Karanlık

Konu sahibi son olarak 2580 gün önce görüldü
Yine hayatın karanlığına alışmış bir şekilde yaşıyoruz.

Arkada Haluk Levent’ten Zifiri çalıyor be abi.

O kadar karanlık ki, en çok aydınlık olan bir stadyumda bile. Yanınızdaki insanın neler yaşadığını bilmediğimiz kadar karanlık. Ve Zifiri.

Bazen böyle Taksim’de çekilen fotoğraflar veya orası hakkında yapılan resimlere bakıyorum. Çeken adam biliyor mudur acaba tramvayın arkasına takılan gencin hayatını?

Veya tramvayın içindeki toplumun elit diye adlandırdığı kadının oraya gelene kadar neler çektiğini?

Veya neden insanlar bir şeyler elde ederken bir şeylerin bedelini ödemek zorunda?

Ama bir de o Beyoğlu sokaklarının o eski sahaf köşeleri var. O eski kitap kokusu, anlatamam o kokunun nasıl olduğunu, böyle çekersiniz de bir nefes yetmez, bir daha çekmek istersiniz, işte o tarz bir koku. O nefes de yetmez bir daha bir daha.

Devam…

Sonra sevdiğini hatırlarsın, böyle burnunun direği sızlar ya. İşte o olay çok kötü.

Hayatımda hep duygusallığım yüzünden başıma bir şeyler geldi.

Ve neden hep mükemmel zannettiğimiz şeylerin sonradan hep üstünde lekeler olduğunu fark ederiz.

Bilmiyorum. Hayattaki o solgun çizgiler var ya. Ki o çizgiler hayatı bir anlamda anlamlandırır. Her şeyin toz pembe olması mümkün değildir ki hayatta.

Eğer ki hayat tozpembe ise, o insan için dışarıya çıkıp hiç insanlara bakmamıştır bile. Sadece kendine öğretileni yapmıştır.
 
Geri