Kırıntı

Konu sahibi son olarak 4345 gün önce görüldü
Önemli Olan Bir Omuza Yaslanmak Değil
O Omuzda Yaşlanmak

*************************************************
-------------------------------------------------------------------
-----------*------------
-------------------------------------------------------------------
*************************************************
 
k1uk4.jpg
 
Babasının bakkala götürdüğünde mutlu olanlar çocuklar gibiydim kalbim beni yanına sürüklediğinde..
Her sey cocuksu toz pembe ilerisini hiç düşünmeden o anki mutluluk vardı yüreğimde.
Aslında biraz da hüzün,acı..
Sanki babam istediğim şeyi almamıştı.
Beni ucuz bir çikolatayla avutmuştu.
Ama onun mutluluğuyla istediğimi alamadığımı unutmuştum o an.
İstediğim tamamıyla sendin aslında.
Seninle 24 saatimi geçirmek ve senle ölmek.
Oysa hayat sadece seni gösterip geri çekmişti ve sadece o aşkı vermişti bana..
Kimbilir belkide bunu yaşayabilmek de bir ayrıcalıktı.
Seni tek taraflı sevebilmek de...

Babamın hergün aldığı ucuz çikolataları yemenin verdiği mutluluk gibi alışmıştım seni sevmeye.
Bir süre sora yetmez oldu, daha iyisini daha pahalısını istedim.
Senin tam anlamıyla benim olmanı istedim.
Ama hayat istemedi bunu yada sen.
Çikolatalarımdan bir haz alamaz oldum.
Nerden bilebilirdim ki bakkalın tarihi geçmiş çikolata sattığını?
Nerden bilebilirdim ki hayatın beni tarihi geçmiş, senin gözünde değeri olmayan bir aşkın içine sürüklediğini..
Çikolataların beni zehirlediğini..

Anlıyorum şimdi babamı.
Bize pahalı gelirmiş, öyle şeyler bünyemiz kaldırmazmış günübirlik aşk dedikleri şeyi bizimkisi herkesin aldığı güzel çikolatalar değilde tarihi geçmiş sewdalardan başkası değilmiş.
Sen hergün farklı bir çikolata yemeye dewam ederken bizim hala o eski çikolatalayı yememizmiş hergün dahada zehirlenmemizmiş.
Birgün tarihi geçmiş bir çikolata yeyip zehirlenmemen dileğiyle..
 
Bunu okuyan kişi.
Gülümse.
Çünkü sen bunu hak ediyorsun.
Seni üzenler belki bunun farkında bile değil.
Gözyaşlarını kimse hak etmiyor.
Kendini yıpratmak gidenleri geri döndürmeyecek veya olanları değiştirmeyecek.
Bu yüzden gülümse.
Gülümse ve iyi hisset.
Farklılığının farkında ol. Bu dünyada bir eşin, benzerin yok.
Bunu hisset.
Gülümse.
 
tumblr_lms0ymKyyN1qezjdpo1_500.gif



Sana dair bir şeyler vardı o mektupta; kelimeler eksik
virgulll.gif
kelimeler yaralı
virgulll.gif
kelimeler cılız.
 
“Bak bu sana yazdığım son yazı. Artık seni anlatmayacağım. Artık bana yaşattığın acıları dökmeyeceğim kaleme. Beklemekten vazgeçtim ben seni. Sevmekten vazgeçtim her gün ölmekten vazgeçtim. Aynı senin benden vazgeçtiğin gibi. Acı verdi canim sokuluyormuş gibi oldu ama sildim seni. Hani derdin ya “sen ağlama kıyamam” diye hani kızardın ya bana “ağlama yeter artık” derdin. Ben senin yokluğuna ağlarken haykırırken “gel” diye nerdeydin? Kimin ellerindeydin? Kime pardon kimlere bana söylediğin sözleri söylüyordun? Suçu bende arama. Ben suçsuzum. Suçlu olan aşk. Suçlu olan sevgi. Nedeni bu muydu ? sevdim de mi gittin. Aslında aşk bile değildi bu. Muhtemelen ben hayal kuruyordum. Fotoğraflara bakıyorum , nasıl da gülmüşsün bana güler gibi nasıl da bakmışsın. Şimdi başkalarına öyle baktığını düşünüyorum , daha fazlasını kaldıramadan ağlamaya başlıyorum. Ağlatıyorsun beni. Bir sigara bir sigara daha derken baktım bağımlısı olmuşum bu illetin. Rüyalarıma giriyorsun nefes alamıyorum uyanıyorum sonra hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlıyorum. Yoksun ya gözyaşlarımı silen de yok. Ölmek istiyorum diye bağırıyorum yine ağlıyorum yine bağırıyorum “nerdesin , özledim” diyorum , yoksun. Gelmiyorsun. Ama bu sefer bu haykırışlarım bu yazılarım geri dönmen için değil. Tam aksine gelme diye. Kabul etmem seni. Tamam inkar edemem sevgimi ama sen gelme. Özledim desem bile gelme. Biliyorum sen yine gideceksin gelirsen. Gelme ne olur. Kaldıramam bir gidişi daha.”
 
Sonra yine bahar gelecek, yaz gelecek.
Tekrar eden şeyler bizi tekrar tekrar sevindirecek.
kmsp6.jpg
 
“Yazarken dünyayı bir anlığına değiştirebilirken,
geçmişinizi bir santim yerinden oynatamıyorsunuz.”
 
Geri