Kırıntı

Konu sahibi son olarak 4345 gün önce görüldü
......................
...............................
.............................
............................................
..............
....................................
..................................
.............
Jeg elsker deg
.......................
..............................
............................................
.......................................
.........................................
..............................
..........
......................................
.................
.............................
 
hsb1s.jpg
 
hux9l.jpg


Ah benim canım Facebook'um..
Take care yourself,
I ll definitely miss you tomorrow.
GoodBye (!)
:(
 
“Tükeniyorum.”
Son sözü buydu işte.
Dolu dolu gözleri, soğuktan kızarmış yüzü, söylediğinin kanıtıydı.
Zaten daha fazla konuşacak halde de değildi.
Ellerini cebine koydu.
Arkasını dönüp, sağdaki karanlık sokağa yürüdü.
 
Tam hayatın alt üst olmuş, herşey b....k gidiyor, mutlu değilsin, bir sürü dert sıkıntı.. İşte o anda birisi çıkıyor karşına. Onu seviyorsun, ondan hoşlanıyorsun ve hatta ona aşık oluyorsun. Bi düşünsene sadece yanında durup; sana tüm acılarını, tüm dertlerini, sıkıntılarını aklına gelecek her türlü şeyi unutturabiliyor. Mutlu olman için gözlerinin içine bakması yetiyor. Hiç durmadan konuşmasını istiyorsun çünkü onun sesi seni rahatlatıyor. Her gece onunla ilgili hayaller kurup uyuyorsun. Ona bunları söylemek istiyorsun ama aynı zamanda da onu kaybetmekten korkuyorsun. Sana karşı aynı şeyleri hissetmiyor olmasından korkuyorsun. Ya da belki de daha önce yaşadıklarından dolayı cesaret edemiyorsun. Yeniden incitilmekten korkuyorsun. Gülüşünü hafızana kaydediyorsun. Bazen aklına geliyor ve seni mutlu edebiliyor. Karşında durduğunda ona sarılmak istiyorsun, saçlarının kokusunu içine çekmek, yumuşacık ellerini tutmak ne bileyim işte aşıksın lan sen. Senin olsun istiyorsun. Hiç gitmesin seni bırakmasın istiyorsun. Başkaları gibi düşünmüyorsun sen. Amacın güzel vakit geçirmek ya da saçmasapan aksiyonlar yaşamak değil. Sen onu dokunmadan seviyorsun. Sıcaklığını hissedemeden ısınıyorsun. Dudaklarından dökülmek isteyen binlerce cümle var ama sana o bakışı yok mu! Herşeyi unutturuyor lan herşeyi.. Sonra o senin yanından ayrılırken, arkasını döner dönmez özlemeye başlıyorsun. Keşke gitmese diyorsun içinden binlerce kez. Bi de giderken arkasına dönüp sana gülümsemiyor mu. O an bitiyorsun sen. Tekrar tekrar seviyorsun onu. İçin gidiyor arkadaş. Sen onun ismini söylerken içinden binlerce kelime geçiyor onu anlatan. Belki binlerce kez keşke diyorsun, keşke o da bana bunları hissediyor olsa. Alıp karşına diyemiyorsun ki; ben seni seviyorum, sana ölürüm. Diyemiyorsun l.n işte söyleyemiyorsun!
 
huxry.jpg

Canımın yandığı yerden seslendin mi hiç gidişine?
Gitme çünkü” diyemediğin oldu mu hiç pervasız gidişlere?
Gözlerini dolduran yağmurlar, derin sızılar bıraktı mı yüreğinin dip köşelerine?
Adın ilaç, verdiğin zarar.
Git hadi ne duruyorsun, sevdim seveceğim kadar!
 
huxsj.jpg

Bir gün, benim yerime birisi gelir.
İlk başlarda benden çok iyidir.
Seni çok sevdiğini düşünürsün.
Her istediğini yapar.
Sana asla hayır demez.
Bütün triplerine, kızgınlıklarına katlanır.

Benim tutmaktan çekindiğim ellerini tutup,
Bakmaya kıyamadığım gözlerine bakar.
Ona, bana asla göstermediğin ilgini gösterirsin.
Ona, sevgini verirsin, yüreğini açarsın.
Belki başka yerlerini…

Sonra mı?
Sonra değişir.
Sonra sitemlerin başlar.
O seni çok seven adam olmaktan çıkar.
Çünkü sevmemiştir.
Değer vermemiştir.
Sen, aptalsındır.
İki çift söze inanacak kadar.
Aptalsındır…

Pişman olursun.
Bana geri dönmek istersin.
Yanımda olsun yeter isterse sevmesin dersin.
Görüyormusun.
Hayat ne garip!
Telefonlarına çıkmam.
Evime gelirsin, kapıyı açmam.
Açamam.
Kaybettiklerini geri alamazsın.
Bu bir bilgisayar oyunu değil.

Beni iliklerinde hissedeceksin.
Adımı duyduğun zaman, kemiklerin titreyecek.
Belki içinde damarlar kopacak.
Sana hiç birşey yapmadan, zarar vermiş olacağım.
Yaptıklarının karşılığını alacaksın.
Seni ölümüne seven birisinin,
Canını yakmanın bedelini ağır ödeyeceksin.
Çaresizlik yüzünden akacak.
Sinirden kapıları, pencereleri yumruklayacaksın.

Şimdi beni iyi dinle.
Bir sandalyeye oturup, var gücünle dizlerini sıkarak,
İleri geri sallanmak nedir bilir misin.
Aklını kaybetmek, nedir bilir misin.
Hayır bilemezsin.
Ama bir gün.
Bir gün!
Öğreneceksin…
 
huxtk.jpg

“Aşk büyük harfle başlıyor ,
sonra küçük harflerle devam ediyor
ve sonunda minicik bir nokta,
tüm cümleyi bitiriyor.
İşte böyle KATİLİM!
aşk başlıyor;
öncesini sorgulatmıyor,
aşk bitiyor;
seni öncesine mahkum ediyor.”
 
huxuf.jpg

“Okumak yalnızlıktır. İki kişi bir arada oldugunda bile insan yalnız başına okur.”
 
Kederli günlerde bağlanmaya daha açık oluyor insan .
Ama zaten her şey yolunda giderken kim sevebilir ?
 
Geri