Kör kütük aşık olacağım

Konu sahibi son olarak 185 gün önce görüldü
Her yeni yıl yaklaştığında, içimi bir tuhaf heyecan kaplar. Yeni yıla aşk yakışır derim içimden, hayatında aşk olmayan herkese bu dileği fısıldarım, onlar duymaz, ben meleklere göz kırparım. Bazen dileklerim tutar…
Yeni kararlar verilen o yılbaşı sabahlarına bayılırım. İki ay sonra hiçbirini hatırlamayacak olsak da, önümüze koyduğumuz hedefler, hayaller listesi güzeldir. Kendimizi yenilememizi sağlar ve daha önemlisi, kendimize bakmamızı…
Benim için bir yılı bitirmek, şöyle bir göz atmaktır bedenime, zihnime, kalbime ve sözlerime. Biten yılın başında ajandama ne yazmışım, kaçını yapmışım, kaçını bir daha hatırlamamışım? Önce bunları kontrol ederim. Sonra kendime bir bakarım. Bu yıl kendime neler yapmışım?
Her yıl biraz daha değişmediyse hayatım, ruhum, bildiklerim, sevdiklerim, okuduklarım zenginleşmediyse, kötü bir yıl geçirdim demektir. Üstüne eksi koyarım.
Bu yıl da bakıyorum şöyle bir; çok çalışmışım, önümüzdeki yıl daha çok çalışacağım. Ancak bu yıl daha az zaman ayırmışım kendime, işin peşinde sürüklenmişim, kendimle az ilgilenmişim. Yapmak istediklerimi ertelemişim.
Bu yıl daha fazla çalışırken, daha fazla eğlenmenin, daha fazla hayal kurmanın, daha çok kendimle sohbet etmenin, sevdiğim insanlara daha fazla zaman ayırmanın bir yolunu bulacağım. Bu yıl tatili kısa tutmuşum mesela, oysa tatil bir lüks değil, gerekliliktir. Demek bu sene tatil ayarlamasını erken yapacağım.
Ajandamda geçen yıl yazdığım ve hala başarmayı istediğim şeyleri listeme alacağım, Bu yıl peşini bırakmayacağım. Sağlığıma biraz daha özen göstereceğim. Yeni şeyler yaratacağım, aklıma gelen fikirleri, not aldıklarımı not halinde bırakmayıp uygulamaya koyacağım.
Küçük şeylerden mutlu olmayı severim ama bu yıl bazılarını fark etmemişim, şimdi buldum. Gelecek yıl daha çok cam kenarı kahvesi içeceğim. Daha şok vapura binip, daha çok insanları izleyeceğim. Sokakta daha fazla insana gülümseyeceğim.
Kendime mutlu olduğum küçük bir yer bulacağım. Var aslında kalımda bir kitapçı, içinde küçük masaları olan ve mis gibi kahve kokan bir yer. Oraya daha fazla sığınacağım hayal saatlerinde. “Bir de küçük meyhane bulalım” dedi dün arkadaşım. Onu da bulacağım. Ben pek içmem ama mezeleri güzel olsun, bizim yerimiz olsun diye, eve yakın bir “sohbethane” bulacağım.
Bu yıl kendimi biraz daha derinlemesine tanıyacağım. Bu yıl birine şöyle kör kütük aşık olacağım. Onun haberi olur olmaz ama ben birine fena sevdalanacağım… Bu yıl ne kadar çok şey yapabilirsem, sağlığım el verdiğince hepsini yağacağım. Peki, ya siz?​
 
Bir kış kahvesi yudumlayıp bavulumu hazırladıktan sonra terk edeceğim bu ayazı sevgiliyi terk eder gibi. Soluğu otogarda aldıktan sonra bir kez olsun arkama bakasım gelmeyecek yine. Kötülemek değil bu, özlem, garip bir şey. Alibeyköy'ü son durak ilan ettikten sonra Beşiktaş'a çevireceğim rotayı yine muhtemelen. Öyle özledim ki balık kokusunu. Küfürler edeceğim denize karşı 'seni sevmiyorum, özlemedim' diyeceğim. Öyle lanetler edeceğim ki. Sonra bir kış rüzgarı bana dokunacak. İçimdeki yağmurlar ortaya çıkacak. Yalan söyledim diye bağıracağım. Durulduktan sonra 30M'ye bineceğim. O kadar heyecanlı olacağım ki, bilemiyorum nasıl hissedeceğim. Geçen seferki gibi yine anahtarla girişe gireceğim. Yukarı merdivenlerden çıkacağım inatla. Onları bile özlüyor insan. Sonra neden merdivenden çıktım diyip söyleneceğim. Kapıa geldiğimde çantamdan o müthiş kutuyu çıkarıp zile dokunacağım. Eğileceğim. Anne hatun kapıyı açacak ve aşağıdan süzülerek içeri girip 'Pişmaniyeeee pişmaniyeeee' diye bağıracağım. Adım gibi eminim Berat yine sırtıma atlayacak.

Romantik yazamıyorum :D
Gerisini planlamadım, umarım annemin şekeri yine çıkmaz :D
 
Geri