Üsttteki arkadaş gibileri yaşayan ölü olarak görmek demektir Karadenizli olmak.
Geçelim. Evet sinirliyiz, bu galiba doğar doğmaz hırçın bir denizle tanışmaktan, acımasız bir yağmurla yaşamaktan ve dünyanın en nazlı toprak yapısından kaynaklanıyor olabilir mi? Şirin cümle merakından değil, olan bitenden bahsediyoruz. Bölgemizde yaşadığımız zorluklar uzaktan görüldüğü gibi değildir. Sesimiz gür çıkar mesela, bu illa baskın karakterden de değil. Efendim biz dağdan dağa seslenerek anlaşabilmek zorunda kalmış insanlarız. Ne yapalım?
Amaaaa, yedik mi muhlamayı, duyduk mu tulum sesini, hemen yatışırız, sanki melek... Öyle yerlerde yaşar ki bazımız, bulutlar bize halı olur.
Yani kötü taraflarımız yok mu? Bir ağaç için birbirimizi vururuz doğru, bunu da savunacak değiliz. Biraz da çapkınızdır gerçi. Güzel...
Karadenizli olmak başkadır, başka.