~ Kördüğüm Gibi . . .

Konu sahibi son olarak 3791 gün önce görüldü
Güzel, anlamlı ve dikkat çekici ilgi odağı olunması gereken kelimelerin yan yana geldiği sözler var, yazının içinde. Evet, bu âlem-i dünya da olan her şeyin bir sonu ve sadece ön eleme, deneyim (öteki âlem için) iyi bilip, iyi anlayıp ve sadece görünürde ki, fiziki ve maddeten güzel olana aldanmamanın gerektiğini bilmeliyiz. Bir de şu dünyada, görünmeyen fakat haberi verilen ve okuyup da anlamamız için bize indirilen kitabımızda (sınav için iyi okuyup çalışmamız gereken) ki, konuları anlayarak ve düşünerek iyi kararlar vermeliyiz. İşte! Hayat ve içindeki yaşam budur ve böyle olmalıdır. Maalesef en güzel ve en değerli olan varlık (Kadını) bunu bizler yanlış anlayıp, görüp (şeytana bir fırsat vererek) onu hep üzerek, kullanarak ve ikinci plân da olmasını sağladık. O değerli varlık olan kadını (sonrada annemiz olan) arkamızdan yürümesini ve hatta onun üzerinden nice, nice dolaplar çevirerek ondan faydalanmayı ve onu paylaşmak için; devletler yıkmak, insanlar öldürmek, farklı görünmek ve her türlü yalan dolan ile işler çevirdik durduk. İnsan şaşıyor bazı şeyleri görünce; hayvanlar bile kendi âlemlerinde, zamanı gelince eşleşmek için birbirleriyle kıyasıya ve öldüresiye, hatta etraflarındaki tehlikeleri bile görmeyip hiçe sayarak bir dişi için dövüşüyor ve mücadele ediyorlar. Onlar hayvan (biz insanız) ve onlar ile aramızdaki fark, onlar zekâlarını kullanarak hangi konuda ne yapmaları gerektiği fikir üretemezler ve yoktur. Yani zekâlarını kullanarak; düşünce, fikir üretme ve bir şey yapma becerileri doğalarında yok. Ama biz insanlar, neden ve niçin zekâmızı ve fikrimizi bir kenara atarak çok yanlışlara; ya ev sahipliği yapıyoruz, ya da suçlu durumuna düşüyoruz. Buda bence çıkmak için ya da inmek için kullandığımız, basamaklardan bazılarının kırılmasına neden olup, dibi görünmeyen bir kuyuya düşmek gibi tehlike içeriyor.

Kadın; (Ona zenginlik için bir kadınla evlenebilir, ama para yok olacak. Onun güzelliği için bir kadınla evlenebilir, ama güzellik solacak. Ona güç için bir kadınla evlenebilir, ama güç yok olacak. Ama Allah'tan korkan dindar, Salih kadınla evlenirsen, seni onurlandıracak, seninle olmak, şefkatli olmak ve size yakın Allah (c.c) almak için yardımcı olacaktır. Sizin aşk hikâyesi sonsuza dek sürecek. Bu hayatı başlayacak ve ahrette, İnşallah devam edecek.) İşte! Kadını böyle bilip, tanıyıp, onu iyi ve ona göre sevmeli ve saymalıyız. O bizim hem kadınımız, hem annemiz ve hem de anneannemizdir. Allah tüm kadınlarımızı sevmemiz ve saymamız için bize daha çok yardım eylemesi dileğim ile..! Size yazınız için gönülden teşekkürlerimi arz ederim ve saygı dolu selâmlarımı sunarım!

Alem-i Sır
:hi:
 
Amin inşAllah.. Değerli yorumunuz için teşekkürler..
rose.gif
 
“Göz göze gelsek, kör olacaktık.
Konuşsak, sözler bitecekti.
Ve söylenecek bir çift söz kalsın diye konuşmuyorduk.
Gözlerimizi birbirine değdirmeden öylece oturalım.
Ve bir bardak demli çayın, insanın yüreğini ısıtan şefkatine sığınıp susalım.
Masada çay bardakları ve senin elin olsun.”
 
Uğruna canımızı vereceğimiz tek Mustafa'mız var bizim.
O da Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v)

!
 
Hani olur ya, yoldan geçerken bir trafik kazası görürsün araç paramparça için cız eder, o tortulu taş kalıbı kalbin titrer hani “ALLAH korusun” dersin… Haline şükredersin…
Hani olur ya, hastalanırsın hastaneye gidersin, ameliyattan çıkanlar mı dersin, gözleri görmeyip elleri önde ortalıkta gezenleri mi dersin her hastalığı görürsün sonra o yaşadığın hastalığa dahi şükredip, “ALLAH korusun” dersin ya hani…

Hani olur ya, televizyon da bir haberi izlersin… Genç yaşta bir çocuk anne ve babasını kaybetmiştir, acılı bir hayat hikâyesi görürsün sonra o küfrettiğin ve yaşamasından zevk almadığını söylediğin hayatına dahi şükredersin… Sonra o daima üzdüğün anne ve babanın farkına varırsın, üzmemek için kendine sözler verirsin hani…

Hani olur ya, sabah erkenden dışarı çıkarsın aklında bin bir iş vardır planladığın bir çok olay, sonra yolda bir durak köşesinde soğuktan kıvrılıp yatan kişiyi görürsün, saçı sakalı birbirine girmiş… Sonra dersin içinden “ALLAH Korusun” diye hani… Haline şükredersin…

İlk nankörlüğümüz böyle başladı işte, hastalık görmeden eller açılmadı semaya, kaza gelmeden eller açılmadı semaya, dert başlamadan eller açılmadı semaya! İşte ilk nankörlüğümüz böyle başladı hayatta… Ne kadar nankörüz gerçekten hiç düşündünüz mü? Yoldan bir ama (kör) geçmeden ona acımadan kaç kez şükrettiniz gözlerinizin gördüğüne? Sakat insanları görmeden kaç kez şükrettiniz söyler misin? Yoksul bir insan görmeden kaç kez şükrettiniz varlığınıza? Kaç kez? Kaç kez?

Esasında her uyandığımızda ayağımızı yere bastığımız ilk anda şükretmeli ALLAH’a (c.c.) çünkü o gecenin sabahına uyanamayan, uyanıp ta o yere ayağını basamayan, nefes alıp ta hayatı yaşamayan binlerce insan var bu hayatta… Ve bir kez olsun başımıza bir şey gelmeden tedbirini alalım, bir kez olsun nankörlük yapmayalım ve halimize, şükredelim…
 
Ayşem:
İstanbul n'apıyor, iyi mi?

Reyhan:

Yani "İyi" desek, "Hiç sevmemiş mi beni?" diyeceksin. "Kötü" desek üzüleceksin. Ama biraz bulutlu. Yani böyle bir dalgın. Çok dağınık bu aralar. Sen gittiğinden beri güneş hiç doğmadı. Hiç gülmedi gökyüzü. Yani ne bileyim hani çimenlere bakınca insanın içi eziliyor. Anlıyor musun? Işığa hasret sanki. Pek iyi değil bu aralar İstanbul…

[Beni Böyle Sev]
 
576946_4111921718151_1795888269_n.jpg


Her ne kadar uzakta olursak olalım, bu şehrin çocuklarıyız...
 
555975_440353282713174_2011038335_n.jpg

~

“İnsanlara akıl vermeyin,
Huzur verin,
Olmadı,
bir bardak çay verin. .”
 
Ozledim seni!! @Hamûs
 
Geri