Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Kafanı çevirip de sokaktaki insanlara bir bak. Hepsinin bir amacı var. Kendi yolunda ilerlemeye çalışıyorlar. Salyangoz bile gideceği yere er geç varır. Çünkü ne istediğini bilir. Ama sen daha ne istediğini bilmiyorsun. Bir yönün yok, oradan oraya savruluyorsun. Kendi yolun yok, bari kızımın yoluna engel olma.
Evet seviyorum arkadaş ben bu diziyi... Çok güzel bir bölümdü yine. küçüklüğümüze dair birçok şeyi hatırlatıyorlar bazen bize. Bizimkiler dizisindeki abbası ben fark edemedim ama yorumları okuyunca aklıma geldi. Özellikle "cıvık cıvık konuşuyor" repliği...
Ve ismail abinin "ben daha gidip ikinci kattan kuma atlıyıcam" demesi beni güldürmekle beraber. İşte bu yaa. Ulan biz azmı atlardık diye eski anılarım flashbacklerle geldi birden...
Seviyorum arkadaş ben bu diziyi...
Mecnun:Hani annelerimizin o çocukla görüşmiceksin dediği çocuk vardı ya.
Yavuz:Hee
Mecnun çocuk benim işte
Yavuz: oğlum saçmalama ya abartma o kadar
Mecnun:Vallahi öyle ya yemin ediyorum Yok mu İsviçre çakısı..İsviçre çakısının içindeki konserve açacağıyım ya ben
Yavuz:Konserve açacağı mı varmış
Mecnun:Var tabi ya olmaz mı.Çok şahane bi konserve açacağı var.Bütün konserveyi onla böyle çıp çıp diye açarsın.Yani çok kullanılmayan bişey olduğu için
Korner atılıyo arka direkte duran adam var ya.O da benim forvettesin bütün maç karşı sahada oynanıyo.Bekliyosun yarım saat.Orda bekleyen beleşçi kim o?
İsmail Abi:Beleş pis beleşçi
Mecnun:Benim
Benim oğlum büyüdü Ömer. Aşık olacak kadar büyüdür. Acı çekecek kadar büyüdü. O acılarını en derine gömecek kadar büyüdü. Sonra hayata yeniden tutunup, tekrar sevebilecek kadar büyüdü.