Dünkü Z raporunda anlık bir keşke var. Karşımda bir beyfin, solumda da bir hamfin ile konuşuyorken; o an sokağın sol çaprazından, tartan desenli ceketi ve siyah saçlariyle, gözünde güneş gözlüğü olan, takır tukur yürüyen bir hanımefendi geçiyordu. Tam o an ona bakarken, solumdaki hamfinin sözünü onaylamak suretiyle “Güzel.” dedim.
“Sizde radar mı var, bu nedir ya ahaha?” dedi.
“Ben ona güzel demedim; size güzel dedim. Size güzel demedim, dediğinize güzel dedim. Güzelsiniz de, öyle değil.” dedim.
Bir öksürük tuttu beni. “Su içeyim.” dedim. Öksürene su takdim edilir. Bir de “Helal, helal.” denir. Sırtına vurulur. Sırttan tok ses gelirse de “Maşallah maşallah, tosun bu tosun.” denir.
“Yav hanımefendi, bir şey konuşuyoruz; siz niye sokağın köşesinden geçiyorsunuz ya.”