için Sonuçları

Kasım 1950'deki Çin saldırısına karşı Birleşmiş Milletler kuvvetleri bozguna uğramış ve bu savaş tüm Kore Savaşının en zorlu anlarından bir olarak tarihe geçmiştir. Amerikalılar, hava koşulları, arazi ve Türklerle aralarındaki dil sorununun yol açtığı anlaşmazlıklar yüzünden Kunuri Savaşının bir bozguna dönüştüğünü, özellikle Türkler için çok kanlı ve trajik bir şekilde sonuçlandığını söylemişlerdir.
Sadece bir-iki gece süren Kunuri Savaşında Türk Tugayı 741 şehit, 2068 yaralı, 163 kayıp, 244 esir ve 298 diğer olmak üzere toplam 3514 kayıp vermiştir.
Amerikada yayınlanmış çeşitli kaynaklarda Kore'deki Türk Tugayından şöyle sözediliyor: "Savunmadan çok saldırı pozisyonlarında çok daha başarılıydılar ve asla geri çekilmek istemiyorlardı. Türkler en zor şartlarda bile kendilerini son derece cesur ve asil bir şekilde gösterdiler. Ağır kayıpları onların onur ve kararlılıklarının sembolüdür. Cesaretleri ve kahramanlıkları için bizim hiç bir şey söylememize gerek yoktur".
A.B.D. Başkanı Clinton: "Aramızdaki derin güven bağı Kore Savaşında serpildi ve bu dostluk 40 yılı aşkın sürede NATO'da omuz omuza çalışmada güçlendi. A.B.D. her zaman Türkiye'nin güvenliği ve toprak bütünlüğü, demokrasinin güçlenmesi ve Türk halkının refahının yanındadır". Ekim 1995.
Kore Savaşının ülkemiz için önemli sonuçları olmuştur. Amerika Birleşik Devletleri Türklerin Kore Savaşında gösterdiği cesarete ve fedakarlığa karşılık, ülkemizin 1952'de NATO'ya kabul edilmesinde önemli rol oynamış ve çeşitli yardım paketleri çerçevesinde ülkemize önemli maddi yardımlarda bulunmuştur. Kore Savaşının ülkemiz açısından diğer bir önemli sonucu da Güney Kore ve Türk halkları arasındaki yakın dostluk ve güven ilişkisinin başlaması ve gelişmesidir. Türkiye ve Güney Kore halkları arasındaki kardeşlik 2002 Dünya Kupası sırasında bir kere daha tüm dünyaya karşı açıkça sergilenmiştir.

51rv1yi1.jpg


Birleşmiş Milletler Kuvvetleri Genel Komutanı Amerikalı General Walton Walker Türk Tugayının Kunuri Savaşında gösterdiği kahramanlıktan dolayı Tuğgeneral Tahsin Yazıcı'ya madalya veriyor.


Pusan'daki Birleşmiş Milletler Kore Savaşı Şehitliği


69jqxk3.gif


Güney Kore'nin Pusan şehrinde Kore Savaşı şehitlerinin anısına bir şehitlik bulunmaktadır. Şehitlik 14.4 hektarlık bir alanda kurulu ve 18 Ocak 1951'de Birleşmiş Milletler Komutanlığı tarafından yaptırılmıştır.
Bugün şehitlikte 462 Türk, 36 Amerikalı, 117 Hollandalı, 34 Yeni Zelandalı, 281 Avusturalyalı, 378 Kanadalı, 44 Fransız, 1 Norveçli, 36 Güney Koreli, 11 Güney Afrikalı, 885 İngiliz 15 bilinmeyen olmak üzere toplam 2300 şehit yatmaktadır.
Her şehidin adını ve milletini belirten yazılı bir taş bulunmaktadır.
Akhisar'lı Teğmen Tahir Ün'ün naaşı hiçbir zaman bulunamamış olmakla birlikte, bu şehitlikte sembolik bir mezarı vardır.


Şehitliğin adresi: #311, 21Century O/T Daeyeon3-dong Nam-gu, Pusan, Korea
 
A.B.D. Başkanı Clinton: "Aramızdaki derin güven bağı Kore Savaşında serpildi ve bu dostluk 40 yılı aşkın sürede NATO'da omuz omuza çalışmada güçlendi. A.B.D. her zaman Türkiye'nin güvenliği ve toprak bütünlüğü, demokrasinin güçlenmesi ve Türk halkının refahının yanındadır". Ekim 1995.
Yalana bak
 
A.B.D. Başkanı Clinton: "Aramızdaki derin güven bağı Kore Savaşında serpildi ve bu dostluk 40 yılı aşkın sürede NATO'da omuz omuza çalışmada güçlendi. A.B.D. her zaman Türkiye'nin güvenliği ve toprak bütünlüğü, demokrasinin güçlenmesi ve Türk halkının refahının yanındadır". Ekim 1995.
Yalana bak

abd gerçek dost olsaydı ermeni yasa tasarısını kabul etmezdii Türkiyeyide zan altında bırakmazdı
 
Kore Savaşı

Kore Savaşı Soğuk Savaş

Tarih Haziran 1950 - Temmuz 1953

Bölge Kore Yarımadası

Sonuç Kore'nin bölünmüşlüğü korundu.

  • Kuzey Kore birlikleri Güney Kore topraklarından püskürtüldü.

  • Kuzey ve Güney Kore'yi ayıran 38. paralelde ufak değişmeler oldu.
Taraflar

22px-Flag_of_North_Korea.svg.png
Kuzey Kore (260.000)
22px-Flag_of_the_People%27s_Republic_of_China.svg.png
Çin (926.000)
22px-Flag_of_the_Soviet_Union_%281923-1955%29.svg.png
SSCB (26.000)

Sağlık yardımı


22px-Flag_of_Czechoslovakia.svg.png
Çekoslavakya
22px-Flag_of_Poland.svg.png
Polonya
22px-Flag_of_Hungary_%281957-1989%3B_unofficial%29.png
Macaristan
22px-Flag_of_Bulgaria_%281971-1990%29.svg.png
Bulgaristan
22px-Flag_of_Romania_%281965-1989%29.svg.png
Romanya

22px-Flag_of_South_Korea.svg.png
Güney Kore (590.911)
22px-Flag_of_the_United_Nations.svg.png
Birleşmiş Milletler

22px-Flag_of_the_United_States.svg.png
ABD (480.000)

22px-Flag_of_the_United_Kingdom.svg.png
İngiltere (63.000)

  • 22px-Canadian_Red_Ensign_1921-1957.svg.png
    Kanada (26.791)
  • 22px-Flag_of_Australia.svg.png
    Avustralya (17.000)
  • 22px-Flag_of_the_Philippines.svg.png
    Filipinler (7.000)
  • 22px-Flag_of_Turkey.svg.png
    Türkiye (5.090)
  • 22px-Flag_of_the_Netherlands.svg.png
    Hollanda (3.972)
  • 22px-Flag_of_France.svg.png
    Fransa (3.421)
  • 22px-Flag_of_New_Zealand.svg.png
    Y. Zelanda (1.389)
  • 22px-Flag_of_Thailand.svg.png
    Tayland (1.294)
  • 22px-Flag_of_Ethiopia_%281897%29.png
    Etiyopya (1.271)
  • 22px-Flag_of_Greece_%281822-1978%29.svg.png
    Yunanistan (1.263)
  • 22px-Flag_of_Colombia.svg.png
    Kolombiya (1.068)
  • 22px-Flag_of_Belgium.svg.png
    Belçika (900)
  • 22px-Flag_of_South_Africa_1928-1994.svg.png
    Güney Afrika (826)
  • 22px-Flag_of_Luxembourg.svg.png
    Lüksemburg (44)
Sağlık yardımı

22px-Flag_of_India.svg.png
Hindistan
22px-Flag_of_Denmark.svg.png
Danimarka
22px-Flag_of_Italy.svg.png
İtalya
22px-Flag_of_Norway.svg.png
Norveç
22px-Flag_of_Sweden.svg.png
İsveç

Komutanlar

22px-Flag_of_North_Korea.svg.png
Kim Il-Sung
22px-Flag_of_North_Korea.svg.png
Choi Yong-kun
22px-Flag_of_North_Korea.svg.png
Van Len
22px-Flag_of_North_Korea.svg.png
Kim Chaek
22px-Flag_of_the_People%27s_Republic_of_China.svg.png
Mao Zedong
22px-Flag_of_the_People%27s_Republic_of_China.svg.png
Peng Dehuai
22px-Flag_of_the_Soviet_Union.svg.png
Josef Stalin
22px-Flag_of_the_United_States.svg.png
Douglas MacArthur
22px-Flag_of_the_United_States.svg.png
Matthew Ridgway
22px-Flag_of_South_Korea.svg.png
Syngman Rhee
22px-Flag_of_South_Korea.svg.png
Jeong Il-Gwon
22px-Flag_of_South_Korea.svg.png
Paik Sun-yup
22px-Flag_of_Turkey.svg.png
Tahsin Yazıcı

Kore Savaşı Kore Savaşı

(Güney Kore'de 한국전쟁 Hanguk-jeonjaeng (Han-Guk Savaşı) veya 육이오 사변 Yugio sabyeon yani 25 Haziran Olayı, Kuzey Kore'de 조국해방전쟁 Chogukhaebang chŏnjaeng yani Vatan Kurtuluş Savaşı), 1950-1953 yılları arasında yapılan, Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki savaştır.

Soğuk Savaş'ın ilk sıcak çatışması olmuştur. Savaş, ABD ve Müttefiklerinin, daha sonra da Çin Halk Cumhuriyeti'nin müdahelesiyle uluslararası bir boyut kazanmıştır. Kore Savaşı sonunda Kore'nin bölünmüşlüğü korunmuş ve bugüne kadar gelen birçok sorun miras kalmıştır. Savaş, 2007'de Güney Kore ve Kuzey Kore arasında imzalanan barış antlaşmasına değin kâğıt üzerinde devam etmiştir.

Savaş öncesinde Kore

Savaş öncesinde Kore, kolera salgınlarına uğrayan, okuma-yazma oranı düşük ve endüstrileşmeyi kaçırmış bir ülkeydi. Son yüzyıl boyunca, Uzakdoğu güç oyunlarında satranç tahtasındaki bir piyon gibi oynanmıştı. Kendi güvenliğini arttırmak ve Çin üzerinde daha rahat nüfuz kurmak için 1905 yılında Japonya, Rus Çarlığı'nı yenerek Kore'ye sahip olmuştu.

Kore; 1945 yılında Japonya'nın teslimiyetinden sonra, ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki anlaşmazlığın yüzeye çıktığı ilk yerlerden birisi oldu. Bu iki süper güç Japonya'dan aldıkları Kore toprakları üzerinde yerli ama kendilerine bağımlı hükümetler kurduktan sonra 1948-1949 yıllarında askerlerini çektiler. Böylece Sovyet yanlısı Kuzey Kore ile Amerikan yanlısı Güney Kore kuruldu ve 38. enlem aralarında sınır oldu.

Savaş


ABD'nin tepkisi

150px-Korean_War%2C_train_attack.jpg


ABD Hava Kuvvetleri'nin Wonsan'ın güneyinde bulunan tren istasyonuna karşı düzenlediği hava saldırısı. Birleşmiş Milletler gücü Ekim 1950'da Wonsan'a çıkarma yaptı.

150px-57mm-AT-gun-Korea-1950.JPG


Kore Cumhuriyeti Ordusu tarafından kullanılan 57 mm top M1 (Suwon Hava Üssü, 1950)

150px-KoreanWar_recover_Seoul.jpg


Seul'u geri alan ABD deniz piyadeleri (Eylül 1950)

ABD Başkanı Truman'a göre bu harekat Sovyetler Birliği tarafından yönetilmekteydi ve geniş ölçekli bir Çin-Sovyet ortak saldırısının ilk adımıydı. Fakat yine de Amerika'nın ilk tepkisi ölçülüydü.

Truman Japonya'daki Amerikan birlikleri komutanı 5-yıldızlı General (Mareşal) Douglas MacArthur'a Güney Kore'ye malzeme yardımı yapılması için emir verdi. Ayrıca Amerika, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni derhal toplantıya çağırdı.

Bir Amerikan tasarısı dokuz olumlu ve bir çekimser (Yugoslavya) oy ile kabul edildi. Çin Halk Cumhuriyeti'nin BM'de temsil edilmemesini protesto etmekte olan Sovyetler Birliği, temsilcilerini konseyden çekmiş olduğu için kararı veto edemedi. Güvenlik Konseyi'nin aldığı bu kararla Kuzey Kore'nin saldırgan olduğu belirtiliyor ve birliklerini 38. enlemin kuzeyine çekmesi isteniyordu.

Kuzey Kore'nin BM kararını dinlememesi ve askeri durumun Güney Kore açısından gittikçe kötüleşmesi, Amerika'nın Hava ve Deniz birliklerini harekete geçirmesine yol açtı. 8. Amerikan Filosu Tayvan Adası'na yollanarak Kore'nin düşmesi durumunda adanın savunulmasında güçlü olunması sağlandı. Aynı gün, yani 27 Haziran'da, BM Güvenlik Konseyi, üye devletleri Güney Kore'ye yardım etmeye çağıran karar tasarısını kabul etti (7'ye karşı 1 oyla; Yugoslavya karşı, Mısır ve Hindistan çekimser).

Çin'in savaşa dahil olması


150px-Korean_war_1950-1953.gif


Cepheler

150px-Sherman-korea.jpg


Güney Kore 8. Tümeni'ni destekleyen M4 Sherman (“Napalm Ridge”, 11 Mayıs 1952.

150px-KoreanWarRefugeeWithBaby.jpg


Koreli mülteci ve M26 Pershing

Birleşmiş Milletler'in Güney Kore'ye birlikler yollamasıyla (bu birliklerde kara kuvvetlerinin %50'si, hava kuvvetlerinin %93'ü ve deniz kuvvetlerinin %86'sı Amerikalı'ydı) Kuzey Kore yenilmeye ve geri çekilmeye başladı.

Kuzey Kore'yi 38. paralelin kuzeyine iten BM kuvvetleri eski sınırlarda durmadı ve iki Kore'yi birleştirme amacıyla Kuzey'i işgale başlayıp Çin sınırına kadar yaklaştı.Bu durum, savaşa daha önce ilgisiz olan Çin'in tepkisine yol açtı.

O zamana kadar Çin, bütün ilgisini milliyetçi Çin hükümeti'nin idaresinde olan Formoza (Tayvan) Adası'nın geri alınmasına vermişti. Ancak, Amerikan müttefiki bir Kore kurulması Çin'i ciddi bir şekilde tehdit ediyordu. 38. Enlem'in geçilmesi durumunda savaşa gireceğini açıklayan Çin, BM birliklerinin durmaması sebebiyle aktif olarak Kuzey Kore'yi desteklemeye başladı.

24 Ekim 1950'de Amerikalı Mareşal Douglas MacArthur "savaşı bitirecek bir hücuma" girişeceğini söylemesiyle 'Çin Halk Gönüllü Ordusu' (Çince: 中国人民志愿军)' adında yüzbinlerce Çinli "gönüllü" sınırdaki Yālù nehrini geçerek gizlice Kore'ye girdi ve birçok Amerikan/BM birliğini savaş dışı bıraktı. BM'nin zaferi, kısa süre içinde toplu geri çekilme halini almıştı.

Ocak 1951'de Başkan Truman, savaşı yürütebilmek için, Amerikan Kongre'sinden özel yetkiler istedi. 50 Milyar dolarlık bir savaş bütçesi oluşturuldu. Amerikan ordusu kısa süre içinde mevcudunu %50 arttırdı ve bölgeye ek hava birlikleri yolladı.

Kore Savaşı artık Kuzey-Güney Kore savaşı değil, Çin-ABD savaşı olmuştu.

Savaşın bitmesi


Çin Halk Gönüllü Ordusu BM birliklerini 38. paralelin güneyine püskürterek Güneyi işgale başladı. Ancak, Birleşmiş Milletler ordularının karşı saldırısı sonucunda cephe 38. paralel boyunca sabitlendi.

Bu arada Mareşal Douglas MacArthur'un, Başkan Truman'ın aksi yöndeki emirlerine riayet etmeyerek ordularını tekrar Çin sınırına kadar ilerletmek istemesi üzerine Truman tarafından derhal re'sen emekliye sevkedildi.

Savaşın durağan bir nitelik alması ve iki tarafın da herhangi bir kazanç elde edememesi, tarafları barış görüşmeleri yapmaya itti. 1951 Nisan'ında başlayan görüşmeler sonucunda ancak 1953 Temmuzu'nda ateşkes antlaşması imzalandı.

Savaşın sonucu


150px-Marines-tank-Korea-19530705.JPEG


ABD 1. Deniz Piyade Tümeni'ne bağlı M46 Patton

Kore Savaşı sonucunda Kuzey Kore, Çin ile batı bloğu arasında tampon bölge haline geldi. Savaştan yine en çok Koreliler zararlı çıktı. Kore yakılıp yıkıldı;yaklaşık olarak 3 milyon insan öldü Bunlardan yaklaşık 36.000'i Amerikan askerinden, 600.000'i Koreli askerlerden ve 500.000'i Çin'li askerlerden oluşmaktadır.

Bu savaş Amerika Birleşik Devletleri'ne atom silahları gücüne güvenmemeyi öğretti. Amerika'nın atom üstünlüğüne karşın Çin'in ve Sovyetler'in Kuzey Kore'yi desteklemesi, Batı Bloğunu konvansiyonel savaş gücünü arttırmaya itti.

Kore Savaşı ve Türkiye


Ana maddeler: Türk Tugayı ve Kunu-ri Muharebesi

150px-WaltonWalker%26TahsinYazici.jpg


BM Gücü Genel Komutanı General W.Walker Tuğgeneral Tahsin Yazıcı'ya 'Gümüş Yıldız' madalyasını takarken

Tuğgeneral Tahsin Yazıcı komutasındaki 259 subay, 18 askeri memur, 4 sivil memur, 395 astsubay, 4414 erbaş ve er olmak üzere 5090 kişilik 1. Türk tugayı, 17 Eylül 1950'de İskenderun limanından hareket ederek 12 Ekim 1950'de öncü takım Pusan limanına ulaştı ve 17 Ekim'de ana birliği de Pusan'dan karaya çıktı.

Aynı gün Pusan'dan hareket ederek 20 Ekim'de Taeg'a varıp, süratle kuzeye doğru ilerleyen Birleşmiş Milletler ordularına iştirak etti. 10 Kasım'da Taeg'dan hareket ederek 21 Kasım'da Kunuri'ye vararak Amerikan 9. Kolordusu'nun sağ kanadında konuşlandırıldı.

24 Kasım 1950 sabahı kuzeye Çin sınırına doğru ilerleme emrini alan tugay Kunuri'den hareket ederek Kaechon, Sinnimni, Wawon boyunca Tokchon'a doğru yola çıktı. Ancak Çin Halk Gönüllü birlikleri cephenin arkasına sızmaya başladı. Durumu farkeden Amerika ve Güney Kore birlikleri ricat etmeye başladılar.

Ancak Türk tugayına ricat emri geç ulaştı. 1. Taburun etrafı kuşatılıp süngülü çatışmaya girmek zorunda kaldı. Ricat harekâtını sağlamak için sonuna kadar direnen 3. Tabur 9. Bölük imha edildi. Geri kalan Türk birlikleri ise Chongchon nehri boyunca geri çekildi.

Kore Savaşı ile ilgili eserler


Kore savaşı Amerikan ve Kore edebiyatında çok sık işlenmiştir. Özellikle Amerikan edebiyatında Kore Savaşı konulu birçok roman vardır. Örnek: The Bridges at Toko-Ri (James A. Michener), The Marines of Autumn ( James Brady). Türk edebiyatında ise 60 yıl boyunca Atilla İlhan'ın Yaraya Tuz Basmak romanında iki-üç bölüm hariç yer bulamayan Kore Savaşı; Ekim 2010 yılında yayınlanan Kore Dağlarında Aslanım Yatar ile Türkiye'de ilk defa bir romana kavuşmuştur. Ayrıca Nisan 2011 yılında İlker Günaçgün tarafından kaleme alınan "Sakin Sabahlar Ülkesi" isimli kitapta, yazarın 1950 yılında Kore Savaşı'na katılan dedesi Yusuf Ziya Tülün'ün yaşadıkları anlatılmaktadır.

İlgili belgeseller

  • Gezelim Görelim (TRT İzmir, 2000)

  • ŞİMAL YILDIZI (NTV Tarih Dergisi, 2011 Ocak)
İlgili filmler

  • Savaş filmleri ve TV programları listesi

  • 71 Ateş Altında

  • Tae Guk Gi

  • The Front Line
Türkiye'de çıkan ilgili kitaplar ve makaleler


  • Tümen Komutanı Tümgeneral Tahsin Yazıcı'nın hatıraları.Ülkü Basımevi,1963.

  • Alay Komutanı Albay Celal Dora'nın hatıraları. İsmail Akgün Matbaası, 1963.

  • Kore Harbinde Türk Silahlı Kuvvetlerinin Muharebeleri. Genel Kurmay Basımevi, 1975.

  • Kore Dağlarında Aslanım Yatar ( Bir Kore Savaşı romanı). Mustafa Semih Arıcı. Kastaş yayınları, İstanbul 2010.

  • Sakin Sabahlar Ülkesi. İlker Günaçgün. Sokak Kitapları Yayınları, İstanbul 2011.

  • Güven Gürkan Öztan- Tebessüm Öztan, “Militarizm ve Anti-komünizmin Kesiştiği Nokta: Kore Savaşı”, Toplum ve Bilim, Sayı: 123, 2012
 
Geri