Konuşurken hangi cinsiyetçi hataları yapıyoruz?

  • Kullanıcı Lefty
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forumsal - Bunları Biliyor Musunuz?
🕒 Konu sahibi 5 saat önce aktifti
Toplumsal cinsiyete duyarlı iletişim

“Evi erkek geçindirir”, “Kadın pilot”, “Erkekler girişken olur” ve benzerleri… Cinsiyetçi kalıp yargılar sadece kadınlara değil, erkeklere de belli yükler bindiriyor. Bu yargıları kırmak için toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik bir dil kullanmak öneriliyor.

Dilimize yerleşmiş olan ve toplumsal cinsiyet ile ilgili olan kalıp yargılar bulunuyor. Bunlar cinsiyetçi özellikleri ortaya çıkarıyor ve kadının konumunu aşağı çeken olumsuz etkiler gösteriyor. Kalıp yargılar sadece kadınları değil, erkeklere de cesur, atak, girişken olmaları gerektiği gibi çeşitli baskılar kurarak küçük yaştan itibaren bazen hazır olmadıkları özellikler yüklüyor. Duyarlı bir dil kullanımı, toplumsal cinsiyet kalıplarının kırılmasını sağlıyor.

Toplumsal cinsiyet kalıp yargıları kadınların ve erkeklerin davranış biçimlerine dair basit varsayımlar ve fikirler olarak tanımlanıyor. Kalıplaşmış ve zaman içerisinde yerleşmiş olan toplumsal cinsiyet kalıp yargıları, üzerinde düşünülmeden gündelik hayatta karşılık buluyor. Bu da bu yargıların sürdürülmesine sebep oluyor. Toplumsal cinsiyet kalıp yargıları; karakter, fiziksel özellikler, toplumsal roller ve meslekler üzerinde kendilerini gösteriyor. Örneğin erkeklerin atak, girişken, kadınların ise çekingen ve işbirlikçi olması gibi kalıp yargıların yanı sıra erkeğin evi geçindiren, kadının ise evin bakım işlerini üstlenen kişi olması gibi örnekler de yaygın görülüyor.

Dil, onu kullanan kişinin yaklaşımını gösteriyor

Toplumsal cinsiyet eşitliğine odaklanan bir dilin; bir cinsiyetin diğerinden daha üstün olduğunu iddia eden ifadelerden kaçınan ve önyargılardan arınmış özellikte, cinsiyete özgü ve potansiyel olarak ayrımcı ifadelerden kaçınan bir dil olması gerekiyor. Çünkü kullanılan dil, cinsiyetler arası eşitsizliği pekiştiriyor ve yeniden üretiyor. Bu döngünün kırılması için toplumsal cinsiyet eşitliğinin ana akım haline getirilmesi gerekiyor.

UNDP (Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı), toplumsal cinsiyet eşitliğinin ana akım haline getirilmesi yönünde çalışmalar yürütüyor. Toplumsal Cinsiyete Duyarlı İletişim Rehberi’nde şöyle ifade ediliyor: “Dil, dünyayı yorumlama biçimimizi şekillendirir. Nasıl düşündüğümüzü ve davrandığımızı belirler. İletişim sırasında seçtiğimiz kelimeler, toplumsal cinsiyet ilişkilerini de içeren dış dünya hakkındaki varsayımlarımızı da yansıtır. Gerçekliğin anlamları verili değildir, dil yoluyla inşa edilir. Baskın olan anlamların varlığına rağmen, bu anlamları sorgulayan alternatif anlamlar da mevcuttur. Toplumsal cinsiyet kalıp yargıları dünyaya ve olanaklarına dair hatalı bir bakış ortaya koyarken kadınlara ve erkeklere sınırlar çizer ve kadınlık ve erkeklik durumlarını değersizleştirir.”

Toplumsal cinsiyete duyarlı bir dil kullanılması, gündelik dilde yer alan bilinçsiz varsayımlara karşı olmanın önünü açıyor. “Sadece erkekler marangoz olabilir” “Kadının yeri evidir.” “Evi geçindiren kişi erkektir.” gibi düşünceler, çeşitli söylemlerle gündelik hayata nüfuz ediyor ve kuşaktan kuşağa aktarılıyor. Toplumsal cinsiyetle ilgili kalıp yargılardan aslında hem kadın hem de erkekler etkileniyor. Bu sebeple iletişim dilini değiştirmek önemli hale geliyor.

“Kalıp yargılara sahip miyim?”

Eğer kadınların kibar, kırılgan, duygusal, dırdırcı, dedikoducu; fiziksel özellik olarak zarif, bakımlı ve ev işlerinden sorumlu olduklarına inanıyorsanız, anne ve bakım veren rolleri sebebiyle hemşire, öğretmen, çocuk bakıcısı, sekreter, hostes gibi mesleklere daha uygun olduklarını düşünüyorsanız, bu durum toplumsal cinsiyet kalıp yargılarına sahip olmanız anlamına geliyor.

Benzer şekilde, erkeklerin cesur, girişken, rekabetçi, kaba ya da kılıbık olduğu ile ilgili düşünceleriniz veya ifadeleriniz varsa, onları fiziksel özellik olarak güçlü, kaba-saba, bakımsız olarak görüyor, toplumsal rol olarak aileyi geçindiren ve koruyan, kamusal alanda olan, kural koyan/karar veren pozisyonunda görüyorsanız; doktorluk, esnaflık, mühendislik, teknisyenlik, yargıçlık, yöneticilik, pilotluk gibi meslekleri erkeklerin daha iyi yapabildiğini düşünüyorsanız siz de toplumsal cinsiyet kalıp yargılarına sahipsiniz demektir, dikkat!

Bazı küçük detaylara dikkat ederek kalıp yargıları kırabilir, toplumsal cinsiyete duyarlı dil kullanımının yerleşik hale gelmesine katkıda bulunabilirsiniz. İşte birkaç örnek;

“Sevgili anneler. Yarınki sınıf partimiz için kurabiye pişirmenizi rica ediyoruz.” Yerine “Sevgili aileler” veya "Sevgili veliler" diyebilirsiniz.

Bazı iş ve görevlerin sadece erkeklere ya da sadece kadınlara uygun olduğunu düşünmeyin. “Çiftçiler erkek olur”, “İlkokul öğretmenleri kadın olur” gibi düşünceleriniz varsa buna örnektir.

Küçültücü veya özel biçimdeki tanımlar çoğu zaman gereksizdir. Doktor, hakim, çiftçi veya oyuncu gibi genel terimler iki cinsiyeti de temsil eder. Bazı mesleklerin sadece erkeklere özgü olduğu varsayımından hareketle, “Kadın doktor, kadın hakim” gibi ifadeler kullanıp kadını ötekileştirmekten kaçının.

Bir iş veya görevden bahsederken, eğer o kişinin cinsiyeti belliyse, ancak o zaman toplumsal cinsiyete özgü bir zamir kullanın.

Kadını bir erkekle ilişkisiyle, evli olup olmamasıyla etiketleyen, nezaket içeren veya kadını bir erkeğin uzantısı olarak görüp önemsizleştiren hitaplardan kaçının.

Kadın ve erkeğe aynı davranışı gösterin.

Kadınları ve erkekleri aynı şekilde tanımlayın.

Hitap ve mesleki referanslara dikkat edin

“Satıcı adam/satıcı kadın” yerine “satış temsilcisi/satıcı”

“Kariyer sahibi kadın” yerine “profesyonel/yönetici/iş insanı”

“Host/hostes” yerine “kabin görevlisi”

“Erkek hemşire” yerine “hemşire”

“Ev hanımı/ev erkeği” yerine “evi çekip çeviren”

“İş adamı/iş kadını” yerine “İş insanı, girişimci”

“Kadın” (temizlik yapan) yerine “temizlikçi/yardımcı”

“Ev sahibesi” yerine “ev sahibi”

“Bayan” yerine “kadın”

“Kadın şöför” yerine “şöför”

Dışlayıcı terimler kullanmaktan kaçının

“Adam” yerine “insan, kişi, birey”

“İnsanoğlu” yerine “insanlık”

“Projeye adam almak” yerine “projeye eleman almak”

“Adam olmak” yerine “büyümek, iyi yetişmek, iyi bir duruma gelmek”

“Centilmenlik anlaşması” yerine “yazısız sözleşme”

“Sözünün yeri” yerine “verdiği sözü yerine getiren”

Kalıp yargıları yeniden üretmekten kaçının

"Bayan" yerine "kadın"

“Kızlık soyadı” yerine “evlilik öncesi soyadı”

“Kız gibi” yerine “utangaç” / “çok güzel ve yeni”

“Bayan tuvaleti” yerine “kadın tuvaleti”

“Adam” yerine “eleman/çalışan”

Cinsiyetçi terimler kullanmaktan kaçının


“Kız gibi gülmek”, “anasını satmak”, “kız almak/kız vermek”, “hanım evladı”, “erkek sözü vermek”, “evde kalmış”, “delikanlı kız” vb…

Kaynak

1076033_620x360.jpg
 
böyle seylere takilmak bana asiri sacma geliyo ya.
tamam bazilarinda hakli olabilirler ama gercekten bazilari da asiri abartilmis :D

“Adam” yerine “insan, kişi, birey”

sjfldl hey ya rabbim
 
böyle seylere takilmak bana asiri sacma geliyo ya.
tamam bazilarinda hakli olabilirler ama gercekten bazilari da asiri abartilmis :D

“Adam” yerine “insan, kişi, birey”

sjfldl hey ya rabbim
Bilim adamı yerine 'bilim insanı' demek önemli çünkü çok sayıda bilimsel alanda çalışan kadın var ancak onları takdim ederken bile bilim adamı diyenler çıkabiliyor ya da kadının o alanda varlığını bilinçli olarak yok saymış oluyorlar.
 
  • Hımm
Tepkiler: Sim
Bilim insanı diyorum ama bazen erkek yerine adam kullanıyorum. Birazı alışkanlık. Bırakılamıyor...
 
Dil alışkanlığı kötü bir şey. Önce insan kendi fark etmeli konuştuklarının ne anlama geldiğini. Medyamız da uzun bir süredir kötü sözleri teşvik eder duruma geldi. Küfürsüz Komedi izleyemezsiniz. Çocuğunuz ile hiç izleyemezsiniz.
 
"Kari koca" buna da birsey bulun o zaman. Kari kelimesi tek iken nasil cirkin bir anlam tasiyor, ama kari koca olunca sanki daha usturuplu.
 
Centilmenlik Türkçeleşince cinsiyeti kayboluyor benim algımda. Başka bir kelime gibi. Gentleman kelimesinin İngilizce hali tamamen cinsiyet barındırıyor:) Herhangi bir yarış, münazara efendime söylim tavla olsun, tabu olsun bu oyunların sonunda “centilmence” kullanırım kimse kusura bakmasın jdjd gerçi biz tabu oynarken çok pisleşiyoruz, belki de kullanmama gerek kalmaz jfjd her şey yılbaşındaki oyuna bağlı
 
Ben bu irc/forum şeysine ilk bulaştığımda üyeler hep Sedat Peker gibi konuşuyorlardı. Bizim kimseye hatamız yoktur, eyvallahımız olmaz falan. Şu adamlık mı, bu adamlık mı. Erkeklerimiz adamdır, bacılarımız kalitelidir. Aileyiz. Aile vurgulu kaliteli bacılık ve adamlık, sanırım site/platform dışında harici bir yerde sohbet, fan fini ya da her ne yapılıyorsa onu yapmadıklarını belirtmek üzerine. Birden fazla hesapları olduğu için ya da birbiriyle ilişkili birden fazla platform üzerinde varoluşları bulunduğundan sürekli "biz" mantığında kendilerini ifade ediyor olabilirler. Genel itibarıyla benim adapte olabileceğim bir paradigması ve terminolojisi olmadığı kesin.
 
72 tane eğitim almışımdır bu konuda. Dili de doğru kullanırım genelde.

Ayrımcılık dilde başlar. O yüzden hassasiyet göstermek önemli.

Ve fakat neyi nerede konuştuğun ve kime konuştuğundur bu konuda aslolan.
 
Ben adam kelimesini kullanıyorum bile isteye. Bazıları ile aradaki farkı göstermek için. Yanlış ama çok güzel meylederim ben yanlışlara...
 
Geri