Köpek Sevgisi Boşanma ve Milyonluk Davaya Neden Oldu

🕒 Konu sahibi 1 saat önce aktifti


Uygunsuz koşullarda hayvan beslediği için para cezası kesilen Fatma Çevik, buna tepki göstererek evden ayrılan eşi Şevket Çevik'e boşanma davası açıp, nafaka talep etti. Şevket Çevik ise, eşinin köpeklerle ilgili medyada çıkan haberlerinin ardından toplumda rezil olduğu gerekçesiyle 1 milyon liralık tazminat davası açtı.

Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekipleri, ihbar üzerine geçen aralık ayında Keçiören ilçesinde Çevik çiftinin oğlu Tuncay ve eşi Cangül Çevik’in evine baskın yaptı. Evin bodrumunda yapılan kontrolde 23’ü yavru 68 köpeğin kafeslerde uygunsuz koşullarda tutulduğu belirlendi.

Köpeklerin ses tellerinin kesildiği ve ticaret amacıyla üretimi yapıldığı tespit edildi. Bir gün sonra Fatma ve Şevket Çevik çiftinin evine yapılan baskında da ise uygunsuz koşullarda beslendiği belirlenen 9 köpek ve 6 kediye el konuldu. Köpekleri uygunsuz koşullarda beslediği gerekçesiyle Fatma Çevik ile oğluna para cezası uygulanırken, köpeklerin ses tellerinin kesilmesiyle ilgili de suç duyurusunda bulunuldu.

BOŞANMA DAVASINA KARŞI TAZMİNAT DAVASI

Bu olaylardan sonra Fatma Çevik’in eşi Şevket Çevik evi terk etti. Eşinin geliri olmadan hayatını idame ettiremeyen Fatma Çevik, boşanma davası açarak, nafaka talep etti. Bunun üzerine Şevket Çevik, Ankara 18’nci Aile Mahkemesi’ne avukatı aracılığıyla dilekçe göndererek, karşı dava açtı.

Avukat dilekçede, “Davacı eşin isteği ile eve bir iki tane evcil hayvan alınmıştır. Ancak bu hayvan bakımı müvekkilimin evde olmadığı zamanlar kontrolden çıkmıştır. Daha sonra davacı tarafın yasa dışı hayvan bakımı yaptığı ortaya çıkmış, Doğa Koruma ve Milli Parklar ile polis ekipleri eve baskın yapmış, hayvanların ses tellerinin kesilmiş olduğu tespit edilmiştir. Bu baskından tüm komşular haberdar olmuş, medyada da bu baskına ilişkin ‘korkun ticarette ikinci baskın’ manşetleri atılmıştır. Müvekkilim bu olay sonrası oldukça üzüntü duymuş, bu onur kırıcı olayın etkisinden çıkamamış ve bütün çevresine rezil olmuştur” denildi.

1 MİLYON TL’LİK TAZMİNAT TALEBİ

Dilekçede, davacı eş Fatma Çevik’in yasa dışı havyan ticareti yaparak masum hayvanların ses tellerini keserek zarar verdiği olay sonrası Şevket Çevik’in yaşadığı sıkıntılar ve psikolojik sorunların giderilmesi için 500 bin TL maddi, 500 bin TL manevi tazminat talep edildi.
1624283136946.png
‘OĞLUMUN YAPTIĞI CANİLİĞİ BEN YAPMIŞIM GİBİ SUÇLADI’

Fatma Çevik, oğlu ve gelinine ait el konulan köpeklerin ses tellerinin kesildiğini, kendisinde bulunan hayvanlarda böyle bir şey olmadığını söyledi. Eşinin davayı kazanmak için kendisine iftira attığını iddia eden Çevik, “Oğlum Tuncay’ın babası Şevket Çevik, ‘beni medyaya rezil etti’ diye boşanma davasına dilekçe göndermiş. Tuncay’ın yaptığı caniliği ben yapmışım gibi suçladı beni. Olaydan sonra buradan apar topar gittiler ve bu evi satılığa çıkardılar. Benim bundan sonra tek isteğim ölmeden kızlık soyadıma kavuşmak” dedi.

‘BENİM KÖPEKLERİMİN SESİ ÇIKIYORDU’

Fatma Çevik, oğlunun evine yapılan baskın sırasında kendisinin de orada olduğunu anlatarak, “Polis geldi, ’68 tane köpek var içeride, veteriner muayene etti, ses telleri kesilmiş’ deyince, ben şoka girdim. Ben hayatım boyunca böyle bir şey ne duydum ne de gördüm. Arkamı döndüm gittim. Oğlum ve gelinim uzun zamandır hayvan üretim satıyordu. Oğlum Tuncay bu işlere iki tane köpekle başlayarak çoğalttı; ama beni ilgilendirmiyor. Daha önce Karacaörende yaşıyordu. Orada bir yakalandı, çok büyük köpekleri vardı. Yasaklı köpekler olduğu için onlara da el koydular. Oradan taşınınca yukarıdan bir ev aldılar. Orada da köpek üretiyorlardı, komşuların şikayeti üzerine başka bir yere taşındılar. Benim beslediğim köpeklerin hepsinin sesi çıkıyordu. Tutanaklarda bunlar var zaten. Eşim, oğlu ile birlikte bu işleri yapıyordu, şimdi beni suçluyor” diye konuştu.
1624283043436.png

alıntı​
 
şu cins hayvanları çoğaltıp ticaretini yapanların Allah cezasını versin artık ya. sokakta o kadar hayvan var insanlar da gitsin yok büyümeyen yok tüy dökmeyen yok sakinini istesin. bize göre şekil almak zorunda sanki hayvanlar. gerizekalılar.
 
Hayvanlar üzerinden korkunç bir rant çetesi var ve çoğu da sosyal medya üzerinden para toplamaya çalışıyorlar. Hayvanlara bilinçli olarak zarar verip de "Trafik kazası geçirdi" diye "Yardım" adı altında para toplamaya çalışan çeteler bile var. Bu konuda çok ciddi yaptırımlar getirilmesi gerekiyor ki eziyet etmeye çalışan da bir daha cesaret edemesin.

Hayvan ticareti zaten başlı başına bir sorun ve ciddi denetlemeler gerektiriyor.
 
bu benim geçen yıl izlediğim haberin aynısı mı bilmiyorum ama yine böyle ses telleri kesilen köpeklerle ilgili bir haberi sosyal medya üzerinden, hayvansever ve barınaklarla ilgili çalışmalar yürüten bir hanımefendi duyurmuştu. içerde o kadar çok köpek vardı ki, çıkarırlarken ses tellerinin kesilmiş olduğunu söylediklerinde gözlerim dolmuştu. bu işe bir tane cins hayvan sahibi olarak başlayıp, sonra o hayvanları çoğalta çoğalta ticarete döken insanlar o kadar çok ki, cins bir hayvanı yatırım için alıyor yani ve ne koşullarda, ne vicdansızlıkla bunu devam ettiriyorlar.

en son arkadaşımın çalıştığı bölgede bir esnaf-sanayide bu adam- dükkanına pomerian alıyor, 35 bin tl'ye. sanayide pomerian köpeğinin işi ne? neymiş bunu çoğaltıp para kazanırmış. başka bir şeye yatırım yapacak para bulamayınca bir canlının yaşamına yatırım yapmak en ucuz yol geliyor. sonra da diyor ki ''bu köpek burada telef olur'' e abicim, onlar kangal mı kurt mu? pire kadar köpek, chanel çantanda gezdireceğin köpeğin sanayi bölgesinde ne işi var? sonra o köpeği de başkasına veriyor bakıp çoğaltsın diye. sisteme bak.

insanların cins hayvanları sevmesini, sahiplenmek istemesini anlayabiliyorum, evet çok tatlılar ama bunu sevginin dışında ticari kaygılarla yapıp, canlılara zarar vermelerinin savunulacak bir yanı yok. en son forumda da paylaştığım arkadaşımın kedisi de cins bir kedi. 2000 TL gibi bir fiyat biçilmiş cins bir kedi. sahibinin satmak gibi bir hedefi yokken evdeki diğer kedilerle birlikte baş edemeyince sahiplendirmek istemiş ama bunun bir para getirisi olduğunu düşündüğü için de alan kişiden barınaklara ve gerçekten bu işi doğru yapan derneklere ''2000 tl tutarında mama'' bağışlaması şartıyla vereceğini söylemiş. yine bir ticaret döndü mü döndü ama en azından parayı kendi hesabına aktarmasını istemeden direkt bağışlatması ''bir nebze'' fayda sağlamış hissi yarattı.

her ne kadar cinsler çok tatlı olsa da sokakta aç, sefil dolaşan canlıları görmek de insanı çok üzüyor. hayvan sevgisi, illa evde beslemeyi gerektirmiyor ama bu bilinci kazandırıp, olabildiğince sokaktakilere, barınaktakilere fayda sağlayabilmeyi gerektirmeli. tabii asıl dileğimiz barınak koşullarının iyileştirilmesi ve her canlıya yetecek kapasitelere ulaştırılması, bu bakımların da profesyonel ellerle yapılması. peki ülkemizde buna sıra gelir mi? sanmıyorum. barınak, dernek adı altında da dolandırıcılıklar dönerken ve insanların vicdanını buna alet ederlerken bu işler zor. bugün buna baskın yapılır, yarın ötekine baskın yapılır ama bu üretimlerin tamamen bitirilmesi mümkün değil gibi görünüyor. canım ülkemde yüzümüzün güldüğü tek bir alan yok çok şükür.

yine de iliştirelim #satınalmasahiplen :/
(iki gündür uzun uzun ne yazıyorum ben ya, eski melo geri mi dönüyor, yandık)
 
bu benim geçen yıl izlediğim haberin aynısı mı bilmiyorum ama yine böyle ses telleri kesilen köpeklerle ilgili bir haberi sosyal medya üzerinden, hayvansever ve barınaklarla ilgili çalışmalar yürüten bir hanımefendi duyurmuştu. içerde o kadar çok köpek vardı ki, çıkarırlarken ses tellerinin kesilmiş olduğunu söylediklerinde gözlerim dolmuştu. bu işe bir tane cins hayvan sahibi olarak başlayıp, sonra o hayvanları çoğalta çoğalta ticarete döken insanlar o kadar çok ki, cins bir hayvanı yatırım için alıyor yani ve ne koşullarda, ne vicdansızlıkla bunu devam ettiriyorlar.

en son arkadaşımın çalıştığı bölgede bir esnaf-sanayide bu adam- dükkanına pomerian alıyor, 35 bin tl'ye. sanayide pomerian köpeğinin işi ne? neymiş bunu çoğaltıp para kazanırmış. başka bir şeye yatırım yapacak para bulamayınca bir canlının yaşamına yatırım yapmak en ucuz yol geliyor. sonra da diyor ki ''bu köpek burada telef olur'' e abicim, onlar kangal mı kurt mu? pire kadar köpek, chanel çantanda gezdireceğin köpeğin sanayi bölgesinde ne işi var? sonra o köpeği de başkasına veriyor bakıp çoğaltsın diye. sisteme bak.

insanların cins hayvanları sevmesini, sahiplenmek istemesini anlayabiliyorum, evet çok tatlılar ama bunu sevginin dışında ticari kaygılarla yapıp, canlılara zarar vermelerinin savunulacak bir yanı yok. en son forumda da paylaştığım arkadaşımın kedisi de cins bir kedi. 2000 TL gibi bir fiyat biçilmiş cins bir kedi. sahibinin satmak gibi bir hedefi yokken evdeki diğer kedilerle birlikte baş edemeyince sahiplendirmek istemiş ama bunun bir para getirisi olduğunu düşündüğü için de alan kişiden barınaklara ve gerçekten bu işi doğru yapan derneklere ''2000 tl tutarında mama'' bağışlaması şartıyla vereceğini söylemiş. yine bir ticaret döndü mü döndü ama en azından parayı kendi hesabına aktarmasını istemeden direkt bağışlatması ''bir nebze'' fayda sağlamış hissi yarattı.

her ne kadar cinsler çok tatlı olsa da sokakta aç, sefil dolaşan canlıları görmek de insanı çok üzüyor. hayvan sevgisi, illa evde beslemeyi gerektirmiyor ama bu bilinci kazandırıp, olabildiğince sokaktakilere, barınaktakilere fayda sağlayabilmeyi gerektirmeli. tabii asıl dileğimiz barınak koşullarının iyileştirilmesi ve her canlıya yetecek kapasitelere ulaştırılması, bu bakımların da profesyonel ellerle yapılması. peki ülkemizde buna sıra gelir mi? sanmıyorum. barınak, dernek adı altında da dolandırıcılıklar dönerken ve insanların vicdanını buna alet ederlerken bu işler zor. bugün buna baskın yapılır, yarın ötekine baskın yapılır ama bu üretimlerin tamamen bitirilmesi mümkün değil gibi görünüyor. canım ülkemde yüzümüzün güldüğü tek bir alan yok çok şükür.

yine de iliştirelim #satınalmasahiplen :/
(iki gündür uzun uzun ne yazıyorum ben ya, eski melo geri mi dönüyor, yandık)
şu yazıyı ülkenin her yerine asabilsek keşke...
 
Geri