BirDevrinSonu
Üye
-
- Katılım
- Ocak 10, 2010
-
- Mesajlar
- 38,605
-
- Tepkime puanı
- 3,185
-
- Puanları
- 354
-
- Konum
- Napıcan ?
Evlilik kurumu iki ayrı insanı bir araya getirdiği gibi farklı birçok şehir ve kültürü de aynı yuvada buluşturuyor
Kayınvalidenin şefkati gelini depresyondan koruyor
Ancak ‘Aşrı aşrı memlekete’ gelin giden gene kız*lar şefkatli ve anlayışlı bir aile ile karşılaşmadığında depresyona giriyor
Geline kına yakılırken söylenen ‘Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar\ Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler’ türküsüyle anlatılan hüzün doğup büyüdüğü memleketinden başka bir şehre giden gelinlerde zamanla depresyona dönüşebiliyor
Genç kadının yaşadığı tüm sıkıntı çaresizlik yalnızlık ve kendini ifade etmede güçlük çekme gibi sorunlar; kaygı ve somatizasyon bozukluğu depresyon başta olmak üzere pek çok psikiyatrik rahatsızlığın gelişmesine neden olabiliyor
Hem damada hem de damadın ailesine önemli görevler düştüğünü belirten Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd
Doç
Dr
Özlem Mestçioğlu Gökmoğol damat ve ailesinin anlayışlı ve şefkatli davranışının gelinin yeni aileye uyumunu kolaylaştırdığını vurguluyor
Farklı bir şehre gelin giden genç kızların ev ortamı değişiyor ve kültür farklılığıyla karşılaşabiliyor
Utanıp sıkıntılarını ve yaşadıklarını kimseyle paylaşamayan taze gelinler evliliğe alışma sürecinde yabancı şehirde kendini çok yalnız hissedebiliyor
Ev idaresiyle ilgili sorumluluklarda etrafında bunu rahatça sorabileceği sıkıntısını konuşabileceği yakın hissettiği kimseleri bulamayan gelinin çaresizliği daha da artabiliyor
Bu durumda kendini ifade edemeyen kadın geçmek bilmeyen ağrılar mide şikâyetleri yaşayabiliyor
Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Gökmoğol bu süreçte erkeğe önemli sorumluluklar düştüğünü söylüyor
Gökmoğol “Erkek ne kadar anlayışlı kadını sahiplenen şefkatli biri olursa; kadın da o kadar ailesindenmemleketinden ayrı olmaya evliliğe kendisine yabancı hissettiği insanlarla birlikte yaşamaya ve kültürel yapıya uyum sağlar
” ifadelerini kullanıyor
GÜZELLİKLERİ GÖRMEYE ÇALIŞIN
Eşlerin evlilik öncesi birbirlerini tanıyabilmesinin önemine de değinen Özlem Gökmoğol “Eşini iyi tanıyan yeni gelin en azından uyum konusunda daha az sorun yaşıyor
Erkek de eşinin yaşadığı sorunlara karşı daha anlayışlı ve daha yardımcı davranışlar içinde olabiliyor
” diye konuşuyor
Gelinin yeni geldiği bu şehre uyum sağlamayakendini geliştirmeye istekli olmasının faydasına işaret eden Gökmoğol şu tavsiyelerde bulunuyor: “Gelin halinden sürekli yakınmak yerine geldiği yerin güzelliklerini görmeye çalışırsa bu süreci daha kolay atlatabilir
Bazı kişiler geleneksel olup yeniliklere-değişikliklere oldukça kapalı olabiliyor
Bu durumda çevre arkadaş değişikliklerine de çok zor uyum sağlıyor
Bu uyum zorluğu o kişilerin evliliklerini de olumsuz yönde etkileyebiliyor
”
Gökmoğol erkeğin gerekli sabrı ilgiyi ve sevgiyi göstermesinin bu süreci hem kolaylaştıracağını hem de hızlandıracağını belirtirken damadın ailesine de önemli görevler düştüğünü vurguluyor
“Erkeğin ailesi de yeni gelini sahiplenir kendi ortamlarına alır kızları gibi davranır bazı hataları olsa bile görmezden gelebilirse süreç düşünüldüğünden çok daha sancısız geçecektir
KAYINVALİDE GELİNİNİ KIZI GİBİ GÖRMELİ
Özlem Gökmoğol yeni çiftlere ve ailelerine şu tavsiyelerde bulunuyor: “Eşler düşünce yapısı aile yapısı yaşantı biçimi ilgi alanlarındaki çeşitlilik gibi pek çok açıdan birbirine denk olmalı
Karı-koca arasında ilgi şefkat sevgi saygı ve güven olmalı ve bunu korumaya özen göstermeli
Kayınvalide gelini rakibi gibi değil kızı gibi görmeli
Oğlunu mutlu edecek kişi gibi görmeye çalışmalı kendinin de bir zamanlar gelin olduğunu hiç aklından çıkarmamalı
Aile büyüğü olarak gelinin hatalarını hoşgörüyle karşılamalı
Gelin ise kayınvalidesinin bir anne olduğunu eşini onun büyüttüğünü aklından hiç çıkarmamalı
Saygılı olmalı ve ondan öğrenebileceği şeyler olduğunu bilmeli
Anne-oğul ilişkisini bozması halinde bundan en çok kendi ilişkisinin zarar göreceğini düşünmelidir
Gelinin sosyal ortamlara girmesine ve kendisini ifade edebilmesine de tüm aile yardımcı olmalı
Ancak ‘Aşrı aşrı memlekete’ gelin giden gene kız*lar şefkatli ve anlayışlı bir aile ile karşılaşmadığında depresyona giriyor
Geline kına yakılırken söylenen ‘Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar\ Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler’ türküsüyle anlatılan hüzün doğup büyüdüğü memleketinden başka bir şehre giden gelinlerde zamanla depresyona dönüşebiliyor
Farklı bir şehre gelin giden genç kızların ev ortamı değişiyor ve kültür farklılığıyla karşılaşabiliyor
Ev idaresiyle ilgili sorumluluklarda etrafında bunu rahatça sorabileceği sıkıntısını konuşabileceği yakın hissettiği kimseleri bulamayan gelinin çaresizliği daha da artabiliyor
GÜZELLİKLERİ GÖRMEYE ÇALIŞIN
Eşlerin evlilik öncesi birbirlerini tanıyabilmesinin önemine de değinen Özlem Gökmoğol “Eşini iyi tanıyan yeni gelin en azından uyum konusunda daha az sorun yaşıyor
Gökmoğol erkeğin gerekli sabrı ilgiyi ve sevgiyi göstermesinin bu süreci hem kolaylaştıracağını hem de hızlandıracağını belirtirken damadın ailesine de önemli görevler düştüğünü vurguluyor
“Erkeğin ailesi de yeni gelini sahiplenir kendi ortamlarına alır kızları gibi davranır bazı hataları olsa bile görmezden gelebilirse süreç düşünüldüğünden çok daha sancısız geçecektir
KAYINVALİDE GELİNİNİ KIZI GİBİ GÖRMELİ
Özlem Gökmoğol yeni çiftlere ve ailelerine şu tavsiyelerde bulunuyor: “Eşler düşünce yapısı aile yapısı yaşantı biçimi ilgi alanlarındaki çeşitlilik gibi pek çok açıdan birbirine denk olmalı