Kisilere ötenazi hakki verilmeli midir? Kosullari neler olmalidir?

Konu sahibi son olarak 1 gün önce görüldü
Otenazi/otanazi bir kisinin kendi istegiyle yasaminin (doktor kontrolu altinda veya doktor araciligiyla) yuksek dozda ilac verilerek sonlandirilmasi. Bildigim kadariyla aktif otanazi ulkemizde yasak.

Sizce insanlara bu hak verilmelidir? Verilmeliyse, bu belirli kosullara baglanmali midir? Yoksa, ozgur iradeyle verilmis bir kararsa, kosullara gerek yok mudur?

Bu hakkin verilmemesi gerektigine inaniyorsaniz, nedeni nedir?
 
Şöyle bir şey yazmışım zamanında;


Aslında Ötenazi pekte derinine inilmesine gerek kalmadan direk tanınması gerekli olan bir hak olup insanın istediğinde ölebilmesi gereklilikten ziyade temel bir ihtiyaç olarak görülmelidir. .
Temelde üç çeşit ötenazi mevcuttur. Bunlar insanın vücuduna bir sıvı enjekte edilerek yaşamına son verilmesi olan aktif, yaşam destek ünitelerinin kapatılması ve tedaviyi kesme şeklindeki yaşama son verme olan pasif ve doktor yardımıyla insanın yaşamına son vereceği bir düzenek hazırlanarak kişinin kendi yaşamına son vermesi şeklinde olan doktor yardımıyla intihardır. Dünyada bir kaç ülke dışında aktif ötenazi yasaktır ancak pasif ötenazi daha çok ülkede serbesttir.
Bence ötenaziyle ilişkili çeşitli prosedürler olmalıdır. İnsan bitkisel hayattayken bu duruma karar veremeyeceğinden ve yakınlarının egoistçe davranışar sergileme olasıklarının bulunması veya vicdani bir takım yükümlülükler yüklenmek zorunda kalınması durumu göz önüne alındağında bu durumun insan sağlıklıyken halledilmesi gerektiği kanaatindeyim. Zaten yaşamından umut kesilen ve sürekli acı çeken hastalara çok çeşitli anestezik ilaçlar verilerek hastanın uyuması sağlanıyor buda bir çeşit koma halinde hastanın yaşamına devam etmesi anlamına geliyor. Bu bağlamda kişinin buna sağlığındayken karar vermesini barındaran çeşitli yasaların çıkması hem hasta yakınlarının vicdani yükümlülüklerini ortadan kaldırır hem de hastayı bir gün fazladan görmek için onun acılar içinde yada koma halinde yaşamasına izin verecek çeşitli egoistçe davranışlar engellenmiş olur. Bildiğim kadarıyla ülkelerin genelinde pasif ötenazi sıklıkla kullanılan bir durum. Hasta yakınına durumun ümitsiz olduğunu bildirdikten sonra hasta yakınının imzası alınarak hastanın çıkışı sağlanıyor ve destek almadığı için kısa sürede ölüyor. Bu durumunda yine yasalarca bazı durumlarda sakınca doğurduğu görülmüştür. Bir başkasının yaşam hakkını engelleme girişimi cinayet'e teşebbüstür minvalinde. O yüzden insanların sağlıklarında bu tip kararları verebilecekleri bir mekanizma yapılandırılması, kendi başına karar veremeyecek hastalarında vasilerinin bu kararı almaları konusunda düzenlemeye ihtiyaç vardır.

Bu durumdan muaf tutulabilecek durumlarda söz konusudur. Geçici süreliğine depresyon geçirenler, psikoz durumları ve melankolik olanlar gibi ölme isteğini sadece geçici süre isteyenleri hariç tutmak gerekir. Yalnız bunlardan da bunun felsefi alt yapısını hazırlamış ve kararını bu doğrultuda vermiş olan insanları muaf tutmak lazım.
Diğer tartışmalı sayılan ancak bana göre tartışmanın tamamen gereksiz olduğu konu yaşam hakkının aidiyeti ile ilgili. Aidiyet konusunda dogmatik bir tavır sergileyenin yaşam hakkının tamamen kendine ait olduğunu söyleyen bir bireye dogmasını dayatması, kendine gelince inanç özgürlüğün bahsedip başkalarının inançsız olmasına müdahale etmesi gibi durumlar göz önüne alındığında ötenazi konusunda ortaya koydukları görüşler evrensellikten uzak kalmış olup hastaları kapsayıyıcı bir özelliği bulunmamaktadır. Bu tıpkı ahlak konusunda dogma tabanlı bir görüşün evrensellikten bahsetme hakkının olmaması gibidir.
Kişilerin yaşamları üzerinde mülkiyet kurmaya kimsenin hakkı olmadığına inanıyorum.

Son olarak size İçimde Deniz adlı filmi seyretmenizi öneriyorum.. Oradan şöyle bir alıntıyla noktalayayım;
"Biçimsiz ve bozulmuş bir bedenin bekçisi olan bir insan için, yani benim için, saygınlık nedir? Ben, hayatı, özgürlüğü seven çoğu insan gibi, yaşamanın bir hak olduğuna, ama bir mecburiyet olmadığına inanıyorum."

-- Ramon Sampedro / İçimdeki Deniz
 
Outis Pessoa: Aslinda yazdiklarinizin coguna katiliyorum. Pek tartisilacak bir nokta bile birakmamissiniz : ))

Bence otenazi hakki sadece hastanin kendisine ait olmali ve ne olursa olsun, ne devlet ne de yakinlari hastanin yasamina son verme hakkina sahip olmamali. Bunu da onerdiginiz gibi, hastanin buna kendi karar verecegi bir duzenek olusturarak saglanabilir. Her insanin saglikli oldugu surec sirasinda ayni organ bagisi formlari gibi, otenazi istegi ile ilgili bir form doldurmasi bu problemi cozecektir diye dusunuyorum.

Benim icin asil problem, kisinin otenazi isteginin gecici bir durum olup olmadiginin iyi belirlenmesi. Ozellikle depresyon ve siddetli hastalik donemlerinde boyle isteklerin bas gosterebilecegini goz onunde bulundurursak, belirli sure psikologlarla gorusup, o surecte bu kararin bir hayat tarzi mi yoksa o donemdeki gecici nedenlere bagli mi olup olmadigi iyi anlasilmali.

Bir de yas sinirinin bulunmasi gerektigine inaniyorum. 18 yasindan kucuklerin, gerekli vizyona yeterince sahip olamayacagindan dolayi isteklerinin kabul edilmemesini dusunenlerdenim. Ama tabi tartismaya acik tutulabilir bu nokta.

Diger enteresan nokta ise, insanlarin aktif otenazi ile pasif otenaziye bakis acilarinin bu kadar farkli olmasi. Her ne kadar doktorlarin vicdanlarini rahatlatacak bir uygulama olarak dusunulup, aktif otenazinin yan etkileri olacagi dusunulse de, bu konuda "consequentialist" bir bakis acisina sahibim. Eger sonuc her iki kosulda da olum olacaksa, hastayi yasami icin gerekli ilaclardan/yasam unitesinden mahrum birakmak aktif otenaziyle es degerdir gozumde.

Icimdeki Deniz filmini izlemistim, gercekten cok sarsici ve ayni zamanda da dusundurucu bir film..
 
Kesinlikle verilmeli.
Koşullara gelecek olursak iki kurul oluşturulabilir.
1- Uzmanlardan oluşan psikolog kurulu ayrıca bu insanlar hümanist olsun mümkünse. Bu kurul suistimali önlemek için gerekli. Yoksa ergenler sevgilisinden ayrılıp ölmek isterler falan ülkede genç nüfus kalmaz xd
Öncelikle bu kurulu tatmin etmeniz gerekli (zor bi sınav olsa gerek)

2- Her mesleğe %100 hakim bi kurul olmalı. Nasıl olunur, nasıl yapılır ? tarzı sorulara çat diye cevap verebilen insanlardan oluşan.
Buna neden ihtiyaç var diye soracak olursanız. Ölmek isteyen her insanın sorunu abartısız %100 meslekle ilgilidir. Meslek adı üstünde ömür boyu icra edeceksin, eğitimini almışsın vs. eğer mesleğinde mutsuz isen bi yerlerde ipler kopacaktır arkadaşım. Ki ülkemiz çok cahil ve yanliş yönlendirmede üstümüze yok, şaka gibi yaşıyoruz... Bu kurulda sorunlu şahısa her türlü destek olmalı. Şunu, şunu yaparsan hala başarabilirsin vs. Bu başarma sürecinde devletde elini cebine atacak tabii. Yolla dershaneye, özel derslere vergi veriyoruz bunlara harcansın bari bi işe yarasin :/

Yine olmadımı (istersen herşey olur bu ayrı konu. )
Olmadıysa. Diyebiliyorsa eğer, Ben salağım, benden cacık olmaz yarın bigün evlenicem ailemi mutlu edemem akabinde vatana milletede bi faydam olmaz.
Bunu diyebiliyorsa şahıs, tamamdır verilir ötenazi hakkı. O acısız bi ölümle istediğine kavuşur, milletde sorunlu bi insandan kurtulur. Alan memnun, satan memnun hesabı.
Acımasız gibi gözüksede değil maalesef :/
 
Ölmek istiyorsam ölürüm keyfimin kahyası mısınız tabii ki verilmeli.
 
Ötenazi hakkı koşullu olarak kişilerin kendi isteğine bağlanmalı ve koşullar kişinin sağlıklı ve doğru düşündüğü bir kurul tarafından tesbit edildiğinde imza altına alınmalıdır. Kişinin ötenaziye rızası olması halinde bile yine son karar Uzman bir hekim heyetinin olmalıdır. Ötenaziyi kabul etmeyenler de bile hasta yakının rızası ile değİl Kurulacak Uzman hekimler heyetinin kararları dikkate alınmalıdır. Bitmiş bir hayat intihar değildir. Yada katl dediğimiz şey vücudun fonksiyonlarını yerine getirdiği durumlarda geçerlidir. Vücut fonksiyonlarını yitirmiş ve aslında hasta tıbben nüks ise hakikati kabul edip Gerçekle yüzleşilmelidir. Bu ön koşulsuzda olabilir. Organ bağışı çok farklı bir husustur. O yüzden organ nakli örneği biraz uymuyor gibi duruyor. Ötenaziden bahsettiğiniz durum zaten hastanın birdaha hayata dönemeyeceği safhadır.

İman edenlere ;
Dünyaya gelmek insanların kararları sonucudur. Allah bir sistem kurmuştur bu sistem ( Sunetullah) şartlar olgunlaştığında toprağa tohum.eker ve sularsanız filizlenip ağaç olacaktır. Herşey bir sisteme tabidir. Canlılardan erkek ve dişi bir araya geldiğinde ( buna mani bir hastalık yok ise) sperm rahim duvarında canlı hücreyi meydana getirir. Bu tamamen sizin kararınızdır. Siz karar vermeseydiniz olmayacaktı. Çünkü sistem bunun üzerine kuruludur. İstisnalar kaideyi bozmaz...

Örneğin sigara öldürür dendiği halde sigara içmeye devam etmeniz bir intihar olmaması bu aslında yaşam hakkınızın sizin elinizde olması halidir. Ölümde aynı minvaldedir. İntihar kişinin verdiği karardır. Öyle yafa böyle.kişi kararını kendi vermiştir. Bu ötenazi ile karıştırılmamalı. Ötenazide zaten bitmiş bir hayattan bahsediyoruz. Hayatın bitip bitmediğinede karra verecek olan yine hekimlerdir.

Konu Tıbbi bir konu dur ve ehlinin konuşması gerek.
 
Yunanca “iyi ölüm” anlamına gelen terim, günümüzde, ağır ve ölümcül bir hastalığa yakalanmış bir kimsenin dayanılmaz, tahammül edilemez bulduğu bir durumdan kaçış ya da kurtuluş yolu olarak ‘kolay ölüm’, ‘acı çekmeden ölüm’ anlamıyla sınırlanmıştır. Günümüzde ötenazinin yasallaşması için çalışanlar, ötenazinin temel insan haklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu savunmakla birlikte, ötenazinin iradi olması, yani hastanın seçiminin sonucu olması gerektiğinde ısrar etmektedirler.

Ülkemizde yasal değil.
 
İntihardan farkı olmadığını düşünüyorum.
Ülkemizde de muhtemelen hiç yasal olmaz.
Şahsi fikrim; olmasın da zaten.
 
Otenaziyi anlamak icin ''icimdeki deniz'' filmini izleminizi tavsiye ederim
 
Ben bu konuyu acmistim. Digeri ile birlestirin isterseniz..
 
Yatalak ve ölmesine kesin gözüyle bakılan hastalarda ailesi ve sevdiklerine sunulan ölüm yöntemidir.
 
Çok kararsızım ,kendimi düşünüyorum makinelere bağlı olarak , kesinlikle ölümü isterdim.Ama bir yakınım için ( Allah korusun) o şekilde yaşamasını tercih ederdim
 
Eğer ben kanser hastası olursam, yatalak vs elden avuçtan düşersem eşime ve çocuğuma vasiyetimdir.

Fişi çeksinler
 
seçenek sunmak iyidir

kullanılsın

imtihansa onun imtihanıdır

dayatma yapamazsın
 
Geri