L
LiLy
Ziyaretçi
Ziyaretçi
Kilo vermek o kadar zor değil
Diyet sırasında yaşanan açlık krizleri bir anda diyetin bozulmasına motivasyonun düşmesine neden oluyor. Peki bu açlık krizlerini atlatmanın bir yolu yok mu?
Açlık krizleri de diyet yaparken sık sık karşılaşılan bir durum. Bu krizlerin atlatılamaması diyetin bozulmasına neden oluyor. 'mavi-yesil.com.tr' sitesinde bu konuda şu bilgilere yer veriliyor.
Uzun aralıklarla yemek yeme durumunda bu aralıklarda vücut açlık hisseder ve bunun doğal sonucu olarak da besin ihtiyacı duyar. Bu süreç sonunda yemek yeme imkanı bulduğu zaman normal ihtiyacından fazla miktarda besin tüketir. Ancak bu tepki zamanla hastalık halini alır ve kişi normal öğünlerinde doyduktan sonra da yemeye devam eder.
Bu tip beslenme problemlerinden mustarip kişiler arzuladıkları beslenme şartlarına ulaşamadıkları takdirde duygusal olarak tepkiler göstermeye başlarlar. Kişi bu tip yeme krizlerinde kısa süreli bir açlık halinde dahi sinir hayal kırıklığı utanç suçluluk umutsuzluk veya rahatsızlık gibi çeşitli duygular yaşamaktadır. Bunun sonucunda yediği her yemek sonrası bu duyguları katlanarak artmakta fakat kendisini bu konuda kontrol edememesiyle birlikte zamanla bu durum kronik bir hal alıp obeziteye neden olur. Kişi duygusal problemleri de varsa yemeye sarılır.
Atıştırmak sağlıklı bir diyeti baltalayabileceği gibi ona yardım da edebilir. Önemli olan neyi ne kadar yediğinizdir. Eğer öğleden sonra açlığınızı yatıştırmak için planlı bir 'atıştırma' yapıyorsanız bu sizin işinize yarar.
Atıştırmak yemekler arası enerji depolamanızı sağlar. Vücudunuz kan şekeri için gerekli olan karaciğerinizdeki karbonhidratı 4-6 saat içinde tüketir tekrar gıda almanız gerekir.
Büyümekte olan çocuklar sınırlı yeme kapasiteleriyle bir günlük enerji ihtiyaçlarını üç öğünle karşılayamazlar. Kendileri için gerekli olan bu enerjiyi atıştırmalarla sağlamaları mümkündür.
Küçük ve sık atıştırmalar özellikle sabah halsizliği çeken veya kronik yorgun olan insanlarda yararlıdır.
Uzun aralıklı iki yemek arasında atıştırmak derin açlığı ortadan kaldırdığı gibi bir sonraki öğünde çok fazla yemenize de engel olur.
Abur cuburlar beslenme olarak avantajlar sağlayabilir fakat plansız olarak atıştırılan yiyecekler sağlığınızı da bozabilir. Patates cipsi çikolata ve tatlılar gibi atıştırmalar diyetinizde yağ fazlasına sebep olur.
Diyet yaparken tartışılan konulardan biri de light gıdalar... Ne kadar yemeliyim? Nasıl seçmeliyim? gibi düşünceler aklınıza gelebilir. 1996 yılında Mavi Yeşil Light gıdaları diyet yapanların hizmetine sunan Dr. Murat Topoğlu bu konuya da açıklık getiriyor; ''Öncelikle bu tip ürünler üretilirken gıda mühendisi gıda teknikeri doktor gibi kişilerin bir araya gelmesi ve ayrıntılı bir çalışma yürütmesi gerekiyor. Dr. Topoğlu ''Bir gıda maddesinin 100 gramında bulunan kalori (enerji) değerinin piyasada bulunan aynı türden normal ürünlerle kıyaslandığında yüzde 25 oranında kalorisinin düşük olması gerekiyor. Böylece bu ürünün üzerine light ya da enerji değeri yüzde 25 veya daha fazla azalmıştır yazısını yazabiliyoruz''
Halbuki düşük kalori farklı bir şeydir. Ürünün böyle olabilmesi için 100 gram katı gıda maddesinin 40 kalori 100 gram sıvı gıda maddesinde ise 3 kaloriden az olması gerekiyor. Bu anlamda düşük kalori sözcüğü çoğu zaman yanlış kullanılıyor. Gıdaların üzerinde bulunan şekersiz yağsız gibi yazılar da aldatıcıdır.
Bisküvi veya tahıllı bir gıda maddesinin üzerine şekersiz yazılması hatadır. Çünkü bu ürünler bağırsaklardan emilim sırasında zaten şeker haline gelir. Ancak şeker ilavesiz yazılırsa doğru bir deyim olur. Yağsız yazılabilmesi için 100 gr. katı gıda maddesinin en fazla yüzde1oranında yağ içermesi gerekmektedir.
Diyet sırasında yaşanan açlık krizleri bir anda diyetin bozulmasına motivasyonun düşmesine neden oluyor. Peki bu açlık krizlerini atlatmanın bir yolu yok mu?
Açlık krizleri de diyet yaparken sık sık karşılaşılan bir durum. Bu krizlerin atlatılamaması diyetin bozulmasına neden oluyor. 'mavi-yesil.com.tr' sitesinde bu konuda şu bilgilere yer veriliyor.
Uzun aralıklarla yemek yeme durumunda bu aralıklarda vücut açlık hisseder ve bunun doğal sonucu olarak da besin ihtiyacı duyar. Bu süreç sonunda yemek yeme imkanı bulduğu zaman normal ihtiyacından fazla miktarda besin tüketir. Ancak bu tepki zamanla hastalık halini alır ve kişi normal öğünlerinde doyduktan sonra da yemeye devam eder.
Bu tip beslenme problemlerinden mustarip kişiler arzuladıkları beslenme şartlarına ulaşamadıkları takdirde duygusal olarak tepkiler göstermeye başlarlar. Kişi bu tip yeme krizlerinde kısa süreli bir açlık halinde dahi sinir hayal kırıklığı utanç suçluluk umutsuzluk veya rahatsızlık gibi çeşitli duygular yaşamaktadır. Bunun sonucunda yediği her yemek sonrası bu duyguları katlanarak artmakta fakat kendisini bu konuda kontrol edememesiyle birlikte zamanla bu durum kronik bir hal alıp obeziteye neden olur. Kişi duygusal problemleri de varsa yemeye sarılır.
Atıştırmak sağlıklı bir diyeti baltalayabileceği gibi ona yardım da edebilir. Önemli olan neyi ne kadar yediğinizdir. Eğer öğleden sonra açlığınızı yatıştırmak için planlı bir 'atıştırma' yapıyorsanız bu sizin işinize yarar.
Atıştırmak yemekler arası enerji depolamanızı sağlar. Vücudunuz kan şekeri için gerekli olan karaciğerinizdeki karbonhidratı 4-6 saat içinde tüketir tekrar gıda almanız gerekir.
Büyümekte olan çocuklar sınırlı yeme kapasiteleriyle bir günlük enerji ihtiyaçlarını üç öğünle karşılayamazlar. Kendileri için gerekli olan bu enerjiyi atıştırmalarla sağlamaları mümkündür.
Küçük ve sık atıştırmalar özellikle sabah halsizliği çeken veya kronik yorgun olan insanlarda yararlıdır.
Uzun aralıklı iki yemek arasında atıştırmak derin açlığı ortadan kaldırdığı gibi bir sonraki öğünde çok fazla yemenize de engel olur.
Abur cuburlar beslenme olarak avantajlar sağlayabilir fakat plansız olarak atıştırılan yiyecekler sağlığınızı da bozabilir. Patates cipsi çikolata ve tatlılar gibi atıştırmalar diyetinizde yağ fazlasına sebep olur.
Diyet yaparken tartışılan konulardan biri de light gıdalar... Ne kadar yemeliyim? Nasıl seçmeliyim? gibi düşünceler aklınıza gelebilir. 1996 yılında Mavi Yeşil Light gıdaları diyet yapanların hizmetine sunan Dr. Murat Topoğlu bu konuya da açıklık getiriyor; ''Öncelikle bu tip ürünler üretilirken gıda mühendisi gıda teknikeri doktor gibi kişilerin bir araya gelmesi ve ayrıntılı bir çalışma yürütmesi gerekiyor. Dr. Topoğlu ''Bir gıda maddesinin 100 gramında bulunan kalori (enerji) değerinin piyasada bulunan aynı türden normal ürünlerle kıyaslandığında yüzde 25 oranında kalorisinin düşük olması gerekiyor. Böylece bu ürünün üzerine light ya da enerji değeri yüzde 25 veya daha fazla azalmıştır yazısını yazabiliyoruz''
Halbuki düşük kalori farklı bir şeydir. Ürünün böyle olabilmesi için 100 gram katı gıda maddesinin 40 kalori 100 gram sıvı gıda maddesinde ise 3 kaloriden az olması gerekiyor. Bu anlamda düşük kalori sözcüğü çoğu zaman yanlış kullanılıyor. Gıdaların üzerinde bulunan şekersiz yağsız gibi yazılar da aldatıcıdır.
Bisküvi veya tahıllı bir gıda maddesinin üzerine şekersiz yazılması hatadır. Çünkü bu ürünler bağırsaklardan emilim sırasında zaten şeker haline gelir. Ancak şeker ilavesiz yazılırsa doğru bir deyim olur. Yağsız yazılabilmesi için 100 gr. katı gıda maddesinin en fazla yüzde1oranında yağ içermesi gerekmektedir.