karakter ve tavır aynı şey değildir..

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
İnsanlar çoğu zaman başkalarının tavrını karakter zanneder. Oysa tavır, karşılaşmanın ürünüdür; karakter ise özün. Bir insanın mesafeli olması her zaman kibir değildir; bazen korunmadır.
Sert görünmesi her zaman kötülük değildir; bazen tecrübeyle kazanılmış bir savunmadır. Bu ayrımı yapamayanlar, insanları yüzeyden okur ve sık sık yanılır. Birini anlamak için onun tepkisine değil, o tepkinin arkasındaki ilkeye bakmak gerekir.

Karakter köktür, tavır dallardır.
Ama bazen dallar öyle büyür ki, kökün şeklini bile değiştirir.
 
kime ne laf sokacaksın uğraştırma bizi lütfen xd
kafamız yandı zaten dolaylı dost ve düşmanlıkları çözeceğiz diye canım.
 
kamyon arkası yazısı gibi olmuş: )))
 
İnsanın tavırları ile bazen karakter örtüşmeyebiliyor ve ani tepki ile karakterini yansıtmayan durumlar ortaya çıkabilir.

Geniş açıdan görebilmek için arka planı da bilmek gerekir ki bu da her zaman için mümkün olmamaktadır.
 
Epik tiyatro öğretisi. En sevdiğim tiyatro öğretisi olduğundan açayım biraz. Hep hukuk bilgisi mi kusacaz biraz da tiyatro bilgimizi kusalım.

Şimdi efenim epik tiyatroda oyun seyirciyi rahatsız etmeli, dürtmeli, düşünmeye sevk etmeli. Bundan kaynaklı da seyirci oyunun ana hikayesine kendini kaptırmamalı ki sorgulaması hep çalışsın.

Epik tiyatro akımı tam da bu yüzden der ki karakter, seyircinin “inandığı” bir insan değildir. Toplumsal koşullar içinde şekillenen, değişebilir ve çözümlenebilir bir varlıktır. Bu yüzden tiyatroda mesele “karakterin iç dünyasına gömülmek” değil, onun tavırlarını incelemek olmalıydır. Çünkü tavır, bireyin toplumla kurduğu ilişkinin görünür halidir.

Klasik dramatik tiyatroda karakter çoğu zaman psikolojik bir bütünlük taşır. Seyirci onunla özdeşleşir; onun acısını hisseder, onun adına korkar ya da umutlanır. Epik tiyatro bunu istemez, her zaman seyirci oyunda olduğunu bilsin ki sorgulama devam etsin ister.

Brecht bu oyunculuk tarzına gestus diyor.
Oyunculuk performansı sadece fiziksel jest olmamalı diyor. sınıfsal, ekonomik ve politik bir duruşun sahnedeki ifadesi olmalı. Misalen bir işçinin patron karşısındaki omuz düşüklüğü, patronun emir verirkenki ses tonu vs vsz Bunların hepsi toplumsal ilişkilerin bedensel biçimleri olmalı. Ve Epik tiyatroda oyuncu, karakterin “ruhuna girmekten” çok bu tavırları sahnede teşhir etmeli.

O yüzden tavır önemlidir…
 
Tavır son nokta olduğu için senin mesleğin açısından ele alırsak; iyi niyetli birinin katil olması, ne kadar üzücü de olsa sonuçta yanlış tavır sergilemiş olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
Evet öyle Metin Feyzioğlunun (ki kendisini hiç sevmem ) sevdiğim bir sözü vardır. “Suçluyu kazıyın altından insan çıkar.” der. Sosyopatlar hariç herkes her suçu bir sebepten işliyor, suç mu! Evet suç. Ama bir çoğunun altında kendi iç dünyasındaki kendince meşru bir sebebi var.
 
Geri