bir klasik olarak ben de kahve kokusu diyecegim, Ozellikle kahve sertse
"burnumuzu tikarsak kahvenin tadi hicbir sey ifade etmez" demisti bir parfümör (Vedat Ozan olmasi lazim)
Bi yemekten/ickiden keyif almamizi saglayan koku disaridan degil iceriden aldigimiz "retronazal" kokudur,
keyfi ve aromayi yaratır. O koku olmazsa elimizde "tatli, eksi, tatli, tuzlu" harici bir kimlik kalmiyor
İste kahve de disaridan ve iceriden alinan kokuların birbirine en yakin oldugu bi istisnaymis,
mesela fransiz peyniri rokforda bu fark cok uclarda.
ve ben bir de,
hani lapa lapa kar yagan gecelerde isitilmis süte bal ekleyip kucakliyoruz ya,
acilista muhakkak bi kokluyorum.
Refleksif olarak rakıyı da kokluyorum ama bu tamamen bi hata.