Kader, Allah'ın ezeli ilmi ile, kulların yapacakları şeyleri bilmesidir. (Burada; yazgı.) Allah'ın ilmine kimse müdahale edemez. (Burada; inanç). İyi kötü her iş, Allah'ın istemesi kulunun dilemesi ile olur. (Burada; nasip) Allah bildiği için yapmıyoruz, biz yapacağımız için Allah biliyor. Kader insanın iradesinde ve çabasındadır diyebilirim. Yaptığımız şeyler karşısında karar verme yetisi insanın kendisindedir. (Burada; irade) Başkasında değil. İnsan kendi aklı ve iradesiyle düşünür, karar verir ve yapar. Allah'ın müdahalesi olmaz. Sadece emirleri vardır iyilik yapmaya teşvik eden. Cennet, cehennem ayrımı da yine buna nazaran insanın kendi iradesiyle yapacaklarının ya mükâfatı olur yada malumu.
Ve yine bkz; Şems'in 29. kuralına katılmamak elde değil;
Kader hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten, "ne yapalım, kaderimiz böyle" deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hakimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin.