Kayıp Düşler Adası
Kayboldum pusulasız gemilerin yol aldığı okyanuslar da...
Bir gülüşe teslim ettim sonrası gözlerimi...
Kapattım içimde çığıldaşan sesleri, hepsini toplayıp gönlümdeki
en derin dehlizlere kapattım...
Kendime bir yer beğendim olmayan denizlerin, olmayan
dalgalarının arasından... Vücudumu terk etti benliğim, kaçtı çok
uzaklara...
Uzaklaştım kendimce, kendimden...
Uzak ellere teslim ettim senli düşleri, bir daha hiç almamacasına,
aldatmamacasına...
El açtım semaya, düşlerimi diledim Tanrıdan...
Sonrası; Karanlık yastık altı düşleri... Boğuyor bugünlerde
yastığım beni, çarşafım saramıyor bütün bedenimi...
Kefenlemek isterim bazen kendimi, cebimde bütün
biriktirdiklerimle...
Farklı zamanların aynı yanılsamaları içindeyim, iyiden iyiye
düşüyorum cehennem çukurlarına...
İnce bir köprü var önümde... Kılıçtan keskin, senden daha ince...
Merdivenler var, gözümün önünde...
İndikçe bitmiyor merdivenler, aksine yükseliyor göğe...
Gök ateşe yanmış, yerse maviliğe...
Denizler çekilmiş saçlarımın dibinden, vurmaz olmuş dalgalar
kirpiklerime...
En uzak diyarları yakın eden umudum yok artık, oda kaçmış
baharla birlikte...
Kara kış kapıda, yağmurlar yağmaya başladı bile tenime...
...
İçim sıcak, dışım soğuk...
Sağım,
Solum,
Önüm,
Arkam sobe...
"Gözlerini Görebilmek İçin...
Kayboldum pusulasız gemilerin yol aldığı okyanuslar da...
Bir gülüşe teslim ettim sonrası gözlerimi...
Kapattım içimde çığıldaşan sesleri, hepsini toplayıp gönlümdeki
en derin dehlizlere kapattım...
Kendime bir yer beğendim olmayan denizlerin, olmayan
dalgalarının arasından... Vücudumu terk etti benliğim, kaçtı çok
uzaklara...
Uzaklaştım kendimce, kendimden...
Uzak ellere teslim ettim senli düşleri, bir daha hiç almamacasına,
aldatmamacasına...
El açtım semaya, düşlerimi diledim Tanrıdan...
Sonrası; Karanlık yastık altı düşleri... Boğuyor bugünlerde
yastığım beni, çarşafım saramıyor bütün bedenimi...
Kefenlemek isterim bazen kendimi, cebimde bütün
biriktirdiklerimle...
Farklı zamanların aynı yanılsamaları içindeyim, iyiden iyiye
düşüyorum cehennem çukurlarına...
İnce bir köprü var önümde... Kılıçtan keskin, senden daha ince...
Merdivenler var, gözümün önünde...
İndikçe bitmiyor merdivenler, aksine yükseliyor göğe...
Gök ateşe yanmış, yerse maviliğe...
Denizler çekilmiş saçlarımın dibinden, vurmaz olmuş dalgalar
kirpiklerime...
En uzak diyarları yakın eden umudum yok artık, oda kaçmış
baharla birlikte...
Kara kış kapıda, yağmurlar yağmaya başladı bile tenime...
...
İçim sıcak, dışım soğuk...
Sağım,
Solum,
Önüm,
Arkam sobe...
"Gözlerini Görebilmek İçin...