Kelebek

A
  • Kullanıcı aXi
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Hayvanlar Alemi (Arşiv)





Kelebeklerin de diğer böceklerde olduğu gibi vücutlarının dışını çevreleyen bir iskeletleri vardır. Bu dış iskelet yumuşak dokuya bağlı olan sert tabakalardan oluşur ve zırhlı bir elbiseye benzer. Bu sert tabaka "kitin" denen bir maddeden oluşmaktadır. Bu tabakanın oluşumu son derece ilginç bir süreç sonucunda gerçekleşir. Bilindiği gibi kelebek tırtılları oldukça detaylı bir metamorfoz süreci geçirir. Tırtıl öncelikle bir pupa olur, daha sonra pupa bir kelebeğe dönüşür. Bu değişim süreçleri boyunca kanatlarda, duyargalarda, bacaklarda ve diğer organlarda küçük değişiklikler meydana gelir. Uçuş kasları, kanatlar gibi farklı merkezlerdeki hücreler de değişimin her aşamasında kendilerini tekrar düzenler. Bundan başka bu değişimlerle birlikte vücuttaki hemen hemen her sistem de -sindirim sistemi, boşaltım sistemi ve solunum sistemi gibi- değişim geçirir.




Kelebeklerin bileşik gözleri, nesneleri tek tek parçalardan oluşan bir mozaik şeklinde görebilmelerini sağlayan pek çok gözden oluşmaktadır. Bu gözlerin her biri, resmin bütününün tek bir parçasını görür. (Bunu bir bilgisayar ya da televizyon ekranındaki resmi oluşturan noktalara benzetebiliriz.) Bu küçük gözlerin sayısı bazı kelebek türlerinde 17.000 adete kadar çıkabilmektedir. Ne kadar çok parça göz varsa canlının gördüğü detaylar da o kadar netleşir. Kelebeklerdeki bu tasarım çeşitliliği üstün güç sahibi Allah'a aittir. Allah her canlıya ihtiyacı olan özellikleri verendir.

Kelebekler, sadece desenli ve çok renkli kanatlarıyla değil, binlerce küçük gözden oluşan özel tasarıma sahip gözleriyle de Allah'ın gücünü ve sanatını yansıtmaktadır.





Her yıl düzenli olarak sonbaharda, Kuzeydoğu Amerika'da yaşayan kral kelebekleri yumurtlamak için Kanada'nın güneyinden Meksika'nın içlerine kadar göç ederler. Bu yolculuk 4000 km.'nin üstünde bir yol demektir ve 75 günden fazla sürebilir. Kelebekler ise bu yolu katederken bir doğru boyunca uçmazlar. Kimi zaman önlerine çıkan bazı engelleri aşmak zorunda oldukları için aslında çok daha fazla yol katettikleri unutulmamalıdır.





Büyüleyici kanatlarını bir fizikçi gibi kullanan kelebeklerin, kısa ömürlerinde kamufle olmak için düşmanlarının düşmanını taklit ettikleri ve 17 bin gözleri olduğu tespit edildi.
Tat alma duyuları ayaklarında olan kelebeklerin, binlerce küçük gözden oluşan özel görme organına sahip olduğunu belirleyen uzmanlar, bu küçük göz sayısının bazı türlerde 17 bine çıktığını tespit etti. Kendi boylarının 3 katı kadar uzayabilen bir dile sahip olan kelebeklerin, bunu çiçeklerin derinliklerindeki nektar ile su içmede kullandıkları görüldü. Kelebekler, bu uzun dillerini kullanmadıkları zamanlarda ise içeriye doğru sarıyor.

Ayrıca kelebeklerin fizikte kullanılan 3 temel kuralı uygulayarak uçtukları ortaya çıktı. Vücut sıcaklığı 28 dereceden düşük olduğunda uçamayan kelebeklerin üzerlerinde ısıyı emen siyah renklerin bulunduğu kanatlarını, güneş ışınlarıyla 90 derece yapacak şekilde ayarlayarak vücut ısılarını yükselttikleri, ısıyı düşürmek için de güneş ışınlarını yatay alır şekilde kanatlarını ayarladığı görüldü. Optikte kullanılan 3 temel kurala göre, siyah cisimler diğer renklere göre çok daha çabuk ısınıyor. Cisim, güneş
ışınlarıyla 90 derece açı yaptığında ısınıyor, ışınları yatay aldığında ise ısıdan etkilenmiyor.

Kelebeklerin, düşman saldırısı karşısında kamufle olmalarında çok önemli bir yere sahip kanatlarının alt ve üst desenleri birbirinden farklı. Dinlenirken kapalı tuttukları kanatlarını muhtemel bir tehlike karşısında açan kelebek, kendisini dev bir yaratıkmış gibi göstererek, avcıların saldırılarılarını başlamadan bertaraf ediyor. Zoologlar, kanatlar açıldığında oluşan desen üzerinde incelemelerini yoğunlaştırdı. Kelebeğin, düşmanının düşmanını taklit ederek kendisini koruduğunu hayretler içinde kalarak
inceleyen bilim adamları ilginç bir bilgiye ulaştı. Bilim adamları, en büyük düşmanları yusufçuk ile bazı böcek ve böceklerle beslenen kuşlar olan kelebeklerin kanatlarını açtıklarında oluşan cismin baykuşa benzediğini gördü. Bu hali gören kuşların, kelebekleri baykuşa benzeterek çekindikleri ortaya çıktı.

Yeryüzünde 100 binden fazla çeşidi bulunan kelebeklerin bazılarının kanatlarının yaprak şeklinde, bazılarının ise toprak şeklinde olduğu, bu sayede tabiatta çok rahat kamufle olduğu belirtildi. Hayata küçük bir tırtıl olarak başlayıp birçok devreden sonra kelebeğe dönüşen bu minik canlı, hayranlık uyandıran kanatlarıyla bazen 24 saat, bazen de 1-2 ay yaşayabiliyor.

Öte yandan Kuzeydoğu Amerika'da yaşayan kral kelebeğinin ise yumurtlamak için Kanada'nın güneyinden Meksika'nın içlerine kadar 4 bin kilometre yol kat ettiği biliniyor. Üremek için yaklaşık 2.5 ay süren yolculuğun ardından ölen bü türün yeni nesilleri de her yıl aynı yolu kat ediyor.



* İnsanların kelebeklere ihtiyacı vardır. İnsanların fark etmemesine rağmen aslında doğanın dengeli ve sağlıklı olabilmesi için kelebekler önemli görevler üstlenirler. Kelebeklerin üstlendikleri önemli rollere birkaç örnek vermek gerekirse şunları sayabiliriz:

* Yabani bitkilerin polenlerinin taşınmasına yardımcı olarak hem bitkinin çoğalmasını hem de o bitki ile beslenen hayvanların yiyecek bulmasını sağlar. Bu bitki grubu ile beslenen canlılara insanlar da dâhildir.

* Hassas bünyeleri en ufak çevreyle ilgili değişiklerden etkilendiklerinden, kelebekler ekolojinin sağlıklı olup olmadığının bir göstergesidir.

* Kelebeklerin tüm vücutları küçük ve ince duyu tüycükleri ile kaplıdır. Kelebeklerin 4 kanadı ve 6 bacağı gövdesine bağlıdır. Gövdede bacak ve kanatların hareketini sağlayan kaslar mevcuttur.

* Kelebekler iyi birer uçucudur. Hızlı uçanları saatte 48,2 km. hıza ulaşabilirler. Kelebekler yaşlandıkça renkleri solmaya başlar. Yavaş uçanları ise bu hızın altıda biri hızla uçar.

* Kelebekler sıvıları içerken içi boş tüpe benzeyen ve proboskis denilen hortumlarını kullanırlar. Bu hortum oldukça uzun ve esnek bir dil gibidir. Kelebekler sıvı içmedikleri zaman hortumları kıvrık bir şekilde kapalı durur. Buna karşılık, sıvı içerken hortumları açılır ve bizim kamışla meyve suyu içerken yaptığımız gibi meyve suyu yani bitki nektarı içerler.

* Kelebekler koku duyularını hem çiçek nektarı bulmak için, hem de erkek kelebeklerin salgıladıkları feremonları (kokuları) saptamak için kullanırlar.

* Pek çok kelebek kısa mesafelere göç ederler. Bazı kelebek türleriyse yüzlerce kilometre uzaklıktaki mesafelere göç edebilirler.

* Kelebekler dünyanın en narin uçan böcekleridir. Tüm böcekler gibi 6 eklemli bacakları, 3 kısımdan oluşan vücut bölümleri, bir çift anteni, petek gözleri ve dış iskeletleri vardır. 3 bölümden oluşan vücut parçaları sırasıyla baş, gövde/göğüs ve karındır. Karın kısmı kuyruk kısmını da içerir.

* Kelebekler dünyanın her yerinde bütün iklim tiplerinde yaşayabilirler. Bununla birlikte en fazla kelebek türü tropikal yağmur ormanlarında yaşar.

* Kelebeklerin yaklaşık 24.000 çeşidi vardır.

* Kelebek, kurbağa ve uğurböceği gibi başkalaşım geçiren canlılardandır. Yaşamına tırtıl olarak başlar.

* Tırtılların çok güçlü çeneleri vardır. Tırtıl yumurtadan çıktıktan sonra yapraklarla beslenerek kendini pupa evresine hazırlar.

* Tırtıl pupa evresinde kendi etrafına bir koza örer ve gelişimini bu kozanın içinde tamamlar.

* Gelişimini tamamlayan tırtıl, kozayı deler ve hepimizin ipek kanatlarını hayranlıkla izlediğimiz narin bir kelebek olarak dışarı çıkar.

* İpek üreticileri kozalar delinmeden önce onları işlemeye başlarlar. Bu durum milyonlarca kelebeğin daha dünyaya gelmeden ölmesi anlamına gelir.

* Kelebeklerin yaşam süresi 2-4 haftadır.

 
Uçan canlılar arasında kelebekler daha çok kanatlarındaki güzel desenlerle ilgi çekicidirler.

Yapılan son bir araştırma, harika desenlere sahip kelebeklerdeki üstün aerodinamik yeteneği ortaya çıkardı. Oxford Üniversitesi'nden Dr. Adrian LR Thomas, Tam 12 yıl boyunca böcek uçuşunun aerodinamiğini inceliyordu.. Uçuş sırasında kanatların havayla nasıl bir etkileşim içinde olduğunu izleyebilmek için özel bir rüzgar tüneli geliştirdi.

Tamamlanması 3 sene süren bu tünel, yapay bir çiçeğe doğru uçan kelebeğin kanat hareketlerini izlemede kullanılıyor. Kelebek tünelin içinde çiçeğe doğru kanat çırparken kanatlarına doğru renkli duman üfleniyor. Renkli dumanın kanatlarla karşılaştıktan sonra aldığı şekiller incelenerek kanatların havayla nasıl bir etkileşim içinde olduğu anlaşılıyor. Bu arada yüksek hızda kayıt yapan bir dijital kamerayla kelebeğin hareketleri an an kaydediliyor.

Thomas ve yardımcısı Dr. Robert Srygley bu tüneli kullanarak, Kızıl Amiral olarak bilinen Vanessa atalanta türüne ait kelebekleri incelediler. Kelebeğin görüntülerini izlediklerinde böceğin aerodinamik yeteneği karşısında hayrete düştüler. Kanat hareketleri ve duman şekillerini karşılaştıran bilim adamları, kelebeğin değişen hava akımlarına fazla enerji tüketmeksizin, kolayca uyum sağladığını belirtiyorlar. Buna göre, kelebekler hava akımlarını karşılamada o kadar yetenekli ki, kanatlarını 6 farklı şekilde çırpıyor ve döndürebiliyorlar. Kanatlarıyla yaptıkları özel hareketler sayesinde havada minik hortumlar oluşturuyor böylelikle ekstra kaldırma gücü sağlamış oluyorlar. Araştırmalarının sonuçları Nature dergisinde yayımlanan(1) Thomas ve Syrgley, bu konuda şunları söylüyor:

"Kelebeklerin kanat çırpma hareketleri rastgele, kararsız bir gezinme değil. Bu hareketler geniş bir dizi aerodinamik mekanizmanın hünerli bir şekilde kullanılmasından ortaya çıkıyor" (2)


Kelebeğin havadaki hareketleri akrobasi uçuşu yapan pilotların hareketlerine benzetiliyor. Dr.Thomas, kelebeklerin bu hareketleri yaparken yorulmadıklarını belirtiyor. Kelebekler, bir atın yürüme, koşma ve dört nala koşma arasındaki geçişleri kolaylıkla yapabilmesi gibi kendi isteklerine göre bir uçuş tarzı ortaya koyabiliyorlar.

Kelebek uçuşundaki bu yetenekte kanatlardaki özel tasarımın yanısıra, kanat hareketlerini düzenleyen sinir sistemi de önemli rol oynuyor. Kanatların hangi hızda ve hangi yönde döneceklerini belirleyen bu sistem, uçaklardaki elektronik sistemlere benzetiliyor. Ancak bilim adamları, kelebeğin sahip olduğu 3000 nöronla bu karmaşık hareketleri nasıl yapabildiğini bir türlü anlayabilmiş değiller. Kelebekteki kontrol sistemi en modern uçaklardakinden bile üstün. Nature dergisinde Thomas'ın araştırmasıyla ilgili bir yorumda şunlar söyleniyor:

"İnsan yapımı uçan taşıtlar yazılım komutlarıyla kontrol edilirler ancak yazılım tasarımı, yıllar boyu süren insan emeği sonucu ortaya çıkar ve uygulamaya konması için kuvvetli bilgisayar çipleri gereklidir. Oysa sineklerde örneğin, uçuş kontrolü muhtemelen sinek beyninde bulunan ve yaklaşık 3.000 nörondan meydana gelen bir kompleksten ortaya çıkar. Bu, sineğe bir ekmek kızartma makinesinin sahip olduğundan daha az kompütasyonel güç kazandırır ama yine de sinekler süper hızlı dijital elektronikle donatılmış uçaklardan daha çeviktirler".
 
Kelebeklerin Yaşamı:

Bu yaşam süresinden ne anladığımıza bağlıdır. Yaşamayı, doğmak, yaşamak ve ölmek şeklinde tarif edersek kelebekler aylarca yaşarlar. Kırlarda ve bahçelerde uçuşarak ince, zarif ve güzel renklerle bezenmiş kanatlarıyla yapraklara konan, bizim kelebek olarak tanıdığımız hali, ömrünün ölümüne yakın son aşamasıdır. Bu şekli ile yaşadığı hayat gerçekten çok kısadır.

Ömrünün bu en güzel kısmının ne kadar sürdüğünü kesin olarak söylemek güçtür. Bazı çeşitlerinin birkaç gün, bazılarının ise birkaç hafta yaşadıkları biliniyor. Tabiatta çok nadir de olsa bir yıl yaşayanları bile görülmüş.

Kelebekler aylarca tırtıl halinde yaşadıkları halde, kelebek olarak yetişkin iken çok kısa bir süre yaşarlar. Bu yüzden bir kısım kelebeklerde beslenme için ağız ve hortum bile bulunmaz. Yaşamlarının bu kısa parçasını beslenmekten çok eşlerini aramak, çiftleşmek ve yumurtlamak, kısaca yeni kuşakları oluşturabilmek için harcarlar.

Çok narin gibi görünmelerine rağmen kelebeklerin yapıları yeryüzünde karşılaştıkları her sorunu çözecek düzeydedir. Çöllerde bulutlar gibi dolaşırlar, sularda yüzebilir, karanlık mağara kovuklarında yaşayabilirler. Dünyanın en yüksek dağlarında. tropikal ormanlarda, petrol birikintilerinde, yanardağ ağızlarında hatta kutuplarda bile dolaşırlar.

Kelebeklerin 170 bin civarında türü vardır. Böceklerin en geniş takımlarından birini oluştururlar. Yeryüzünde yaşayan kelebek çeşitlerinin sayısının 18 sıfırlı bir sayı ile ifade edilebileceği sanılmaktadır. Yani her insana bir milyon kelebek düşmektedir. Bir başka deyişle ortalama ağırlığı 70 kilogram olan bir insana yeryüzünde 850 kilogram kelebek düşer.

Kelebeğin tüm ömrü değil de ömrünün son safhası gerçekten kısadır ama yine de bir günden fazladır. Aslında onun için süre önemli değildir. Ömrünün bu en güzel aşamasında düşündüğü tek şey vardır, neslinin devamı. Sürüngen bir tırtıl olmaktan kurtulup, havada özgürce dolaştığı bu kısa sürede amacı uğruna çoğunlukla beslenmez bile.
 
Geri