karanlıktan cıkmanın önemi

Konu sahibi son olarak 4612 gün önce görüldü
Kendini sevmek dışında hiçir sevgi mümkün değildir. Hiçbir benlik her şeyi tümüyle saran benlik dışında gerçek değildir. İşte bundan Tanrı hep sevgidir. O kendini sevdiğinden.
Sevgi tarafından incitilmiş olduğunuz sürece ne kendi gerçek beninizi ne de sevginin altın anahtarını bulmuşsunuz demektir. Ömrü kısa bir benliği sevdiğinizden, sevginizin ömrü kısa olmuştur.

Erkeğin kadına sevgisi sevgi değildir, Anne ve babanın çocuğuna olan sevgisi sevginin eşiğinden başka bir şey değildir. Her erkek, her kadının sevgilisi, ve her kadın her erkeğin sevgilisi, her çocuk her ananın çocuğu, her ana da her çocuğun anası olana değin, bırakın erkekler ve kadınlar et ve kemiğe yapışarak övünsünler. Fakat sevginin kutsal isminden hiç bahsetmesinler. Çünkü bu bir küfür olur.

Tek bir insanı bile hasım diye biliyorsunuz eğer, hiç dostunuz yok demektir. İçinde düşmanlığı barındıran bir kalp dostluğun güvenli evi olabilir mi?

Kalplerinizde nefret olduğu sürece siz sevginin neşesini bilmezsiniz. Zayıf bir solucan dışındaki her şeyi yaşamın özsuyu ile beslediğinizde, o zayıf solucan tek başına yaşamınızı zehredebilir. Her hangi bir şeyi veya her hangi bir kimseyi sevdiğinizde gerçekte siz kendinizi sevmiş olursunuz. Tıpkı bunun gibi her hangi bir şeyden veya her hangi bir kimseden nefret ettiğinizde gerçekte siz kendinizden başka hiç kimseden nefret etmezsiniz. Ve dolayısıyla nefret ettikleriniz hiç ayrılmaz bir şekilde sevdiklerinize bağlıdır aynı madalyonun iki yüzü gibi.
 
Paylaşım için teşekkürler
 
Güneşi gördüm, bir halta benzemiyor.
Ben diyorum inziva, münzevi, siz diyorsunuz karanlıktan çıkalım.

İnsan yalnızlıktan da sıkılıyor emma, yine de kalabalıktan iyidir.
 
Geri