Kerameti kendinden menkul birisi Kılıçdaroğlu’nun Alevi oluşunun oy vermek için geçerli bir sebep olduğunu söylemiş.

Konu sahibi son olarak 807 gün önce görüldü
Kerameti kendinden menkul birisi Kılıçdaroğlu’nun Alevi oluşunun oy vermek için geçerli bir sebep olduğunu söylemiş. Bu mesele üzerinden o kadar duygu sömürüsü yapıldı ki… Neymiş? Kılıçdaroğlu’nun tek kusuru Alevi olmakmış. İyi de Alevi olmak ne zaman kusur oldu ki? Ahi Evran-ı Veli, Hacı Bektaş-ı Veli gibi Alevimeşrep büyüklerimizin hangisini Türk milleti dışlamış ki? Bilakis başının tacı etmiştir.

Kılıçdaroğlu bir TV programında kendine Alevi demişti. Bal demekle ağız tatlanmaz. Aleviyim demekle Alevi olunmaz. Bahsi geçen kişi Alevi olsa en başta Alevilerin desteğini alırdı. Kardeşimiz olan Aleviler ile aşağıda bahsi geçen kişinin arasında dağlar kadar fark var. Kedicik Adnan ne kadar Mehdi ise bye bye Kemal de o kadar Alevidir.

Aleviliğin menbaı olan Hazreti Ali’nin (kerremallahu vecheh) adaleti, dürüstlüğü, canların canı uğrunda cana duyduğu muhabbet, destansı fedakârlık öteden beri bellidir. Halife-i Müslîmîn olan Hazreti Ali Hazreti Muhammed aleyhisselamın yolunun sarsılmaz ve güvenilir bir koruyucusu ve temsilcisidir.

Bazıları Kılıçdaroğlu’nun kazanmayacağını bildiği mağduriyet algısı ile sanki Türkiye’de Alevi-Sünni gibi bir ayrım varmış gibi yansıtmaya çalışıyor. Her iki yol da Hazreti Muhammed aleyhisselamdan beslendiğine göre fark çıkarmaya çalışmak nedendir?

Alevilik oy almaya engel bir durum değildir. Ama Alevi olduğu söylenen birisi Alevi olduğu bilinen Tunceli’de bu oyu alıyorsa ya Kılıçdaroğlu’nun ya da Tunceli’nin Aleviliği sorgulanır. Düşünsenize Alevisiniz, memleketiniz de Alevi… Ama zar zor 3. parti olmuşsunuz. Alevi birisi Alevi bir memlekette 1. parti olamıyorsa Aleviliği problem edenler Türkiye’deki seçmenler değildir. Aleviliği problem olarak görüyorlarsa o zaman bu problemin kaynağına inmek gerekmez mi?

Bu arada bir çelişki daha var. % 20 oy CHP’ye aitse Kılıçdaroğlu’nun oyu nerede? Yok %20 oy Alevilerin Alevi olduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu’na verdiği oy ise kaç yıllık CHP’nin oyu nerede? Habip Arvas 1678073696030.jpg
 
ALEVÎ

Hazret-i Ali ile Peygamber efendimizin kerîmesi hazret-i Fâtıma’nın temiz sülâlesi. Alevî, Arabca bir kelime olup, Ali’ye mensup, Ali’ye âid mânâlarına gelir.
Peygamber efendimizin nesli, kızı Fâtıma’nın oğulları Hasen ve Hüseyn ile kıyamete kadar devam edecektir. Hazret-i Hasen ile Hüseyn’in çocuklarına Abbasîler devrine kadar Alevî denilmiştir. Abbasîler zamanında ve daha sonraları ise; hazret-i Hasen’in soyundan gelenlere şerîf, hazret-i Hüseyn’in soyundan gelenlere de seyyid denildi. Doğan çocukların seyyid veya şerîf olduğu tesbit edilip, kayıtlara geçirildi. Böylece, ileride ortaya çıkacak bir karışıklığa, yalancı alevîlere meydan verilmedi. Bu işlerle ilgilenmek için husûsî vazifeliler tâyin edildi.
Abbasîler zamanından îtibâren Osmanlıların sonuna kadar seyyidlerin şecerelerini tutan müesseseler vardı. Osmanlılar zamanında bu müesseseye nakîb-ül-eşrâflık denirdi. Osmanlılar, bu hususta dikkatli ve çok titiz davrandılar. Seyyidlere ve şerîflere çok alâka ve hürmet gösterdiler. Ehl-i sünnet âlimleri, bunları sevmenin Peygamber efendimizi sevmek olduğunu; sevgilerinin de son nefeste îmân ile gitmeye sebeb olacağını bildirdiler. Ehl-i sünnet îtikâdında olanlar, seyyid ve şerîfleri canlarından çok sevdikleri gibi; Peygamber efendimizin temiz Eshâbının hepsini de aynı şekilde severler.
Hazret-i Ali’ye sevgi ve bağlılık iddiasıyla ortaya çıkan siyâsî bâzı fırkalar da, alevî ismini kendilerine siper olarak kullandılar. Zamanla bu fırkalar, hakîkî alevîleri unutturdular. Râfizî, karmatî, hurûfî gibi, Eshâb-ı kiram düşmanlığı yapan siyâsî gayeli fırkalar, temiz insanlara kendilerini hep alevî olarak tanıttılar. Târihin çeşitli devirlerinde, ortaya çıkan bu fırkalara, Ehl-i sünnet âlimleri eserleri ile, sultanlar da devlet gücü ile irşadda bulundular.
¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾¾
1) Hak Sözün Vesikaları; sh. 48
2) Rehber Ansiklopedisi; cild-1, sh. 175
3) Kâmûs-i Türki; sh. 9491678085611845.jpg
 
Geri