-
- Katılım
- Nisan 7, 2020
-
- Mesajlar
- 15,382
-
- Tepkime puanı
- 4,452
-
- Puanları
- 354
Dermatoloji Uzmanı Dr. Seda Erdoğan, soğuk havayla birlikte artan cilt hastalıkları ve tedavileri hakkında bilgiler verdi.
Mevsimin değişmesiyle birlikte güneşin etkisinin azalması, havanın soğuması, rüzgar, kapalı ortamlarda daha çok zaman geçirme ve uzun sıcak banyonun cildin kurumasına neden olduğunu vurgulayan uzmanlar, bu olumsuz faktörlerin 7 cilt hastalığına neden olduğuna dikkati çekti.
Dermatoloji Uzmanı Dr. Seda Erdoğan, mevsimin değişmesi, güneşin ısıtıcı etkisinin azalması, havanın soğuması, rüzgar, hava kirliliği, kapalı ortamlarda daha çok zaman geçirme, daha az su içilmesi ve uzun sıcak banyolar gibi faktörlerin kış aylarında ciltte kuruluğun artması sonucu çeşitli cilt hastalıklarının gelişmesi ya da alevlenmesine neden olduğunu belirtti. Güneş ışınlarının kış aylarında daha az alınmasının birçok kişide depresif duygu durumuna neden olduğuna dikkat çeken Dr. Erdoğan, bu stresin de bazı cilt hastalıklarını tetikleyebildiğine dikkat çekti. Kış aylarında artış gösteren 7 cilt hastalığının 'kaşıntı', 'seboreik dermatit', 'el egzeması', 'gül hastalığı', 'soğuk ürtikeri', 'sedef hastalığı' ve 'Reynaud hastalığı' olduğunu belirten Dr. Seda Erdoğan, hastalıkların nedenleri ve tedavileriyle ilgili bilgiler verdi.
Aşırı sıcak su kaşıntıya neden oluyor
Egzamadan bitlenmeye, ilaç döküntülerinden mantar hastalıklarına pek çok hastalıkta en önemli yakınmanın kaşıntı olduğunu ifade eden Dr. Erdoğan, "Kaşıntı bir sağlık probleminin belirtisi olarak bilinse de aslında kendisi de tek başına bir hastalık olabilir. Kaşıntı hastalığının kış aylarının başlangıcında görülme sıklığı artıyor, bunun en önemli nedeni ise soğuk ve nemsiz havanın cildimizi aşırı kurutması" dedi. Kaşıntının özellikle yaşlı kişilerde daha sık rastlandığını sözlerine ekleyen Dr. Erdoğan, bunun nedeninin ise yaşlandıkça deri fonksiyonları, derinin esnekliği ve su tutabilme özelliğinin azalmasına bağlı olduğunu kaydetti. Sert alkali sabunlarla, çok sıcak suyla uzun banyo yapılmasının derinin koruyucu lipid tabakasını zayıflatarak, deri kuruluğuna ve kaşıntıya yol açtığını belirten Dr. Erdoğan, Türk toplumunda yaygın olan lif ve kese alışkanlığının da derinin kuruyup kaşınmasında önemli rolü olduğunu söyledi. Aşırı sıcak suyla banyo yapılmaması, duş süresinin uzun tutulmaması, duştan sonra vücuda nemlendirici krem sürülmesi gerektiğini hatırlatan Dr. Erdoğan, "Ayrıca bol su içmek, baharatlı yemeklerden kaçınmak, çok sıkı ve sentetik ya da yünlü kıyafetler giymemek, stresten uzak kalmaya çalışmak kaşıntıdan şikayet edenlerin dikkat etmesi gereken noktalar" dedi.Seboreik dermatit kış aylarında alevleniyor
Kış mevsiminde görülen seboreik dermatitin (yağlı egzema) ise daha çok saçlı deri, kaş içleri, burun kenarı, yanaklar ve kulak içlerinde kızarık alanlar üzerinde sarı yağlı kepeğimsi kabuklanmalar şeklinde ortaya çıkan bir egzema olduğunu anlatan Dr. Erdoğan, "Toplumda sık rastlanmasına rağmen hastalar çoğunlukla bu durumun farkında bile değildir" dedi. Yazın hastalığın daha hafif seyrettiğini, soğuyan ve kuruyan havayla birlikte yeniden alevlendiğini ifade eden Dr. Erdoğan, "Uzun süreli sıcak duş almak, yorgunluk ve stres gibi faktörlerin yanı sıra, acılı ve baharatlı gıdalar, kabuklu kuruyemişler de hastalığın alevlenmesine neden olur" şeklinde konuştu. Seboreik dermatiti olan hastaların kış mevsiminde kuruma olmasa bile yüzüne her gün düzenli olarak su bazlı nemlendirici krem sürmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Erdoğan sözlerine şöyle devam etti: "Ayrıca çok sıcak suyla duş alınmaması gerek. Saçları sadece bir kez şampuanlamak yeterli. Saç diplerine masaj yapılmamalı. Rüzgarlı ve soğuk havada kalınmamalı. Acılı, baharatlı ve paketli gıdalar tüketilmemeli."Dezenfektan da el egzamasına neden oluyor
Havanın kuruması ve neminin azalmasıyla cildi koruyan yağ tabakasında küçük hasarlar oluşabildiğini anlatan Dr. Erdoğan, "Zamanla hasar gören bu alanlardan deterjanlar, dezenfektanlar, sıvı sabunlar, mite ve tozlar gibi çevresel alerjenlerin cilt altına geçişi kolaylaşır ve alerjik yolaklar tetiklenir. Soğuyan havanın ve sık el yıkamanın etkisi ile tetiklenen alerjik yolaklar ellerde kuruluk ve minik çatlamalar yer yer kızarık kaşıntılı egzama plaklarının oluşmasına yol açar" dedi. Covid-19 pandemisi nedeniyle son aylarda sık kullanılan alkollü dezenfektanlara da dikkat çeken Dr. Erdoğan, bunların el egzaması gelişimini tetiklediğini söyledi. El egzamasını önlemek için ellere sık sık nemlendirici krem sürülmesi gerektiğini belirten Dr. Erdoğan, temizlik yaparken ise eldiven kullanılmasını önerdi.Rozaseayı önleyecek tedbirler
Gül hastalığının (Rozasea) da kış aylarında görülen ya da alevlenen 7 cilt hastalığından biri olduğunu anlatan Dr. Erdoğan, şu bilgileri verdi: "Rozasea, burun, çene, alın ve yanaklar gibi özellikle yüzün orta kısmını tutan, kızarma ve yanma ataklarıyla başlayıp daha sonra sivilceler, kalıcı kızarıklık, kılcal damarlarda artış, deride ödem yaparak şiş bir görünüme neden olan kronik bir deri hastalığıdır. Çoğunlukla 30 ila 60 yaş arasındaki, açık tenli, renkli gözlü erişkin kişilerde görülen aralıklı gözlenen yanma ve kızarıklık atakları mevcuttur."Hastalığın alevlenmesini önlemek için sıcak suyla uzun süreli banyolardan, aşırı baharatlı acı gıdalardan, soğuk ve rüzgarlı havalar ve stresten uzak durulması gerektiğini vurgulayan Dr. Erdoğan, bir dermatoloji hekimi tarafından takipte kalınmasının da hastalığının alevlenmesini ve oluşturabileceği kalıcı zararların önüne geçeceğine dikkat çekti.