Karanlığa Sarılmak

Konu sahibi son olarak 2169 gün önce görüldü
Resimli-Ask-Siirleri.jpg
 
SONSUZLUĞA ÖZLEM
Anlamsızlıklar denizinde kulaçlar atıyoruz belirsizliğe
Sabah hemen geceye dönüyor.....
Sevgi yok, kapanmış son sayfası gönül kitabının
Tadı, tuzu kalmamış zamanları yaşasak ne olacak
Bir ipmi dolasak boynumuza, yoksa bir kutu ilaç mı....
Kim karşılar bizi oralarda? Yıllar önce gidenler mi
Ağıtlar yakılır mı, göz pınarları kurur mu peşimizden
Yok etmek mümkünmü geride kalanların hüznünü
Görmeseler cansız bedeni bulamasalar değişir mi düşünce
Bir umut belki kalbin bir köşesinde
Döner bir gün dönecektir, avuntuları sarar mı geridekileri
Görmeyince zaman küller mi yürekte yanan ateşi

HASAN NAFİ COŞKUN​
 
Sevgimi gurur silahıyla vurduğum an
Gözyaşım soğukluğumda dondu
Yaşanacakları hayal ettiğim an
Yaşananların acısı boğdu

Nefreti silah bellediğim zaman
öfkemin serserisi oldum
Namluyu beynime dayadığım o an
Bil ki sevdamın kurbanı oldum​
 
dönülmez yolları geçeli ben çok oldu.
artık herşey için çok geç.
atar mı sanıyorsun bu kalbim deli gibi.
gözlerimde aradığın pırıltı söneli çok oldu.
titrer mi ellerim yanağında dudağına değecekken.
aşk dediğin o heyecan biteli çok oldu.
öyle dalıp gittiğinde gözlerim uzaklara
aşk masalları mı gelir sanırsın aklıma?
böyle deli böyle yorgun kalınca
yalnız başıma hayallerin
bende izi bile yok oldu...​
 
Her şeye rağmen isyan etmedim hiç bir şeye, hiç bir zaman.. Gülüyorum hayatımda yer vermediğim kişilere.. Fragmanımla idare edip devamını rüyasında bile göremeyenlere.. İyi seyirler diliyorum, hayatımı uzaktan izleyenlere...​
 
Hayır demek ne kadar kolay değilmi?
Oysa, oysa hiç düşündün mü, bir hayır nelere sebep olabilir?
İnsanın içini nasıl kanatabilir, hiç düşündün mü?
Düşlerini, umutlarını, yarınlarını nasıl silebilir?
Güzel başlayan bir günü nasıl cehenneme çevirebilir,
Çocuklar kadar mutlu bir insanı nasıl hayata küstürebilir?
Hiç düşündün mü?
Sana göre ne kadar da kolay bunu söylemek!
Bana göre ne kadar da zor bunu dinlemek!
Duymak o kelimeyi dudaklarından,
Söylermisin nedir ki başka, cehennemin dünyada olmasından?
Oysa, oysa gözlerin beni hayata bağlayan, dudakların dudakların ömrümü uzatan…
Melekler hep güzel derler duymuşsundur,
Sen doğduğundan beri memnunlar mı sanırsın hayatlarından?
Onların ağladıkları senin varlığın ve benim aşkım.
Benim ağladığım, korktuğum sensiz geçecek hayatım…
Ağlayan bir kemanın telleri adını fısıldar her gece, sonra,
Sonra ayrılıklar gelir aklıma, insana acı veren ayrılıklar…
Hangi acı, acı olabilir ki senin hayırın kadar?
Hayır bile taşıdığı anlamdan bu kadar pişmanken,
Senin ona olan sevgin bilmem ki nerden?
Sana yakışan bir söz arıyorum hep,
En güzel şarkılarda ki, en güzel sözlere bakıyorum,
Ama hepsinin boynu bükük, hepsi çaresiz…
Görüyorsun ya sen güçlüsün, sen kudretlisin.
Dünyanın en güçlü insanı bile karşında kimsesiz…
Al ömrümü benden bana lazım değil artık,
Hayat seninle güzel bunu hep söylerim,
Ben ben değilim, ben senim, seviyorum seni anla artık…

Özer TOPBAŞ​
 
Hiç Sıkılmam Ki Ölmekten

Kapımda ayak sesleri
Hiç bitmeyen bir sevdaya nöbet tutuyor
Fakat bilmezler ki bu adam
Sebepsiz dışarı çıkmıyor.
Öyle ya
Ya siz sıkılacaksınız beklemekten
Ya da ben sıkılacağım sıkılmaktan
Fakat yine de bahsetmeyeceğim
Dışarıya çıkmaktan
Ama olsun, çekilirim bir kenara öylece
Bir sevda masalı daha yazarım kendimden
Kendime aşık olur ve kendimi öldürürüm
Tekrar diriltip tekrar aşık olurum
Hiç sıkılmam ki ölmekten.
O da olmadı
Bir avuç kalp sunarım size, çirkinlikten yoksun
Ya kanıp gidersiniz sevinçten
Ya da bir şair oluverirsiniz aniden
Bir yanıma kan tükürürüm o zaman
Bir yanıma gözyaşı
Ama yine de sebepsiz çıkmam dışarı.​
 
Gülüşü bir yaşama bedel mi ? Bu mu yar ?
Bakışı da öldürmeyen bir kurşun öyle mi ?
Ağlamayı unutmuş gözlerde nem mi var ?
Dinle…Susmuyor mu içimdeki çocuğun sesi ?
Bilmem…Benim hiç SEN im olmadı ki…​
 
Ellerim titredi veda ederken
Yalvarıp “dur gitme” diyesim geldi
Sen gittin karardı gözümde dünya
O anda orada ölesim geldi! .

Ve seni kaybetmek yok mu
Bulduktan sonra seni kaybetmek
İşte o beni yakan, yıkan, solduran
Ses versem de duyamazsın artık
Yüreğimde kan, gözlerimde kan, dudaklarımda kan.
 
O seni özlemek yok mu
Saçlarını, ellerini, dudaklarını özlemek
Uzun uzun gözgöze gelmek seninle
Seninle bir olmak, beraber olmak, sevişmek
O seni gizlemek yok mu
Kuşlardan, çiçeklerden bile kıskanıp gizlemek
Seni saklamak içimde delice, divanece
Öylece yaşamak seni, öylece sevmek.​
 
Ansızın kayboldun köşe başında
Zamansız bir deprem koptu bağrımda
Kendimi kaybettim işte o anda
İnan ki dünyayı yıkasım geldi!
Ardına bakmadan gittin o gidiş
Kalbimi koparıp atasım geldi
Bu veda gerçek mi inanamadım
Başımı taşlara vurasım geldi!​
 
Bazen puslu ayaz gecelerde
Bazen de ayrılık şarkılarında
Hep seni hatırladım

Aradan bunca yıl geçti de
Sen unuttun mu, bilmiyorum ama
BEN SENİ HİÇ UNUTAMADIM​
 
Bütün sevgileri atıp içimden,
Varlığımı yalnız ona verdim ben.
Elverir ki bir gün bana derinden,
Ta derinden bir gün bana ''Gel'' desin...​
 
Her satırı
Mendireğe dizili karabataklara benzeyen
Bir mektup bırakarak
balıkçı koyundan
sisler icinde uzaklaşan kayık gibi
bir sabah usulca ayrıldın
koynumdan

Bütün yolcularını
Boğaz köprüsünün çaldıgı
Araba vapurunun
boş seferleri
gibi yanlızca rüzgâr
gezinir sensiz
yüreğimde

Durgun bir sudur aslında deniz
ki çocukların acemi oltalarını denedikleri
kuytu bir iskelenin
tahtaları altına yazdıgım
ayrılık siirini okudukca
dalgalanır...​
 
Yapılan söylenmez, gelmezmiş dile
Allahtan beklenir kul bilmese de
Kızgınlığım buna, sebep ise de
Sabrım miadını aştı bu gece

Onca gez toz benle,seviyorum de
Sonra git nişanlan bir de ona de
Şerefsizlik değil, nedir bu söyle
Küfrüm edebimi aştı bu gece

Sana son bir sözüm, nasihatım var
Aldığım ahlakla bir terbiyem var
Seni doğurana ana deyip geçmek var
Saygım adabımı tuttu bu gece
Gönlümün romanı bitti bu gece
Hangisine yansam şimdi gün gece
Ömrümden beş yıl gitti bu gece...​
 
Usul usul intizarı çürüten
Bu hercai diken, bu çılgın arzu
Sürüklüyor imkansız muştuların
Eşiğine gönül vadilerini
Bir ağaçtan düşen yapraklar gibi
Düşüyorum tanyerine
Ya topla yaralı kırlangıçları
Ya da bu vefasız şarkıyı bitir
Özgürlüğe giden tutsaklar gibi
Siyah gözlerine beni de götür.​
 
Geri