Kendilerini Müslüman zanneden şirk müptelaları

🕒 Konu sahibi 2 saat önce aktifti
Ulan diyanet işleri başkanlığımız hurefalarla ilgili bugüne kadar çok beyanat verdi.Bu molozlar hala neyin peşindeler?.Dinimizde böyle mezarlara türbelere, ağaçlara yortu, çaput bağlama,mum yakma ile dilek dilenme olmaz.Herşey Allah'tan istenilmeli.Bu hıristiyanlar neyse ki, bu müslüman gafiller hala cahiliye devrini yaşadıklarının farkında değiller galiba..Bir müslüman akıllı olmalı ve öyle batıl ve şirk yollardan medet ummamalıdır.

Salaklar ve enayiler var oldukça uyanıklar her zaman onların sırtından geçinmeye devam ederler.Sıkıysa bizim gibi uyanık ve şuurlu müslümanları kandırsalar ya, görelim onları...

Birde üstelik yalan söylüyorlar "dualarım kabul olundu" diye.Ulan kim inanır böyle yalanlarınıza!.Kafirlerin mezarından medet uman bir müslüman açıkça şirk işlemiş demektir.Hiçbir kimseden medet umulmaz.Böyle hurefa ve batıl işlerle uğraşan bir müslüman cahiliye üzerine ölmüş olur.



[YOUTUBE]pXMR1jUxrwY[/YOUTUBE]






 
[YOUTUBE]bMoGRDFu6n4[/YOUTUBE]

[YOUTUBE]kqOzPXXl30E[/YOUTUBE]

[YOUTUBE]HLx9keDj848[/YOUTUBE]

[YOUTUBE]FNyrER1EcgY#t=10[/YOUTUBE]

[YOUTUBE]eigylE6H2oM[/YOUTUBE]

[YOUTUBE]PS359Di-mEU[/YOUTUBE]

Şamanizm'den İslam'a bulaştırılan hurafeler, bidatler, gelenekler...

İÇKİ İÇİLMESİ

Sadece düğün, tören, şölen gibi kutlamalarda değil, ayinlerde de içki içilmesi eski Türk kültüründe çok yaygındır; kutlamanın, ayinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Şaman ayinlerindeki dinsel toplantılarda içilen kımız, şarap v. s. bugün Anadolu’da bazı dinsel içerikli toplantılarda varlığını “dem” olarak sürdürmektedir.

MEZARTAŞI

Bu adet eski Türk ve Orta Asya, Mezopotamya kültürlerinden kalmadır. Arap -İslam ülkelerinde mezar taşına rastlanmaz. Mezarlara taş dikilmesi ve onun adeta bir güzel sanat haline gelmesi İslam coğrafyasında sadece Anadolu’da vardır ve Türkler’in “Atalar Kültü”ne dayanır.

MUM YAKILMASI

Mum yakılması ve ateş yakılması da eski Türk inançlarındandır. Bunun kökeni ateşin kutsal sayıldığı döneme dayanır. Ateşe, suya, taşa, türbeye dua edilmesi buralardan medet umulması eski inançlardan kalmadır. Anadolu’da yatır, türbe, dergah, kutsal taşlar, mezar v. b. ziyaretlere giden insan sayısı bir hayli fazladır.

BEZ BAĞLANMASI, PAÇAVRA BAĞLANMASI

Halen yatırlara, bazı ağaçlara ve kutsal sayılan yerlere bez veya paçavra bağlamak, bu yolla adakta bulunmak inancı sürmektedir. Bu inanç ta eski Türkler’in şamanın davuluna bez veya paçavra bağlanması yoluyla adakta bulunmak, dilemek gibi kansız kurban sayılan inanç ve geleneklerdendir.

GÜNEŞE, AYA NİYAZ

Anadolu’da orta yaşın üzerindeki insanların çoğu, güneşin ve ayın ilk görülmesi sırasında, ya da ay hilalken niyaz eder, dua ederler, kutsarlar. Bunlar İslam da yoktur. Eski Türk inancı olan Göktanrı (Kök-tengri) inancından kaynaklanmaktadır. Akarsuların, kaynakların, göllerin, bazı ağaçların kutsal sayılması onların kesilmemesi doğa inançlarından kalmadır. Eski Türklerin Yer-su (yar-sub) kutsallarıdır.

MEVLİT OKUTULMASI

Mevlit okutmak, Kur-an’ı müzikle okutmaktır. Süleyman Çelebi’nin eserleri, Kur-an’ın ayetleri, Hz. Muhammet ve Hz. Ali’nin hayatının müzikle okunması İslam da yoktur. Bu gelenek, eski Türk inançlarından kaynaklanmaktadır. Şamanlıkta müziksiz ayin yapılmazdı. Ayinde, Şaman davulu, tefi veya kopuz olmadan şaman töreni olmazdı.

KÜMBETLER

Anadolu’da yaygın mimari yapılardan biri kümbetlerdir. Bunların mimarisine dikkat edilirse, karşıdan çadıra benzemektedirler. Yani göçebe kültürü olan “çadır’ın mimariye taşınmasıdır. Bu kümbetler aynı zamanda, Gök-tanrı inancından gelen gök kubbelerdir. Göğün mimariye “gökkubbe” olarak taşınmasıdır. Renk verilirken de, kubbelerin gökyüzünü andıran kısmı mavi olur. Bunun da, İslam öncesi Gök-Tanrı inancının mimariye yansıması kabul edilmektedir.

EŞİĞİN KUTSALLIĞI

Kapıdan içeri girilirken eşiğe basılmaması da eski Türk inancından (Şamanizmden) kalma bir inanıştır. Eşik kapıdır. Kapı ise yeni bir dünyaya açılmaktadır. Bu nedenle saygındır, kutsaldır. Anadolu, Balkanlar ve Türkistan’daki din büyüklerinin yattığı yatırlar kitleler tarafından ziyaret edilirken eşikleri niyaz edilir, o kapıdan şefaat beklenir. Anadolu’da evlenip yeni evine giren gelin, yeni evine (yeni hayata) girerken evin eşiğini niyaz edip eve öyle girer.

(Alıntı)

[YOUTUBE]ZyOeaOVJaJg#t=176[/YOUTUBE]

Dikkat edin. Sizden öncekiler peygamberlerinin ve salih kimselerin kabirlerini mescid haline getiriyorlardı. Dikkat edin. Sakın kabirleri mescid haline getirmeyin. Ben size bunu (Kabirleri mescit haline getirmeyi) yasaklıyorum. (İbn Ebi Şeybe, 2/83/b ve t/2/376)

Ali, Ebu'ş-Heyyac el-Esedi'yi Yemen'e gönderir ve kendisine şöyle der: Rasulullah'ın beni gönderdiği bir iş için seni gönderiyorum. Yerden yüksek ne kadar kabir varsa yık ve ne kadar put varsa yerle bir et.(Müslim)
 
bu insanları uyutma ve gelir elde etme,politikasıdır.

Peygamber zamanındaki müşrikler bu sebeble para kırıyorlardı.Ticaretlerine gölge düşeceğinden,islamı kabul etmediler.
 
Allah insana akıl verdi öyle değil mi.. o zaman tartışma yersiz. :T:
Size ne insanların neye inanıp, neye inanmadıklarına. Tartışma için başka konu bulun. Vallahi baydınız.
 
Ana fikir doğru fakat böylesine önemli bir konu bu uslupla anlatılmaz.

(Ulan, molozlar, salaklar, enayiler vs.)
Bir cahiliye dönemi kafası hala var.
onlara moloz denmesin de cahil densin.
 
Kur'an'dan uzak oldukça bunların sonu gelmez. Gerçi Kur'an okuyanlar da yapabiliyor. Fatiha Suresi'ni okurken ''Yalnızca senden yardım isteriz'' diyorlar ama dediklerini yapmıyorlar. Açıkça şirk işliyorlar.
 
o zaman ''kabe tavafı'' da benzer kabul edilebilir.
 
Geri