Günlük Kişisel bir şey..

  • Kullanıcı Marla
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
🟢 Konu yazarı şu anda aktif
''Unutmadım aramızdaki beceriksiz dili.
Dünya yordu bizi. Benim de söyleyemediklerim var.
Hiç söyleyemeyeceğim onları belki de.
Uzun bir yolu geliyoruz seninle, yolu, geldikçe anlıyorum ki, biz,
bu dünya üzerinde yürüyemiyoruz bile.''
 
21239_453878461372112_1959271462_n.jpg


Uygunsuzum.
Ve uykusuz.
Kesilsin artık sesim.
O, gelsin.
Üstümü örtsün..

-Ali Lidar-
 


Mayısta sevdiğin gibi aralıkta da sevecek misin beni?
 
Ben güzel şeyler duymak istiyorum demedim ki, sesini duymak istiyorum o kadar.
 
Ona kızgın değildim..
Ne de olsa başka bir yerdeydik..
Başka şartlar altında..
Ya da o üstünde kalmış, ben şartların altına düşmüştüm..

- Hakan Günday -
 
484009_397945466963749_880434652_n.jpg


9 yaşındaki bir çocuğun çizmiş olduğu resim.
Anlamına gelince...
Denizde tahterevalliye binmiş iki kuş..
Çocuğun açıklaması ;
İki kuş var biri kafeste diğeri özgür gibi gözüküyor
ama aslında ikiside esir...
Çünkü diğeri uçarsa arkadaşı ölecek ...
 
Tam göğsünüzün ortasında bir yeriniz acıyacak...

Evinizin sizi içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksiniz...

Sokağa fırlayacaksınız...

Sokaklar da dar gelecek...

Tıpkı vücudunuzun yüreğinize dar geldiği gibi...

Ne denizin mavisi açacak içinizi, ne pırıl pırıl gökyüzü...

Kendinizi taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksiniz...

Birileri size bir şeyler anlatacak durmadan...

‘‘Önemli olan sağlık.''

‘‘Yaşamak güzel.''

‘‘Boşver, her şey unutulur.''

Siz hiçbirini duymayacaksınız...

Gözyaşlarınızdan etrafı göremez hale geleceksiniz.

O'ndan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksiniz...

Hep ondan bahsetmek isteyeceksiniz...

‘‘Ölüme çare bulundu'' ya da ‘‘Yarın kıyamet kopacakmış'' deseler başınızı kaldırıp ‘‘Ne dedin?'' diye sormayacaksınız...

Yalnız kalmak isteyeceksiniz...

Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak...

İkisi de yetmeyecek.

Geçmişi düşüneceksiniz... Neredeyse dakika dakika... Ama kötüleri atlayarak...

Onunla geçtiğiniz yerlerden geçmek isteyeceksiniz... Gittiğiniz yerlere gitmek...

Bu size hiç iyi gelmeyecek... Ama bile bile yapacaksınız.

Biri size içinizdeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksınız... Aslında kurtulmak istediğiniz halde, o acıyı yaşamak için direneceksiniz.

Hayatınızın geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksiniz...

Aksini iddia edenlerden nefret edeceksiniz...

Herkesi ona benzetip...

Kimseyi onun yerine koyamayacaksınız...

Hiçbir şey oyalamayacak sizi...

İlaçlara sığınacaksınız... Birkaç saat kafanızı bulandıran ama asla onu unutturmayan... Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren...

Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek... Boğazınız düğümlenecek, dinleyemeyeceksiniz...

Uyumak zor, uyanmak kolay olacak...

Sabahı iple çekeceksiniz... Bazen de ‘‘Hiç güneş doğmasa'' diyeceksiniz.

Ne geceler rahatlatacak sizi ne gündüzler...

Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksiniz...

Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önünüze çıkana sarılmak isteyeceksiniz... Nafile... Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...

Rüyalar göreceksiniz, gerçek olmasını istediğiniz... Her sıçrayarak uyandığınızda onun adını söylediğinizi fark edeceksiniz...

Telefonun çalmasını bekleyeceksiniz... Aramayacağını bile bile... Her çaldığında yüreğiniz ağzınıza gelecek... Ağlamaklı konuşacaksınız arayanlarla...

Yüreğiniz burkulacak...

Canınız yanacak...

Bir daha sevmemeye yemin edeceksiniz.

Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinizden...

Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksınız... Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğiniz için kendinizden nefret edeceksiniz...

Yaşadığınız şehri terk etmek isteyeceksiniz... Onunla hiçbir anınızın olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek...

Ama bir umut... Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu... Bu umut sizi gitmekten alıkoyacak...

Gel gitler içinde yaşayacaksınız...

Buna yaşamak denirse...
 
tumblr_lz8rkylN531r20rkso1_1280.jpg


Eğer çok şanslıysanız; hayatınızda bir kere, hayatınızı önce ve sonra olarak ayırabilecek biriyle tanışacaksınızdır.
 
tumblr_ltfocwlKTC1r47g58o1_500.jpg


Ayışığında oturuyorduk
Bileğinden öptüm seni

Sonra ayakta öptüm
Dudağından seni

Kapı aralığında öptüm
Soluğundan seni

Bahçede çocuklar vardı
Çocuğundan öptüm seni

Evime götürdüm yatağımda
Kasığından öptüm seni

Başka evlerde karşılaştık
İliğinden öptüm seni

En sonunda caddelere çıkardım
Kaynağından öptüm seni

- Cemal Süreya -
 
Çay demledim senin için, içimde bir terminal kalabalığı.
 
tumblr_mbjeveykWx1rv1u8io1_500.jpg


Düştüğüm zaman elimden tutup kaldırmana gerek yok.
Sadece “canın yandı mı” diye sorsan da yeter.
 
tumblr_mgnxs12V9s1qdm07lo1_500.jpg


Bir insan nasıl sevilir hatırlamıyorum. Öğret bana. Tut elimden, gözlerimin içine bak, okula başlamış çocuğa alfabeyi öğretir gibi, kırk yıllık budiste namaz kılmayı öğretir gibi, sabırla öğret bana seni sevmeyi.
Merhameti ve şefkati elden bırakma. Öyle bir bak ki bana, hırçınlığım gözlerinin buğusundan utanıp kendi kendini yok etsin.
 
Geri