Birbirine dokunmadan yapılıyor bu danslar.
Mesafeli, zarif, asil, şık, ahlaklı ve görkemli.
Her dansın bir tanımı vardır şiir dilinde.
Kiminde zaman durur, kiminde edeple birlikte aşk yükselir göğe.
Kim bilir, belki de yağmurlar bunların bir başlangıcı.
Önce Wuig ile başlanır geceye, elin el üstünde olması,
aslında yüreğimin üzerinde sen varsın demektir belki de.
Sen hiç yüreğinin üzerine, birini koydun mu?
Sonra şeşen çıkar şiirden. Dile gelir gecenin sessizliğinde, der ki;
Yewo Pşınavo.
Saatler ilerler, gece yorgundur, gecenin aşka ihtiyacı vardır. Şeşen susar, Qafe'ye devreder nöbetini bir nevi.
Yorgun düşmüştür, dinlenmesi gerekir,
ve Qafe, onun aşkı anlaması içindir.
Aşkın göğe yükselmesidir Qafe, edebin anlam kazandığı,
aşıkların dansıdır işte.
Çerkeslerde aşk, Qafe ile başlar.
Bunu diyen adamlar; aşka Qafe ile başlayıp, sevdiğinin gözüne baktığında içi titreyen adamlar.
Genellikle çaya da şiir yazar bunlar.
Gece durur, zaman susar, ateş böcekleri aşka gelir.
Qafe başlar.
Her melodide aşka gelir herkes, önce gözler uzaklara dalar, sonra düşünceler, kuşlar gibi uçar gider.
Aşka düşersin, bir anlıkta olsa, düşersin işte.
Gözlerin yere değer, kalbin göğe yükselir.
Qafe'nin kuralıdır belkide.
Kimse anlamaz seni canım,
gözlerin yere değdiğinde, göğe yükselenin aşk olduğunu.
Apsuva oradan seslenir, benimde zamanım var, benimde aşka ihtiyacım var. Leperuj kıskanır aşkı, çıkmaz şiirden. Çıkarsa, bir daha giremem diye korkar. Çünkü, yürekten bir defa çıkan, bir daha giremez, kural budur çünkü, aşk, tek olmayı sever.
Şiir nasıl başladıysa, öylede biter.
Wuig alır tüm geceyi koynuna, derler ki onun için.
İki gönül bir olunca, “Wuig” o zaman oynanır.
Ve:
Birbirine dokunmadan yapılıyor bu danslar.
Mesafeli, zarif, asil, ahlaklı ve görkemli.
Kafkas halkları dışında, başka hangi milletin böyle dansları var ki?
- Davut Sandıkcı