Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
Kış Turizmi İlimizin güneyinde 40 km mesafede bulunan Ilgaz Dağı Çankırı ile sınırımızı da oluşturur. Orta Anadolu ile Kuzey Anadolu arasında yer alan Ilgaz Dağı antik dönemde Olgassys olarak adlandırılmakta ve o dönemlerden günümüze heybeti ile saygı uyandıran bir dağ konumundadır. Ilgaz Dağları önemli bir kış sporları Turizm merkezi olarak da kullanılmaktadır. Burada çeşitli resmi ve özel kuruluşlara ait tatil köyü ve konaklama tesislerinin yanında alanda 800 mt ve 1500 m. uzunluğunda 2 adet pist de yer almaktadır. Ayrıca alan üzerinde telesiyej ve teleksi tesisleride bulunmaktadır. 1976 yılında Milli Park alanı ilan edilen Ilgaz Dağlarını en yüksek noktasını 2587 m. ile büyük Hacet tepesi oluşturur
Deniz Turizmi Kastamonu'nun Karadeniz'e 170 km'lik bir sahil şeridi bulunmaktadır. Bu sahil şeridi üzerinde Cide, Doğanyurt, İnebolu, Abana, Bozkurt ve Çatalzeytin ilçeleri doğal plaj, liman ve dalış alanları ile bulunur. Bu ilçelerden Cide 8 km'lik kumsalı ile Türkiye'nin en önemli kumsal sahillerine sahip beldelerden bir tanesi arasında yer alırken, Gideros doğal koyu ise eşsiz güzelliği ve arkeolojik sit alanı olmasıyla da önem kazanmaktadır. Sahil üzerinde bulunan İnebolu, yaklaşık 2 bin yıllık kent kültürü ve kendine özgü yapısı ile Karadeniz'in en önemli yerleşimden biri iken, Bozkurt'a bağlı Beldeğirmeni Kasabası'nda yer alan 600 yıllık anıt ağaç da dikkat çekmektedir. Kastamonu sahilinin en doğusundaki Çatalzeytin de antik Ginolu Koyu ile Kastamonu sahilinin bir incisi olarak parlamaktadır
İnanç Turizmi Kastamonu'nun sahip olduğu tarihsel yapıların birçoğu, ilin Türk-İslam kültürü içinde kalan ve dinsel alanda kullanılan yapılardır. En eskisi yaklaşık 800 yıllık olan bu yapılar hala birebir kullanılırken, Kastamonu halkının geçmişle olan bağlantısını daima canlı tutmaktadır. Kastamonu'da inanç turizminin odak noktaları arasında; kent merkezinde bulunan Şeyh Şaban-ı Veli Külliyesi, Kasaba Köyü Mahmutbey Camii, Yakupağa Külliyesi, Benli Sultan Türbesi gelmektedir
Nasrullah Külliyesinde Münire Medresesi: Mülkiyeti Nasrullah Kadı Camii Şerifi Vakfına aittir. 1506 yılında Yakup oğlu Nasrullah Kadı tarafından yaptırılmıştır.
- Nasrullah caminin batı köşesinden başlayıp kıble tarafı boyunca uzanarak güney doğu köşesine kadar uzanan bina kesme taş karışık ve tuğla hatıllı duvar yapısına sahiptir. Üzeri kiremit kaplı, moloz ve 15 adet odadan oluşmaktadır.
- 1224, 1230, 1259 ve 1279 hicri yıllarında onarım görmüştür.
- Yapı şu anda el sanatları çarşısı olarak kullanılmaktadır.
Nasrullah Külliyesinde Numaniye Medresesi: Mülkiyeti Nasrullah Kadı Camii Şerifi Vakfına aittir. 1688 yılları civarında Cecelizade İbrahim Nureddin Efendi tarafından yaptırılmıştır.
- Kesme ve moloz taştan yapılmış bina kubbeli bir çatı örtüsüne sahiptir.
- Yapılan onarımında dış cephe derzleri, iç sıvaları ve çatı örtüsü yenilenmiştir.
- Medrese restoran olarak kiralanmıştır.
Nasrullah Külliyesinde Tevfikiye Medresesi: Mülkiyeti Nasrullah Kadı Camii Şerifi Vakfına aittir. 1240 / 1824 yılında Hatipefendizade Mehmet Tevfik Efendi tarafından yaptırılmıştır.
- Ahşap olan yapı Cumhuriyet döneminde yeniden kesme taş ile inşa edilmiştir.
- Medrese dükkan olarak kiraya verilmiştir.
İsmailbey Külliyesinde Medrese: Mülkiyeti İsmailbey Vakfına aittir. İsmail Bey tarafından 1461 yılında yaptırılmıştır.
İsmailbey Caminin kuzey doğu köşesinde moloz taş örgülü, üzeri kiremit örtülü bir medresedir.İçerisinde 10 adet oda vardır.
- 2008-2009 yıllarında yapılan onarımda dış cephe derzleri, avlu düzenlemesi ve çatı örtüsü yenilenmiştir.
- Medreseye ait odalar dükkan olarak kiraya verilmiştir.
İsmailbey Külliyesinde Sıbyan Mektebi (Kur-An Kursu): Mülkiyeti İsmailbey Vakfına aittir. İsmail Bey tarafından 1461 yılında yaptırılmıştır.
- Üzeri tuğla örtülü moloz-tuğla almaşık örgülü bir yapıdır. 2 odadan oluşur. Etrafında moloz duvar örgülü, pencereli bahçe duvarı mevcuttur.
- Yapılan onarımda cephe derzleri yenilenmiş, muhdes yapılar kaldırılmıştır.
- Kuran kursu olarak kullanılmaktadır.
Şeyh Şaban-I Veli Külliyesi (Türbe): Mülkiyeti Şeyh Şaban-i Veli Vakfına ait olup, 1611 yılında yaptırılmıştır.
- 2008-2009 yılları onarımında türbe kurşun kaplaması ve dış cephe derzleri yenilenmiş, türbeye ek yapılan muhdes yapılar kaldırılmıştır. Sandukalar onarılmıştır.
- Türbe ziyarete açıktır.
Yakupağa Külliyesinde 1. Medrese: Mülkiyeti Yakupağa Camii Vakfına aittir. 1547 yılında Abdurrahman oğlu Yakup Ağa tarafından yaptırılmıştır.
- Kesme taştan yapılmış, üzeri kubbeli ve kurşun kaplı, dikdörtgen planlı bir yapıdır.
- 2006 yılında tamamlanan onarımında harabe durumda olan medresenin üst örtüsü kurşun olarak yapılmış, yıkılan duvarları tamamlanmıştır.
- Yapı kiraya verilmiş olup, hizmete açıktır.
Yakupağa Külliyesinde 2. Medrese: Mülkiyeti Yakupağa Camii Vakfına aittir. 1547 yılında Abdurrahman oğlu Yakup Ağa tarafından yaptırılmıştır.
- Kesme taştan yapılmış, üzeri kubbeli ve kurşun kaplı, dikdörtgen planlı bir yapıdır.
- 2006 yılında tamamlanan onarımında harabe durumda olan medresenin üst örtüsü kurşun olarak yapılmış, yıkılan duvarları tamamlanmıştır.
- Yapı kiraya verilmiş olup, hizmete açıktır.
Yılanlı Külliyesi Kapı Portalı: Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne aittir. Şeyh Abdulfettah-ı Veli tarafından 1272 yılında yapılmıştır.
- Kesme taştan yapılmış Yılanlı Darüşşifası taç kapısında Türk Süsleme Sanatı’nın sonsuzluk ve simetri ilkesi en iyi şekilde uygulanmıştır. Bitkisel ve geometrik içerikli motiflerle bezenmiştir
Kastamonu'nun coğrafi yapısındaki değişik etmenlerden dolayı sivil mimarlık öğeleri de, içinde bulundukları yörenin beşeri coğrafyasına uygun olarak yapım tekniği ve tasarımlarında oldukça zengin bir çeşitlilik sunmaktadırlar.Özellikle kent merkezinde yer alan konakların en önemli özellikleri arasında ilk başta gelen unsur, her bir yapının ön cephelerinde farklı mimari tasarım ve estetik anlayışın hayata geçirilmiş olmasıdır. Yani bu belirli bir "Kastamonu Konağı" denilebilecek bir olgunun ortaya çıkması değil 400 adet farklı mimari tipolojinin varlığı anlamına gelmektedir. Kastamonu konaklarındaki bir diğer önemli farklılık ise üç katlı konakların birinci katı, diğer kentlerin aksine sağır değil, birebir hayata açılan ve günlük yaşamın başladığı ve hayat bulduğu kat olmasıdır. İkinci katlar aile yaşamının ortak alanı iken, üçüncü katlar ise evin konakların için ayrılmış özel mekanlar olarak tasarlanmışlardır. Sivil mimarlık yapılarındaki, komşunuzun güneşini, gölgesini ve manzarasını engellememek ile bulunduğu alanı en iyi şekilde değerlendirme düşüncesi, Kastamonu'daki konaklarda en iyi şekliyle görülmektedir.
Valla Kanyonu: Devrekani çayının Karadeniz'e yolculuğunda Küre Dağları içinde açmış olduğu bu doğa üstü fenomen, Pınarbaşı'nın 26 km. kuzeyindeki Muratbaşı Köyü yakınlarında Devrekani çayı ile Kanlıçay'ın buluştuğu yerde başlar. Kuzeyindeki Cide'ye doğru yaklaşık 10 km. uzanan kanyon, 800-1200 m. arasındaki yüksek kayalık uçurumlara sahiptir. Bu kayalıklarda Kartal, Şahin, Akbaba gibi yırtıcı kuşlar bulunur. Kanyonun içi profesyonel ya da yerel rehber ve uygun ekipman olmadan asla geçilemez.
Ilgarini Mağarası: Pınarbaşı'nın 36 km. kuzeydoğusundaki Yamanlar Köyü yakınlarındadır. Uzunluğu 858 metre, derinliği 250 metre olan mağaraya yaklaşık 1.5-2 saatlik bir yürüyüş ile ulaşmak mümkündür. Ancak yoğun ormanlık alanda kaybolma tehlikesine karşı yerel rehber mutlaka alınmalıdır. Mağara içinde bir çok sarkıt ve dikitler bulunduğu gibi Geç Roma ve Bizans dönemlerine ait şapel, mezarlar ve sarınçlar da görülebilir.
Ilıca Şelalesi: Pınarbaşı'na 12 km. uzaklıkta Ilıca Köyü içinde yer alan şelale, 15 metre yükseklikten aşağıya dökülmektedir. Suyun döküldüğü yerde oluşan doğal havuzun çevresi oldukça çeşitli bitki örtüsü ile de kaplıdır.
Horma Kanyonu: İçinden Zarı Çayı geçen yaklaşık 4 km. olmasına rağmen yerel rehber kullanılmadan geçilmemesi gereken bir kanyondur. Suyu geçtiği alanlarda oluşan derin kazanlar ve kuyular, Horma Kanyonunu oldukça tehlikeli kılmaktadır