Kırmızı Et´te En Çok Hile Lahmacunda! İşin Uzmanı Uyardı: 'Bu Fiyatın Altında İmkansız!'

Konu sahibi son olarak 16 gün önce görüldü
29h5r3N.md.jpg


Türkiye günlerdir bazı köfteci ve et restoranlarının kırmızı ete uyguladıkları tağşiş skandalını konuşuyor. En çok hile yapılan gıdaların başında ise lahmacun geliyor. Fiyatı makul olduğu için en çok sipariş edilen yemekler arasında bulunan lahmacunun gerçek etten yapıldığını anlamanın yolu var mı? İşin uzmanları lahmacunun bu fiyatın altında satılmasının mümkün olmadığını söylüyor.

İnsan sağlığını tehlikeye atan ve kırmızı ete hile karıştıran firmaları Tarım ve Orman Bakanlığı bir bir açıklamaya başladı. Bazı firmaların kırmızı et yerine tavuk eti, at eti kullandığı tespit edildi. Bir köfte firmasının köfte ve dönerinden domuz eti çıktı. Bütün bu tartışmaların beraberinde listedeki oranlara bakıldığında en çok hilenin ise lahmacunda yapıldığı fark edildi. Peki hilesiz bir lahmacunun fiyatı en az kaç lira olabilir? Ustalar bu fiyatın altındaysa 'almayın' uyarısında bulunuyor.

KIRMIZI ET VARMIŞ GİBİ HİLE YAPILIYOR

Lahmacun içerisine katılan bol baharat, soya sosu, tavuk taşlık gibi ürünlerle müşterinin damak tadıyla sahtecilik yapıldığının anlamasının en zor ürünler arasında bulunuyor. Kıyma katılmadan sanki et tadı varmış gibi anlaşılması bu sayede mümkün olabiliyor.

PİYASADA 60 LİRADAN BAŞLAYIP 250 LİRAYA ÇIKIYOR​

Fiyatı düştükçe şüpheler artıyor. Piyasada 60 liraya da 250 liraya da lahmacun bulmak mümkün. Tarım ve Orman Bakanlığının açıkladığı tağşiş listesine göre sıklıkla kanatlı eti kullanıldığı tespit edildi.

29haBkP.md.jpg

GERÇEK LAHMACUN FİYATI EN AZ KAÇ LİRA OLMALI?​

En çok güven sorunu yaşanan lahmacunda işin uzmanlarına göre 100 liranın altında lahmacun olması mümkün değil. Ustalara göre 100 liranın altında lahmacunun satılması imkansız. EkolTV'ye konuşan bir usta "Lahmacuna soya sosu koyan var, sakatat koyan var ve lahmacunun fiyatı 100 TL'nin altında olamaz, imkansız. Vergisini düzgün ödeyen esnaf lahmacunu 100 liranın altında satamaz" dedi.

KAYNAK
 
Gülarzu yemin etmiş bizi aç bırakmaya… nfnfnf
 
ülkedeki etle ve et olmayan etle mücadele: “ben bir garip kuşum” :emoji_rose:
 
Dün bir sempozyumdaydım orada şu konudan bahsedildi. Günümüzde en sık B12 vitamini eksikliğiyle karşılaşıyoruz, çok fazla et tüketilmesine rağmen insanlar bu durumla karşı karşıya çünkü tüketilen etler; toprakla temas etmeyen, dağlarda otlamayan ve sadece fabrikalarda kesim için büyüyen büyükbaşları tüketiyor ve aldığımız etlerde B12 vitamini yeterince alınmıyormuş.
Kan tahlillerimizde gerçekten de bu kadar çok et tüketmemize rağmen B12 vitaminimiz hep düşük çıkıyor ve ilaçlarla takviye alıyoruz, çevremde böyle insan sayısı çok fazla. Bu konu ciddi sağlık problemlerini de beraberinde getiriyor, hayvancılık gerçekten de eskisi gibi yapılmalı.
 
Dün bir sempozyumdaydım orada şu konudan bahsedildi. Günümüzde en sık B12 vitamini eksikliğiyle karşılaşıyoruz, çok fazla et tüketilmesine rağmen insanlar bu durumla karşı karşıya çünkü tüketilen etler; toprakla temas etmeyen, dağlarda otlamayan ve sadece fabrikalarda kesim için büyüyen büyükbaşları tüketiyor ve aldığımız etlerde B12 vitamini yeterince alınmıyormuş.
Kan tahlillerimizde gerçekten de bu kadar çok et tüketmemize rağmen B12 vitaminimiz hep düşük çıkıyor ve ilaçlarla takviye alıyoruz, çevremde böyle insan sayısı çok fazla. Bu konu ciddi sağlık problemlerini de beraberinde getiriyor, hayvancılık gerçekten de eskisi gibi yapılmalı.

Allah Allah ilk kez okuyorum.
Çok et mi yiyormuşuz
 
Allah Allah ilk kez okuyorum.
Çok et mi yiyormuşuz
Et tüketmeyen bir toplum değiliz. Günümüz ekonomisinde erişimi zorlaşsa da beyaz et, kırmızı et ve balık eti her evde tüketiliyor buna neden bu kadar şaşırdın ki? Sebze tüketimi özellikle yeşil sebze tüketimi bizim ülkemizde az.
 
Büyük şehirlerde hayvancılık hazır yem ile yapılıyor. Bu nedenle de yem fiyatları bu kadar etkiliyor. Şehirleşme oranı düşük iller de eski usül devem ediyor, ama hayvancılık çok ilgi istiyor. Haftada 7 gün, güne 24 saat, ve yılda 365 gün ilgi göstermek gerekiyor. Dolaba kilitleyip, bırakıp bir yere gidemiyorsunuz. Düğüne bile gidemiyorsunuz. Bir de komşuların bahçelerine giriyorlar. bakabilene ve yeri olana Devlet bedava Hayvan veriyor. Sıkıntı hep hayvanlar için yer olmaması. Yerler 40.000 kez bölünmüş ve kimse yerini kullandırmıyor.
 
Et tüketmeyen bir toplum değiliz. Günümüz ekonomisinde erişimi zorlaşsa da beyaz et, kırmızı et ve balık eti her evde tüketiliyor buna neden bu kadar şaşırdın ki? Sebze tüketimi özellikle yeşil sebze tüketimi bizim ülkemizde az.

Ben pek öyle düşünmüyorum. (Ete erişim konusunda)
Onun disinda entansif yetistiricilik gelişmiş bi çok ülkede yapılıyor. Ekstansif yetistiricilik ise pazar bazında pek mantıklı görülmüyor. Evet tabi ki meracilikla doğal yetiştirmek daha mantıklı ama kapalı entansif sistem besiciliğinin b12 yetersizliği yapacak kadar et biyokimyasini bozduğuna dair hiç bi çalışmaya denk gelmedim simdiye dek.
 
Ben pek öyle düşünmüyorum. (Ete erişim konusunda)
Onun disinda entansif yetistiricilik gelişmiş bi çok ülkede yapılıyor. Ekstansif yetistiricilik ise pazar bazında pek mantıklı görülmüyor. Evet tabi ki meracilikla doğal yetiştirmek daha mantıklı ama kapalı entansif sistem besiciliğinde b12 yetersizliği yapacak kadar et biyokimyasini bozduğunu dair hiç bi çalışmaya denk gelmedim simdiye dek.
Hacettepe Üniversitesi'nde yer alan bir Prof. Dr söylüyor bunu. :) Sempozyum kayıt altına alınmışsa linki paylaşırım sizinle bana çok mantıklı geldi. Doğal meracıkla bahsedilen yetiştiricilik arasında ciddi bir beslenme farkı var hayvanın, bu nedenle son zamanlarda artan B12 eksikliğini bu şekilde yorumlamaları gayet normal. Tükettiğimiz etlerin (-ki bu etler at,eşek ve domuz eti bile çıkabiliyorken) sağlıklı bir besi hayvanına ait olduğuna bende inanmıyorum.
 
Hacettepe Üniversitesi'nde yer alan bir Prof. Dr söylüyor bunu. :) Sempozyum kayıt altına alınmışsa linki paylaşırım sizinle bana çok mantıklı geldi. Doğal meracıkla bahsedilen yetiştiricilik arasında ciddi bir beslenme farkı var hayvanın, bu nedenle son zamanlarda artan B12 eksikliğini bu şekilde yorumlamaları gayet normal. Tükettiğimiz etlerin (-ki bu etler at,eşek ve domuz eti bile çıkabiliyorken) sağlıklı bir besi hayvanına ait olduğuna bende inanmıyorum.

Yani Prof. olmasıyla çok ilgilenmiyorum birini dinlerken ne yalan diyeyim. Çok bilmişliğimden değil de camiayı biraz bildiğimden. Doç.Dr. Yavuz Dizdar da "Şarbon koklanarak anlaşılır " demişti bir TV kanalında "Ama o Doçent" mi demeliyiz? Nedir Prof. Hocamiz Veteriner hekimi mi, veteriner hekimiyse zootekni alanında mi çalışmış, o alanda çalıştıysa entansif besicilik ve de ekstansif besicilik yapanlarla arasındaki ilişkiler nedir... bildiklerimin dışında absürt bir şey duyunca Prof. da olsa bu şekil yaklaşıyorum ben. Absürt bulduğum iki konudan biriyse herkesin çok et yediği iddiası (Avrupa ve Amerika'nin tükettiğinin beşte biri oranında tüketiyoruz) diğeriyse entansif yetiştiriciliğin çok et yense bile b12 yetersizliği oluşturacak kadar et biyokimyasini bozduğuna yönelik açıklaması.
 
Yani Prof. olmasıyla çok ilgilenmiyorum birini dinlerken ne yalan diyeyim. Çok bilmişliğimden değil de camiayı biraz bildiğimden. Doç.Dr. Yavuz Dizdar da "Şarbon koklanarak anlaşılır " demişti bir TV kanalında "Ama o Doçent" mi demeliyiz? Nedir Prof. Hocamiz Veteriner hekimi mi, veteriner hekimiyse zootekni alanında mi çalışmış, o alanda çalıştıysa entansif besicilik ve de ekstansif besicilik yapanlarla arasındaki ilişkiler nedir... bildiklerimin dışında absürt bir şey duyunca Prof. da olsa bu şekil yaklaşıyorum ben. Absürt bulduğum iki konudan biriyse herkesin çok et yediği iddiası (Avrupa ve Amerika'nin tükettiğinin beşte biri oranında tüketiyoruz) diğeriyse entansif yetiştiriciliğin çok et yense bile b12 yetersizliği oluşturacak kadar et biyokimyasini bozduğuna yönelik açıklaması.
Türk toplumunun yapısında bir et tüketimi vardır yine diyorum şuan ki ekonomik düzlemde bu zorlaşmış olsa da. Bunu uluslararası bazda 4 hoca değerlendirdi, yurt içinde ise alanında uzman 5 hoca sempozyumda yorumladı. Ben pek senin gibi düşünmüyorum, onlar kendilerine gelen hastalardan ve analizlerden yola çıkarak bu yorumu yaptılar. İçerisinde diyetisyen de vardı, iç hastalıkları uzmanı, gögüs hastalıkları uzmanı gibi farklı alanlarda uzmanlıkları olan kişilerdi, onlar bunu ifade etti inanıp inanmak ve araştırmak bizlere ait tabiki. Görüşün için teşekkürler.
 
Et tüketmeyen bir toplum değiliz. Günümüz ekonomisinde erişimi zorlaşsa da beyaz et, kırmızı et ve balık eti her evde tüketiliyor buna neden bu kadar şaşırdın ki? Sebze tüketimi özellikle yeşil sebze tüketimi bizim ülkemizde az.
istatistik, istatistik.. birileri kişi başı yılda birkaç kilo et tüketebiliyorken birileri yüzlerce kilo tüketiyorsa ve ortalama böylece yükseliyorsa et tüketen bir toplumuz diyebilir miyiz? istatistik olarak belki ama gerçekte? diyemeyiz.
 
istatistik, istatistik.. birileri kişi başı yılda birkaç kilo et tüketebiliyorken birileri yüzlerce kilo tüketiyorsa ve ortalama böylece yükseliyorsa et tüketen bir toplumuz diyebilir miyiz? istatistik olarak belki ama gerçekte? diyemeyiz.
Türk toplumunun yapısında bir et tüketimi vardır yine diyorum şuan ki ekonomik düzlemde bu zorlaşmış olsa da.
Genel bir değerlendirme yapılarak ülke bazında tüketim oranına göre değerlendirildi büyük ihtimalle. Kişi bazlı değil değerlendirme ve konunun özü zaten Türkiye’nin beslenme alışkanlığı değil, tükettiğimiz etlerde B12 yi yeterli oranda alamamızdan bahsediliyor ve bununda hayvanların doğal ortamlarında beslenmemesine bağlıyorlar.
Bence haklılar.
 
Geri