Kendinle olan savaşta geldiğin aşama

Konu sahibi son olarak 812 gün önce görüldü
Öfke ve kızgınlık uzun sürdü, şimdi kabulleniş. En zor ama en güzel aşama olduğunu düşünüyorum.
 
Sanki savaştıkça ileriye gitmek yerine geri gidiyor gibiyim, o yüzden akışına bırakmaya çalışıyorum
 
"Yalnız evlere dikkat ettiniz mi? O evlerin içindeki televizyon hiç kapanmaz. Bir ses olsun ister insan etrafında. Yalnız olmadığını kanıtlamak ister gibi. Ama en büyük kabulleniş, hiç susmayan ve ne oynadığını bile çoğu kez bilmediğiniz o televizyondur."
 
Olduğum yerde sayıyor gibiyim.
 
iyi bir savaşçı olduğumu düşünüyorum, bu yüzden bir türlü kendimi alt edemedim ama vazgeçmedim de.
latife bir yana sürekli güncellenen ve kuralları değiştirilen bir savaşın içinde gibi hissediyorum kendimi, bu yüzden şartlara hızlı adapte olup aksiyon almak gerekiyor kendime karşı.
kendimi sevmek kısmı doğru bir cümle değil bence ama yaptığım hataların da insani olduğunu ve bunların herkesin başına gelebileceğini, mağduriyetin asırlarca sürmemesi gerektiğini, düşsem bile kalkmam gerektiğini öğrendim. bu yüzden bu savaşta ayaktayım, devam ediyor.
 
Bir zamanlar ki özellikle lise yıllarımda kendimle çok fazla savaşırdım. Kendime çok fazla kızardım. Herkesin benden zeki olduğunu düşünürdüm veya herkesin iyi bir hayat sahip olduğunu görünce neden diye imrenirdim. İmrendiğim hayatların veya başarıların zamanla bazen manevi olarak (ölüm, hastalık) bazen de maddi olarak (iflas, borç batağı) zarara sebep olduğunu görünce kendimle barışmayı seçtim. Hiç bir hayatı benden iyi yaşıyor diye ya da hiç kimseye benden zeki diye artık imrenmiyorum. Elimdeki ben ve hayatım bu ve bununla Barış içinde yaşamak en güzeli. :)
 
Herhangi bir savaş halinde değilim. Ama o kadar çok şeyi üst üste yaşadım ki, hangi aşamada olduğumu bilmiyorum, kendimi arıyorum ama bulamadım daha.
 
savaşmıyorum
karışmıyorum
kendim de dahil herkesi salmış bir haldeyim
yine yine yine hepsinin başrolü benim
durulmak istiyorum artık
 
“Önce şu kontrol hayalinden bi’ vazgeç. Şu ağaca bak; istediğim zaman çiçek açmasını sağlayamam ya da zamanından önce meyve vermesini.”
 
Kazandığım ve kaybettiğim cepheler var. Son zamanlarda iyi gittiğimi düşünüyorum.
 
Savaşa savaşa bir hal oldum..

Tatile çıkmaya karar verdim.
 
Kendimle neden savaşayım ki her ne olursa olsun kendimi çok seviyorum ben çünkü yaşadığım her şey doğru yada yanlış beni ben yapan karakteristik özelliklerimi belirleyen tepkilerim var oluşlarım yok oluşlarım yenilgilerim. Bir yolda herşey olur önemli olan vazgeçmemek kendinden. Canım kendim <3
 
Kendimle savaşım olmadı ancak çoğu zaman benim dışımda gelişen koşullarla mücadele etmek zorunda kaldım, neyse ki hepsini atlatmayı da başardım. Kendimle de yaşam ile de savaşmak yerine olayları akışında yaşamayı tercih ediyorum ve olur da sorun çıkarsa hiç değilse çözecek enerjim tükenmemiş oluyor.

Konfor / güven alanın pek dışına çıkmıyorum ve böylece beni yoracak tercihlerle zaman da kaybetmemiş oluyorum.
 
Geri