Günlük Kelebek Ruhu*

Konu sahibi son olarak 51 gün önce görüldü

images



Bugün kitapçının önünden geçerken ön sıraya Tezer Özlü'den kalanlar kitabını koymuşlar.
Hemen yapıştım aldım dayanamadım çünkü. Hep böyle oluyor ne zaman bir kitapçının önünden geçsem kitap alasım geliyor. Şu sıralar sınav yoğunluğu yüzünden kendime tembih etmiştim hayır İrem bile bile kitapçıya gitmeyeceksin ama olmadı bağımlılık,aşk,tutku kitap okumak. Hele ki kitap kokusu. O yeni alınan kitabı bazen bir iki gün açmamak istiyorum öylece dursun kokusuyla ama dayanamıyorum alel acele açıyorum kitabı ve diyorum ki yavaş yavaş ilerle ama öyle ki üç güne kalmadan bitiyor elimdeki kitaplar. Sonra durdum Tezer Özlü almışken gözüme çarpan Didem Madak vardı ve Grapon kağıtları kitabını aldım bir o eksikti kitaplığımda. İşte uykusuz ve halsiz başladığım güne gülerek devam ettim. İstemsizce mutluluk sardı sabırsızlıkla eve gidip okumayı istedim ama eve kadar dayanamadım. Oturdum bir kahveciye. Orta şekerli Türk kahvesini söyledim ve açtım kitabın ilk sayfalarını..
Ahh şu sıralar fazla duygusalım geceleri kendimi Sylvia Plath şiirlerine bırakıyorum. Arka fonda Birsen Tezer...
 
Bir şeyler çok istediğimiz için mi olmuyor yoksa olmadığı için mi çok istiyoruz?
Bilmiyorum. Kafam olabildiğine karışık. Şu sıralar olması gereken ve çok istediğim hiçbir şey olmuyor.
Ne yapmalıyım? Gidip konuşmalı mı yoksa durup yazmalı mıyım?
Ahhh ya da unutup gitmeliyim
Yine bilmiyorum.​
 
bazen gözlerime bile inanmıyorum
bazen kulaklarıma da inanmıyorum
bazen aldığım kokulara da inanmıyorum
bazen tattığım yiyeceklere bile inanmıyorum
ama öyle bir an geliyor ki her şeye inanasım geliyor
herkese inanasım geliyor
bir nesne bile gözümde canlanıveriyor
ama ne oluyor
hiçbir şey
bir boşluk
yokluk
inanır gibisin ama inanmaz gibisin
nasıl değişik değil mi
sorarsın kendine aa yoo sorma
merak etme sen
ben çok iyiyim yabancı
ne sen ne de ben
masum değiliz şebnem ferah şarkısı gibi
ya da seni bir kere sevdim teoman şarkısı gibi
onca sevgiye rağmen dedim daniellle steel romanı gibi
ne alakasız şeyler değil mi
ama köke indiğinde hep aynı şeyi barındırıyorlar
ben anlıyorum
derine inmeyi bilmiyorsun ki sen
yüzerken bile burnunu tıkayıp suyun altına giremezdin korkardın
bilmediğin planlamadığın şeyler olacak diye
o yüzden dibe dalmanı beklemiyorum senden
git olabildiğince uzağa git
yüz hatta boğazdan karşıya geç
ya da karşıyakaya git
ne bileyim be
uzaklaş benden
o bana yeter
 
[YOUTUBE]6Q28TAM3bGE[/YOUTUBE]

Srebrenitsa Katliamı
Ve her şey bittiğinde,hatırlayacağımız şey
düşmanlarımızın sözleri değil
dostlarımızın sessizliği olacaktır
tumblr_nrbmdhaBtA1ss203so1_500.jpg
 
Geri