Kişiliğin Felsefik Tanımı

🕒 Konu sahibi 3 saat önce aktifti
kişilik nedir - mizaç nedir - karakter nedir - kişiliğin gelişimi
KİŞİLİK
Günlük yaşantımızda, bireylerin hoşumuza giden ya da gitmeyen özelliklerine bağlı olarak kişilikleri hakkında yargılarda bulunuruz. "Ahmet, kişilikli bir insandır."gibi. Bu yargıları, o insanların davranışlarına bakarak söyleriz.
Psikologlar, kişilik konusunda çok farklı tanımlamalar yapmışlardır. Örneğin, psikolog Alport, çeşitli kaynaklardan yararlanarak kişiliğin 50 ayrı tanımını derlemiştir. Örneğin kişilik;

• Watson' a göre bir bireyin alışkanlıkları toplamı,

• Mark May'e göre insanın toplumda oynadığı çeşitli roller ve bu rollerin başkaları üzerinde bıraktığı etkiler,

• Alport'a göre ise bireyin çevresine, kendisine özgü bir biçimde uymasını sağlayan güçlerin toplamıdır.

Bu da kişiliğin çok geniş ve karmaşık olduğunun en açık göstergesidir. Fakat, bu tanımlamaların hemen hepsinde sözü geçen temel özellikler vardır. Bunlar biricik olma, diğer bireylerden ayırt edici olma, sürekli olma, tutarlı olma ve yapılanmış olmadır.

Biricik olma, bireyin kendine özgü davranış özelliklerinin tümüdür. Diğerlerinden ayırt edici olma, bireyi diğer insanlardan ayıran davranış özellikleridir. Bu özelliklerinden sürekli ve tutarlı olanlar, kişiliği ilgilendirirler. Zaman içinde çok çabuk değişen ve tutarsız olan davranışlar bu gruba girmez. Yapılanmış olma, kişiliğin çok sayıda ve birbiri ile bağıntılı birimlerden oluştuğunu kabul etmedir. Bu açıklamalara dayanarak kişiliği şu şekilde tanımlayabiliriz:

Kişilik, bireyin iç ve dış çevresi ile kurduğu, kendine özgü, diğer bireylerden ayırt edici, sürekli, tutarlı ve yapılanmış ilişkiler bütünüdür.

Dilek'in sinirli olması, Emre'nin verdiği sözü yerine getirmesi birer kişilik özelliğidir.
Kişilik, yaşam süreci içinde yavaş yavaş oluşur ve birdenbire değişmez. Çeşitli özellikler, yaşam içinde bireyde bir davranış bütünlüğü oluştururlar. Bu bütünü meydana getiren çeşitli birimler vardır. Bunlar; mizaç (huy) ve karakterdir.

MİZAÇ

Mizaç (huy), bireyin fizyolojik ve duygusal özelliklerinin davranışlara yansıyarak sürekli hale gelmesidir. İç ve dış uyarıcılar, bireyde belli bir duygu düzeyi oluştururlar. Aynı uyarıcı karşısında bazı insanlar çok çabuk sinirlenirken bazıları sabırla sonucu beklerler. Bunun gibi, güler yüzlü - asık yüzlü, iyimser - karamsar olmak birer mizaç özelliğidir. O halde mizacın en açık göstergesi bireyin iç ve dış uyarıcılara yaptığı tepkilerin sürekli hale gelmesidir.

Mizacın nasıl oluştuğu konusunda psikologlar arasında tam bir anlaşma sağlanamamıştır. Fakat, genellikle mizacın, doğuştan gelen genetik özelliklere, organik yapıya bağlı olarak oluştuğu kabul edilir. Bu nedenle değişmesi çok zordur. İç salgı bezlerinin çalışması bireyin bazı davranışlarını belirler. Örneğin, tiroit bezinin az ya da çok çalışması bireyin hareketli ya da durgun olmasına neden olur.
Mizaç, kişilikten bağımsız bir birim değildir. O, kişiliği oluşturan birimlerden ayrılmaz bir parçadır. Bu yüzden çoğu zaman mizaç ve kişilik kavramları birbirine karışmaktadır.

KARAKTER

Karakter, çoğu zaman kişilikle eş anlamlı olarak kullanılan bir kavramdır. Fakat karakter, kişiliğin bir parçasıdır ve onun bir yönünü ifade eder. Bu yön de toplumsal ve ahlaki yöndür.

Toplum içinde insanlar, davranışlarına bağlı olarak iyi karakterli ya da kötü karakterli olarak değerlendirilirler. Davranışları toplum için istenen yönde ve ahlak kurallarına uygun olanlar, iyi karakterli olarak adlandırılır. Davranışları, toplum için istenmeyen yönde ve ahlak kurallarına uygun olmayanlar ise kötü karakterli olarak adlandırılırlar.

Psikolojide ise karakter, kişiliğimizin ve davranışlarımızın toplum içindeki değerlere uygunluğu olarak ifade edilir. Bu yönüyle karakter, toplum tarafından kazandırılan ve toplumca olumlu ya da olumsuz olarak değerlendirilen davranışların sürekli hale gelmesidir. Dürüstlük, yalancılık, hırsızlık, misafirperverlik gibi özellikler karakterdir ve kişiliğin bir yönüdür.

Karakterin nasıl oluştuğu konusunda da psikologlar arasında bir görüş birliği sağlanamamıştır. Fakat, genellikle karakterin, ilk yaşlardan itibaren toplumsal yaşantılar sonucunda birtakım değerlerin benimsenmesi ile oluştuğu kabul edilir. Çevreden kazanılan ve eğitimle şekillenen davranış özellikleri karakteri oluşturur.

Karakter ve mizaç, kişiliği meydana getiren iki temel birimdir. Karakter toplumdan, mizaç ise doğuştan kazanılır. Tek başına ne karakter ne de mizaç, kişiliği oluşturmaz. Kişilik, bu iki birimin bir arada işlemesi ile oluşan uyumlu bir bütündür.
 
Geri