Kerbela Katliamı

  • Kullanıcı Aden
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Din ve İnanç
Konu sahibi son olarak 3 gün önce görüldü
Kerbela-Katliam%C4%B1-660x330.jpg



Kerbela günümüzde Irak sinirlari içinde yer alan* cografi bir terimdir. Kerbela’yi önemli kilan Hz. Muhammed’in torunu, Hz. Ali’nin oglu üçüncü Imam Hüseyin’in 680’de Emevi halifesi Muaviye oglu Yezid’in askerleri tarafindan Kerbela’da sehit edilmesidir. Bu insanlik disi katliam tarihe “Kerbela Olayi” olarak geçmistir.
Kerbela olayi aradan asirlar da geçse unutulmayacak kadar derin, anlamli, ögreticidir.
Kerbela, iyi ile kötünün, zalim ile mazlumun, lanetli ile kutsalin, karanlik ile aydinligin hesaplasmasidir. Imam Hüseyin burada kutsalligi, mazlumu, aydinligi temsil etmektedir.
(*= Imam Hüseyin’in sehit edildigi ve Türbesinin bulundugu kenttir.)

KERBELA OLAYI NASIL GELISTI

Kerbela Olayi’nin kökeni Hz. Peygamberin veda haci’na ve yazilmayan vasiyetine kadar gider. Bilindigi gibi Hz. Muhammed peygamberligini açikladiktan sonra Islamiyet hizla gelisti. Bu gelisme Mekkeli müsrikleri telaslandirdi. Onlar Hz. Muhammed’e olmadik engeller çikardilar. Hz. Muhammed bütün bu engelleri asti. Hz. Muhammed bütün bu müsriklerin, putperestlerin çikardigi sorunlar ve engellerle mücadelede en büyük yardimi Hz. Ali’den görüyordu. Hz. Ali Peygamberin yaninda egitim almis, Islamiyet’i ilk kabul etmis ve ayni zamanda Peygamberin kizi Hz. Fatma ile evlenerek Peygamberin soyunun sürdürücüsü olmustu. Hz. Ali Kuran’da geçen ve onlarca hadiste geçen Ehlibeyt’tendir. Ehlibeyt Hz. Muhammed’in ailesi demektir. Ehlibeyt Hz. Muhammed, Hz. Ali, Hz. Fatma, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’den olusmaktadir.

Hz. Muhammed’in Medine’ye hicretinden sonra Islam dini gelismeye devam etti. O kadar gelisti ki, Mekkeli putperestler bile Müslüman oldular. Iste bu putperestlerin içinde Mekke’nin en zengin kisilerinden biri olan Ebu Süfyan da vardi. Ebu Süfyan ve benzerleri Islam’a Peygambere inandiklari için Müslüman olmadilar. Onlar gelisen Islamiyet’in maddi degerlerine sahip olmak için Müslüman oluyorlardi. Hz. Muhammed bütün bunlari görüyor ve ona göre de önlem aliyordu. Hz. Muhammed çok açik bir sekilde kendisinden sonra Müslümanlarin önderinin (Halifesinin) Hz. Ali olmasi gerektigini beyan etmistir. Ama bütün bunlar hiçe sayildi. Hz. Muhammed’in vefatindan sonra bu eskinin putperest, müsrik bezirganlari bir ara geçis dönemi hazirladilar. Bu dönemde sirasiyla Ebubekir, Ömer ve Osman halife oldular. Daha sonraki dönemde ise Hz. Ali halife oldu. Hz. Ali’nin halifeligi daha bastan engellenmis ve onun asagilanmasi, yigitliginin, fedakârliginin basitlestirilmesi saglanmisti. Hz. Ali bütün bu oyunlara karsi dogru bildigi Hak yolundan sasmamis, dünya malina, paraya pula tamah göstermemisti. Hz. Ali kendisine yapilan onca haksizliga karsin sabir göstermis, Islam toplumunun içine nifak sokulmasin diye, kan dökülmesin diye insanlari dogruluga davetini sürdürmüstür. Ama ne yazik ki, Hz. Ali’nin bütün bu çabalarina karsin dünya malina tamah gösterenler, gözünü iktidar hirsi bürümüs olanlar bunu anlamiyordu.

Nitekim Ebu Süfyan oglu Muaviye yaptigi bin bir dalavere ve haksizlikla kendisini halife ilân ediyordu. Islamiyet’i bir iktidar araci olarak görüyordu. Muaviye Hilafeti de babadan ogula geçecek bir kurum olarak sekillendiriyordu. Muaviye dönemindeki Emevi saltanati salt Hilafet için degil, ayni zamanda kendi iktidarlarina hizmet edecek bütün din disi gelenekleri, töreleri, adetleri din adina kurallastiriyor, kurumlastiriyordu.

Hz. Ali ve Ehlibeyt var gücüyle bütün olumsuzluklari gidermeye çalisiyor, insanlari gerçege davete devam ediyorlardi. Ama Muaviye acimasizdi. Hz. Ali sehit ediliyor, ardindan ikinci imam Hasan zehirlettirilerek sehit ediliyordu. Bu arada Muaviye ölüyor, yerine oglu Yezid geçiyordu. Yezid kendi iktidari için Imam Hüseyin’i tehlikeli görüyordu. Çünkü Imam Hüseyin Ehlibeyttendir. Yani Hz. Peygamberin torunu, Hz. Ali’nin ogluydu. O, dogrulugun, hakkin, adaletin, gerçeklerin yilmaz savunucusuydu.

Bu arada Emevi saraylarinda din disi ne varsa din adina mesru gösteriliyordu. Halk isyan ediyor ama Emevilerin kurdugu askeri teskilat halka göz açtirmiyordu. Iste Küfe halki da baskilardan bikmisti. Küfeliler her gün Imam Hüseyin’e davet üstüne davet gönderip, kendisini halife olarak kabul ettiklerini belirtiyorlardi. Imam Hüseyin engin öngörüsüyle Küfelilerin ihanet edebileceklerini biliyor buna karsin kendi sorunlulugunun geregini yerine getirecegini söylüyordu. Ve Imam Hüseyin yakin aile çevresi ile Küfe’ye varmak için yola çikiyordu. Emevi saltanatinin sürdürücüsü lanetli Yezid bu durumu haber aliyor ve önüne engeller çikariyor, onu öldürmek için planlar kuruyordu. Yezid ve taraftarlari Küfelilerden Hz. Hüseyin taraftarlarini baski altina aldilar. Bazilarini ise rüsvetle ve çesitli vaatlerle Imam Hüseyin’den bagliliklarini vazgeçirdiler. Imam Hüseyin’in ailesi yaklasik 70 kisiden olusuyordu. Buna karsin Yezid’in ordusu ise binlerce kisiden. Yezid’in komutanlari, Imam Hüseyin’e Yezid’e biat etmesini ve böylelikle onu birakacaklarini söylediler. Imam Hüseyin asla zalime biat etmeyecegini, boyun egmeyecegini ve gerekirse bunun için sehit olacagini defalarca tekrarladi.

Imam Hüseyin dedigi gibi yapti ve Yezid’e biat etmeyerek, onurlu bir sekilde direnerek sehit düstü.
Kerbela Olayi Islam’da saflari netlestirmistir. Zalime asla biat edilmeyecegini göstermistir. Alevilik inancinda Kerbela Olayi büyük bir öneme haizdir. Aleviler dünyanin neresinde olurlarsa olsunlar, adlari ne olursa olsunlar, Hz. Hüseyin’e baglidirlar. Onun için oruç tutarlar, yas tutarlar. Onun çektigi acilari bir nebze de olsa hissetmek için çile çekerler. Aleviler sadece yas tutarak Imam Hüseyin’i anmazlar. Ayni zamanda ondan her defasindan bir seyler ögrenirler. Dünya döndükçe, insanlar varoldukça Kerbela unutulmayacak.

IMAM HÜSEYIN

Imam Hüseyin, milâdî takvime göre, 625 (626) Medine’de dogmustur. 10 ekim 680’de Kerbelâ’da sehit edilmistir. Imam Hüseyin, Islâm peygamberi Hz. Muhammed’in torunudur. Birinci imam Hz. Ali’nin oglu ve ayni zamanda üçüncü imamdir.

Imam Hüseyin, yasantisiyla, davranislariyla, cesaretiyle sadece Islâm âleminde degil, bütün insanlik için görkemli bir abidedir. Imam Hüseyin’in yasadigi dönemde zalim Emevi egemenligi hüküm sürüyordu. Emevi iktidarini kurumlastiran Muaviye, Imam Hüseyin’in babasi Hz. Ali’yi ve abisi ikinci Imam Hasan’i kendi iktidari için tehlikeli görmüs ve binbir entrikayla onlari sehit etmisti. Muaviye ölünce yerine oglu Yezid’i tayin etmisti. Ogul Yezid’te babasinin kanli iktidarini korumak istiyordu. Muaviye, Hz. Peygamberle yillarca savasmis olan, Mekkeli müsriklerin önderi olan bir ailedendi. Hz. Peygamberin hicretinden sonraki dönemde Islâmiyet’in gelismesi ile beraber bu aile artik Müslümanlari yenemeyecegini görünce takkiye yaparak Islamiyet’i seçmislerdi. Oysa bilinir ki; bu ve benzer ailelerin amaci gelisen Islâmiyet’in degerlerine sahip olmakti. Bunlar bu amaçla Islâmiyet’i benimsiyorlardi.

Dolayisiyla Islâmiyet’in ilk temsilcileri olanlari, yani gerçek Müslümanlari saf disi birakiyorlardi. Bu müsrikler günümüze degin sürecek bir çatismanin tohumlarini o zaman basariyla ektiler. Iste sevgili Imam Hüseyin, böylesi bir çagda ya dedesinin, babasinin ve abisinin yolunda gidecekti, yani Hak yolunu bütün zorluklarina ragmen taviz vermeden savunacakti, ya da müsriklerin temsilcisi Yezid’e boyun egip, biat edecekti.

Imam Hüseyin, Emevi iktidarinin halki baski ve zulüm altinda inlettigi bu dönemde Küfe kentindeki halktan bir davet aldi. Bu davette Küfeliler artik Yezid’in zulmünden biktiklarini ve kendisini önder (Halife) olarak kabul ettiklerini belirtiyorlardi. Imam Hüseyin insanlari dolayisiyla Küfelileri iyi taniyordu. Ve giderse basina neler gelecegini biliyordu. Bütün bunlara ragmen Imam Hüseyin kendisine bagli ailesi ve bir grupla Küfe sehrine dogru yola çikti. Imam Hüseyin`in yola çiktigini haber alir almaz hemen planlara baslayan Yezid, onu durdurmanin ve kendisine biat ettirmenin yollarini aradi. Yezid 5 (bes) bin kisilik bir orduyla Kerbelâ çölünde Imam Hüseyin’e pusu kurdu. Ordunun komutanlari, Imam Hüseyin’e Yezid’e biat ettigini beyan etmesini istediler. Imam Hüseyin Yezid’e boyun egmekten ve onun kanli zulüm iktidarini tanimaktansa sehit olmayi yegledigini kararlilikla Yezid’in gözlerini para hirsi bürümüs askerlerine ve korkup sözlerinin arkasinda durmayan Küfelilere haykirdi.

Bundan sonrasi dünyanin gördügü en haksiz savaslardan biriydi. Bir tarafta Islâmin peygamberinin torunu, diger tarafta kanli iktidarin temsilcileri. Imam Hüseyin’in gücü 72 kisiydi. Yezid’in askerleri ise 5 000. Imam Hüseyin ve arkadaslari serefli bir sekilde Yezid’in askerlerine karsi direndiler. Ama güç dengelerinin esitsiz oldugu bu savasta yenildiler.

Imam Hüseyin aldigi onlarca kiliç ve ok darbesi sonucu yarali düstü. Yezid’in askerleri vahsete doymuyordu. Ve Yezid’in komutanlarindan Simr Imam Hüseyin`in mübarek basini keserek bir tepsi içinde Sam’daki sarayinda Yezid’e sundu. Daha sonra sevgili imamin basi Sam sokaklarinda gezdirildi.

Tarihe Kerbelâ olayi olarak geçen bu hadise Islâm aleminde saflari netlestirmisti. Imam Hüseyin sadece yasantisiyla degil, sahadetiyle bütün insanliga bir mesaj vermistir. Imam Hüseyin bir semboldür. Yigitligin, fedakârligin, mazlum olmanin sembolü. Imam Hüseyin, verdigi mesajda sonu ne olursa olsun asla ama asla Yezid’e, dolayisiyla zalime ve onun zulmüne boyun egmeyecegini bütün dünyaya sahadetiyle kanitlamistir. Insanlik var oldukça Imam Hüseyin var olacaktir.


 
Sahabeye laf etmek sizin gibilere düşmez. Ne Hz. Ali'ye ne de Hz. Muaviye'ye bilgisizliğinizle saldırmayın. Kerbela bütün Müslümanlar için esef, elim, çok büyük bir felakettir.

Bugünü siyasi malzeme olarak kullanmayın.

Zaten tek yaptığınız kopyala-yapıştır.
 
Birileri yine mezhep çatışmaları ile halkı birbirine düşürmeye çalışıyor.

Dersim katliamını kim yaptı, kim yaptırdı ???
 
Muârız

Bu yazdıklarınızdan sonra konuyla alakalı kopya - yapıştır olmayan bilgilerinizi sunar, bizi aydınlatırsınız beklentisindeyim. Ben de siyasi çekişme neticesinde yaşanan insanlık dışı olaylar olarak biliyorum. Siyasi malzeme olmaktan öte bir gerçek var ortada.

Yazının hiçbir kısmında siyaset bulamadım. Ayrı konu.
 
Sahabeye laf etmek sizin gibilere düşmez. Ne Hz. Ali'ye ne de Hz. Muaviye'ye bilgisizliğinizle saldırmayın. Kerbela bütün Müslümanlar için esef, elim, çok büyük bir felakettir.

Bugünü siyasi malzeme olarak kullanmayın.

Zaten tek yaptığınız kopyala-yapıştır.
Henri Baykey üstadımın en değerli talebelerinden pek kıymetli büyüğümüz de teşrif etmişler hoş gelmişler sefalar getirmişler!
Üstadım! Kusurumu mazur görün. Affınıza sığınarak soruyorum;
''Sahabeye laf etmek sizin gibilere düşmez'' derken İbn Kemal'in ve Ebussuud ve de İmam Rabbani efendimizin (...) ''kafirden de aşağı olarak nitelendirdiği, öldürülmelerinin caiz olunduğu mahlukatlardan mı söz ediyorsunuz, onu tam çözemedim?
Bizleri aydınlatırsanız çok memnun ve mutlu oluruz.
Teşekkürler Pirim!
 
Birileri yine mezhep çatışmaları ile halkı birbirine düşürmeye çalışıyor.

Dersim katliamını kim yaptı, kim yaptırdı ???
Dersim'de bir isyan yaşanmıştır. Kürt isyanlarının devamı niteliğindedir.

Ayrıca bu hadiseyi Kerbela'ya bağlamanız çok yanlış ve tarafgir bir tutum.

Sorunuzun konumuzla uzaktan yakından bile alakası yoktur.
 
Muârız

Bu yazdıklarınızdan sonra konuyla alakalı kopya - yapıştır olmayan bilgilerinizi sunar, bizi aydınlatırsınız beklentisindeyim. Ben de siyasi çekişme neticesinde yaşanan insanlık dışı olaylar olarak biliyorum. Siyasi malzeme olmaktan öte bir gerçek var ortada.

Yazının hiçbir kısmında siyaset bulamadım. Ayrı konu.

1. Konunun paylaşıldığı gün ile bağlantı kurabilirseniz, maksadın siyasi olduğunu anlayabilirsiniz.

2. Bir Müslüman Peygamber (a.s)'ın sahabesine hakaret edemez. Sevmiyorlar diye kimse Hz. Muaviye'ye hakaret edemez. Sevmemesi bile doğru değildir. Kimse Şia'nın iftiralarını tarihi hakikat gibi gösteremez. Hz. Muaviye peygamberimizin vahiy katibidir. Onun duasını almıştır. Fakat nadanlıkta ileri gidenler, Yezid'e olan düşmanlıklarını bir sahabiye de sirayet ettirmişlerdir.

İçtihad farkından dolayı ortaya çıkan bir ayrılıktır. Müctehidin ictihadında hata yapması bile sevaptır. Peygamber hadis-i şerifiyle sabittir.

Eğer Müslümansanız bu ölçüleri esas alarak konuşursunuz. Ama konunun ilk mesajında bulunan yazıdaki gibi atıp tutarsanız ümmeti bölmeye devam edersiniz.
 
Henri Baykey üstadımın en değerli talebelerinden pek kıymetli büyüğümüz de teşrif etmişler hoş gelmişler sefalar getirmişler!
Üstadım! Kusurumu mazur görün. Affınıza sığınarak soruyorum;
''Sahabeye laf etmek sizin gibilere düşmez'' derken İbn Kemal'in ve Ebussuud ve de İmam Rabbani efendimizin (...) ''kafirden de aşağı olarak nitelendirdiği, öldürülmelerinin caiz olunduğu mahlukatlardan mı söz ediyorsunuz, onu tam çözemedim?
Bizleri aydınlatırsanız çok memnun ve mutlu oluruz.
Teşekkürler Pirim!

Şuursuzluğa devam yine :)

Sen ne zaman kendin bir şey yazacaksın. Hangi sahabiye senin söylediklerin söylenmiş yine koydurma buraya tarihi vesikaları geçen konularda olduğun gibi rezil olma :)
 
1. Konunun paylaşıldığı gün ile bağlantı kurabilirseniz, maksadın siyasi olduğunu anlayabilirsiniz.

2. Bir Müslüman Peygamber (a.s)'ın sahabesine hakaret edemez. Sevmiyorlar diye kimse Hz. Muaviye'ye hakaret edemez. Sevmemesi bile doğru değildir. Kimse Şia'nın iftiralarını tarihi hakikat gibi gösteremez. Hz. Muaviye peygamberimizin vahiy katibidir. Onun duasını almıştır. Fakat nadanlıkta ileri gidenler, Yezid'e olan düşmanlıklarını bir sahabiye de sirayet ettirmişlerdir.

İçtihad farkından dolayı ortaya çıkan bir ayrılıktır. Müctehidin ictihadında hata yapması bile sevaptır. Peygamber hadis-i şerifiyle sabittir.

Eğer Müslümansanız bu ölçüleri esas alarak konuşursunuz. Ama konunun ilk mesajında bulunan yazıdaki gibi atıp tutarsanız ümmeti bölmeye devam edersiniz.


Diğer günler gibi bir gün. Bağlantı kuramıyorum. Yardımcı olun lütfen.

Sizden ne olduğunu istiyorum, siz ısrarla ne olmadığını anlatıyorsunuz. Bahsi geçen tarihi olayı kendi perspektifinizden aktararak anlatmanız mümkün mü? Neler oldu? Hz. Muaviye'nin rolü neydi?
 
Şuursuzluğa devam yine :)

Sen ne zaman kendin bir şey yazacaksın. Hangi sahabiye senin söylediklerin söylenmiş yine koydurma buraya tarihi vesikaları geçen konularda olduğun gibi rezil olma :)
Rezil kelimesinin biz Türkler'in lugatında geçmediğini sizlerin ağa babaları çok iyi bilirler bunlardan biri olan Rockofeller vakfı bu aralar iyi çalışmıyor olacak ki hafızanda pek yerinde değil anlaşılan. Osmanlının kuruluşunda sizlerin rafizi, dinsiz, kafir olarak gördüğünüz alevilerin en büyük rolü oynadığından bile bihabersiniz.

Unutmamışken,
Henri Barkey üstadımı hemen arayayım, sizlerin moral motivasyonunuzu arttırıcı girişimlerde bulunsun!
Bu arada,
İngiliz Lordlar kamarasına da haber vereyim, size olan ilgilerini biraz daha arttırsınlar!
 
Diğer günler gibi bir gün. Bağlantı kuramıyorum. Yardımcı olun lütfen.

Sizden ne olduğunu istiyorum, siz ısrarla ne olmadığını anlatıyorsunuz. Bahsi geçen tarihi olayı kendi perspektifinizden aktararak anlatmanız mümkün mü? Neler oldu? Hz. Muaviye'nin rolü neydi?

Merhaba, konu Aşure günü açılmış, ben de onun için ilk mesajımı o şekilde atmıştım. Siyasi olmasının sebeplerinden en mühimi, Kerbela anlatılırken Hz. Muaviye'ye hakaret edilmesidir.

Benim ısrar etmemin sebebi de bu. Kerbela yaşanmadan Hz. Muaviye çoktan ahirete irtihal etmiş, oğlu Yezid onun yerine geçmiştir. Kerbela'da yaşananlardan Hz. Muaviye mesul değildir. Fakat Yezid'e olan kinlerini sahabi olan babasından çıkarmaya çalışmaları konuyu bu hale getiriyor.
 
Rezil kelimesinin biz Türkler'in lugatında geçmediğini sizlerin ağa babaları çok iyi bilirler bunlardan biri olan Rockofeller vakfı bu aralar iyi çalışmıyor olacak ki hafızanda pek yerinde değil anlaşılan. Osmanlının kuruluşunda sizlerin rafizi, dinsiz, kafir olarak gördüğünüz alevilerin en büyük rolü oynadığından bile bihabersiniz.

Unutmamışken,
Henri Barkey üstadımı hemen arayayım, sizlerin moral motivasyonunuzu arttırıcı girişimlerde bulunsun!
Bu arada,
İngiliz Lordlar kamarasına da haber vereyim, size olan ilgilerini biraz daha arttırsınlar!

Forumun komplocusu :)

Evvela kendi tarihini öğren bu millet hangi kelimeleri kullanmış eski kamuslardan görürsün.
Osmanlı'nın kuruluşunda aleviler değil Bektaşiler bir rol oynamışlardır. O zamanki Bektaşilik de hakdır. Yeniçeri'nin Bektaşi olmasının sebebi de hak olmasından gelir.
 
Forumun komplocusu :)

Evvela kendi tarihini öğren bu millet hangi kelimeleri kullanmış eski kamuslardan görürsün.
Osmanlı'nın kuruluşunda aleviler değil Bektaşiler bir rol oynamışlardır. O zamanki Bektaşilik de hakdır. Yeniçeri'nin Bektaşi olmasının sebebi de hak olmasından gelir.
Hoybun cemiyeti,İngiliz muhipler cemiyeti ve Kürt teali cemiyetinin kimlerle ilşkilerinin olduğu ortadadır. Siz bu gerçekleri gizleyebilmek için şahsıma ''Forum komplocusu'' deseniz ne olur demeseniz....
Evvela kendi tarihini öğren derken Türk olmadığınızı da öğrenmiş olduk.
Osmanlının kuruluşunda Türklerin ve haliyle alevilerin rolünün ne kadar güçlü olduğunu açmış olduğum Kolonizatör türk dervişleri adlı başlıktan öğrenebilirsiniz:
http://www.forumsal.net/turk-tarihi...kolonizator-turk-dervisleri-ve-zaviyeler.html

Buna ek bir ilave olsun diyerekten bir alevinin aynı zamanda nasıl Bektaşi olduğunu yedi ulu ozandan biri olan Hatayi mahlaslı Şah İsmail size şu deyişinde anlatsın:

Sofi Mezhebimin Nesin Sorarsın
Biz Muhammed Ali Diyenlerdeniz
Gözlüye Gizli Yok Ya Sen Ne Dersin
Biz Muhammed Ali Diyenlerdeniz

Eğnimize Kırmızılar Giyeriz
Halimizce Her Manadan Duyarız
Katarda İmam Cafer'e Uyarız
Biz Muhammed Ali Diyenlerdeniz

Her Kimin Ki Çerağını Hak Yakar
Mümin Olanları Katara Çeker
Aslımız On İki İmama Çıkar
Biz Muhammed Ali Diyenlerdeniz

Biz Tüccar Değiliz Alıp Satmayız
Erkan Gözetiriz Yoldan Sapmayız
Gönlümüz Ganidir Kibir Tutmayız
Biz Muhammed Ali Diyenlerdeniz

Muhammed Ali'dir Kırkların Başı
Uralım Yezid'e Laneti Taşı
Hünkar Hacı Bektaş Veli'dir Eşi
Biz Muhammed Ali Diyenlerdeniz

Baharda Açılır Gonca Gülümüz
Ol Dergaha Doğru Gider Yolumuz
On İki İmam İsmin Okur Dilimiz
Biz Muhammed Ali Diyenlerdeniz

ŞAH HATAYİ'm Eydür Muhammed Ali
Onlardan Öğrendik Erkanı Yolu
Ali Muhammed'dir Muhammed Ali
Biz Muhammed Ali Diyenlerdeniz

Yedi alevi ozanından biri olan Virani de Hacı bektaş için bakın ne diyor:

Gel dilber ağlatma beni Şah-ı Merdan aşkına
Dü cihanın rahnamesi Şir-i Yezdan aşkına
Şahım Hasan Pir Hüseyin Kerbela meydan için
Lütfedip bağışla cürmüm Ali sübhan aşkına

İmam Zeynel Abidin'in abına yundun ise
Arayıp kendi Özünde Bakırı buldun ise
Ceddin Evlad-ı Muhammet Cafer'i bildin ise
Rahma gel ol Şah-ı Merdan Ali imran aşkına

İmam Musa'yı Kazım'dır Ehl-i Beytin serveri
Cani aşkı nuş edenler müpteladır ekseri
Şahı Şehidi Horasan İmam Rıza'dan beri
Müptelayı merhamet kıl Kalb-i viran aşkına

Şah Taki ba Naki'nin bağlandım ben rahına
Sulihane ver Salavat Ehl-i Beyt ervahına
Gafil olma yok vefası dü cihan hublarına
Gel feragat eyle gönül kamil insan aşkına

Ey VİRANİ çıkma yoldan doğru Raha gel beri
Muhabbet şevkat senindir Ey Hasan-Ül Askeri
Evliyalar serfirazi Hacı Bektaş-ı Veli
Sen ganisin ver muradım Mehdi devran aşkına

Evliyaların başı diyor.
Bir de alevilerin yedi uluysundan Pir sultanı dinleyelim:


Arzuladım size geldim
Hünkar Hacı Bektaş Veli
Eşiğine yüzüm sürdüm
Hünkar Hacı Bektaş Veli

Pir elinden dolu içtim
Doğdum elinize düştüm
Ak cenneti gördüm geçtim
Hünkar Hacı Bektaş Veli

Güvercin donunda duran
Cümle eksikler bitiren
Beş taşı şahit getiren
Hünkar Hacı Bektaş Veli

Kırk Budak'ta Şem'a yanar
Dolusun içenler kanar
Aşıkların sema döner
Hünkar Hacı Bektaş Veli

Bahçende gördüm gülünü
Erenler sürsün demini
İmam Rıza'nın torunu
Hünkar Hacı Bektaş Veli

Balım Sultan er köçeği
Keser kılıncı bıçağı
Cümle erenler gerçeği
Hünkar Hacı Bektaş Veli

Pir Sultan'ım gerçek veli
Erenlerden çekmem eli
On iki İmamın yolu
Hünkar Hacı Bektaş Veli

Alevilerin diğer bir ulu ozanı Kul himmet:
Pir dediler Ali’ye

Hacı Bektaş Veli’ye

Hacı Bektaş nâmını

Verdi Kızıl Deli’ye

Kızıl Deli tâcımız

Muhammed Mir’ac’ımız

Gürledik mi Karaca Ahmet

Yalıncık duâcımız

Kul Himmet’tir adımız

Burda yoktur yadımız

Şâh-ı Merdan aşkına

Hak versin muradımız

Üstadın graham fuller ve henri barkey seni iyi yetiştirememişler en iyisi sen git onlar gelsin!

Bu arada istemiyerekten de olsa konu dışına taştığımdan dolayı tüm katılımcılardan özür dilerim.
 
Ey rüzgar ayaklı at, billah nerde binincin?
Sen nasıl o serdardan ayrılığı uz gördün?...
Sana emanet olan o inciyi ne ettin?
Nereye saldın onu?
Niçin gelmez? Beklemek haddi aştı büsbütün!...
Ey özengi! Ayağı öpüşünden uzaksın,
Neden ağlamıyorsun?
Ne katı gönüllüsün?
Ey dizgin, ayrı düştün elinin öpüşünden
Nola toprağa düşüp hor oldunsa sen bugün!


(Fuzuli, saadete ermişlerin bahçesi Kerbela, s.505)
 
Muârız

Aşure gününün siyasetteki anlamı nedir?



Muaviye, Üçüncü halife Hz.Osman öldürüldüğünde hem siyasi, hem de ekonomik açıdan oldukça güçlü bir konuma gelmiş bulunuyordu. Bu gücü nedeni iledir ki, müslümanların ittifak ile halifeliğe getirdiği Hz. Ali'nin meşru halifeliğini tanımamış, Hz.Osman'ın kanını talep iddiasını öne sürerek Hz. Ali ile savaşa girmiştir.
Yine Muaviye, Hz.Osman'ın intikamcısı rolüne sarılmakla kalmıyor; halife Hz.Osman'ın katillerini teslime rıza gösterdiği taktirde Hz. Ali'ye biat etmeğe razı olduğunu ilan ediyordu ki, bu apaçık siyasi bir manevraydı. Muaviye bu manevradan Sıffin Savaşı öncesindeki müzakerelerde oldukça yararlanmıştı.
Emevi sülalesi İslâm'ın doğuşu ile kaybettikleri nüfuz ve iktidarı yeniden ele geçirebilmek için akıl almaz yollara başvurmuşlardır. Özellikle Muaviye'nin ve Yezid'in davranışlarının iyi niyetle izahı mümkün değildir.
Muaviye, servetini siyasal başarısı için seferber etmiş durumdaydı. Karşıtlarından kiminin öldürülmesi yolu benimsenirken, kiminin de para ile satın alınması yoluna gidilebiliyordu. Tahsis ettiği maaşların ve cömertce ihsanların altın zinciri ile en inatçı aleyhtarlarının dizginlerini elinde tutmayı başarmış idi.
 
Hoybun cemiyeti,İngiliz muhipler cemiyeti ve Kürt teali cemiyetinin kimlerle ilşkilerinin olduğu ortadadır. Siz bu gerçekleri gizleyebilmek için şahsıma ''Forum komplocusu'' deseniz ne olur demeseniz....
Evvela kendi tarihini öğren derken Türk olmadığınızı da öğrenmiş olduk.
Osmanlının kuruluşunda Türklerin ve haliyle alevilerin rolünün ne kadar güçlü olduğunu açmış olduğum Kolonizatör türk dervişleri adlı başlıktan öğrenebilirsiniz:
http://www.forumsal.net/turk-tarihi...kolonizator-turk-dervisleri-ve-zaviyeler.html

Sen daha bilmiyorken kolonizatör Türk dervişlerinden haberdardım merak etme :)

Türk olmadığımı anlamışmış :) Ne veriyorlar sana da bunları söylüyorsun belli değil :)

" Aleviler,[1] itikaden Horasan Melametîliği’nden köken alan Hoca Ahmed Yesevî’in kurduğu Sünniliğin Tasavvufî–Yeseviyye Tarikatı[2] ile Fatımiler Halifeliği devrinde Orta Asya ve Türkistan’da çok önemli faaliyetlerde bulunan Nâsır Hüsrev’in kurucusu olduğu Pamir Aleviliği’nin de altyapısını oluşturan Şiiliğin Batıni–İsmâilîyye fıkhî mezhebinin tesirleriyle gelişimini tamamlayarak ortaya çıkan Tasavvufî-Bâtın’îyye itikadi mezhebi mensûplarıdır.

"Bektaşilik, adını 13. yüzyıl Anadolu'sunun İslamlaştırılması sürecinde etkin faaliyet gösteren ve Hoca Ahmed Yesevi'nin öğretilerinin Anadolu'daki uygulayıcısı konumunda olan büyük Türk mutasavvıfı Kalenderi / Haydari şeyhi Hacı Bektaş-ı Veli'den alan, daha sonra ise 14. ile 15. yüzyıllarda Azerbaycan ve Anadolu'da yaygınlaşan Hurüfilik akımının etkisiyle ibahilik, teslis (üçleme), tenasüh, ve hülul anlayışlarının da bünyesine katılmasıyla 16. yüzyılın başlarında Balım Sultan tarafından kurumsallaştırılan, On İki İmam esasına yönelik sufi/tasavvufî Tarikat.[1]"


Asla aynı değildir, çok benzemesi aynı olduğunu göstermez. Ahkam keserken dikkat et :)
 
Muârız

Aşure gününün siyasetteki anlamı nedir?

"Özellikle Muaviye'nin ve Yezid'in davranışlarının iyi niyetle izahı mümkün değildir.
Muaviye, servetini siyasal başarısı için seferber etmiş durumdaydı. Karşıtlarından kiminin öldürülmesi yolu benimsenirken, kiminin de para ile satın alınması yoluna gidilebiliyordu."

Sizin alıntınızdan çizdim altlarını.
 
Geri