Kıbrıs neden çok önemli?

Konu sahibi son olarak 1 gün önce görüldü
Bizim askeri radarlar, bizim kıyılardan Mısır'a kadar olan tüm Akdeniz'i tarıyor, hem de 7-24.

Doğu Akdeniz'de radar gemilerimizde dolaşıyor ve böylece menzil Libya'ya kadar uzanabiliyor.

Havadaki sivil ve askeri trafiği anlık olarak izliyoruz ve bunu cumhuriyetin kurulduğundan beri yapıyoruz nerdeyse.

Kıbrıs'ın Rum tarafındaki İngiliz askeri havaalanına inen kalkan tüm uçaklar anlık olarak görülüyor, bizim askeri radarlar tarafından.

Kapsama alanımızdalar yani. Bu askeriyelerdeki 1 yüzyıldır var olan sıradan bir teknoloji.

Donanma gemileri ve denizaltıları su altında ve su üstünde Akdeniz' de devriye atıyor sürekli.

İnsansız hava araçlarıyla devriye uçuşları oluyor sürekli.

Akdenizde uçan sinekten haberi var yani TSK'nın.

Uzaydaki askeri uydu ile gözetleme teknolojisine de sahibiz.

Kıbrıs'tan ateşlenecek füze bize daha uzağa gitmede bir fayda da getirmez. Kıbrıs çok uzakta değil yani Türkiye'den. Antalya'dan gönderdiğin bir füze de Afrika kıtasına gidebilir yani.
Yanlışın var.

1. Dünyanın küre şeklinde olması nedeniyle düz alanda bile (Örn açık Deniz) 80-90 Km sonra radar (Gemileri) algılamıyor. Çünkü Ufuk çizgisi altında kalıyorlar. Hava savunma radarları da (Deniz radarından farklıdır) 300 Metre altında irtifayı algılamıyor. Dağlık bölgede dağlar arası algılanmıyor.

2. Yüz yıldır radarımız yok. Nato üyeliğimiz dahilinde Amerika'nın radarları vardı ve onlar da 80'li yılların sonunda sökülüp götürüldü. Yine 80'li yıllara kadar bizim silahlarımız 2. Dünya savaşından kalma Amerikan hurdalarıydı. Çünkü satın alabilecek paramız yoktu ve hibe edilen ile yetiniyorduk.

3. Radarların (hava sahası için) menzili 360 Km. Bu da modern radarlar için geçerli. Amerika gözlem uyduları kullanıyor.
 
Yanlışın var.

1. Dünyanın küre şeklinde olması nedeniyle düz alanda bile (Örn açık Deniz) 80-90 Km sonra radar (Gemileri) algılamıyor. Çünkü Ufuk çizgisi altında kalıyorlar. Hava savunma radarları da (Deniz radarından farklıdır) 300 Metre altında irtifayı algılamıyor. Dağlık bölgede dağlar arası algılanmıyor.

2. Yüz yıldır radarımız yok. Nato üyeliğimiz dahilinde Amerika'nın radarları vardı ve onlar da 80'li yılların sonunda sökülüp götürüldü. Yine 80'li yıllara kadar bizim silahlarımız 2. Dünya savaşından kalma Amerikan hurdalarıydı. Çünkü satın alabilecek paramız yoktu ve hibe edilen ile yetiniyorduk.

3. Radarların (hava sahası için) menzili 360 Km. Bu da modern radarlar için geçerli. Amerika gözlem uyduları kullanıyor.
Yapay zeka sana doğru bilgi vermiş ama benim kastım daha farklıydı, biraz kabaca anlattım. Keşke üşenmeyip kendin araştırsaydın. :D
 
Yapay zeka sana doğru bilgi vermiş ama benim kastım daha farklıydı, biraz kabaca anlattım. Keşke üşenmeyip kendin araştırsaydın. :D
Yapay zekæya sormadım. Henüz uçaklarımız bile uçmuyor. Deneme aşamasındalar. Böyle işler bir günde olmuyor. En az 10-15 senelik bir tamamlanma ve oturma süresi var.
 
Yapay zekæya sormadım. Henüz uçaklarımız bile uçmuyor. Deneme aşamasındalar. Böyle işler bir günde olmuyor. En az 10-15 senelik bir tamamlanma ve oturma süresi var.

Yapay zeka cevabı gibi geldi bana. Radyo sinyallerinin tarihi 130 yıl, jetlerin tarihi nerdeyse 100 yıl. Türkiye gibi 100 yıllık bir ülkenin radar sistemlerinin olmadığını düşünmek akla mantığa uygun mu? Spitfire gibi önden pervaneli tek motorlu uçaklar zamanında bile modern ordularda radar sistemleri vardı. TSK dürbünle mi bakıyordu gökyüzüne uçak tespiti yapmak için? Bir düşün bakayım. Kara radarlarımızın Akdenizin büyük bölümünü izlediğini düşünmemek bence komik. Eskiden sınırlı olabilir menzil ama şimdi modern zamanlarda daha geniş menzilli radarlarımız var. Radar teknolojisi üretilmesi çok basit bir sistem.Aselsanın uçaklar için geliştirdiği AESA radar bile kmlerce öteyi görebiliyor ki benim bahsettiğim karadaki büyük antenli radom hava radarları.

Doğrudur tabi daha emekleme aşamasındayız. Hele bi 15 yıl geçsin bakayım. Ama çoğu projede zor kısımları atlattık sadece seri üretim kaldı. Mesela KAAN uçağının tasarımı bitti prototipler yapıldı uçuruldu ama seri üretime kadar bir sürü test var, geliştirme modifikasyon devam edecek. Çelik kubbeye sürekli yeni hava savunma sistemleri ekleniyor, geliştiriliyor. Bence en zor kısmı bitti, kaymağını yeme kısmına geçiş yaptık.

Ek bilgi; Yapay zekanın pardon senin o bahsettiğin söküp götürülen radarlar ABD nin Sinop ve Ankara gibi yerlere kurduğu Sovyetleri izleme radarları.Beyaz devasa küre şeklindeki radarlardır onlar. Soğuk savaş sonrası ABD onları söktü götürdü evet. Benim söylediğim EGEYİ, AKDENİZİ, KARADENİZİ izleyen bizim kendi radarlarımız. Bazı savaş gemileri hava radarları ile doludur sadece, bu şekilde destek verir diğer gemilere, filoya. O gemilerle bile havadaki füze uçak ne varsa tespit yapabilirsin ki buda günümüzde elde ettiğimiz yeni kabiliyetlerdendir.
 
Son düzenleme:
Yapay zeka cevabı gibi geldi bana. Radyo sinyallerinin tarihi 130 yıl, jetlerin tarihi nerdeyse 100 yıl. Türkiye gibi 100 yıllık bir ülkenin radar sistemlerinin olmadığını düşünmek akla mantığa uygun mu? Spitfire gibi önden pervaneli tek motorlu uçaklar zamanında bile modern ordularda radar sistemleri vardı. TSK dürbünle mi bakıyordu gökyüzüne uçak tespiti yapmak için? Bir düşün bakayım. Kara radarlarımızın Akdenizin büyük bölümünü izlediğini düşünmemek bence komik. Eskiden sınırlı olabilir menzil ama şimdi modern zamanlarda daha geniş menzilli radarlarımız var. Radar teknolojisi üretilmesi çok basit bir sistem.Aselsanın uçaklar için geliştirdiği AESA radar bile kmlerce öteyi görebiliyor ki benim bahsettiğim karadaki büyük antenli radom hava radarları.

Doğrudur tabi daha emekleme aşamasındayız. Hele bi 15 yıl geçsin bakayım. Ama çoğu projede zor kısımları atlattık sadece seri üretim kaldı. Mesela KAAN uçağının tasarımı bitti prototipler yapıldı uçuruldu ama seri üretime kadar bir sürü test var, geliştirme modifikasyon devam edecek. Çelik kubbeye sürekli yeni hava savunma sistemleri ekleniyor, geliştiriliyor. Bence en zor kısmı bitti, kaymağını yeme kısmına geçiş yaptık.

Ek bilgi; Yapay zekanın pardon senin o bahsettiğin söküp götürülen radarlar ABD nin Sinop ve Ankara gibi yerlere kurduğu Sovyetleri izleme radarları.Beyaz devasa küre şeklindeki radarlardır onlar. Soğuk savaş sonrası ABD onları söktü götürdü evet. Benim söylediğim EGEYİ, AKDENİZİ, KARADENİZİ izleyen bizim kendi radarlarımız. Bazı savaş gemileri hava radarları ile doludur sadece, bu şekilde destek verir diğer gemilere, filoya. O gemilerle bile havadaki füze uçak ne varsa tespit yapabilirsin ki buda günümüzde elde ettiğimiz yeni kabiliyetlerdendir.
Düşünülecek bir şey yok. 1980'lerde bile bizde Pervaneli savaş uçakları mevcuttu.
En modern silahlarımızı Kıbrıs harekatında kullandık. Onlar da M47 Tank'ları. Diğer birliklerde o zaman hala M42'ler mevcuttu. Askeri ihtilaller ile ilgili görsel materyal bulabilirsen görürsün.

Bir de Kocatepe Destroyeri'mizin hikayesini bulabilirsen oku. O tip Destroyerleri 90'lı, belki de 2000'li yıllara kadar zorlama modernizasyon ile kullanmıştık.

İlk kendi Firkateyn'imizin yapımı (Alman Lürsen Werft ortkalığı ile) 5 sene sürmüştü. MEKO 2000 Firkateyn'leri eski Amerikan hurdalarının tek tek yerini aldı günümüze dek.

İkinci Dünya savaşında nasıl mı savunduk? Biz savaşa katılmadık ama savaşın sonuna doğru Almanlar ellerini kollarını savunarak girdiler Trakya'dan. Sonra savaş bitti ve yırttık.

1. Dünya savaşında da 100 gemiden oluşan ortak düşman filosundan öncü birliği olan 7 gemi bizim 240.000 askerimizi şehit ettiler ve geçtiler İstanbul boğazına kadar. O ayrıntı hep atlanır. Fransız zırhlısını batırılınca savaş bitmiş gibi anlatılır. Savaş o gün bitmiş olsaydı, ardından bir "Kurtuluş savaşı" olmazdı.

Evet, Dürbün ile savaştık.
 
Düşünülecek bir şey yok. 1980'lerde bile bizde Pervaneli savaş uçakları mevcuttu.
En modern silahlarımızı Kıbrıs harekatında kullandık. Onlar da M47 Tank'ları. Diğer birliklerde o zaman hala M42'ler mevcuttu. Askeri ihtilaller ile ilgili görsel materyal bulabilirsen görürsün.

Bir de Kocatepe Destroyeri'mizin hikayesini bulabilirsen oku. O tip Destroyerleri 90'lı, belki de 2000'li yıllara kadar zorlama modernizasyon ile kullanmıştık.

İlk kendi Firkateyn'imizin yapımı (Alman Lürsen Werft ortkalığı ile) 5 sene sürmüştü. MEKO 2000 Firkateyn'leri eski Amerikan hurdalarının tek tek yerini aldı günümüze dek.

İkinci Dünya savaşında nasıl mı savunduk? Biz savaşa katılmadık ama savaşın sonuna doğru Almanlar ellerini kollarını savunarak girdiler Trakya'dan. Sonra savaş bitti ve yırttık.

1. Dünya savaşında da 100 gemiden oluşan ortak düşman filosundan öncü birlik olan 7 gemi bizim 240.000 askerimizi şehit ettiler ve geçtiler İstanbul boğazına kadar. O ayrıntı hep atlanır. Fransız zırhlısını batırılınca savaş bitmiş gibi anlatılır. Savaş o gün bitmiş olsaydı, ardından bir "Kurtuluş savaşı" olmadı.

Evet, Dürbün ile savaştık.

Bilgiler için teşekkürler. Eskiden dürbünle taşla sapanla sopayla askeri savunma yaptığımızı düşünmüyorum ama. Kanka Ak Parti sonrası savunma sanayi uçuşa geçti o konuda hemfikiriz zaten. Hatta geçmişte gerçekten adam akıllı şeyler yoktu, çok çok eksiğimiz vardı. Kıbrıs harekatından sonra amborga yapılınca bizde Aselsanı kurduk ve üretime başlama kararı aldık ama üretimde pik yapılan yer gerçekten Ak Parti sonrasıdır. Ama temel şeyler radar sistemleri gibi bunların geçmişte olmaması mümküm değil bence.
Yani Sihasıydı, TCG Anadolusuydu, Jetiydi, Tankıydı, Füzesiydi, Hava savunma sistemiydi bunlarda dev adımları şuandaki hükümetin girişimleri ile attığımız ortada. Bunları bilmeyen veya reddeden biri değilim.
 
Yok hayır,ağlamıyorum.
Sadece gözüme Akrotiri Üssü'nden,İsrail'e yardıma kalkan birkaç uçak kaçtı..
Ha Kıbrıs önemi mi? :) Anlıyorum.
 
Geri