Kimse Ameliyle Kurtulamaz | Günün Hadisi | 15/07/2020

  • Kullanıcı Od2
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Din ve İnanç
Konu sahibi son olarak 2152 gün önce görüldü
Hazreti Ebu Hüreyre (radıyallahu anh),

Nebiler Sultanı Efendimiz (aleyhissalatü vesselam)’ın şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir:

“Rasûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem) ‘Sizden hiçbirinizi asla kendi ameli kurtaramaz!’ buyurdu. Sahâbîler, ‘Yâ Rasûlallah! Seni de mi?’ diye sorduklarında Rasûlullah Efendimiz şöyle cevap verdi:

Evet, beni de. Ancak, Allah’ın rahmetiyle bürüyüp koruması hariç. Binaen aleyh sizler doğru yolu tutun, ifrat (aşırılık) ve tefrite (vasatın yani ortalamanın çok altında kalmak; ifratın zıddı) girmeyin, gündüz ve gece ibadetlerinizi ihmal etmeyin. Gece yarısını da teheccüd gibi ibadetlerle değerlendirin. Her hâl ve hareketinizde itidâli (ölçülülük) koruyun, orta yolu tutun ki, maksadınıza eresiniz.”

Hazreti Âişe (radıyallahü anhâ) validemiz de bu konuda Allah Rasülü’nden şu nakilde bulunmuştur:

“Doğru yolu tutunuz, iş ve ibâdetlerinizde dengeyi koruyunuz. Şunu iyi biliniz ki, sizlerden hiçbirini kendi ameli cennete koyamaz (amelinize değil, Allah’ın rahmetine sığının). Amellerin Allah’a en sevgili olanı da, az olsa bile en devamlı yapılanıdır.”

(Sahih-i Buhari)

***

Kimse Ameliyle Kurtulamaz

Bu hadisler hem ibadetlerde hem de diğer her türlü beşeri ve sosyal münasebetlerde itidalli olmayı, ifrat ve tefritten sakınmayı tavsiye edip orta yolu tutmanın faziletine ve Allah katındaki değerine işaret etmektedir.

Buna göre aşırılıklardan sakınıp denge ve itidal üzere yaşamak, bir mü’minin değişmez hayat vasfı olmalıdır. Çünkü ibadet ve bilumum hayırlı işlerde süreklilik ancak böyle kazanılacak, beşeri münasebetlerde iyilik ve güzelliğe de ancak böyle ulaşılabilecektir.

İfrat ve tefritten yani eksik ve aşırılıklardan kaçınıp orta yolu tutan insanlar hem Cenab-ı Hakk’a karşı kulluk vazifelerinde hassas ve istikamet üzere bulunacak, hem de halka karşı sorumluluklarında muvaffak olacaklardır.

Böyle dengeli yaşayan mü’minler asla kendi amellerine güvenmeyip, iyilik ve güzellikleri Allah’ın lütfundan bekleyecek ve bu şekilde bir vesileyle daha Allah’ın rızasına çağrıda bulunmuş olacaklardır.

-alıntıdır-​
 
Vay ateistlerin hâline.

Öyle yazma kardeşim.
Kimin nasıl öleceği belli olmaz..
Kişi Müslüman yaşar ama (Allah bizleri korusun) son nefesinde imansız gidebilir...
Bakarsın diğeri inançsızdır, Allah murad buyurur, hidayet nasip eder; birgün hakiki bir müslüman oluverir..
Allah bilir, biz bilemeyiz..
 
Öyle yazma kardeşim.
Kimin nasıl öleceği belli olmaz..
Kişi Müslüman yaşar ama (Allah bizleri korusun) son nefesinde imansız gidebilir...
Bakarsın diğeri inançsızdır, Allah murad buyurur, birgün hakiki bir müslüman oluverir..
Allah bilir, biz bilemeyiz..

Son nefesleri Allah bilir, ben onu kastetmedim.
Şimdi ki durumlarını göz önüne alalım.
Manzarayı resim edelim.
Suçu yok, su yolundaki tasın.
Allah hidâyet versin tabi.
..ve cümlemizi bağışlasın.
 
Geri