gazete de çalıştığım dönem emek sömürüsü üzerine dosya hazırlıyordum. merdiven altı bir tekstil atölyesinde gece vardiyasında çalışan bir ablamız vardı.
sigorta yok, maaş değil günlük yevmiye alıyor ve bu yevmiyenin bir kısmını işi bulan asalak aracıya veriyordu.usta başını ikna edip bizi gece atölyeye almışlardı.
kıyafetlere etiket vuruyordu, gözünüzle takip edemezsiniz. yav.şak patronu oraya makina koysa öyle bir performans alması mümkün değildi.
hızına şaşırmıştım ve ellerini göstermişti. bu hıza gelene kadar ellerim bu hale geldi demişti.
yediğimizde, giydiğinizde, indiğinizde, bindiğiniz de, işçi sınıfının verdiği eforu ve o emekten gasp edileni hatırlayın.
dünyaya başka bakarsınız.