Kim Nankör,Kedi mi?
Kedinin, insan ırkına 'akraba' olacak kadar yakın olduğu ve birkaç kromozomunun yeniden düzenlemesi ile insan genetik kodunun elde edilebileceği ortaya çıktı.
Kedilerin nankör olup olmadığı tartışması yıllardır süregelir. Hatta yine yıllar önce bu tartışmayı alevlendirecek bir olay yaşamıştık.
MGK toplantısında zamanın Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan, eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e duyduğu tepkiyi "nankör" diyerek dile getirmişti.
Bizim de gazetelerden okuduğumuz, sarf edilen kelimenin sadece bu olmadığı, ağızdan bir "nankör Kedi" lafının çıktığıydı.
Bu olayda nankör kelimesinin arkasından kedi de geldi mi bilmiyorum ama, yeri gelmişken nankörlük konusuna değinelim.
Evcil hayvanlar arasında en son evcilleştirilen hayvandır kedi.
Binlerce yıl geçmiş olmasına rağmen hala tam olarak evcilleştirilebilmiş değildirler.
Bir kediyle birlikte yaşayanlar, evlerinde aslında minik ama vahşi bir kaplan beslediklerini bilirler ve ilişki ne kadar iyi olursa olsun hala sıcak değil, ama ılık bir kıvamdadır.
Bunun nedeni, kedilerin en baştan beri tek başlarına yaşamayı seçmiş hayvanlar olmasıdır. Kedilerin ataları olan vahşi kedilerden de sadece aslan, sosyal olarak yaşar.
Çitaların erkekleri bazen avlanmak için biraraya gelir, leoparlar ise çiftleşme döneminde biraraya gelirler. Onun dışında tüm kediler, yalnız yaşamayı seçmiştir. Binlerce yıl öncesine dayanan bu yaşam biçimi, onlara başına buyruk ve bağımsız bir kimlik vermiş, başka bir canlıya ihtiyaç duymadan kendi ayakları üzerinde yaşamayı öğretmiştir. Kedi işini yalnız görür, ona "nankör" diyenlerin yanılgısı da buradadır.
Ve yine aynı nedenle, kediler ne istediklerini bilirler, saldırgan değil ama vahşidirler, çeviktirler. Kedi sadece kendini düşünerek yaşar. Hepimizin olduğu kadar bencildir; ama insanlardan tek farkları, onlar bunu saklamak ya da maskelemek gereği duymazlar. Kediye zorla hiçbir şey yaptırtamazsınız, zorla sevemezsiniz bile; evde yaşayacağı köşeyi o seçer, ne zaman ilgi göstereceğini ve görmek istedigini o belirler, kendisiyle ilgili herşeyi o planlar. Evin patronu odur!
Kediyi eğitmek zordur. Hiçbir sirkte kediye rastladınız mı? Kedi aptal olduğu için mi öğrenmiyor, eğitilemiyor? Kedi, kendisinin koymadığı kurallara uymakta zorlanır ve uymak istemez. Kendi aklına yatan birşeyse eğer, onu benimser ve uygular.
İnsanlara çok benzer kediler. Hatta bu bilimsel olarak da kanıtlandi.
National Geographic dergisinde okudugum bir yazıda, kedilerin gen haritasını çıkaran bilim adamları, kedilerle insanların genetik yapıları bakımından birçok benzerlik olduğunu ortaya koydular. Köpek, insana yakınlığı ile bilinirken, aslında kedinin, insan ırkına 'akraba' olacak kadar yakın olduğu ve birkaç kromozomunun yeniden düzenlemesi ile insan genetik kodunun elde edilebileceği ortaya çıktı.
Kedilerin, insanlardan bir adım önde gittiğini de düşünüyorum.
Bizim ne yazık ki ilişkilerimiz alış-veriş temeline odaklı.
Birşey verince (açıkça ya da kendimize saklayarak) karşılığını bekliyoruz.
Kediler; kendilerine yapılan iyiliğin karşılığını vermek zorunda hissetmezler kendilerini. Aynı şekilde karşılık istemeden severler, sevdirirler.
Kedi, kendi haklarını savunur. Bu nokta, insanların kedilere "nankör hayvan işte" dediği noktadır.
Oysaki, nankörlük olarak itham edilen noktalar aslında kedinin kişilik haklarını korumasından başka birşey değildir.
Halbuki kedilerin yaşam tarzı ve bakış açısı, bugün hepimizin uygulamaya çalıştığı bir bakış açısı.
Hepimiz haklarımızı korumaya, kendi başımıza ayakta kalabilmeye ve bağımsızlığımızı kazanmaya çalışıyoruz. Bu açıdan bakınca kedilere hayran olmamak elde değil.
-Alıntı-
Kedinin, insan ırkına 'akraba' olacak kadar yakın olduğu ve birkaç kromozomunun yeniden düzenlemesi ile insan genetik kodunun elde edilebileceği ortaya çıktı.
Kedilerin nankör olup olmadığı tartışması yıllardır süregelir. Hatta yine yıllar önce bu tartışmayı alevlendirecek bir olay yaşamıştık.
MGK toplantısında zamanın Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan, eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e duyduğu tepkiyi "nankör" diyerek dile getirmişti.
Bizim de gazetelerden okuduğumuz, sarf edilen kelimenin sadece bu olmadığı, ağızdan bir "nankör Kedi" lafının çıktığıydı.
Bu olayda nankör kelimesinin arkasından kedi de geldi mi bilmiyorum ama, yeri gelmişken nankörlük konusuna değinelim.
Evcil hayvanlar arasında en son evcilleştirilen hayvandır kedi.
Binlerce yıl geçmiş olmasına rağmen hala tam olarak evcilleştirilebilmiş değildirler.
Bir kediyle birlikte yaşayanlar, evlerinde aslında minik ama vahşi bir kaplan beslediklerini bilirler ve ilişki ne kadar iyi olursa olsun hala sıcak değil, ama ılık bir kıvamdadır.
Bunun nedeni, kedilerin en baştan beri tek başlarına yaşamayı seçmiş hayvanlar olmasıdır. Kedilerin ataları olan vahşi kedilerden de sadece aslan, sosyal olarak yaşar.
Çitaların erkekleri bazen avlanmak için biraraya gelir, leoparlar ise çiftleşme döneminde biraraya gelirler. Onun dışında tüm kediler, yalnız yaşamayı seçmiştir. Binlerce yıl öncesine dayanan bu yaşam biçimi, onlara başına buyruk ve bağımsız bir kimlik vermiş, başka bir canlıya ihtiyaç duymadan kendi ayakları üzerinde yaşamayı öğretmiştir. Kedi işini yalnız görür, ona "nankör" diyenlerin yanılgısı da buradadır.
Ve yine aynı nedenle, kediler ne istediklerini bilirler, saldırgan değil ama vahşidirler, çeviktirler. Kedi sadece kendini düşünerek yaşar. Hepimizin olduğu kadar bencildir; ama insanlardan tek farkları, onlar bunu saklamak ya da maskelemek gereği duymazlar. Kediye zorla hiçbir şey yaptırtamazsınız, zorla sevemezsiniz bile; evde yaşayacağı köşeyi o seçer, ne zaman ilgi göstereceğini ve görmek istedigini o belirler, kendisiyle ilgili herşeyi o planlar. Evin patronu odur!
Kediyi eğitmek zordur. Hiçbir sirkte kediye rastladınız mı? Kedi aptal olduğu için mi öğrenmiyor, eğitilemiyor? Kedi, kendisinin koymadığı kurallara uymakta zorlanır ve uymak istemez. Kendi aklına yatan birşeyse eğer, onu benimser ve uygular.
İnsanlara çok benzer kediler. Hatta bu bilimsel olarak da kanıtlandi.
National Geographic dergisinde okudugum bir yazıda, kedilerin gen haritasını çıkaran bilim adamları, kedilerle insanların genetik yapıları bakımından birçok benzerlik olduğunu ortaya koydular. Köpek, insana yakınlığı ile bilinirken, aslında kedinin, insan ırkına 'akraba' olacak kadar yakın olduğu ve birkaç kromozomunun yeniden düzenlemesi ile insan genetik kodunun elde edilebileceği ortaya çıktı.
Kedilerin, insanlardan bir adım önde gittiğini de düşünüyorum.
Bizim ne yazık ki ilişkilerimiz alış-veriş temeline odaklı.
Birşey verince (açıkça ya da kendimize saklayarak) karşılığını bekliyoruz.
Kediler; kendilerine yapılan iyiliğin karşılığını vermek zorunda hissetmezler kendilerini. Aynı şekilde karşılık istemeden severler, sevdirirler.
Kedi, kendi haklarını savunur. Bu nokta, insanların kedilere "nankör hayvan işte" dediği noktadır.
Oysaki, nankörlük olarak itham edilen noktalar aslında kedinin kişilik haklarını korumasından başka birşey değildir.
Halbuki kedilerin yaşam tarzı ve bakış açısı, bugün hepimizin uygulamaya çalıştığı bir bakış açısı.
Hepimiz haklarımızı korumaya, kendi başımıza ayakta kalabilmeye ve bağımsızlığımızı kazanmaya çalışıyoruz. Bu açıdan bakınca kedilere hayran olmamak elde değil.
-Alıntı-