Kimilerinin acı eşiği neden daha yüksek?

  • Kullanıcı Sanem
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Genel Sağlık Konuları
Konu sahibi son olarak 1199 gün önce görüldü

Kimilerinin acı eşiği neden daha yüksek?​

Acıya duyarlılık da tıpkı boy, saç rengi, ya da ten rengi gibi aileden geçiyor.​




aGRI.jpg

Tıbbi yardıma gerek duyanlarda en yaygın tek belirti ağrı ya da acıdır. Normal koşullarda ağrı bedendeki bir hasarın işareti. Ancak insanlarda acıyı fark etme, acıya dayanma ve acı karşısında verdikleri tepkiler çok farklıdır. Bu yüzden her bir hasta için hangi tedavi yönteminin etkili olacağını kestirmek kolay değil. Peki, ağrı eşiği neden herkeste farklı?
Bu farklılık çoğu zaman psikososyal, çevresel ve genetik unsurlar arasındaki karmaşık etkileşimlerden kaynaklanır. Ağrı, kalp ya da şeker hastalığı gibi geleneksel bir hastalık olarak değerlendirilmese de, her iki durumda da aynı etmenler dizisi etkili olur. İnsanların yaşamları boyunca yaşadıkları acı verici ve sancılı deneyimlerin ardında kişiyi acı ve ağrılara karşı daha çok, ya da daha az duyarlı kılan genler yatar. Tabii kişinin ruhsal ve fiziksel durumu, daha önceki sancılı ve sarsıcı deneyimleri ve çevresel koşulların da etkisi vardır.
“Ağrı genetiği” ile ilgili ilk araştırmalar 1960’larda “ağrı yoksunluğu’ olarak tanımlanan ve son derece ender görülen bir durumu olan aileler üzerinde yapılmıştı. O dönemlerde bu bozukluğun nedenini belirlemeye olanak tanıyacak teknoloji henüz yoktu. Genetikteki ilerlemeler ağrı eşiğinde genlerin rolünü daha netleştirdi. Bunun en yaygın sorumlusu da, acı sinyallerinin gönderilmesine yarayan bir protein kanalını kodlayan SCN9A adlı bir genin içindeki az sayıda SNP’lerden biri.
Araştırmalar SCN9A genindeki değişimlerin yalnızca acıya duyarsızlığa yol açmakla kalmadığını kimi durumlarda normalin üzerinde ağrı sinyallerinin oluşmasına da neden olduğunu ortaya koyuyor.
Genoma dayalı tıbbın halk arasında giderek daha çok kabul görmesi ve kişiye özel sağlık uygulamalarına giderek daha çok gereksinim duyulmasıyla birlikte bilim insanları şimdilerde elde ettikleri bu bulguları hastanın genleriyle uyumlu kişiye özel ağrı sağaltıcı yöntemlere dönüştürüyorlar.
Genetik değişimler herkeste ağrıyı etkiliyor mu?
Ağrı algısını etkileyen kimi önemli genler çoktandır biliniyor ve her geçen gün yeni genler belirleniyor. SCN9A geni, sodyum kanalını etkin kılmak ya da kapamak suretiyle, bedenin ağrıya verdiği tepkinin denetlenmesinde önemli bir rol oynuyor. Ancak bu genin ağrıyı arttırması, ya da yatıştırması bireyin taşıdığı değişime bağlı.
Yapılan hesaplamalar ağrıdaki değişkenliğin yüzde 60 kadarının kalıtımsal olduğuna, bir başka deyişle genetik unsurların sonucu olduğuna işaret ediyor. Kısacası, acıya duyarlılık da tıpkı boy, saç rengi ya da ten rengi gibi aileden geçiyor.
SCN9A geninde görece daha yaygın olan ve nüfusun yüzde 5’inde görülen 3312GT adlı bir SNP’nin ameliyat sonrası ağrıya duyarlılığı etkilediğine de tanık olundu. SCN9A içindeki bir başka SNP de kişinin kireçlenme, lomber disk ameliyatı, uzvu kesilenlerde hayalet organ ve pankreas yangısından kaynaklanan ağrılara daha duyarlı olmalarına yol açıyor.
Deniz canlılarından yeni ağrı kesiciler
Şimdilerde bilim insanları ağrı sinyallerinin aktarımını önleyen balon balığı ve ahtapot gibi deniz canlılarından elde edilen tetrodotoksin adlı güçlü bir nörotoksinden ağrı kesici olarak yararlanmanın yollarını araştırıyorlar. İlk denemeler tetrodotoksinin kanser ve migren ağrılarının yatıştırılmasında etkili olduğunu ortaya koyuyor. Bu tür ilaç ve toksinler doğuştan acıya duyarsız kişilerdekine benzer bir durum yaratıyor.
Morfin türevli ilaçlar konusunda yaşanan krize bir son vermek içinacının kaynağına inen ve yan etkileri daha az olan çok daha kesin çözümlü ağrı kesicilere yönelmek gerekiyor. Genetik unsurların daha iyi kavranması ise ağrının olduğu “yere” odaklanmaktan çok, “nedenini” ortadan kaldıracak yeni ilaçların tasarlanmasının önünü açılabilir.



Alinti
 
Ağrı eşiği düşüklüğü yoktur. Şımarıklık ve nazlılık vardır.
 
Ağrı eşiği düşüklüğü yoktur. Şımarıklık ve nazlılık vardır.

Bilim öyle söylemiyor. Ağrı eşiği üzerinde cinsiyet, stres seviyesi ve genetik faktörler etkiliymiş. William Maixner bu konuyla ilgili 2002 yılında bilimsel bir makale kaleme almış mesela. Kadın vücudu, erkek vücuduna göre daha az beta endorfin salgılıyormuş.
 
Bilim öyle söylemiyor. Ağrı eşiği üzerinde cinsiyet, stres seviyesi ve genetik faktörler etkiliymiş. William Maixner bu konuyla ilgili 2002 yılında bilimsel bir makale kaleme almış mesela. Kadın vücudu, erkek vücuduna göre daha az beta endorfin salgılıyormuş.
Onlar bilim adamı değil. Meriç onlar Berke. İyi bir öğrenmişler benim eşiğim düşük benim aktivite dikkat bozukluğun var konsantre olamıyorum öfke kontrolüm yok perimenstruel sendromum var....

Ohooo var oğlu var. Adam olun. Acınızla ağrınızla başa çıkın. Size kimse cennet vaadetmedi.
 
Onlar bilim adamı değil. Meriç onlar Berke. İyi bir öğrenmişler benim eşiğim düşük benim aktivite dikkat bozukluğun var konsantre olamıyorum öfke kontrolüm yok perimenstruel sendromum var....

Ohooo var oğlu var. Adam olun. Acınızla ağrınızla başa çıkın. Size kimse cennet vaadetmedi.

Ben ikna oldum.
 
Cli kimse cennet vaad etmedi nasil bir açıklama agacım allasen...
 
Cli kimse cennet vaad etmedi nasil bir açıklama agacım allasen...
"Doğarken ağladı insan" diyor şair. Ama insanlar hayatları boyunca mutluluğu kovalıyor. Bu çok patolojik. Böyle bir amacı var mı yılkı atlarının mesela? Daha çok özgürlük değil daha çok "mutluluk" arzuluyoruz. Bu ahmakça. Oysa yapmamız gereken sadece "acılara tutunmak"

Ohhh..
 
"Doğarken ağladı insan" diyor şair. Ama insanlar hayatları boyunca mutluluğu kovalıyor. Bu çok patolojik. Böyle bir amacı var mı yılkı atlarının mesela? Daha çok özgürlük değil daha çok "mutluluk" arzuluyoruz. Bu ahmakça. Oysa yapmamız gereken sadece "acılara tutunmak"

Ohhh..
Ben de ikna oldum.
Acı eşiğimizi sınayan meriç bilim adamlarının aci eşiğimizi yükseltmesine rağmen hem de
 
Ben de ikna oldum.
Acı eşiğimizi sınayan meriç bilim adamlarının aci eşiğimizi yükseltmesine rağmen hem de

Mutluluğu kovalama. Rahatsız olduğun şartları değiştirmeye çalışma. Kendini tanıma. Acı eşiğini bilme. Acılara tutun.

Hamster bile acıdan kaçınmayı öğreniyor.

Laf anlamaz bir çomar bu. Bir de şairden bahsetmiş. Tipini...
 
Mutluluğu kovalama. Rahatsız olduğun şartları değiştirmeye çalışma. Kendini tanıma. Acı eşiğini bilme. Acılara tutun.

Hamster bile acıdan kaçınmayı öğreniyor.

Laf anlamaz bir çomar bu. Bir de şairden bahsetmiş. Tipini...
Söylediklerinin acı bir gerçek olmasıda hem kanıtlıyor hem yıkıyor.
Acı eşiğini en iyi slave'ler bilir. Isimsiz bir kaç göz yaşı döken kırbaçlanan adamlar bilir.
Kaçırılıp ağzından tek kelime alınamayan ve bunun için eğitilen sat komandoları bilir.
Yediği onca kırbaca rağmen imanını terketmeyen isa bilir.
Mazoşistler bilir aci eşiğini....
Bir kaç araştırmacı ne çektiklerini nerden bilecek ki.
 
Söylediklerinin acı bir gerçek olmasıda hem kanıtlıyor hem yıkıyor.
Acı eşiğini en iyi slave'ler bilir. Isimsiz bir kaç göz yaşı döken kırbaçlanan adamlar bilir.
Kaçırılıp ağzından tek kelime alınamayan ve bunun için eğitilen sat komandoları bilir.
Yediği onca kırbaca rağmen imanını terketmeyen isa bilir.
Mazoşistler bilir aci eşiğini....
Bir kaç araştırmacı ne çektiklerini nerden bilecek ki.


Bilenlere sormuşlardır.
 
Ağrı eşiği var arkadaşlar.
Fiziksel olarak canı yanan tek canlı da insan değil.
Nazlanma ya da şımarma meziyeti olmayan canlıların da ağrısı olabiliyor.
Bazılarının yanına yaklaşmak bile akıl karı değilken, bazıları sedatif ya da anestezik ilaçları unutturuyor; ebelemeç oynar gibi müdahale ediyorsunuz.
 
Ağrı hangi liflerle iletilir
Ayrı nerede bilinç düzeyine çıkar
Biliç düzeyine ulaşmadan kaçma kaçınma refleksi nasıl oluşur
Kaç tür ağrı vardır

Bilmeyen adamlar gelip burada bana çaça yapmasın.

Ben metafor adamıyım. Lahmacun her zaman lahmacun değildir.

Bkz lahmacun oldum.
 
.
Ağrı hangi liflerle iletilir
Ayrı nerede bilinç düzeyine çıkar
Biliç düzeyine ulaşmadan kaçma kaçınma refleksi nasıl oluşur
Kaç tür ağrı vardır

Bilmeyen adamlar gelip burada bana çaça yapmasın.

Ben metafor adamıyım. Lahmacun her zaman lahmacun değildir.

Bkz lahmacun oldum.

Ağrı tez konusu dahi olabilir,olmuştur fakat konumuz ağrı ya da ağrı fizyolojisi- fizyopatolojisi miydi?
Ben ağrı eşiği diye okudum.
Sizsiniz, haklısınız climax bey bence de.
 
Geri