Soğuktu hava. Sarılmak istedi kadın sadece. Kim olursa olsun ne olursa olsun, bir önemi yoktu onun için. Sadece sarılmak istiyordu. Çünkü buna ihtiyacı vardı hemde çok fazla. Anlattığından daha çok seviyordu birilerini, çok daha özlüyordu. Havanın soğuk olması umurunda değildi aslında onun, canını acıtan, üşüten şey onun yokluğuydu. O olmayınca bir parçası eksik kalıyordu, o parça üşütüyor, yakıyordu kimi zamansa paramparça ediyordu kadını. Acaba adam ne hissediyordu, o da üşüyor muydu, düşünüyor muydu kadını, içi acıyor muydu? Bilemiyordu kadın, bilememek daha çok parçalıyordu onu. Daha çok üzüyordu. Yürümeye devam etti. Kendine sarıldı, içine ağlıyordu, kırmızı burnuna aldırış etmeden yürümeye devam etti. Kendine sımsıkı sarıldı.