Kimseye kendini kanıtlamaya çalışmayan insan

Konu sahibi son olarak 2267 gün önce görüldü
Kimsenin kendisine laf söyleyemeyeceği bir donanıma sahip olduktan sonraki özgüven içinde özgürce hareket edebilen kişidir.
 
Kendini yetiştirmiş ve dünyaya bambaşka gözlerle bakabilen insandır, çoğu insanın takılıp kaldığı konulara hiç önem vermediği gibi kimsenin onayına da ihtiyacı yoktur fakat tabii ki egonun yarattığı boş bir avuntudan bahsetmiyorum.
Bir insan kendinden emin ise hiç kimseye bir şeyleri ispat etmeye çalışmaz.
 
"-Kimseye kendini kanıtlamaya çalışmayan insan" Normalde kelimem, cümlem çoktur. Güzel kurarım, kötü kurarım onu bilmiyorum. Ellerimi bir süre, yanaklarımın altında birleştirdim. Dümdüz karşıya baktım. Ortalama on saniye kadar gözlerimi hiç kırpmadan düşündüm. Bu başlığa yazdığım yazı bir şeyleri anlatmak, bir şeyleri kanıtlamak için değil mi? Başlığın altına düşen her sözcük, her cümle ben kelimeleri biliyorum, cümleleri tanıyorum. Bunu size kanıtlayacağım demek gibi oluyordu. Başlığın altına yazsam ayrı yazmasam ayrı durumdayım. Henüz bir kaç sayfa kitap okuduktan sonra buralardayım. Hiçbir şey yapmasak dahi, suya sabuna dokunmadan en azından tanrıya ve diğer insanlara yaşadığımızı kanıtlıyoruz. Nefes alıyorsak, yaşadığımızın kanıtıdır. Aşık oluyorsak, sevdiğimiz kanıtı... Ağlıyorsak, hüzün dolu olduğumuz bir kanıtı değil mi? Veya, en büyük kanıt insanın kendisi değil mi? Düşünüyorsak, kendimize dair kanıtlarımız da var. Düşünmüyorsak da öyle.. Şimdi kendime bir kahve koyup, az daha kitap okuyacağım. Bu da hem kahve içtiğimin hemde kitap okuduğumun kanıtıdır. Ben kendimi kanıtlamaya uğraşmıyorum da aslında, yaşadığım hayat benim böyle bir adam olduğumu kanıtlıyor. Ölüm yokluğumun, yaşam varlığımın... Döngüye küfür etsem, patavatsızlığımın... Su kaynadı, ben kahvemi almaya geçiyorum.
 
"-Eller yukarı! Yakalandın." Ben sadece, az önce hissettiklerimi yazdım. Dogmatik bir hali yok. Bu yüzden de, şu şöyle bu böyle demenize gerek yok. "-Kanıtlamaya çalışmak ayrı bir durum, bildiklerinizi paylaşmak ise çok ayrı bir durumdur." Bana bir şeyleri dikte etmeye, öğretme haline de gerek yok. Bu yüzden, bana bir bardak kahve ve kitap okumaya ayırdığım zamana dair borcunuz var. Ayrıca, ikili diyalog haline gelebilir durumlardan da kaçınmak lazım. Bu yazdıklarınızı özel mesaj halinden paylaşmanız daha çok mutlu olmama sebep olabilir. Şimdi ben yazıyorum, sen yazıyorsun. Başlığın ana fikri bizim konuşmalarımız altında eziliyor. Boş ver, ne sen kanıtla tezini ne de ben...
 
"-Eller yukarı! Yakalandın." Ben sadece, az önce hissettiklerimi yazdım. Dogmatik bir hali yok. Bu yüzden de, şu şöyle bu böyle demenize gerek yok. "-Kanıtlamaya çalışmak ayrı bir durum, bildiklerinizi paylaşmak ise çok ayrı bir durumdur." Bana bir şeyleri dikte etmeye, öğretme haline de gerek yok. Bu yüzden, bana bir bardak kahve ve kitap okumaya ayırdığım zamana dair borcunuz var. Ayrıca, ikili diyalog haline gelebilir durumlardan da kaçınmak lazım. Bu yazdıklarınızı özel mesaj halinden paylaşmanız daha çok mutlu olmama sebep olabilir. Şimdi ben yazıyorum, sen yazıyorsun. Başlığın ana fikri bizim konuşmalarımız altında eziliyor. Boş ver, ne sen kanıtla tezini ne de ben...



Başlığa bir örnek.
 
Geri