* Kelimelerin Kalp Sancısı *

Konu sahibi son olarak 3 gün önce görüldü
ama birden farkettim ki ne ben,
ne de başka birisi hiçbir yere ait değildi.
aidiyet bir kandırmacaydı küçük çocuklara anlatılan.
hiçbir yerde hiç kimse beklemiyordu beni
..
 
Sana kavuşmak değil niyetim, merak etme !
Yolda bir dilenci görsem para bile vermiyorum

Allah sevdiğine kavuştursun’ der diye.
 
Bir ihtimal,
virajları keskin gülüşünden aşağıya devrilebilirim.
Peki çekip çıkarır mı beni düştüğüm yerden uçurum kokulu ellerin?

Hani çok düşersem çabuk kalkmayı da öğrenirdim.
Bak yerle bir yüreğim
..!
 
Fena halde kimsesizim bugünlerde,
bildiğin gibi değil.
Eğer bilseydin zaten,

kimsem olurdun bir koşuda.
 
Bu mesafeden öpemiyorum sensizliği
Aramızda kökeni belirsiz birçok yabancı dil var
Kurulayım diyorum bazen ağzının en kurak köşesine
Yutkunursun diye korkarak yaşamak da güzel
 
sen
virgul.gif

yüzüne sürgün olduğum
!
kardesim olan gözlerini unutmadım
nokta.gif
nokta.gif

çocuğum olan alnını

sevgilim olan ağzını
virgul.gif

dostum olan ellerini
nokta.gif
nokta.gif
 
Hayat kopuyor kirpiklerimden
virgul.gif

kanla karışık bir veda!
Gömüyorum kendimi
virgul.gif

kıvrılıp sessizliğin soğuk koynuna
nokta.gif

Ölümden dönüyorum sana
virgul.gif

cehennemin dibine kadar gördüm
nokta.gif

Sustuğun yerden başlıyorum konuşmaya…
 
Şimdi masadan kalkıp,
uzaklara gitmenin vakti,
uzaklara yarım yamalak gitmenin vakti,
gidip dönmemenin,
bu sessizlik, bu yarımlık, başka bir şey değil.
 
en çok onunla konuştum
en çok onunla dertleştim
birdi o her şeyi bildi…
dil’siz sandılar beni,
yapraklar kadar kördü insanlar
yapraklar kadar kör.
 
Böyle zamansız güneşli,
umulmadık mavi günlerde,
bir bekleme salonu yalnızlığına bürünüyorum.
iliklerimdeki yitik aşkı
sarhoş bir unutkanlığa ilikliyorum.
 
Senin yaşın aşka tutmuyor hiç gelme
Bükülmüş dudaklarına bükülmüş sözler büyük kaçar
On santim daha uzasan başın göğe çarpacak
Göğsün diyordum göğsünden sözediyordum / sen
Sen ölmeden beş dakika önce düştün..
 
Saldırgan diyorlar bana
Oysa kırılganım ben
Gözyaşlarım mücevher
Saklıyorum herkesten
Ürküyorlar gözümdeki ateşten
Ürküyorlar dilimdeki zehirden
Ürküyorlar o dur durak bilmeyen

gözükara cesaretimden

Diyorlar: Bir yanı sarp bir uçurum,
Bir yanı çılgın dağ doruğu.
Oysa böyle yapmasam ben
Nasıl korurum içimdeki çocuğu?
Bir yanım çılgın nar ağacı
Bir yanım buz sarayı
..
 
uyku tutmadı, sen tut beni
en son koynunda unuttum günaydın dilimi

gözlerinde büyüdüm, yüreğim sende çocuk kaldı
hadi kalk gidelim, bizi görüp yazacaklar, az kaldı
 
oooo:D beyimizin sayfası da varmış:D sayfayı kirletmeye geldim biraz:D
 
-Özür dilerim, bugün yine hüzünlerime sardım üşüyen ellerimi. Kayıplarımı buldum ama eskisi gibi değillerdi; üzüldüm. Fazla mı yıprandık dersin? Belki yorgunuz fazlaca. Çabalamaya halim kalmadı, hissediyor musun?

"Pes eder miyiz, peki? Büyük egolara teslim mi olacağız? Yapma! Küçük kasırgalar hep olacak ama biz hep ayakta kalacağız.

-Rüzgâra boyun eğmezsek kırılırız...

Sessizlik...

"Aradaki ufacık farkı görmeni umut ediyorum."

Kısık iç çekişler...

-Beni bugünlük yalnız bırak. Biraz aynanın karşısında zaman geçirmeliyim.

"Bizi öldürmeyen şey, bizi sadece güçlendirir, küçüğüm; unutma."

Uğultular ve kuru hıçkırıklar...
 
''yokluğumu varlığa çevir,
gel artık benimle mahvol
bensiz isimsiz kalmaktansa,
benimle isimsiz kal,daha iyi
bak yüzünün yarısı diğer yarısına ağlıyor
eksik ve yarım kalmasın artık
hayatımızdaki hiçbir şey
bari bunu tamamlayalım
~gel birlikte mahvolalım ''
 
Geri