Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
ama günümüz teknolojisi mâlum. Öyle bir sıkıntı yaşayacağımı zannetmiyorum. (
) Ekledikçe Liste'ye ismini yazarım. En çok tavsiye ettiğim kitapların yanında yıldız(*) vardır.
İmzalı kitaplarım var ama hava atmicam.
LİSTE
TÜR-ROMAN Sevmek Zorunda Değilsin Beni (Sinan Akyüz) Belki de Hiç Unutmadım (Soner Arıca) Atatürk'e Zehir Olan Balayı (Aytekin Gezici) Nana (Emile Zola) Dünya Klasikleri İnsancıklar (Dostoyevski) Dünya Klasikleri Sevimli Küçük Yalancılar (Sara Shepard)*
TÜR-HİKÂYE/ÖYKÜ
Çocuklara Mevlâna'dan Hikâyeler (Mehmet Önder)
Alice Harikalar Diyarında (Lewis Carroll) TÜR-ARAŞTIRMA VE POLİTİKA
Ağrı'nın Derinliği (Ece Temelkuran)
Kayda Geçsin (Ece Temelkuran) -deneme- Gizli Örgütler (John Lawrence Reynolds)* Haliç'te Yaşayan Simonlar (Hanefi Avcı)*
TÜR-KİŞİSEL GELİŞİM Başarırım Dersen Başarırsın (Norman Vincent Peale) İçindeki Gücü Keşfet (Mustafa Tarhan)
Sevmek Zorunda Değilsin Beni (Sinan Akyüz) Aşk sınır tanır mı? Peki ya acı? Acıya nereye kadar dayanılabilir?
Kitabın Arka Kapağındaki yazı:
"İnsan karşılıksız sevebilir mi?" diye sordu. O anda ona gülümsedim. "Sen beni seviyorsun ya
" dedim. "Sevdiği kadına kötülük yapmış biri nasıl olur da onun kendisini karşılıksız sevmesini bekler?" Aşk sınır tanır mı? Peki ya acı? Acıya nereye kadar dayanılabilir? Karşılıksız sevgi var mıdır? İnsan bir başkasını koşulsuz sevebilir mi? Seven adam kıskanır mı gerçekten? Kıskançlık etrafındakilere zarar verme hakkını verir mi? Namus iki bacak arasında mı
yoksa kafanın içinde midir? Belki imkânsız aşk
belki de gerçek... Her ne olursa olsun aşk için her şeyle
herkesle savaşmaya değmez mi? Başak sarısı saçlı
zümrüt yeşili gözlü
güzeller güzeli Yeşim ve ona sırılsıklam âşık olan Cemil'in hikâyesi var bu kitapta. Bir ‘hayat kadını’nın hayat hikâyesi... Tüm çıplaklığıyla... Hayatın acıtan gerçekliği sizin de canınızı yakacak. Her biri yayınlandığı dönemde çok satan ve çok okunan Yatağımdaki Yabancı
İki Kişilik Yalnızlık
Bana Sırtını Dönme
Etekli İktidar kitaplarının yazarı Sinan Akyüz'den aşkın sınırlarını zorlayan bir roman.
Özet;
Romanımızın kahramanı orta yaşlarını hayli geçmiş
eşini ve çocuğunu genç yaşta kaybettikten sonra bir daha hiç evlenmemiş
kendi başına sade ve sakin bir hayat geçiren Cemil DURAN.
Herşey Cemil Bey'in kapıcısı olan Ekrem ile bir geneleve gitmesiyle başlıyor.Cemil Bey burada genç ve güzel bir fahişe olan Yeşim'le karşılaşıyor.Yaşlı kalbi yıllar sonra yeniden heyecanla çarpmaya başlıyor.Üstelik Yeşim de bir süre sonra Cemil Bey'e aşık oluyor.Ancak Yeşim'in gençlik aşkı ve aynı zamanda onu geneleve satan adam olan Tamer peşlerini hiç bırakmıyor.
Romanımızın diğer bir kahramanı olan Adalet Hanım ise orta yaşlarını geçmiş olan bir yazar.Vaktinin bir kısmını adliyede ilginç davalara katılarak geçiriyor ve bunların sonucunda da kendine ilginç gelenleri kitap haline getiriyor.Adalet Hanım
Cemil Bey'i de Yeşim'in katil olarak suçlandığı bir duruşmada şahitlik yaparken tanıyor.Hikayesini anlatması için de Cemil Bey'e adresini ve telefonunu bırakıyor.
Yeşim'in mahkemeden sonra vurulup
ağır yaralı olarak hastaneye yatmasının ardından Cemil Bey hem kendi hikayesini
hem de Yeşim'in hikayesini Adalet Hanım'a anlatmaya karar veriyor.
Yeşim
kendi ailesinden uzakta
İzmir'de babaannesiyle birlikte yaşamıştır.Babaannesi öldüğü zaman orta üçüncü sınıftadır ve Ankara'da olan kendi ailesinin yanına dönmek zorunda kalır.Alkolik ve sürekli annesini döven bir baba
Yeşim'i hiç sevmeyen diğer çocuklarıyla ilgilenen bir anneyle karşılaşan Yeşim hayal kırıklığına uğrar.Babasından sürekli dayak yemeye başlayan Yeşim ortaokulu zarzor bitirdikten sonra liseye devam etmemeye karar verir.
Ailesinden kurtulmak için 33 yaşındaki bir adamla evlenir ancak evlendiği gün adamla ilgili gerçekleri öğrenince evine geri dönmek zorunda kalır.Eve dönünce de öz amcasının tacizine uğrar.Ancak bu duruma ne annesini ne de babasının inandırabilir.
Bütün bu olaylardan sonra Yeşim bir kuaför salonunda çalışmaya başlar ve Tamer isminde bir taksi şoförüyle tanışır.Yeşim Tamer'e inanarak.ailesinin de baskısından kurtulmak için
Tamer'le İstanbul'a kaçar.Ancak Tamer
Yeşim'i geneleve satar.Yeşim bu arada kadın tüccarı Selim ile tanışarak
Tamer'den intikam almak için bu adamı kullanmaya karar verir.Ancak hiçbirşey düşündüğü gibi olmaz.
İşte bu noktada Yeşim'in hayatına Cemil Bey girer ve olaylar bambaşka bir seyir izler.
Gizli Örgütler (John Lawrence Reynolds) Dünyanın en çok merak edilen Gizli Örgütlerinin Perde Arkası
» Dil: Türkçe » Yıl: 2009 » Sayfa: 366
Usta hikayeci ve ödüllü yazar John Lawrence Reynolds
Orta Doğu'nun kızgın topraklarından Beverly Hills'in kalabalık butiklerine kadar
tüm spekülasyonları ve paranoyaları silip süpürerek yüzyıllardır gizlilik içinde işlerini yürüten örgütlerin üzerindeki sır perdesini kaldırıyor. Örneğin Masonlar ABD hükümetinde diğer herhangi bir örgütten daha güçlü pozisyonlar elde etti.
On altı başkan Mason olduğunu açıkladı ve bu sayı daha fazla olabilir. Gizli örgütler popüler kültüre de sızmayı başardı. Mick Jagger ve Madonna Kabala'ya üyeliği bulunan çok sayıda ünlüden yalnızca ikisi. Hangi örgütlerin sadece gizli selamlaşma alışkanlığı bulunan bir kardeşlik birliğinden ibaret olduğu; ve hangilerinin eşcinsel
uyuşturucu kaçakçısı
mahkum sanatçı
soyguncu ve suikastçı üyeler barındırdığını ortaya çıkaran Reynolds
dünyanın en kötü ününe sahip gizli örgütlerini
bunların kökenini ve tarihsel gelişimini
kurucularını ve ritüellerini
gizli işaretlerini ve üyelerini anlatırken zekice ve şaşırtıcı bir bakış sunuyor.
olacağı belliydi zaten! Onları ayaklarına getirdin!... Ne yapayım
dayanamıyorum. Zorla değil ya
dayanamıyorum
dedi ve onun özrünü anlıyormuş gibi ayağını uzattı. Bunuı üzerine uyumak istediği için son derece sinirlenmiş olan Fontan ona var kuvvetiyle bir tokat patlattı. Tokat o kadar kuvvetle indi ki Nana kendini ayakta buldu
sersemlemişti. Bir çoğununkini andıran derin bir inilti ile sadece
- Ah! Diyebildi. Fontan
kımıldayacak olursa
bir ikinci tokat daha patlayacağını söyleyerek onu tehdit etti. Sonra mumu söndürdü
sırt üstü yattı ve derhal horlamaya başladı. Nana ise yüzünü yastıklara gömerek kesik hıçkırıklarla ağlıyordu. Kuvvetine güvenmek alçaklıktı. Fontan’ın korkutucu bir hal almış olan çehresi onu gerçekten kokutuyordu. Yediği tokat onu yatıştırmış gibi yavaş yavaş sakinleşiyordu. Şimdi Fontan’a saygı duyuyor. Ve yatakta ona geniş bir yer ayırmak için kendisi sokak tarafındaki duvara sokuluyordu. Yanağı ateş gibi yanarak
gözleri yaşla Dolu
dermansızlık içinde pasta ve çörek kırıntılarının kokusunu bile almadan uyumaya başladı.
Başarırım Dersen Başarırsın (Norman Vincent Peale) Eğer Siz Başarabileceğinizi Düşünürseniz; Başarabilirsiniz.
302 sayfa'dır. Çeviri: Azize Akın Editör: Nşhal Ünver Düzenleme: Gülen Işık Kapak Uygulama: Zafer Aktuğu Film-Grafik: Ebru Grafik Orjinal Adı: You Can If You Think You Can Genel Yayın Yönetmeni: Meltem Erkmen
Norman Vincent Peale'nin pozitif düşünme felsefesi tüm dünyada milyonlarca insan üzerinde benzeri görülmemiş bir etki yaratmıştır. Dr. Peale'nin tüm zamanlarda geçerli mesajlar veren kitapları
günlük yaşamda da paha biçilmez bir değere sahiptir. En çok ihtiyaç duyduğunuz anlarda başvurabileceğiniz bu kitaplar
tam anlamıyla daha mutlu ve daha tatminkar bir hayata başlangıç yapmanız için kusursuz birer ilham kaynağıdır.
Başarırım Dersen Başarırısın her yaştan ve hayatın her alanından erkek ve kadınların yaşamlarını ve kariyerlerini
Dr. Peale'nin pozitif düşünme felsefesiyle hayatlarını nasıl yeniden şekillendirdiklerini anlattıkları çarpıcı ve içten hikayelerle doludur. İçinizdeki gücü tüm engelleri aşarak ortaya koymanız için gerekli olan hayati bilgileri bu kitapta bulacaksınız.
Her kilidi açacak anahtara sahip olmak ister misin? Bütün hayatınızı değiştirmeye hazır mısınız?
İş ve özel hayatınızı
ailenizi
dostlarınızı
korku ve endişelerinizi yeniden düzenleyerek sizi başarıya ulaştıracak şifrelerin saklı olduğu kitap şu anda elinizde... Eski özgeçmişinizi yırtıp atın ve kendinize bembeyaz
yeni bir sayfa açın. Bu yeni sayfanın üzerine istediğiniz her şeyi yazın
hayal edin
çok çalışın
kitapta
yazan formülleri uygulayın ve hayatınızın çok kısa sürede nasıl değiştiğini görün. Artık hiç kimse size hayır diyemeyecek
kendinizi daha çok "evet" duymaya hazırlayın.
Bu kitapta herkes istediğini bulacaktır; İster işadamı
ister ev kadını
ister üniversite mezunu
isterse ilkokul mezunu olun; yeter ki değişimi ve değişmeyi kafanıza koyun. Eskiden yüzünüze kapanan kapıların sonuna kadar açıldığına şahit olacaksınız; çünkü her şey istemekle başlar.
Başlıca karakterler
Alice: Victoria çağında küçük terbiyeli bir kız; her şeyi öğren*mek ister.
Beyaz Tavşan: Sinirli zarif ve çok endişeli.
Düşes: Son derece çirkin bir yaratık; Kraliçeden ölesiye kor*kar.
Kraliçe: En çok sevdiği söz: «Kafasını kesin!»dir.
Cheshire Kedisi: Bütün yüzünü kaplayan gülümsemesi ile iste*diği ân görünebilir ve kaybolabilir.
Çılgın Şapkacı: Çılgın Çay Partisinin ev sahibi.
Hikâye
Sıkıntılı bir öğle sonu Alice kız kardeşinin omuzlarına yaslanarak yarı uyur bir halde elindeki kitabı okurken aniden beyaz bir Tavşan görür. Par*tiye gitmek için giyinmiş Tavşan cep saatına ba*kar ve geç kalmaktan endişe eder. Meraklı Alice Tavşanın peşine takılır. Bir tarladan geçerlerken birdenbire ayağı bir çukura kayan Alice çukurun içine yuvarlanır ve nihayet bir yığın yaprak üzerin*de durur. Orada tekrar Tavşanı görür fakat ona ba*zı şeyler sormadan önce Tavşan Alice'i telaşla gö*türür ve çok sayıda kilitli kapılarla çevrili uzun bir salonda bırakır.
Cam bir masa üzerinde altın bir anahtar gö*ren Alice kapıların en küçüğünü açar. Açık kapı*dan fıskiyeli serin bir bahçe görür fakat kendisi kapıdan geçemeyecek kadar uzun boyludur. Masa üzerinde etiketinde «Beni iç» yazılı bir şişe görür. Alice şişedekini içer ve hemen 25 santim küçülür. Fakat yine bahçeye giremez çünkü anahtarı aptal*casına masanın üzerinde bırakmıştır ve şimdi masa üzerindeki anahtara ulaşamamaktadır.Masanın altında da üzerinde «Beni ye» yazılı bir kurabiye görür. Kurabiyeyi yer ve derhal 2 met*re 70 santim boyunda bir dev olur.
Alice tekrar Beyaz Tavşanı görür. Onunla ko*nuşmak istediği zaman hayvan kaçar. Bu arada el*divenlerini ve yelpazesini yere düşürür. Alice on*ları alır ve yelpazenin boyunu tekrar küçülttüğünü görür. Beyaz Tavşan geri döner ve çılgıncasına el*divenlerini arar. Alice'i bir hizmetçi sanan Tavşan sert bir sesle bir çift eldiven getirmesini ister. Ali*ce itaat eder ve ağaçlara doğru koşar. Üzerindeki tabelâda «B. Tavşan» yazılı küçük bir beyaz evin önünde durur.Tavşanın evinde bir çift yeni eldiven ve yel*paze bulur. Ayrıca çok cazip bir şişe de görür. Ali*ce dayanamaz şişenin içindekini içer ve derhal bü*yümeğe başlar. Bu defa boyu öylesine uzar ki eve sığabilmek için bir ayağını bacadan bir kolunu da pencereden uzatır.
Alice aniden birinin evin penceresine çakıl taşları attığını işitir. Bu çakıl taşları küçük pasta*lar haline gelir ve Alice bu pastaları yiyerek küçü*lür. Böylece Tavşanın evinden dışarı çıkar. Orman*da koşmağa başlar ve dev büyüklükte bir mantarın yanında durur. Mantarın üstünde tembel tembel oturan bir kırkayak nargile içmekle meşguldür. Alice'e kaba bir tarzda hakaret eden kırkayak şayet mantarın bir tarafını yerse büyüyeceğini öteki ta*rafını yerse küçüleceğini söyler. Alice ilkin öyle*sine küçülür ki çenesi ayağına değer. Paniğe kapı*lan Alice mantarın diğer tarafını da yer ve boynu bir ağacın tepesine ulaşacak kadar uzar ve oradaki bir güvercin de Alice'i kuş yumurtası çalan bir yı*lan sanarak haşlar.Alice nihayet gerçek boyunu bulur. Ormanda*ki yürüyüşüne devam eder. Düşes'in kulübesi önü*ne gelir. Burada balığa benzeyen bir hizmetçinin kurbağaya benzeyen diğer bir hizmetçiye Kraliçe ile kroket oynaması için (tahta topla oynanan bir «yun) Düşes'e bir davetiyeyi verdiğini görür. Gü*rültüden ötürü zaten kendisini kimse duyamayaca*ğından Alice kapıyı vurmaksızm kulübeye girer ve Düşes'in kucağındaki çocuğunu sallayarak uyutma*ğa çalıştığını ve bir ahçının da pişirdiği çorbaya bi*ber koyduğunu görür. Gürültü kulağı sağır edecek derecededir ve biber de Kraliçeyi fena halde ak*sırtır. Şöminenin içinde ağzı kulaklarına varırca-sma esrarengiz bir tarzda gülümseyen bir Cheshi*re Kedisi vardır.Düşes birazcık tutması için bebeğini Alice'e uzatır ve kaybolur. Alice küçük çocuğu susturmağa çalışırken çocuğun ağlaması tedricen homurdan*maya dönüşür ve Alice birdenbire kucağında bir domuz tuttuğunu görür. Hayvan Alice'in kolları arasından kurtulur ve ormana kaçar. Alice yukarı doğru bakar ve Kedinin kendisine ağaç tepelerin*den gülümsediğini görür. Alice'e Çılgın Şapkacının partisine gitmesini söyler ve ardından kısım kısım kaybolur en son kaybolan parçası gülümsemesidir.
Çay partisinde Alice Çılgın Şapkacıyı Yürü*yüş Tavşanını (ki o da çılgındır) ve mütemadiyen çaydanlığa düşen ve kurtarılan uykulu küçük bir Fareyi de görür. Hepsi Alice'e gayet kaba davranır çözülmesi mümkün olmayan bilmeceler sorarlar. Ni*hayet Fare kendisini dahi uyutan uzun bir hikâye söylemeğe ikna olunur.
Alice partiden kaçar ve bir bahçeye gelir. Bahçıvanlar Kraliçeyi memnun etmek için konu*şan çiçekler ekmekle meşguldürler. Kraliçe bahçı*vanları beyaz gülleri kırmızıya boyarken görür ve onların derhal öldürülmelerini emreder ise de Ali*ce onları çiçek taçları arasına saklar. Bu esnada kraliyet geçit resmi başlar. İskambil kağıdından yapılmış askerler ve saray nazırları ardından Düşes Beyaz Tavşan ve Kraliçe geçerler.Ardından kraliyet «croquet» oyunu başlar. So*pa olarak canlı flamingolar ve top olarak da kirpi*ler kullanılır. Kavisli kale de geriye eğilen iskam*bil kâğıtlarından oluşur. Kraliçe Alice'e bir flamin*go verir ve hemen oynanmasını emreder. Oyunu oy*namak mümkün değildir. Herkes aynı ânda istedi*ği gibi oynamaktadır. Tam kendilerine vurulacağı sırada kirpiler çalılar arasına kaçar. Flamingo ba*şını kaldırarak Alice'e bakar. Kraliçe bir kimsenin oyununu beğenmediği zaman «Kafasını kesin!» di*ye bağırır ve asker kaleler yerlerinden ayrılır.Cheshire Kedisi meydanda görünerek Alice'e oyunu nasıl bulduğunu sorar. Alice sevmediğini söyler ve Kedi bunun üzerine meşhur gülümsemesiyle Krala bakar. Kral Kraliçeye şikâyet eder ve Kraliçe de Kedinin kafasının koparılmasını emre*der. Fakat artık meydanda sadece Kedinin kafası göründüğünden kimse Kedinin kafasının nasıl ko-parılacağım bilmez ve Kedi de böylece kurtulur.
Alice çaresizlik içinde oyunu terkedeceği sıra*da Düşes yanına gelir ve Aiice'i deniz kenarına götürür. Alice burada Sahte Kaplumbağa ve Grayphon adında iki hazin karakterle tanışır. Sahte Kap*lumbağa eğitim devresinde neleri öğrendiğini anla*tır: Sarhoş gibi sendeleyerek bulunduğu yerde dön*mek kıvranmak debelenmek aritmetiğin bütün kı*sımları; ihtiras dikkati başka yere çekme çirkinleş*tirme ve alay etme. Bu yaratıklar Aiice'i Istakoz Quadrille'ye götürürler ve kûmda onun şerefine çok hareketli bir dans yaparlar.
Onlar dans ederken bir yargılanmanın devam ettiği haberi gelir. Kupa Bacağı (iskambil kağıtla*rındaki) Kraliçe'nin tatlısını çaldığından muhake*me edilmektedir. Kraliçe jüri kendi arasında mese*leyi görüşmeden önce hükmün verilmesi taraftarı*dır. Bir kaç şahit bildiklerini söylerlerse de bunla*rın hiç biri muhakeme ile ilgili değildir. (Jüri şun*lardan oluşmuştur: bir fare dağ gelinciği bir kur*bağa bir kirpi ve diğer hayvanlar.)
Nihayet Alice de hâkim huzuruna çağrılır şa*hitlik etmesi istenir. Fakat Alice yargılamanın sah*te olduğunu söyler ve Kraliçe haykırır: «Kafasını kesini» Fakat Alice öylesine uzun boylu biri olmuş*tur ki elinde olmadan jürinin bulunduğu platfor*mu devirir jüriyi oluşturan yaratıklar yere düşer*ler. Onları tekrar yerine oturtan Alice Kraliçeye «önce öldürün ardından hüküm verin!» prensibi*nin saçma olduğunu söyler. Alice'in kafasının kesil*mesini haykıran Kraliçe kızgınlık içindedir fakat artık gerçek boyuna erişen Alice cevap verir: «Seni kim dinler? Siz bir deste iskambil kâğıdından baş*ka bir şey değilsiniz!» Kâğıtlar havaya uçuşur ve Alice'e doğru gelmeğe başlarlar. Hafif bir haykırış koparan Alice uyanır ve iskambil kâğıtlarının yü*züne düşen yapraklar olduğunu görür. Kız kardeşi kendisini sarsar ve uzun bir zamandan beri uyudu*ğunu söyler. Alice rüyasında Harikalar Diyarında seyahat etmiştir.
Tenkid
Alice kitapları (Alice Harikalar Diyarında ve Aynanın Arasından) hem çocuklar hem erişkinler tarafından okunur. Yazıldıklarından bu yana bir asırdan fazla geçmesine rağmen hâlâ popülerdirler. Çocuklar Alice'in vücudunun sihirli bir şekilde de*ğişmesi karşılaştığı garip yaratıklardan ve kitabın mükemmel bir peri hikâyesi atmosferinden büyük zevk duyuyorlar. Erişkinler bu kitaplarda nükteli sosyal hicivler hayal ve gerçek üzerinde olduğu ka*dar çocukların ve erişkinlerin dünyaları hakkında da yorumlar bulurlar.
Alice'in tesadüf ettiği yaratıkların ekserisi tiksindirircesine küstahtırlar. Beyaz Tavşan Kırkayak Çılgın Şapkacı ve Kraliçe alt-üst edilmiş bir mantık sistemine bağlıdırlar ve onun Alice'in basit Prag*matik değerlerine üstün olduğunu söyler ve kendi*lerini son derece üstün telâkki ettiklerinden kendi sistemleri hakkında bir şey söylemezler. Bir çocuk için erişkinlerin dünyasının katı ve zahiren mânâ*sız tedbir ve yasakları Harikalar Diyarı'nın Alice'e göründüğünden farklı olmamalı; keyfî gayriman tıkî ve aptalca.Alice'in her iki dünyası da aslında bir cam kürenin dünyasıdır (maamafih bu imaj ikinci ki*tapta daha derinden incelenir). Cemiyetin aptallık ve alışkanlıklarına bir cam küre tutan çok gelenek*çi Carroll; onların berrak lekelenmemiş bir çocuk zekâsına ne kadar saçma göründüğünü gösterir.Bir bakıma Alice Harikalar Dünyasında mese*lâ David Copperfield gibi büyüyen bir kimsenin karşılaştığı meselelerle ilgilidir. Alice rüyasında erişkinlerin dünyasının hangi kısımlarını ve stan*dartlarını benimseyeceğini hangilerine sırt çevire*ceğini öğrenir. Şurası önemli ki tam boyuna yar*gılanma sırasında erişir ve artık çevresindeki eriş*kinlerin gülünç ve saçma davranışları kendisini ra*hatsız etmez. Kraliçeye ve çevresindekilere onla*rın iskambil kâğıtlarından başka bir şey olmadıkla*rını söylediği vakit erişkinlerin standardlariyle kü*çültücü bir duruma sokulan çocukluktan onlar hak*kında hüküm verecek olgunluğa giden zahmetli yo*lu aşmıştır.
Yazar
Lewis Carroll Charles Lutwidge Dodgson adındaki (doğu*mu 27 Ocak 1832) Oxford Üniversitesi matematik hocasının ya*zarlık adıdır. Oxford Üniversitesinde okuyan ve ilkin 1854 ta*rihinde bu üniversitede matematik öğretmeğe başlayan Dodg*son 1881'e kadar bu kürsüsünü işgal etti.
Mahcup tavırlı ve cemiyetten nisbeten uzak duran bir be*kâr olan Dodgson matematik sahasında birçok kitap yazdı; en önemlisi Ö'klid ve Onun Günümüzdeki Rakipleridir (1379). Alice Harikalar Diyarında'yı çok beğenen Kraliçe Victoria profesö*re bu tür daha fazla kitap yazmasını söylediği zaman Dodg*son Kraliçeye bir sandık dolusu matematik kitaplarını gön*derdi.
Dodgson'un bir özelliği hayatını renklendirdi: Küçük kız*ları pek seven Dodgson onlarla saatlerce oynar bilmeceler söyler el çabukluğu oyunları gösterir ve onların fotoğraflarını çekmeğe bayılırdı. (Fotoğrafçılığın henüz başladığı bu çağda Carroll gayet iyi bir fotoğrafçı idi.) Onun bilhassa sevdiği kü*çük kızlardan biri Oxford Üniversitesindeki Christ Kilisesi'nin rektörünün kızı Alice Liddell idi.Dodgson ve bir papaz arkadaşı 4 Temmuz 1862'de Alice'i ki o zaman on yaşında idi ve onun iki ablasını Oxford civa*rında Thames nehrinde kayık gezintisine götürdüler. Küçük kızların kendisinden hikâye anlatmasını istemeleri üzerine Pro*fesör Lodgson bütün gün hikâye anlattı. Bu hikâye gerçekte Alice Harikalar Diyarında adlı kitabın hikâyesi idi. Sonraları Alice'in ısrarları üzerine Alice'in Yeraltındaki Maceraları adlı resimli küçük kitabı yazdı. Üç sene sonra genişletilmiş ve bi*raz değiştirilmiş olarak kitabını yayınladı. Kitap derhal tutul*du ve popüleritesi zaman geçtikçe arttı.
Dodgson'un şahsiyeti hayret uyandırıcı bir paradoks gös*teriyor ingiliz dilinde çocuklar için yazılan en iyi ve popüler kitabın müellifi özel hayatında kuru teamüller dışına çıkma*yan biri idi.
Yüzü biraz çarpık olmakla beraber yine de yakışıklı sa*yılırdı. Fakat kısmen sağırdı ve oldukça da kekeme. Bu yüz*den (aynı zamanda resmî bir papazdı da) vaızlarını vermekte güçlük çekiyor ve üniversitedeki dersleri de kolay anlaşılmıyor*du. Dodgson ayrıca İngiltere Kilisesinin sâdık (teamüller dışı*na çıkmayan) bir üyesi iyi bir Muhafazakâr belki bunlara zıt olarak oldukça da snob bir insandı öteki Dodgson yani Oxford hocalığından ayrı tuttuğu Le*wis Carroll neşe dolu bir insandı: el çabukluğunda sihirbaz*lıkta ve diğer oyunlarda usta. AMce'e ek olan Aynanın Arasın*dan adlı (Through the Looking-Glass 1872) büyük bir kitap ve en iyi komik şiirlerden birini yazdı («The Hunting of the Snark» 1876).
Dodgson 14 Ocak 1898'de öldü. Freud'ün teorileriyle çal*kalanan çağımızda onun şahsiyeti psikiatrik bakımdan ilgi çe*kici olabilir. Fakat New York şehrindeki Central Park'taki hey*kelinde Alice'in çevresinde bugün çocuklar oynuyor ve Carroll' un Harikalar Diyarına gölge düşmüyor.
Yazarın diğer eserleri
Aynanın Arasından: Umumiyetle ek kitaplar kaynak ve baş*langıç olan asıl eserlerden daha düşük olduğu halde bir is*tisna olarak Carroll un. Aynanın Arasından adlı kitabı Alice Ha*rikalar Diyarında'dan daha iyi ve zengindir. Birinci kitap iskam*bil kâğıtlarından oluşan karakterlerin yeraltı dünyasında bir ma*cera İken ikinci kitapta her şeyin geriye döndüğü ve karak*terleri satranç oyuncuları olan cam küreden bir ev anlatılır. Ali*ce bu oyunda bir piyondur. Kırmızı ve Beyaz Kraliçe ile tanı*şır ve Alice'in seyahat ettiği ülke de muazzam bir satranç tah*tasıdır. Alice sonunda satranç tahtasının sekizinci karesine ulaşır ve kraliçe ilân edilir. Kızıl Kraliçeyi salladığı zaman ken*di kendisi Dinah haline gelir ve Alice bir defa daha gerçekler dünyasında uyanır.
Sevimli Küçük Yalancılar - Sara Shepard
(Dizisi Çekilmekte -4.Sezon da-)
Basım Tarihi: Şubat 2009
Sayfa Sayısı: 312
Çevirmen: Olcay Gürkan Koçak
Yayın Yılı: 2009
Orjinal Adı: Pretty Little Liars
KİTABIN TANITIMI
Büyük çerçeveli Gucci güneş gözlükleri
ütülü Poloları ile Rosewood da yaşayan her seçkin insanın bir sırrı vardı. Özellikle lise öğrencisi Spencer
Aria
Emily ve Hanna'nın. Onların en korkunç sırları
skandal yaratabilecek ve o küçük mükemmel hayatlarını mahvedebilecek bir sırdı. Ve şimdi 'A' adında biri onların bu sırrını açığa çıkarmakla tehdit ediyordu…
'A' nın ise hepsini diri diri gömmeye yetecek kadar toprağı vardı. Ve onların büyük
küçük hatta çok uzun süredir gizli olan sırları bile artık gizliliğini koruyabilecek gibi görünmüyordu. Olaylar
kızlar kendi aralarından birinin sevimli küçük bir katil olabileceğini düşünmeye başladığından beri daha da kötüye dönecekti…
KARAKTERLERİN TANITIMI:
ALİSONopüler
havalı
güzel
espirili
akıllı bir kız.Hanna aria spencer ve emily isimli 4 kızla birlikte bir grup oluşturuyor onları dikkat çekici bireylere dönüştürüyor ve grubumuzun lideri oluyor.Grubun diğer 4 üyesinin deyimiyle mükemmel biri.Kitabın başında ortadan kayboluyor.
HANNA: Annesiyle babası ayrıldığı için kendini 1 senedir sürekli yemeğe vermiş tombul bir kızcağız.
ARİA MONTGOMERY: Grubumuzun diğer bir üyesi.Alisonla birlikte babasını öğrencisiyle öpüşürken görüyor ama babası annesine söylememesini rica ediyor.
SPENCER: Çalışkan
başarılı
sürekli ailesinin baskısı altında kalan ve ablası melisayla hiç anlaşamayan hatta onun sevgililerine göz koyabilen birisi.
EMİLY FİELDS: Grubumuzun son üyesi bu kızımız bu yaşına kadar ailesinin bir dediğini ikiletmemiş akıllı uslu bir kızdı amma velakin tercihleri biraz farklı kızlardan hoşlanıyor diyebiliriz.
JENNA CAVANAUGH: Çok güzel bir kız ama maalesef grubumuzun şaka kurbanı oluyor ve kör kalıyor.
MONA VANDERWALL: En sevdiği eğlencesi alison ve spencerla arkadaşlık etmek olan bu kızı bizim kızlar ahmak olduğu için hiç sevmiyorlar hatta aralarında ezik diye dalga geçiyorlar.
ÖZETİ
Romanımız bir gün Alison
Aria
Hanna
Spencer ve Emily’nin Spencerların ağıl evindetoplanmasıyla başlıyor.Alison sevgilisinin kız kardeşinden insanları hipnoz etmesini öğrenmiştir ve kızları hipnoz etmek ister.Kızlar da her zamanki gibi istemeseler de karşı çıkamazlar çünkü kimsenin Alison’a karşı çıkmaya cesareti yoktur.Böylece Alison ışıkları söndürür
perdeleri kapatır
mumları yakar ve saymaya başlar.Yüz…doksan dokuz… Yirmi iki…
On bir…
Üç…
Baş parmağının en etli yeri ile Aria nın alnına dokunur.
İki…Yavaşça Hanna ya
sonra Emily e dokunur ve sonra Spencer a yönelir.
Bir…
ve tam o anda Spencer aniden gözlerini açar.Yukarı sıçrayarak pencereye doğru koşar.İçerisinin çok karanlık olduğunu söyler.Alison itiraz eder ve kavga ederler.Bu
Neiman Marcus’taki yeni Lacoste polo yakalı elbiseyi kimin daha önce gördüğü ya da bal rengi röflenin fazla pirinç rengi gibi görünüp görünmediği hakkındaki saçma kavgalardan biri olabilirdi.Ancak tamamen farklı bir şey hakkındaydı ve bunlardan oldukça daha büyüktü
Bu arada diğer kızlar hala hipnoz durumundadırlar.
Spencer ‘’Her zaman her şey senin istediğin gibi olmak zorunda değil
biliyorsun değil mi;Alison?’’ der ve en sonunda Alison’ı ‘’Git buradan.’’ diyerek kovar.
‘’İyi.’’Alison büyük adımlarla dışarı yürür.
‘’İyi!’’ Fakat birkaç saniye sonra Spencer
onun peşinden gider.
‘’Bekle bir saniye!’’diye bağırır kapıyı arkasından çarparken.’’Alison!’’
Fakat Alison gitmiştir.
Ertesi sabah Alison’dan hala bir haber yoktur Alisonın annesi bayan DiLaurentis kızları arar ve Alison’ın nerede olduğunu bilip bilmediklerini sorar.Akşama doğru hala Alison’dan haber alamayan DiLaurentisler polisi ararlar.Ertesi sabah Dilaurentislerin normalde sakin olan ön bahçelerinde polis arabaları ve haber minibüsleri kamp kurmuştur.
Polis
kızlarla birlikte hemen hemen Rosewood’daki herkesi sorgular.Kızlar yavaş yavaş birbirlerini daha seyrek arar olmuşlardır.
Yaz yerini yeni bir okul yılına o da kendini yeni bir yaza bırakmıştır.Alison hala kayıptır.Basın olaya ilgisini yitirmiştir.Polis sessizce araştırmaya devam ediyordur.DiLaurentisler bile Alison un ortadan yok oluşunun iki buçuk yıl sonrasında
Rosewood’dan taşınmışlardır.
Spencer
Aria
Hanna ve Emily e gelince
onların da içlerinde bir şeyler değişmiştir.Artık Alison nın eski caddesinden geçtikleri ve evine göz attıklarında ağlamaklı olmuyorlardır.Aksine daha farklı bir şey hissediyorlardır.
Ferahlık.
Elbette Alison Alison’dı.Üzerinde ağlanacak bir omuzdu ama kızlar aynı zamanda ondan korkmaktaydılar da.Alison bir ceset gibi gömmek istedikleri kötü şeyler dahil olmak üzere haklarında başka hiç kimsenin bilmediği kadar çok şeyi biliyordu.Alison’nın ölmüş olabileceğini düşünmek bile korkunçtu
fakat…
Eğer öyleyse
en azından sırları güvendeydi.
Ve öyleydi de.Her şeye rağmen 3 yıl boyunca da öyle kaldılar.
3 yıl sonra…
DiLaurentisler’in evlerini sonunda satılmıştır onların komşuları olan Rosewood
Pennsylvania’nın gayri resmi Hoş geldiniz Vagonu hanımefendisi Bayan Fields hazırladığı hoş geldiniz sepetini kızı Emily’ye verip yeni komşularına gönderir.Böylece Emily yeni komşularının kızları Maya’yla arkadaş olur.
Babasının işi nedeniyle 2 yıldır İzlanda’da olan Aria ve ailesi nihayet eve dönmüştür.Aria gittiği bir barda Ezra adında bir çocukla tanışır
flört ederler hatta bir ara birlikte tuvalette öpüşürler.
Hanna Marin büyük bir değişim geçirmiştir oldukça zayıflamış çok güzel bir genç kız olmuştur artık en yakın arkadaşı Mona Vanderwaal’dır.İkisi birlikte King James
Alışveriş Merkezine gittikleri bir gün Mona bir bilezik
Hanna ise bilezik ve bir çift küpe alır fakat ona almak değil çalmak desek daha doğru olur çünkü bu ikili eğlence olsun diye böyle bir alışkanlık edinmişlerdir.
Spencerlarda ise durum aslında çokta değişmemiştir ablasıyla aralarında hala devam eden sessiz bir rekabet vardır her ne kadar Spencer sürekli kaybediyor olsa da...
Melissa Penn Üniversitesinden bir yıl önce mezun olmuş ve Penn’in Wharton İşletme Okuluna girmiştir. Philedelphia şehir merkezindeki ev anne ve babalarının Melissa’ya bir armağanı olarak yenilenmektedir.O gece de Melissa’nın erkek arkadaşını aileye tanıştırma yemeği vardır.O sıralarda taşınması planlanan Spencer’ın yerine ağıl eve şehirdeki evin tadilatı bitene kadar Melissa ve sevgilisi taşınır.
Aria okulun ilk günü yeni İngilizce öğretmeniyle tanışır ve ağzı açık kalır çünkü karşısındaki Ezra’dır.O sırada telefonuna bir mesaj gelir.
Aria; Sürpriizz!Kukla domuzunun
bunun hakkında ne
diyeceğini merak ediyorum…-A
Salı öğleden sonrası Emily Maya’ya evine kadar eşlik eder.Evin önüne geldiklerinde vedalaşırken Maya Emily’yi yanaklarından öper
’’Mucuk
mucuk! Fransız gibi’’ der.
‘’Peki
o zaman
ben de Fransız olurum’’ der Emily’de
kıkırdayarak Maya’nın sol yanağını öper.Sonra Maya onu tekrar öper ama bu sefer ağzına biraz daha yakındır.Emily aniden harekete geçip okula gider.Antrenmandan sonra Emily dolabından kotunu ve tişörtünü
aldığında yere bir not düşer.
Hey
Emily.Ne habersin?Ben tekrar döndüm!
Demek öpecek başka bir
arkadaş buldun!-A
Emily sadece bir tek arkadaşını daha öpmüştü bu da 7. sınıfın bitmesinden bir buçuk hafta önce
isimlerini meşe ağacına kazıdıktan iki gün sonra idi.Alison.
Spencer okuldan sonra bahçedeki jakuziye girer evde yalnızdır ardından Wren gelir.O da jakuziye girer Spencer çim hokeyi oynuyordur ve o gün omzu çok ağrıyordur.Wren omzuna masaj yapar ve bu sırada Spencer’ın sutyeninin kayışı kopar Spencer bu bir doktor hasta ilişkisi diye düşünür ama sonra Wren’in daha 1.sınıfta okuduğunu hatırlar.Ablasının nerede olduğunu sorar ve yakındaki bir mağazada olduğunu öğrenince hemen toparlanıp odasına kaçar.E-postalarına bakar şöyle bir mesaj vardır:
Spencer
İmrenmek kolaydır.Biri
bir şeye imrendiği zaman onu
şehvetle arzular.Bu genelde elde edemeyecekleri bir
şey olur.Ama aslında senin her zaman böyle bir
problemin vardı zaten
öyle değil mi?-A
Hanna çaldığı bilezik yüzünden karakola götürülür ama annesi bunu kendi yöntemleriyle polis Wilden’la halleder ve ceza almadan bu iş kapanır.Karakoldayken Hannaya bir mesaj gelir.
Hey Hanna
Hapishane yemekleri seni şişmanlattığında
Sean’nun ne diyeceğini biliyor musun?
Olamaz!-A
Hanna bu olayı kimsenin bilmesini istemiyordur ama ‘’A’’ nasıl olduysa bunu öğrenmiştir.
Aria
Ezra’yla konuşur o bu ilişkinin yürümesini istiyordur ama Ezra başının belaya girebileceğini söyleyerek bitmesini ister.Aria her ne kadar istemesede kabul eder.
Spencer seviye tespit sınavında büyük bir başarı elde etmiştir ailesini bunu öğrenince çok sevinirler.Spencer hayatında ilk defa ablasını geçmiştir.Hediye olarak ne istediğini sorduklarında ağıl evde kalmak istediğini söyler.Ailesi kabul eder böylece Melisa ve Wren Melisa’nın eski odasına taşınacaklardır.
Spencer okulda Emily le karşılaşır onunla konuşurken bilekliğine gözü takılır bu 6.sınıftayken Jenna olayından sonra Alisonın kızlara yaptırmış olduğu bilekliktir.
İlk başta Jenna’nın kardeşi Toby’i hedef olarak seçmişlerdir beşi birden plan yaptıktan sonra Alison caddenin karşısına geçip Toby’i ağaç evin penceresinden gözetler.Tam o sırada ne olduysa olur ambulans Jennaların evinden ayrıldıktan sonra Spencer kaza hakkında diğer kızların asla göremeyeceği bir şey fark etti: Toby
Alison’ı görmüştü ama Alison’da Toby’i kötü bir şey yaparken görmüştü.Alison’ı ispiyonlayamazdı
çünkü Alison’da onu ispiyonlardı.İşte bu olaydan sonra Jenna kör kalır ve Jenna’yla Toby’i yatılı okula gönderirler.Bileklikler böyle bir sırrı paylaştıkları ve birbirlerini sonsuza dek korumalarını hatırlatmak içindir.
Noel Kahn’ların evinde parti vardır ve Spencer hariç bütün kızlar oraya giderler.Hanna partide Sean’la birlikte olmak ister ama Sean Hanna’nın kendisi için değerli olduğunu ve uygun zamanı beklemek istediğini söyler kavga ederler.Hanna çok sinirlenir ve Sean’nın BMW’sinin anahtarını alır yolda Mona’ya mesaj atar o da Hanna’ya katılır.Bu arada ikiside sarhoş olmuştur.Önlerine çıkan bi geyik yüzünden kaza yaparlar ve oradan hemen sıvışırlar.
Emily ve Maya partide karşılaşırlar.Birlikte fotoğraf kulübesine gidip fotoğraf çekilirler.Emily Maya’ya Alison’dan söz eder.Hatta ona Alison’ı öptüğünden ama Alison’ın onu reddettiğinden bahseder sonra bunlar tam öpüşürken Emily’nin sevgilisi Ben gelir.
Partide Aria sıkıntıdan patlarken Ezra arar ve onu evine davet eder. Bunlar uzun uzun sohbet ederler Ezra’nın tuvalete gittiği sırada Aria’nın telefonuna bir mesaj gelir.
Aria
Bu sana ekstra kredi sağlar!
Seni seven-A
Not
erak ediyorum da
eğer annen
babanın
Ders çalışma arkadaşı hakkında biraz bilgi sahibi
olsaydı ne düşünürdü acaba?
Ve hatta senin bundan
Haberin olduğunu!
Ve Aria kendini o korkuyla hemen eve atar.Daha sonra fark eder ki telefonunu Ezra da unutmuştur.Ezraya gittiğinde işler yolunda gitmez çünkü Ezra gelen mesajı görmüştür ve Aria ya düşman kesilir.
O gece Spencer yeni ağıl evinde ders çalışırken Wren gelir.Spencer ona evini gezdirir ve sonra olan olur bunlar kendilerini halının üzerinde buluverirler.Wren banyoya gider tabi işi ilerletmeye karar vermişlerdir o sırada Spencer’ın gözüne ekranı yanıp sönen bilgisayarı takılır.Bir mesaj gelmiştir.
AAAAA:Sana daha önce de söyledim;
Ablanın erkek arkadaşını öpmek
doğru bir şey değil!!
Yedinci sınıftayken Ian’ı (Melissa’nın sevgilisi olan öptüğünde bundan Alison’a bahsetmiştir.O sırada bunu düşünürken Wren banyodan çıkar.Çıkmasıyla ikisininde pencereden bakan Melissa’yı görmesi bir olur.(Bugünde herkesin yakalanma günü mü ne[ Daha sonra olayı bütün aile öğrenir Wren evden taşınır.Herkes Spencer’a karşı mesafelidir. Hanna yine polis merkezine götürülür.Tabi gece alkollü olduğu için arabayı çaldığını da kazayı da hatırlamıyordur.Annesi karakola gelir polis Wilden’la konuşurlar.Birkaç gün sonra ortaya çıkar ki Bayan Marin bu olayları örtbas etmek için Wilden’la flört ediyormuş.(anladınız siz onu) O sırada polis merkezinde bir karışıklık olur.Büyük bir olay mı olmuştur acaba? Evet olmuştur
herkes; polisler
ambulans Mayaların evinin önünde toplanmıştır nihayet Alison’ın cesedi bulunmuştur.Mayaların arka bahçelerinde yapılan tadilat çalışmaları sırasında oraya gömülü olduğu ortaya çıkmıştır. Ve.. herkes Alison’ın cenaze töreninde bir araya gelir.Bayan DiLaurentis 4 kızımızın hep birlikte ön sırada oturmasını ister.Kızlarımız konuşurken konu ‘’A’’ ya gelir böylece anlarlar ki hepsine A’dan mesaj geliyordur. Kızlar kilisede etraflarına bakınırlarken birden Jenna ve Toby’yi görürler.Kiliseden çıktıklarında bir polis memuru yanlarına gelir dava tekrardan açılıyordur.Tam herkesin evlerine gideceği sırada 4 kızından telefonuna mesaj gelir.Hepsinin de mesajı aynıdır:
Haliç'te Yaşayan Simonlar Hanefi Avcı (Dün Devlet Bugün Cemaat)
Dizin hariç 588 sayfa'dır.
Emniyet Teşkilatının efsanevi ismi
Susurluk sürecinde cesur duruşuyla gerçek bir kanun adamı tavrı gösteren Hanefi Avcı yine doğru bildiklerini söylemeye devam ediyor. Ucunun kime dokunduğuna bakmadan
yalnızca ülkesine karşı vicdani sorumluluğunu yerine getirmek için son dönemde yaşananların iç yüzünü kamuoyuna açıklıyor.
Kitap iki bölümden oluşuyor. Devlet başlıklı ilk bölümde
yıllarca devlete hizmet etmiş bir güvenlik görevlisi olarak geçirdiği fikirsel dönüşümü
bu dönüşüme neden olan olayları okurlarla paylaşıyor. Bu fikirsel dönüşümün sonucunda Avcı artık
uzun yıllar mücadele ettiği
sisteme muhalif grupların demokratik ve sağlıklı bir sistemin olmazsa olmazı olduğuna
farklı fikir ve düşüncelerin topluma zarar değil
ancak bir zenginlik katacağına
güvenlik sorununa indirgenen Kürt sorununun ancak demokratik hak ve özgürlükler alanının genişletilerek siyasi yollarla çözümlenebileceğine ve ordunun batılı ülkelerde olduğu gibi siyasetin dışında kalarak güçlü bir ordu olabileceğine inandığını açık yüreklilikle ifade ediyor. Avcı
bu kitabı yazmaktaki önemli amaçlarından birinin
böyle köklü bir değişim yaşamasına neden olan mesleki tecrübelerini aktararak
çok geniş bir kriminal yelpazede çalışmış olmanın verdiği donanımla kendinden sonra geleceklere yol göstermek olduğunu belirtiyor.
Cemaat başlıklı ikinci bölümde ise Avcı devletin çeşitli kurumlarına nüfuz etmiş cemaat yapısının son zamanlarda meydana gelen olaylardaki (özel yetkili mahkemelerin sürdürdüğü tahkikatlardan
telefon dinlemelerine
vs.) rolünü ortaya koyuyor. Cemaatin polis
ordu
MİT
jandarma
yargı ve diğer devlet kurumları içerisinde ayrı bir hiyerarşik örgütleme kurarak ve bu teşkilatların sistemlerini bozarak çalışmalarını engellediğinden
üstüne üstlük bu teşkilatların personeli arasında ayrım
güvensizlik ve düşmanlık yaratarak kurumları içerden ve tamir olunmaz biçimde yaraladığından bahsediyor. Bugün özellikle özel yetkili mahkemelerce yürütülen tahkikatların
arka planda cemaatin talimatı ile Emniyet İstihbarat Şubesindeki unsurları ve cemaate bağlı savcılar desteği ve zorlaması ile yürütüldüğüne
yürütülürken hukuksuz işlemlerin yapıldığına dair ciddi emareler olduğunu iddia ediyor. Tüm bu iddialarını
delilleriyle sağlam bir zemin üzerine inşa ediyor.
Avcı kitabın başlığında iki metafor kullanıyor; bunların devlet görevlilerinin
belli bir ideoloji etrafında örgütlenmiş grupların ve genel anlamda toplumun zihniyetini tanımlayabilmek için ne kadar isabetli bir biçimde seçilmiş olduğunu kitabı okuyup bitirdiğinizde anlayacaksınız. Görünen değil
perde arkasındaki gerçekleri merak ediyorsanız Emniyet teşkilatının güvenilir ve öncü ismi Hanefi Avcı'nın dürüst ve cesur sesine kulak verin! (Tanıtım Bülteninden)