Komünizm

Konu sahibi son olarak 183 gün önce görüldü
Katyn Katliamı
Holodomor Katliamı
Gulag çalışma kampı
Pogrom yahudi soykırımı

lend lease (an act to further promote the defense of the united states)
sscb: 11.3 milyar dolar (145 milyar dolar)

HyperWar: Lend-Lease Shipments, World War II

1940-03-05_beria2.png



Tambov'da komünistler, tutsaklarını sol el ve sol ayaklarından toprağın bir metre yukarısında ağaçlara demiryolu çivileri ile mıhlıyorlardı ve bu insanların acı çekmesini bilerek izliyorlardı. Bir esirin midesini açıp küçük bağırsağını alıyorlar ve bir ağaca çiviliyorlardı ve bağırsağın çözülmesini izliyorlardı. Yakaladıkları görevlileri soyup omuzlarından itibaren derilerini yüzüyorlardı. (Orlando Figes, A People's Tragedy, A History Of The Russian Revolution, Penguin Books Ltd, 1997,

Mevcut delillerle Lenin'in idealist değil, ancak gerçek ya da hayali olsun sorunları çözmenin en iyi yolunun, onlara sebep olan insanları öldürmek olduğuna inanan bir toplu katliamcı olduğunu reddetmek imkansız hale gelmektedir. 20. yüzyılda on milyonlarca hayatın yok olmasına politik ve sosyal imha uygulamasını ilk olarak meydana getiren/başlatan Lenin'in ta kendisidir. (Richard Pipes, The Unknown Lenin: From the Secret Archive, Yale University Press, New Haven, London )


Benzer şiddet uygulamaları Bolşevikler tarafından işgal edilen Sivastopol, Yalta, Aluşta, Simferopol gibi Kırım illerinde de gerçekleştirildi. Aynı uygulamalara Nisan-Mayıs 1918'den itibaren isyan komisyonunun hazırladığı dosyalarda "elleri kopmuş, omzu parçalanmış, kafası dağılmış, çenesi kırılmış, cinsel organları koparılmış cesetler" de yer almaktaydı... (Stéphane Courtois, Nicolas Werth, Jean-Louis Panné, Andrzej Paczkowski, Karel Bartosek, Jean-Louis Margolin, Komünizmin Kara Kitabı, Doğan Kitapçılık A.Ş., s. 84 )

Ünlü Rus yazarı Maxim Gorki, Lenin’in devrim sırasında acımasızlığına şahit olduğu bazı yöntemleri şöyle anlatıyordu:

Lenin'in talimatları Bolşevik militanlar tarafından büyük bir zevkle yerine getiriliyordu. Hatta militanlar, özel vahşet stilleri geliştirmişlerdi.



sscb: yirmi milyon ölü
çin: altmış beş milyon ölü
vietnam: bir milyon ölü
kuzey kore: iki milyon ölü
kamboçya: iki milyon ölü
doğu avrupa: bir milyon ölü
latin amerika: yüz elli bin ölü
afrika: bir milyon yediyüz bin ölü
afganistan: birbuçuk milyon ölü



Söylenecek tek şey, sanırım, "ütopyalar güzeldir."


[YOUTUBE]4GmViOsBun8[/YOUTUBE]
 
Stalin'in 35 bin Polonu (kimi kaynaklara göre bu rakam 22 bindir) başlarına tek kurşun sıkılarak idam ettirdiğini biliyoruz. Lenin veya stalin yada Ruslar babarlık yapabilirler. Cani olabilirler fakat bazı beyni kıt olanların bunu sosyalizmin yada komünizmin suçuymuş gibi millete lanse etmelerini ben artniyet olarak algılıyorum. Yani şimdi Esed Sünni Suriyelilere zamanında işkence yaptı diye bu bütün şiilerin mi suçu olacak? veya Hamas tutup 3 yahudi sivili yakarak öldürdü diye bu bütün Filistinlilerin mi suçu olacak? Işid, ortadoğuda insanların kafalarını aleni kesiyor diye bütün sünni islamcıları mı suçlayacağız? Kaç cm3 beyin ile bu olayları ayrı tutabiliriz? Kapital düzen, kiminin iliklerini kurutmamış anlaşılan ya da önüne atılan kemik ile meşgul bunlar :T:
 
selamun aleküm yoldaş pan hayırlı cumalar inşallah. komunizm faaliyete doğru ilerliyoruz inşallah. yaşasın komunizm :D
 
Hacim birimleriyle beyin ölçümü yapmayı düşünen ulu beyinler zihinsel fonksiyonların kaplanan alanla ilgisini açıklayabilir elbet. İlgiyle açıklamanın takipçisi olacağım.

Yaptığım paylaşımın sonunda yer alan şarkı özenle seçilerek oraya koyuldu ve uygulamada komünizmin hiçbir iyi örneğinin olmadığını, rüyalarda güzel yerlere sahip olduğunu anlatmak adına var oldu. "Herkesin ev sahibi olmasına yetecek kaynaklar varken neden herkes ev sahibi değil?"

Yazdıklarımı cevaplamadan önce hacmi fazla beynini işlevsel olarak değerlendirmende fayda görüyorum.

Ütopyalar güzeldir.
 
Madem öyle dur sana biraz anlatmaya çalışayım. İnsanlar avcı-toplayıcıyken, bu avlanıp toplanılan ürünler eşit olarak ilkel komün elemanlarına pay edilir idi. Daha güçlü olup da ve marifet ile daha fazla toplayanlar, kapitalin daha en ilkel modelinin birer temsilcileri olarak kendilerine hak olarak buldukları pay fazlalıklarını, hoşlandıkları, istedikleri, bir menfaat karşılığında veya en kötü ihtimalle keyifleriyle orantılı olarak komün mensuplarının bazılarına daha fazla pay ettiler. Oysaki o pay ettikleri, doğanındı!!! Belki de daha düşünebilen hayvan olmayı tam becerememişlerdi bunlar. Aslında komünal düzende sadece bu ilkel insanları değil, geriye kalan doğa, hayvanlar, bitkiler de düşünülmeliydi. E ama bu, ilkel komünal düzen... Bunda bile adalet çok az. İlk muzur, yeteneksiz ama fazla pay isteyen kesim bu zamanlarda belirmiş olabilir! Sonrasında tarıma geçilir ve bir birey tam 20 kişiyi doyuracak ürün elde etmeye başlar. Elde edilen bu fazla ürün, Tanrısal, hükümdar, kral, şah, v.s. gibi yerinde oturup göbek büyütmekten başka fonksiyonu olmayan kişilerin sömürüsüne maruz kalır. Bu tipler, yerinde oturup işçilerin elde ettiği ürünlerin tam 20 kişiye( aslında binler bile olabilir, ben insaflı söylüyorum) yetecek ürünü kendi midelerine indiriyorlar. Üstelik hiç bir iş yapmadan! Hiç çalışmadan! Koltuğunda oturararak! Biz buna karşıyız. Bu bir iş değildir. Fakat diğer yandan, eşitlik ve kardeşlik adına bazı duyguları sömürüp bunlardan daha berbat olanı da yok değil komünizmi savunmak adına şarlantanlık yapanların oldukça fazla sayısı. Ben buna koyun postuna bürünmüş kurt diyorum! Öyle işte. Evet, ütopyadır, zaten komünizmin reel hayata geçmesi için bütün dünyanın bu eşitliği kabul etmesi lazım ki bu imkansızdır görünen kısmıyla. Karşımıza, önüne kemik attıkları bizim gibi işçiler çıkıyor! Buna insan fıtratı diyorlar. Ben buna inanmıyorum. Kapitalin pisliğidir bu... Biz ise o kemiği geri fırlatanlardanız. Demek fıtrat mıtrat bir yere kadar...
 
Her coğrafya da farklı biçimlerde savunulan, yaşanılan, düşünülen bir kavram. Temel tanım büyük ölçüde aynı olsa da kimi zaman direniş ruhu, kimi zaman Monarşi aşkı, kimi zaman özgürlük sevdası arayanların sığındığı düşünce biçimi olmuş.

Türkiye ye gelince bu coğrafyanın kan dökme hevesi yüzbinyıldır bitmemiş zaten de radikal sol örgütlerin ya kendilerini yada masum halkı veya eratı öldürme aşkından daha bi yüzbinyıl daha 'yalın tanımıyla' anılamayacak bir düşünce biçimi.

Kaldi ki yalın tanımını bile ele alacak olsak sağlam eleştiri noktaları mevcut
şeyi hatırlıyorum tkp devrimden sonra diye bir film yapmıştı da o ortamda bile komunizm in çıkmazları arasında sıkışıp kalmış filmi bile becerememişlerdi (:
 
Beyin - hacim ilişkisini halen bekliyorum.

Anlattığın çocuklar için yazılmış hikaye kitabından alıntıysa etkilendim. Avcı-toplayıcı toplumda komün yaşam tarzının benimsenmiş olduğuna dair tarihsel materyalizmden farklı kaynak göstermeni istiyorum. Ayrıca, yeryüzündeki insan dağılımını düşününce bir devrin tamamını komün yaşam tarzını benimsemiş olarak lanse etmek de fazlaca saçma bulduğum bir durum. Marx'ın hiçbir kaynağa dayanmayan, mutlu çağları ve ardından gelen kötülükle bozulan insanları hikayeleştirdiği metinler asla ve asla dayanak olamaz.

Bahsi geçen rüyayı ispatlamanızı istiyorum. Tabi, rüyayı gören kişi Marx ile değil. Güzel bir şirinler hikayesi olabilir ama, teşekkür ederim.
 
Kuzey Kore lideri Komünist Kim Jong İl öldüğünde halkın gösterdiği şizofren tepki!

kuzey-kore-6320-6415-E7FC.jpg


Kim-Jong-Il-Ard%C4%B1ndan-Sayg%C4%B1-Duru%C5%9Fu-680x465.jpg

Kim-Jong-Il-Ard%C4%B1ndan-%C3%87ocuklar-680x452.jpg


Hadi büyüklerin psikolojisini, firlidakligini biliyoruz da,
Cocuklari nasil aglattiniz, dövdünüz mü ?
 
Jesse önü alınamaz bir şekilde bentleri yıkmaya, engelleri çaput gibi fırlatmaya devam ediyorsun.

Şu konuya bu kadar aydınlatıcı, bu kadar muhteva zenginliğine sahip bir yaklaşım daha olmadı. Bilgi desem bilgi değil, mizah desem mizah değil, can sıkıntısıdır kafa kırıyordur desem o da değil. Erdemini anlayamadım.
 
Bir menengiç hacmindeki beyni olan birey bunun tamamını kullanıyor olsun.
Diğer yandan armut büyüklüğünde beyni olan biri de bu beynin % 8 ini kullanıyor olsun.
Aradaki beyin-hacim-zeka bağlantısını sana bırakıyorum.
Mesela;
Homo erectus’un beyin hacmi Homo sapiens’in beyin hacminden daha küçüktür; ancak Homo erectus’un beyin hacminin kendisinden önceki türden daha büyük olduğu görülür. Homo erectus ile Homo sapiens arasındaki geçiş türü olan Homo habilis’in beyin hacmi Homo sapiens’inkine oldukça yakındır.
Bu beyinlerin farklı hacimlerde olması, bunların daha akıllıca materyal kullanmalarını ve türlerini devam ettirmelerini sağlamıştır. Daha zeki olan hayatta kalmıştır...
Ayrıca ütopya olduğunu defalarca söyledim. İnsanoğlu, kapıdaki çöpleri atan ile lagalugadan başka iş yapmayıp insanları kandıran kurnazlar arasında bir farkın olmadığını ... Pardon, sen bundan anlamazsın şimdi, yani bir doktor ile şehrin tıkanmış lağım şebekesini temizleyen işçinin aynı haklara sahip olması gerektiğini anlayacaktır. Aynı, para, aynı, yaşam, aynı itibar, aynı güvence. Çocukların anlayacağı dilden anlatıyorum yine olmuyor. Ne yapmalıyım?
 
İlişkiyi açıklamak, farazi örneklerle veya büyük hacim küçük kapasite, küçük hacim büyük kapasite örnekleriyle mümkün değil hacimli beyin.

İstatistik dersi verebilirim ihtiyaç belirirse, fakat beyninin hacmini kullanarak ilişkinin ne anlama geldiğini yapılan araştırmalardaki "anlam çıkartma" durumunun hangi şartlara bağlı olduğunu araştırman gerekir.

Doğru ifade şu olmalıydı: "Beyin kapasitesi ile hacim arasında anlamlı bir ilişki yoktur."
 
Hala ne olduğunu anlamadım ben :)Ama komunistler hep kötü anılıyor
 
Geri